İçeriğe geç

Bir Kıvılcım Yak

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Bir Kıvılcım Yak

Bölüm 2

BÖLÜM 1- İLK ÇARPIŞMA

Yaman Alp Soyludan’

Kalabalığı yararak geçerken elimi tutan eli sıkılaştırdım. Kırmızı neon ışıklar gözümü alıyorken kalbimin sertçe çırpınış sesi diğer gürültülere ağır basıyordu.Alara'nın bana bir şeyler anlattığını görebiliyordum ama netçe duyamıyordum, sol elimdeki silahi onun eline tutuşturarak yürümeye devam ettim, arkadaki şarkı başımı ağrıtıyor ve çığlık seslerine karışıyordu.Mavi gözleri ve uzun kirpikleri bana değdi. Konuşuyor ve beni çekiştiriyordu ama kafam çok bulanıktı.Nerdeydik?Alara güvende miydi?Gerçi silahımı ona vermiştim.Beni çekiştirmeye çalıştığı yönün zıddına baktım.İçeri giren siyah kıyafetli adam sayısı çoğaldıkça mekandaki bağırış ve haraketler de çoğaldı, kırmızı/mavi yansımalar yüzüme çarptığında irkildim ama önce Alara'yı arkama aldım. Onlarca kişinin arasından bir adamın en arkadan dik dik bana baktığını gördüm,babamın beni uzak durmam konusunda uyardığı tek kişi tam karşımda duruyordu, kulaklığını çıkarıp bir kenara fırlattı ve bana bakarak sakince yürümeye başladı, o yürüdükçe başımın dönmesi artıyor gibiydi.Kolundan tutup koşmaya başladım, nereye gittiğimiz bende bilmiyordum ama beynim nedense kaçmam gerektiğini fısıldıyordu. Kafamın içindeki talimata uydum ve onu da peşimde sürükledim.Arkamızdan gelen siren sesleri sakinlememe pek yardımcı olmuyordu ki Alara mermilerini önüne çıkan piçlere harcayıp bitirmişti.

Sare Ay Erguvandan’

Sokağa çıktığım anda ne kadar geç kaldığımı anladım.Mekânın önündeki kalabalık çoktan sokağa taşmıştı. Kırmızı ve mavi ışıklar binaların duvarlarında birbirine giriyor, uzaktan gelen siren sesleri dar sokakta olduğundan daha yüksek duyuluyordu.

İnsanlar sağa sola kaçışıyordu, kimileri ne olduğunu anlamaya çalışırken kimileri çoktan telefonunu çıkarıp olan biteni kayda almaya başlamıştı.Böyle bir ortamda Yaman'ı bulmak normal şartlarda kolay değildi.Ama Yaman söz konusu olduğunda, normal şartlar diye bir şey zaten yoktu.Telefonumu cebime sokup kalabalığın arasına girdim.Hızlıca Yaman'a doğru koştum,

Alara titreyen elleriyle bana bir şeyler anlatmaya çalıştı ama adrenalinden konuşamıyor gibiydi. Yaman'ı ondan koparmaya çalışsam da Yaman kopmadı, alık alık etrafa bakıp sendeliyordu. Mecburen ben onu o da sevgilisinin koluna girdi ve onları sürüklemeye başladım.

Siyah topuklularımı giymek için yanlış bir gündü,onlarla koşarken çevremdeki polis memurlarının beni tanımaması için yaradana yalvarmaktan başka bir çarem yoktu.Yakalanırsak ben mesleğimi onlar da amel defterlerini tehlikeye atmış olurlardı.Beni oyaladığı için üstümdeki siyah blazer ceketi yere fırlattım ve devam ettim."Sare, nereye gidiyoruz?" duymam için bağırarak konuştu,endişesini anlayabiliyordum ama başımı belaya soktukları için onlara sinirli olmadığım anlamına gelmezdi bu.

"Cehennemin dibine."Kaç sokak sapmıştık bilmiyordum ama gördüğüm ilk taksiye atladım, evime yakın bir kafenin adresini verdim ki direkt evimi verip iz bırakmayalım."Abla bu kardeş iyi mi?"Konuşam taksiciyle sevgilisinin kucağına yatmış ve sayıklayan Yaman'a baktım."İyi abi, sen biraz hızlı sür."Caddede araçlarla dolmuştu. İki tarafımızdan makas atan araçlar taksici abiyi ürkütmüş olmalı ki ona vereceğim meblayı duyana kadar sövmeyi himal etmedi.

Kavşaktan hızla dönüp gaza bastı, bu civarlarda olduğu için daha önce yaşadığı mevzular olduğunu düşünüyordum. Madem tecrübelisin beni neden uğraştırıyorsun diye bağırmak istesemde tüm sinirimi Yaman'a ters ters bakarak çıkarmakla yetindim.Eve girdiğimizde Alara sevgilisini duşa sokmakla, bende savcılıktan gelen bildirimleri tek tek cevaplamaya çalışmakla meşguldüm.

Ankara bu gece karışmıştı ki adliyeye yüzlerce şikayet düşmüştü, gelen dosyalarda yer alan basına yansımış haber başlıklarını inceledim.

"Ligh'ta meşhur baskın""

“Uyuşturucu Baskını"

"Soyluların mekaninda geler oluyor?"

“Ruhsatsız 78 silah toplandı"

Arkamdan yaklaşan bir beden hissetmemle geriye döndüm.Mahçup bakan bir Yaman Alp Soylu ki bu nadir görülürdü.Arkasından birazdan olacakları biliyormuş gibi tedirginlikle bana bakan Alara Vardar, eh, işte bunu sıklıkla görebilirdiniz.Yamanla bakıştık, siyah koyu saçları dağılmış, yeşil gözleri şişmişti.Her zaman gülen çehresi şimdi biraz daha solgun duruyordu ki şuan umurumda değildi, ilerledim, ilerledim ve içimdeki tüm hırsı çıkarmak üzere yumruğumu suratına geçirdim.Biraz sert geçirmiş olmalıyım ki önce geriye sendeledi, bunda sarhoş olmasının da bir payı olabilirdi. Zaten yarası varken o yarayı bir de ben tekrar patlatmıştım. Alara’nın pansumanı boşa gidecekti ama hak etmediğini söyleyebilir miydi? Hayır.Bordo tırnaklarım onun omzuna saplandı.

"Ne kadar korktuğumuzun farkında mısın?"

"Abla valla-"

"Ya kes sesini, hadi kendini önemsemiyorsun, yakalansaydık nolacaktı?Ben mesleğimden, sen de sevgilinden olurdun aptal!"Ona bakmadan odama geçip makyajımı çıkarttım, siyah uzun dalgalı saçlarımın belime dökülmesine izin verdim, kapatıcımı silmemle yorgun duran mavi gözlerimin ortaya çıkması bir olmuştu.Yüz hatlarımla uyumlu duran dudağımdan da kırmızı rujumu silip geri döndüm;

Mutfakta zaman geçirdikten sonra Yaman'a bıraktığım çay ve çorba onu affettiğimin en büyük göstergesiydi.Ona kızardım ama günün sonunda elimde büyüyen kuzenimdi ki abimin emanetiydi, bir yandan da ona kıyamazdım.O da bunu biliyormuş gibi bana bakarak sırıttı.Kaşlarımı sahte bir kızgınlıkla çattım.

"Çok alışma, yarın kalk git şirkete uğra, evim senin yüzünden toplama kampı oldu!"Söylediklerime zıt olarak Alara’nın alnından öptüm ve yanlarından ayrıldım, bunu yaparken Yaman’ın

kıskanç söylemlerini duyabiliyordum ama duymazlıktan geldim ve uykuya direttiğim gözlerimi serbest bıraktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.