İçeriğe geç

Bir küçük tesadüf

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Bir küçük tesadüf

Bölüm 3

BÖLÜM 3 --

beraber

Artık onunla okulum bitene kadar beraber gidecektim.

Tamam, buna da tamam.

Daha öncede söylemiştim ya annemler gerçekten bizi nişanlayacak sanırım.

Şaka bir yana sanırım ben çok önyargılı yaklaşmışım.

Kahve çocuk o kadar da kötü biri değil.

Nasıl mı bu kanıya vardım?

Dinleyin o halde

Önümüzdeki günler öyle geçip gitti. Üniversite stresi başlamıştı ve dersler de belirli bir tempoya girmiş, hızlanmıştı.

Biz Kahve çocukla 1,5 hafta kadar okula gitmiştik. Ama bugün farklıydı sanki..

Bugün ben biraz hastaydım ama Önemli bir Dersim olduğu için okula gitmek zorunda kaldım.

Üstüme Pembe bir Sweatshirt geçirdim ve onun takımı olan tatlı bir etek giydim.

-Laf aramızda süslenmeyi çol seviyorum:)-

Hapşura hapşura hazırlandım ve kapının önüne çıktım .

Nezle denen şey en hafif hastalığım olsa da hapşurmak bazen basımı döndürüyordu.

Canan teyzemlerin zilini çaldım ve bekledim.

Kapı açılmayınca kaşlarımı çattım

"Allah Allah"

Evin kapısını kapatmadığım için geri dönüp anneme seslenecektim ki Kapı açıldı

Karşımda sarp vardı ve ne yalan söyleyeyim hiç iyi görünmüyordu.

"Kahve ç- Şey sarp iyi misin?"

Yani kendime inanamıyorum en kritik anlarda neden lakaplar sklıma geliyor sadece.

Sarp evin kapısını iyice açtı ve bir kdaya gidip kendini bahtaniyenin altına bıraktı.

"Annem okula git dedi ama hiç gidesim yok.Halsizim."

"Neyin var ki? "

"Nezle gibiyim ama nezlenin ötesi. "

o an aklıma gelen en saçma-tartısılır- şeyi söyledim

"Derse daha 20 dakika var istersen sana çorba yapayım. Bende hastayım zaten,ilk derse girmesekde olur."

Sarp şöyle bir bana baktı

"Hayır diyemeyeceğim."

Tebessüm ettim ve mutfağa gittim

Dolabı açtım şöyle bir göz atarken hazır çorba paketlerinş fark ettim ve gülümsedim.

"Zaman tasarrufu"

Çorbayı yapmaya başladım ara sırada Sarpı kontrol edip geri geliyordum.

Piştiğinde iki kaseye koyup odasına gittim

Odasını inceledim göz ucuyla.

Yüzücü olduğu için madalyalar , iki tane kupa ve tebrik belgeleri vardı çoğunlukla.

Birde..bir kızla fotoğrafları vardı.

Çok samimi ve yakın gibilerdi, sevgilisi sanırım. Böyle bir durumda benim çocuğa çorba yapıp yanına içmem pek doğru olmaz.

"Sarp ... kalk hadi" dedim

gözüm fotoğraflardaydı hareketlilik hissetmeyünce ona döndüm

O ise uyanmış sırıtarak bana bakıyordu

"Ne yapıyorsun?"

"Tepkini izliyorum."

Tamamen döndüm

"Ne tepkisi?"

Çorbaya döndü ve içmeye başladı

"Fotoğraftaki kız ,kardeşim ."

İçişini izlerken bende onayladım

"Bende öyle düşünmüştüm zaten."

Yine aynı sırıtışla baktı

"Tabii ."

Çorbaları içip Bitirdik ve 2. ders başlamadan çıktık .

Her zamanki gibi rahat bir kombin giymişti

Altına haki renklerinde bir eşofman ve üstüne bir sweatshirt.

Yürümeye başladık

Ve okula girdik

Tabii bu geçen süre zarfında arkadaşta edinmiştik hepimiz

Ve yine tesadüfe bakın ki aynı gruptaydık

Benim arkadaşlarım

Buse, Şirin ve Yaren

Onun arkadaşları

Furkan, Umut ve Poyrazdı

Yani hep beraber takılıyorduk 8 kişi

Ama erkekler çapraz sınıfımızdaydı kızlarlaysa aynı sınıftaydık

O günün geri kalanı beklediğimden daha normal geçti.

Daha doğrusu... normal görünüyordu.

Ben ikinci dersten sonra sınıfa girerken Buse hemen yanıma geldi

"İyi misin sen? Burnun kıpkırmızı olmuş."

"Nezle oldum biraz."

Şirin sırama oturup çantamı karıştırmaya başladı.

"Mendilin nerede senin?"

"Sağ gözdeki fermuarlı bölümde."

Şirin mendili uzatırken Yaren de elindeki sıcak çayı bana uzattı.

"İç biraz, iyi gelir."

"Ya siz çok tatlısınız."

Buse omzuma vurdu hafifçe.

"Tabii tatlı olacağız. Birimiz hastalanınca diğerleri bakacak."

İçim ısındı.

Üniversiteye gelirken böyle arkadaşlar edineceğimi hiç düşünmemiştim.

---

Öğle arasında hep birlikte bahçeye çıktık.

Her zamanki masamız boştu.

Furkan yine herkesten önce gidip masanın üzerine oturmuştu.

"Geç kaldınız hanımlar."

Poyraz elindeki sandviçi salladı.

"Yoksa bizim hanımefendi yine hastalanıp çorba mı yaptı?"

Bir anda herkes bana döndü.

"..."

Bir dakika.

Nereden biliyor bunlar?

Sarp gayet sakin bir şekilde suyundan bir yudum aldı.

"Ben söyledim.

Gözlerimi kocaman açtım.

"Ne gerek vardı söylemeye?"

Umut gülmeye başladı.

"Olum bize ilk kez biri çorba yapıyor. Anlatmayacak mıydı?"

Buse kaşlarını kaldırdı.

"Bir dakika..."

Bana döndü.

"Sen gerçekten bunun evine gidip çorba mı yaptın?"

"Şey..."

Yaren kahkaha attı.

"Biz daha seni bir hafta önce tanıdık. Sen millete çorba pişirmeye başlamışsın."

"Öyle değil ya."

Sarp ilk defa konuştu.

"Hastaydık ikimiz de."

Sonra bana dönüp hafifçe gülümsedi.

"Çorba güzeldi."

O kadar kısa söyledi ki...

Nedense utanan ben oldum.

"Afiyet olsun."

Furkan masaya vurdu.

"Karar verdim."

"Ne konuda?"

"Bundan sonra hasta olursam beni de sen iyileştireceksin."

Buse hafifçe kıpırdandı

"Hadi oradan be."

Hepimiz gülmeye başladık.

O an fark ettim.

İlk gün birbirimize tahammül edemeyen biz

Şimdi aynı masada şakalaşıyorduk.

Hayat gerçekten çok garipti.

---

Ders çıkışı kampüsün kapısından birlikte çıktık.

Hava hafif serinlemişti.

Rüzgâr saçlarımı yüzüme savurunca düzeltmeye çalıştım.

Tam o sırada burnum yine kaşınmaya başladı.

"Haapşuu!"

Bir tane daha.

"Haapşuu!"

Başım hafif döndü.

Tam sendeleyecekken biri kolumdan tuttu.

"Dikkat."

Sarp'tı.

"İyiim."

"Emin misin?"

"Evet."

Kolumu bırakacak gibi oldu ama tekrar yüzüme baktı.

"Yalan söylüyorsun."

"Nasıl anladın?"

"Yürürken zikzak çiziyorsun."

İstemsizce güldüm.

"Abartma."

"Abartmıyorum."

Bir an sustu.

Sonra sesini biraz alçalttı.

"İstersen bugün yürümeyelim."

"Eve nasıl gideceğiz?"

"Otobüsle gideriz."

Şaşkınlıkla yüzüne baktım.

Normalde yürümeyi en çok seven kişi oydu.

"Sırf ben hastayım diye mi?"

Omuz silkti.

"Hasta arkadaşımı eve baygın göndermek istemiyorum."

İlk defa...

Bana "arkadaşım" demişti.

Ve nedense o tek kelime, bütün gün duyduğum en güzel şey olmuştu

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.