İçeriğe geç

BİR MELEK MASALI

Bölüm 12 · 2 dk okuma

BİR MELEK MASALI

Bölüm 12

AVIN İÇİNDEKİ GÜÇ

Anastasia, nehrin kıyısında arkasındaki ağaçlara doğru bir adım geri çekildi. Muazzam beyaz kanatları, tehlikeyi sezen bir kuğu gibi savunma pozisyonuna geçerek hafifçe öne doğru kapandı. Karşısındaki şeytanın gözlerindeki o vahşi, dikine kesik bebekler doğrudan onun damarlarındaki şifalı güce odaklanmıştı.

"Benden ne istiyorsun?" dedi Anastasia, sesi ormanın derinliklerinde çınlarken. Bu kez korkusunu saklamaya çalışmıyordu; çünkü saklayacak bir şeyi kalmamıştı.

Şeytan, ağır ve keyifli adımlarla kıyıya doğru yaklaştı. Her adımında, bastığı topraktaki otlar siyaha dönüp soluyordu. "Ne mi istiyorum?" diye tısladı, sesinde asırlık bir açlık vardı. "Siz yukarının kibirli varlıkları, o saf enerjinizle kendinizi ne sanıyorsunuz? Ama bu dünya bizim oyun alanımız. Hele ki senin gibi... Cennetinden kopmuş, buraya tek başına sığınmış çaresiz bir av ayaklarıma kadar gelmişken."

Adam—ya da o kılıktaki canavar—birden elini havaya kaldırdı. Parmaklarının ucundan çıkan zifiri siyah dumandan zincirler, birer yılan gibi havada süzülerek Anastasia’ya doğru atıldı. Şeytanın amacı belliydi: Onu canlı ele geçirmek, mühürlemek ve damarlarındaki o ilahi iyileştirici gücü son damlasına kadar sağmak.

Ancak Anastasia, Cennet'te dışlanmış sıradan bir melek olsa da, özündeki sadakat ve dostunu kurtarma kararlılığı ona sandığından çok daha büyük bir güç veriyordu. Şeytanın zincirleri ona ulaşmadan hemen önce, göz kamaştırıcı beyaz kanatlarını güçlü bir şekilde iki yana doğru çırptı.

GÜM!

Kanatlarından yayılan saf, ak ışık dalgası karanlık zincirlere çarptığı an ormanda büyük bir patlama yankılandı. Siyah dumanlar ışığın gücüyle eriyip yok olurken, şeytan acı dolu bir hırıltıyla iki adım geri savruldu. Işığın sıcaklığı, onun karanlık tenini hafifçe yakmıştı.

"Sıradan bir melek için fazla inatçısın," dedi şeytan, yüzündeki alaycı ifade yerini öfkeli bir nefrete bırakırken. Gözlerindeki kırmızı ateş daha da alevlendi. "Ama bu ışık oyunları seni benden kurtarmaya yetmeyecek."

Anastasia nefes nefese kalmıştı. Bir meleğin enerjisi insan dünyasında hızla tükenirdi ve ilk hamleyi savuşturmuş olsa da şeytanın pes etmeye niyeti yoktu. Tam arkasındaki nehrin azgın sularına bakıp bir çıkış yolu ararken, ormanın derinliklerinden, ağaçların arasından bir çalı hışırtısı yükseldi. Birilerinin buraya doğru yaklaştığını iki varlık da aynı anda hissetti.

Bölüm sonu

1 yorum