༺ ❀ ༻
Sabahın sessizliği dükkânlarda bozuldu,
Bir saat çalıştı, bir çiçek koktu.
Daha kimse bir şey söylemeden,
Mahalle iki kalbi yan yana koydu.
༺ ❀ ༻
Duru Yalın
Dükkanlar bir bir kepenklerini açıyordu saat 7.30 yaza girdiğimiz için insanlar sabah erkenden kalkıp dükkanlarını açıyordu...
Yataktan kalkıp esneyerek banyoya geldim saçım başım dağılıp kuş yuvasına benzemiş ellimi yüzümü soğuksu ile güzelce yıkayıp havluyla sildim annemler daha kalkmamıştı babamda kalkmamıştı ne hikmetse...
Odama gelip dolabımı açtım ne giysem diye bininci kez düşündüm akşamdan kombin hazırlayan kızlara helel olsun ben asla yapamam.
Krem rengi bol paça pantolon üstüme beyaz ve kremsi bir gömlek çanta olarakta krem ve beyazımsı çanta ve spor ayakkabıları mı giyecektim hergün hergün topuklu ayakkabı olmaz dedim Ali'nin aldığı ayakkabıları bir kere giydim ve daha giymedim artık bir daha ne zamana kısmet olursa o zamana giyerim dedim içimden
Annemler uyuduğu için evden sessizce çıktım bizim sokağa çıktığımda millet pazara gidiyordu sabahın köründe pazar sepetlerini almışlardı bugün cuma olduğu için klasikti yani eve uğramadan pazara gidip bir şeyler alırdım diye düşünerek dükkanıma doğru yürümeye başladım.
༺ ❀ ༻
Dükkanımın önüne geldiğimde kepenki kaldırıp dükkanı anahtarıyla açıp içeri girdim hazır müşteri yokken ben bir temizlik yapıyım üstümde müsait zaten bu duruma arkamı döndüğümde karşı dükkanın inşaatı bitmişti.Takım elbiseli Big Boy oğlan yerine spor takım giyinen biri temizlik yapıyordu neyse Duru sen önüne dön ve temizlik yap dedim kendi kendime Saçımı at kuyruğu yapıp elime aldığım toz beziyle başladım güzelce rafın tozunu almaya....
Son işlemim olan yerleride süpürürken Şükriye Teyzenin benim dükkanın önünde pazar sepetiyle bana bakıyordu
"Hoşgeldin Şükriye Teyze"
"Hoşbulduk kızım ben sana bir şey diyeceğdimde"
"Söyle Şükriye Teyze"
"Karşı dükkanın sahibi Ali Çınar varya"
"Eee ne olmuş ona"
"Sizin eve gelmiş elinde kutuyla hem senin üstünde pek acıkmış"
"Ne olmuş yani"
"Bütün Mahalle sizi konuşuyor kızım bakire değil bu Duru diye doğru olup olmadığını öğrenmeye geldim"
"Yok artık Şükriye Teyze pes bütün Mahalle yememiş içmemiş bizimi konuşuyor evet Ali geldi ama Kırılan topuklu ayakkabım adına özür dileyip ayakkabı almış siz olayaları nereye çekmişsiniz ayrıca benim namusum bana kalmıştır sizin ağzınıza dedikodu malzemesi olarak değil!"
"Bak bak bak nasılda bana kızıyor büyüklerine saygılı olma konusunda pek bi eğitemişler ahlaksız namusuz seni"
Ağzımı açıp bir şey diyecektim fakat Şükriye Teyze topuklarını vura vura hızla gitmişti bende Temizliğe kaldığım yerden devam etmeye başladım...
Ali Çınar
Annemin ısrarı üzerine bugün evde kalmıştım Abim dükkan işlerini halledecekti Annem elinde süpürge ile yanıma gelmişti
"Oğlum"
"Ne oldu Anne?"
"Duydun mu olanları"
"Hangi olanları"
"Duru Şükriye Teyzeye saldırmış"
"Ne! "
Durudan bunu beklemiyordum büyüklerine saygılı olan kız Şükriye Teyze niye diye saldırsın
"Duru iyimiymiş"
"Valla oğlum ne biliyim bana geldi Necla Teyzen anlatı ayaküstü kapıda"
"Tamam Anne ben şimdi öğrenirim olayı"
Koltuktan kalkıp üstüme tişört geçirdim torosun anahtarını alıp evden çıktım.Torosa binip Duru'nun dükkanına doğru arabayı sürmeye başladım...
Duru'nun dükkanın önüne geldiğimde torostan inip dükkana baktım gayet kendi halinde telefona bakıyordu dalgalı saçlarını salık bırakmış baktığı şeye gülüyordu gülüşü güzel kızdı Duru....
Dükkanın kapısını tıklatığımda kafasını kaldırdı beni beklemiyor olucaktıki şaşkın gözler ile bana bakıyordu
"Ali?"
"Duru"
"Bir şey mi oldu Ali niye geldin dükkanları karıştırdım galiba"
"Bilerek geldim"
"Hee buyur otur şöyle"
Sandalye oturup Duruya baktım
"Çay,kahve,Türk Kahvesi istermisin"
Seni istiyorum aslında Ali olm kendine gel
"Çay alıyım ben "
Duru koltuktan kalkıp gitmişti etrafa bakıyordum her yerde çicek,gül,unutma beni çiceği,pembe laleler vardı Duru'nun dükkanı olduğunu çok bariz belli ediyordu...
Duru ellinde bir tepsiyle yanıma gelmişti çayımı verip kendi sandalyesine oturup kahvesinden bir yudum alarak bana bakıyordu
"Evet Ali Bey ne olmuştu?"
"Duru hanım buraya gelmemin sebebi mahalledeki dedikodular Şükriye Teyzeye saldırmısın"
Dediğimde içtiği kahve boğazında kalması bir olmuştu öksürmeleri bittiğinde konuştu.
"Ne?İyide ben niye saldırıyım?"
"Valla bilmiyorum Duru Hanım bütün mahallenin dilinde bu var"
"Durup dururken nasıl böyle bir dedikodu çık-"
Sözünü bittirmeden ayağa kalkmıştı
"Tabi ya ben bunu nasıl akıl edemedim"
Çantasını aldığı gibi dükkandan çıkması bir olmuştu.
Duru Yalın
Dükkandan çıktığımı anlamış olan Big Boy Ali peşime takılmıştı hızlı bir şekilde yürüyordum o kadar odaklanmışım ki Şükriye Teyze'nin yanına gitmeyi yanımda çalan korna ile sıçramıştım yerimden ağzımdan "Ay" Diye bir kelime çıkmıştı kafamı çevirdiğimde Big Boy olan Ali'nin mükkemmel Kırmızı Torosu ile yanımda duruyordu "Atla nereye gitmek istersen götüreyim" Hiç itraz edemezdim arabanın önünden dolanıp yan koltuğun kapısını açtım oturup çantamı kucağıma koydum "Şükriye Teyze'nin evine sür şöför bey" "Hay hay Emrinizdeyim" Bunu diyince istemeden gülmüştüm Ali arabayı sürerken ben baş parmağımın kenarlarındaki etleri soyuyordum stresten dolayı bu babamın kulağına gitmese iyi olur düşüncesi vardı bütün mahalleye düşmüştük ama ailelerimizin haberi yoktu bu sıkıntıydı işte....
Şükriye Teyze'nin evinin önüne geldiğimde dışarıda otumuş kendinden genç Kızlarla çekirdek çitleyip hararetli dedikodu yapıyordu "Şükriye Teyze" Dedim sesimi oldukça yüksek tutarak Ali arkamda olduğu için korkmadım bana bir şey yapamazda zaten Şükriye Teyze beni gördüğü an gözlerinde anlatılmaz derece korku vardı "Hayır ola Duru kadına saldırmadığın yetmedi burdamı saldıracaksın." "Senle konuşmuyorum maydonoz olma!"
"Anneme sesini yükseltme Duru bu evden nasıl çıkacağın belli olmaz"
"Haha çok komik güliyim de boşa gitmesin bari kızım sen ne derdindesin Anan benim adımı neye çıkardı haberin varmı saldırmadım bile sabah gelip bana sen Bakiremisin değilmisin diye soruyor büyük diye kalkıp bir şey yapmadım sakin bir tavırla uyardım ama görüyorum ki saygı dahil hak etmiyor!" "Duru bak bi-" "Sus lütfen Ali hadi gidelim burası fazla gelmeye başladı" "Tamam" Evden çıktığımda telefonum çaldı arayanın annem olduğunu görünce panikledim ciddi mânâda panikledim yani kalbim yerinden fırlıycak gibiydi annemi daha fazla bekletmemek için telefonu açtım neyseki bu olaylardan haberi yoktu pazara gitmemi ve domates,salata,marul,soğan,kırmızı biber ve yeşil biber istedi Ali'yi de pazara sokamıycam diye düşündüm nede olsa biz iki yabancıyız Anneme işten sonra pazara uğrarım dediğimde Ali Toros'a binmiş beni bekliyordu onu daha fazla oyalamamak için yan koltuğa bindim.
Ali beni dükkanımın önünde bırakıp "kolay gelsin hanımefendi" Diyip eve gitmişti yandaki dükkandaki adam raflara bir bir saatler diziyordu dış görünüşü okadar iyidiki yani ben lüks bir dükkanım diyordu....
༺ ❀ ༻
İşim bittiği için dükkanımı kapatıp kepengi indirdim saat öğlenden sonra 3.30 tu pazar hala açıktı bu saatte bizim mahallede pazarlar akşam 7.30 kadar açık oluyordu çok iyidi bence...
Pazara geldiğimde annemin istediklerini aldım keşke pazar sepetini evden alsaydım o kadar ağır ki poşetler parmaklarım kopucak gibiydi bir yerden sonra durup poşetleri bırakıp nefes alıp ellerimi dinlendiriyordum gözlerimi kapatıp derin derin nefes alıp tekrar açtım aetık yeter bu kadar mola dedim ve poşetleri tekrar aldım yürümeye devam ettiğim sırada her zaman ki gibi takım elbise giymiş siyah sakalarını özenle taramış galiba saçı desen ayrı karizma Big Boy olan Ali yanıma geldi
"Yardıma ihtiyacın var gibi"
"Yok yardıma ihtiyacım felan"
"Var var"
"Yok yok"
Bir şey demeden elimdeki bir poşeti alıp bana baktı "Arabam ilerde bunlar ağır evine bırakırım seni" Ağzım açık kalmıştı ciddi mânâda benimi düşünüyordu o yoksam yok beni düşünsün ki diye düşünmüştüm birandan yürümeye başladığımızda torosun önüne gelmiştik Ali cebinden anahtarı çıkarıp torosun kilidini açtı pazar poşetlerini arka koltuğa koydu bende yan koltuğa oturdum Ali'de sürücü koltuğuna oturduğunda artık gidebiliriz dedim içimden Ali Torosu çalıştırıp bizim eve doğru sürmeye başladı.
༺ ❀ ༻
Bizim apartmanın önüne geldiğimizde arabadan indim poşetlerimi aldım ve Ali'ye teşşekür edip apartmandan içeri girdim.
Bizim katta geldiğimizde elimdeki poşetleri bırakıp kapıyı çaldım annem güler yüzüyle beni karşılamıştı pazar poşetlerinden en ağır olanını alıp mutfağa geçti bende geri kalan poşetleri mutfağa bırakıp odama geldim kısa civcivli pijamalarımı giydim saçımı dağınık topuz yapıp ayağıma da pofuduk terliklerimi geçirip içeri geldim annem pazardan aldıklarımı yerleştiriyordu bende balkona çıkıp temiz hava alırken karşıdaki araba dikkatimi çekmişti Ali'nin arabası değilmiydi o daha kötüsü ellerini ceplerine koymuş beni süzüyordu...
༺ ❀ ༻Bölüm Sonu ༺ ❀ ༻