Dersler benim için genelde zaman doldurmaktan ibaretti. Hocanın sesini duymuyordum bile, çünkü WhatsApp grubumuzda planlar dönüyordu. Akşam yeni açılan bir İtalyan restoranına gidilecekti, tabii ki ben orada olmalıydım. Fotoğraflık bir mekanmış, içi bembeyaz mermer falan, tam storylik.Öğle arasında okulun kafesinde otururken dikkatimi bir şey çekti. Yeni gelen bir çocuk. Sarışın. Uzun boylu, biraz da kaslıydı. Siyah tişört giymişti, ama teniyle öyle güzel kontrast olmuştu ki Zeynep’le göz göze geldik. “Umay…” dedi fısıltıyla. Gülümsememek için kendimi zor tuttum.Ders çıkışı voleybol antrenmanım vardı. Sahada her şey başkaydı. Fileye yaklaşırken kendimi güçlü hissediyordum. Top elimden çıkarken sanki o anda bütün kontrol bende oluyordu. Hocam, “Umay, smaçların harika ama savunma hâlâ zayıf!” dediğinde, “Estetik görünmek istiyorum hocam, yere atlamam ben,” diye karşılık verdim. Gülüştük.Antrenmandan sonra eve döndüm. Annem mutfağın köşesinde sessizce oturuyordu, elinde bir fincan çay. “Bugün erken döndüm,” dedim. Başını kaldırdı, göz altlarında yorgunluk vardı. Ama ben çok da üzerinde durmadım. Duşa girip, akşamki planlara hazırlanacaktım.Çünkü hayat böyleydi işte. Müzik, kahve, arkadaşlar ve planlar. Her şey kontrolüm altındaymış gibi.Oysa bazı şeylerin kontrolümden çıktığını henüz bilmiyordum.
Bölüm 2
2. Bölüm [Kahkahalar Arasında]
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.