(Enes'in anlatımıyla)
Sabah olmuştu. Yorgun olan gözlerimi içeri vuran güneş ışığı açmıştı. Dün gece uyuyamamıştım çünkü evimin yine bir duvar çatlamıştı ama alışmıştım . Yalnızdım ve konuşacak küçük maviş kuşum haricinden başka hiç kimsem yoktu .
Maalesef ki babam beni hiç ummadığım bir anda bırakıp gitmişti. Ne zaman ne ara zaman kavrayışını anlamadan gitmişti. Her ne kadar bu kalbimi acıtsa da alışmıştım.
Ayaklandım her ne kadar uyumak istesemde beni bekleyen bir yığın iş vardı. İlk iş olarak dışarı çıktım ayaklarıma terlikleri mi geçirdim. Temiz havayı iyice içime çektim ve etrafa bakmaya başladım.
Tatlı bir şekilde öten kuşlar, hafif papatya dolu bahçemden gelen koku, ağaçların yeşil ve kahverengi iç açıcı görüntüsü ve büyük doğanın güzelliğini bozan siyah bir ev. Hayır bu evin burda ne işi vardı gerçekten ormanın yeşilikleriyle siyah evin iğrenç bir ahenk oluşmasına neden oluyordu.
İç çektim sonra kendi kendime konuşmaya başladım
"Etrafımda hiç kimsenin olmamasından bence daha iyi." Ama nedense iç güdülerim beni o evden uzak durmam için uyarıyordu.
İç çektim ormanda hafif bir yürüyüşten sonra dere kenarına gelip elimi ve yüzümü yıkadım. Hızlıca evime geri döndüm. Tam evden içeri girecektim ki beni ürperten sesler duymaya başladım.
Sanki bir insan haykırış sesiydi sonra tak diye ilk defa duyduğum sert bir ses geldi korktuğum için hemen içeri girdim gerçekten rahatsız ediciydi. Bir ara uğrardım şuan uğraşamazdım her ne kadar merak etsem de.
Kendim için kahvaltı hazırladım ve yemeye başladım. Kahvaltımı yaptıktan sonra hızlıca toplayıp evi temizlemeye başladı. Bir anda korkunç bir ses duydum. Hızlıca dışarı fırladım ama artık yeter rahatsız oluyorum.
Hızlıca içeri girip alt tarafıma kot pantolon üstüme de beyaz gömleğimi giydim. Kapının pervazına gelip hızlıca ayakkabılarımı da giyinip dışarı çıktım.
Adımlarımı siyah evin olduğu tarafa çevirdim hızlıca büyük kapının önüne geldim. Tam kapıyı tıklatacaktım ki kapı zaten açıktı. Kapının hafif araliolan yerinden içeri baktım. Bir anda yerde kanlar içinde yatan adamı gördüm.
İçim ürpermişti. Bence şikayet için çok erkendi hemen kapıdan uzaklaşıp hızlı hızlı yürüyerek eve döndüm. Çok korkuyordum. O adam niye ölmüştü ? Nasıl ölmüştü ? Kim öldürmüştü ?
İç çektim ve işime odaklanmanın daha mantıklı olacağını düşündüm ve evi temizlemeye kaldığım yerden devam ettim.
(Yazar'ın anlatımıyla)
Enes kapıdan içeri baktığında adam onu fark etmişti. Kötü gözleri masum gözleri görmüştü ve çok garip bir şekilde o gözler adamın hoşuna gitmişti.
Adam belli belirsiz gülümsedi sonra ciddi yüz halini alıp yanında duran korumasına adamı gömmesi için gözleriyle emir verdi sonra içeri girdi ama aklında o masum tatlı gözler vardı hala.