İçeriğe geç

Bir Mesaj Uzağımda

Bölüm 17 · 2 dk okuma

Bir Mesaj Uzağımda

Bölüm 17

Bölüm 17 : Araştırma Başlıyor

"Merak bazen cevaplardan daha tehlikelidir."

O gece telefonu elimden bırakamadım.

Anonim hesabın yazdığı mesajları tekrar tekrar okuyordum.

"Bilekliğin yüzünden üzgündün."

Bu cümle kafamın içinde dönüp duruyordu.

Çünkü bileklik yalandı.

Tamamen ben uydurmuştum.

Ve bunu sadece anonim hesaba yazmıştım.

Demek ki ekranın arkasındaki kişi beni gerçekten tanıyordu.

Bu artık kesinleşmişti.

Ama kimdi?

---

Ertesi sabah okula gider gitmez Erva'yı buldum.

Koridorda simit yiyordu.

Şaşırmamıştım.

Erva'nın elinde ya yemek ya da telefon olurdu.

"Bana yardım et."

Dedim.

Ervanın gözleri büyüdü.

"Dünya bankasını mı patlatıyoruz?"

"Hayır."

"Tamam."

Dedi.

"Bir an heyecanlanmıştım."

Defne de yanımıza geldi.

"Ne oldu?"

Bileklik meselesi.

Şüphelerim.

Hepsi.

Erva ağzı açık dinliyordu.

Defne ise düşünceli gözüküyordu.

"Yani seni gerçekten tanıyor."

Dedi Defne.

"Bende onu diyorum ya"

Erva bir anda bağırdı.

"Bence müdürü sorguya çekelim."

"Müdür ne alaka?"

"Bilmem aklıma geldi."

"Şüpheli duruyor."

Dedi.

---

Öğle arasında kantine indik.

Planımız basitti.

Aslında olan sayılırsa.

İnsanları gözlemlicektik.

Evet.

Kulağa saçma geliyordu.

Çünkü gerçekten saçmaydı.

Ama başka bir fikrimiz yoktu.

Ben bir masaya oturdum.

Erva yanıma geçti

Defne ise karşıma.

Bir süre sonra Aras, Eren ve Mert içeri girdi.

Mert her zamanki gibi konuşuyordu.

Hatta bağırıyordu.

---

Bir süre sonra Eren'in telefonu çaldı.

Ekrana baktı.

Sonra telefonu hızlıca cebine koydu.

Normal bir haraketti.

Ama dikkatimi çekmişti.

"Yine bakıyorsun."

Dedi Defne.

Ben irkildim.

"Ne?"

"Onlara."

Başımı eğdim.

Yakalanmıştım.

Erva şeytani bakışını attı.

"Bence dedektif şapkası alalım."

"Erva!"

"Ne?"

"Sus."

"Tamam."

İki saniye sustu.

"Büyüteç de alabiliriz."

---

Ders çıkışında grup çalışması vardı.

Projeyi teslim etmeden önce son kez gözden geçiriyorduk.

Bu kez gerçekten çalışıyorduk.

Mucize gibi.

Ben notlara bakarken Aras bana döndü.

"Asya."

Başımı kaldırdım.

"Efendim."

" Şu başlıkları kontrol eder misin?"

Kağıdı uzattı.

Ben eğilip bakmaya başladım.

O sırada Eren konuştu.

"Bu akşam da–"

Bir anda sustu.

Aras ona sertçe baktı.

Eren hemen cümleyi değiştirdi.

"Yani... şey..."

Mert araya girdi.

"Bu akşam maç vardı."

"Evet."

Dedi Eren hızlıca.

"Onu diyecektim."

Kaşlarımı çattım.

Bir şeyler gizledikleri çok belliydi.

Ama ne?

---

Akşam eve döndüğümde telefon titredi.

İsimsiz.

Artık bu bildirim kalbimi hızlandırıyordu.

"Bugün nasıldı?"

Bir süre düşündüm.

Sonra farklı bir şey yazdım.

"Bir soru soracağım."

"Sor."

"Benim en çok hangi rengi sevdiğimi biliyor musun?"

Mesajı gönderdim.

Bu bir testti.

Çünkü bunu çok az kişi biliyordu.

Cevap geldi.

"Sanırım lacivert."

Kalbim hızlandı.

Çünkü doğruydu.

Hem de tam olarak doğruydu.

Parmaklarım yavaşca klavyeye gitti.

"Sen gerçekten kimsin?"

Bu kez cevap hemen gelmedi.

Dakikalar geçti.

Ve bildirim sesi.

"Henüz söyleyemem."

Telefonu kapattım.

Tavana baktım.

Ve bu kez şüphe etmiyordum.

Bu hesap beni gerçekten tanıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.