İçeriğe geç

Bir Kurt Sevdim

Bölüm 21 · 3 dk okuma

Bir Kurt Sevdim

Bölüm 21

21

Saatlerdir, dakikaları saya saya yaklaşan o lanet partiyi düşünüyordum.

Nihayet alarm çaldığında yatağımdan fırladım. Derin bir nefes alıp vestiyere yöneldim.

"Ben çıkıyorum!" diye bağırdım salona doğru.

Babam elindeki kahve kupasını indirip bana baktı. "Annen sinemaya gittiğini biliyor mu bu saatte?"

Gözlerimi elindeki kupaya diktim. "Peki annem senin üçüncü bardağı içtiğini biliyor mu?"

Bir süre sessizce bakıştık.

"İyi eğlenceler," dedi ve içeri doğru adımladı. Tam gözden kaybolacakken seslendi: "Anahtarı yanına al, sonra yine kapıda kalırsın."

Şansıma annem bir süre evde olmayacaktı. Anneannemin yanına gitmesi gerekmişti. Babamla yaşamak da işte böyle bir şeydi işte.

Yol boyunca Ege'yi düşündüm. Onu en son gördüğümde bana geri adım atmamı söylemişti. Korkuyordu. Onun gibi güçlü bir kurt bile korkuyorsa, beni gerçekten korkunç şeylerin beklediği aşikardı. Ama garip bir şekilde ben korkmuyordum. Aksine, meraktan ölüyordum. Onu neyin bu kadar dehşete düşürdüğünü kendi gözlerimle görmeliydim. Bana asla işime yarayacak net cevaplar vermeyeceğini bildiğim için ipleri elime almıştım. Zaten bu hayatta her şeyi tek başıma yapmak zorundaydım.

Damla'nın evine yaklaştıkça, onun Ege'nin aksine mütevazı kalmayı hiç mi hiç seçmediğini fark ettim. İki katlı evin tüm ışıkları yanıyor, müzik sesi sokağa taşıyordu. Yanımdan bir sürü insan geçiyordu. Birçoğunu ilk kez görüyordum ama aralarında tanıdık yüzler de vardı.

Gözüme çarpan tanıdık bir çocuğu kolundan tutup kenara çektim. Neye uğradığını şaşırdı, kolunu elimden kurtardı.

"Gitme," dedim gözlerinin içine bakarak. "Eğer yaşamak istiyorsan, o eve girme."

Önce yüzüme baktı, sonra sinir bozucu bir kahkaha patlatıp eve doğru yürümeye devam etti. Giderken arkadaşlarına beni gösterip bir şeyler fısıldıyordu. Muhtemelen kafamın güzel olduğunu düşünüyorlardı. Ama biraz sonra içeride kurtadamlara yem olduğunu anladığında, kıçını kurtarmam için bana dua edecekti.

Tam bahçe kapısına yönelecekken, aslında hiçbir planım olmadığını fark ettim. Tek planım Damla'yı bulmak ve onu kendi ellerimle yok etmekti.

Evin girişinde Damla'nın grubundan üç erkek ve iki kız duruyordu. Onları görür görmez insan maskelerinin altındaki kurtları hissettim. Salyaları akarcasına, içeri giren masum kurbanları izliyorlardı. Beni fark ettiklerinde yüzlerindeki pis sırıtış anında silindi. Hemen kapının önüne etten bir duvar örüp yolumu kestiler.

"Davetiyen var mı, prenses?" dedi içlerinden biri alayla.

"Bunun herkese açık bir parti olduğunu sanıyordum," dedim gözlerimi üzerlerinde meydan okurcasına gezdirerek. "Ve ben de herkesim."

Bir adım daha atmaya yeltendiğimde, içlerinden biri beni sertçe itti. Dengemi kaybedip yere kapaklandım. Bana doğru eğildiğinde dudaklarının arasından sivri dişlerinin fırladığını gördüm.

Hırsla yerden kalktım. Öfke damarlarımda patlarken pençelerim derimi delip dışarı çıktı. Ben de dönüşüyordum. Tam üzerlerine atılmaya hazırlanıyordum ki, yakında bir yerde bir çığlık sesi yükseldi. Hiç düşünmeden o tarafa doğru koşmaya başladım.

"Neredesin?" diye bağırdım ağaçların arasında.

Etrafıma bakındım ama artık çığlık değil bir kahkaha sesi yankılanıyordu. Bunlar başka kurtlardı. Daha önce sokakta gördüğüm, sıradan sandığım insanlardı. Ve şimdi, yarı insan yarı kurt görünümleriyle dönüşümün tam eşiğinde etrafımı sarmışlardı.

Görüşüm kıpkırmızı bir tona büründü. Dişlerim uzadı, ellerimin üzerini siyah kıllar kaplarken pençelerim hiç olmadığı kadar keskinleşti.

İlk kurt üzerime doğru atladığında içimdeki canavarın kükremesini serbest bırakıp öne fırladım. Üstüme atlamasına izin vermeden çevik bir hareketle kenara çekildim ancak pençesini son anda yüzüme geçirmeyi başardı. Yanağımdan aşağı kanın süzüldüğünü hissettim. İnsan tarafımı tamamen kaybediyordum. Tam bir kurda dönüşmek üzereydim ve o an tek bir şey düşünüyordum: Hepsini, ama hepsini buraya gömecektim.

Uzaktan, "Rüya!" diye bağıran bir ses duyar gibi oldum. Ege'ydi bu. Ama oralı bile olmadım.

Yere savrulan kurdun üzerine gerçek bir kurt gibi atladım. Dişlerimi tereddüt bile etmeden boynuna sapladım. Ağzım kanla doldu. Kurt altımda çırpınmayı bıraktığında bir gölge hissettim üzerimde.

Egeydi. Beni durdurmaya çalışıyordu.

Dehşetle etrafıma baktım. Az önce bir kurdu öldürmüştüm. Ve Allah bilir kaç tanesini yaralamıştım.

Ege, parçaladığım cesede ve ağzımdaki kana bakıp fısıldadı: "Böyle olacağını biliyordum... Kurt gücünü kontrol edemeyeceğini biliyordum."

"Özür dilerim," dedim titreyen bir sesle, elimi yüzüme götürüp ağzımdaki kanı silmeye çalışarak.

Tam o sırada diğer kurtlar ikiye ayrılarak birine yol verdi. Gelen Damla'ydı.

"Etkilenmedim desem yalan olur," dedi, dudaklarında anlam veremediğim gülümsemeyle. "Ama bu gece buradan hiçbiriniz canlı çıkamayacaksınız. Alfalara baş kaldırıyoruz. Kural bir: Artık kural yok."

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

22. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.