Bu bölümü Cem Adrian &Mark Eliyahu - Kül şarkısını dinleyerek okuyun keyifli okumalar :)
BİR HAFTA SONRA
"Evinn ! Öldünmü sen o yatakta ? Kalk Allahın cezası kalk bi kahvaltı hazırla ."
Yine duyduğum o berbat sesle uyandım ne garip dimi anne vardır sesini duyunca çocuğunun içini huzur kaplar , anne vardır sesini duyunca çocuğunun içini hüzün kaplar galiba ben ilk kez ikinci yolu seçicem kendime uygun görücem ama yinede içimde bir pişmanlık var 1 hafta boyunca olduğu gibi. Ben o testi yaparak doğrumu yaptım diye ? Hayır kesinlikle çok yanlış yaptım tamam kötü davranıyor olabilir ama o benim annem ben şu an böyle bir şey yaptığım için kendimden utanıyorum . Ben böyle bir şeyi nasıl yaparım ya demeki o da sevgisini böyle gösteriyordu off . Hem mantıken Hakkari gibi bir ilde böyle bir şey olabilirmi sizce ? Tabiki de olamazdı . Kesinlikle o testi boşuna yaptım.
Bu düşüncelerle yatağımdan çıktım ve saate baktım saat 06 : 30'du hızla banyoya gidip işlerimi haletim ve odama geldim dolabıma doğru yöneldim ve bu gün ne giyeceğime karar verdim. Üstüme beyaz tişörtümü geçirip, altıma siyah kot pantolonumu giydim , saçımı açık bırakıp yüzüme hafif bir makyaj yaptım ve odamdan çıktım .
Yine her sabah olduğu gibi annemin benden hıncını alması bitince kendimi mutfağa atım kahvaltıyı hazırladım ve evi temizledim. Saatin daha çok erken olduğunu umursamadan vestiyer den siyah kot ceketimi ve çantamı alıp çıktım. Ve kendimi sahilde buldum bu gün sınav sonuçlarım ve yaptırdığım DNA testi sonuçları açıklanacaktı ve ben ikisinden de olumlu sonuç alacağıma eminim. Biraz daha orada oturduktan sonra işe gitmek için yola çıktım.
9 SAAT SONRA
Mesai saatim biteli bir saat olmuştu ve ben hastanenin önündeki banklardan birinde öylece oturmuş hastaneyi izliyordum bir saattir cesaret edip buradan kalkamadım. Bir saattir burada öylece oturuyordum ama artık kalkmam lazımdı bir anda tüm cesaretimi toplayıp ayağa kalktım ve emin adımlarla hastaneye doğru yürümeye başladım. Hastaneden içeri girdim ve sekreterin yanına doğru adımladım . Sekretere sonuçları istediğimi söyledim , beni biraz bekletikten sonra bir zarf uzatı titreyen ellerimle zarfı aldım ve sekretere iyi günler dileyip hastaneden çıktım. Sahile doğru yürümeye başladım .
Sahile ulaştığımda her zaman oturduğum banka oturdum ve tir tir titreyen ellerimle zarfı açtım. Derin bir nefes aldım ve kağıdı okumaya başladım . Dondum tam anlamıyla dondum sonuç %99,999 eşleşmiyor . Kafamda bu cümle tekrar edip durdu sonuç %99 eşleşmiyor, sonuç %99 eşleşmiyor.
O kadın benim annem değil, ben bu testi yaparken %1 lik ihtimali annem olmamasına ayırırken bu kağıt bana %1 lik bir ihtimale bile o kadının benim annem olamayacağını söylüyor.
Hani derler ya bir çocuğun babası onun için büyük bir çınardır gölgesine sığınır, orada dinlenir diye benim hiç bir zaman gölgesine sığabileceğim bir babam olmadı bende annemi kedime orman yaptım her nekadar o beni istemesede işte şimdi o orman yanıyor ve ruhumda o yangınların arasında kalıyor ama kaçmıyor çünkü biliyor artık sığınabileceği bir yer yoktu.
Ben artık yoktum tükenmiştim neden ? Nasıl? Niye? orada oturup hüngür hüngür ağlarken aklımdan bu sorular geçiyordu beni gerçektende bu yüzdenmi sevmedi ? her şey bu yüzdenmiyidi ?
Ya ben çocuktum cidden neyin ne olduğunu bilmeyen bir çocuğa bu yüzdenmi nefretle davranmış,vurmuş,
hakaret etmişti . Bu yüzden miydi benim çocukluğumun heba oluşu bir kağıt parçasının söyledikleri yüzündenmiydi . Oysa annelik kan bağı olmadan da olan bir şeydi .
Kan bağının ve bir kağıt parçasının bir çocuğun hayatını mahvedebilmesi bu kadar kolaymı? Hayır ya hayır olamaz bu yüzden olamaz ben bide hep demeki annem bana olan sevgisinide böyle gösteriyor derdim meğersem o bir çocuktan aynı kanı taşımadıkları için intikam alıyormuş .
Evet bölümü nasıl buldunuz yorumlarınızı bekliyorum 🥰
