İçeriğe geç

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 19 · 3 dk okuma

Bir Kıvılcım Bir Yangın

Bölüm 19

BÖLÜM 19: MASUMİYETİN ARDINDAKİ GÖLGE

Tuna salonda bir o yana bir bu yana yürürken elindeki telefonu avucunun içinde sıktı. Anonim kızın o tek cümlesi zihnine zehirli bir sarmaşık gibi dolanmıştı. "Ya o masum gördüğün en yakın arkadaşının kız kardeşi olsaydım?" Şaka yaptığını söyleyip olayı geçiştirmişti ama Tuna'nın içindeki o kontrolcü ve şüpheci adam çoktan uyanmıştı.

Kendi kendine "Olamaz," diye fısıldadı. "Bahar yapmaz. Bahar çocukluğundan beri gözümüzün önünde büyüdü, kendi halinde, masum bir kız."

Ama zihni ona hemen karşı çıkıyordu. Dün gece Bahar’ın sıcak çikolatayı getirirkenki tavırları, parmaklarının tüy gibi dokunuşu, gözlerindeki o sakin ama derin bakış... Yine de mantığı bu ihtimali reddetmek istiyordu. Zihnindeki bu saçma yangını söndürmenin tek bir yolu vardı: Bahar’ın karşısına geçip gözlerinin içine bakmak, bu fikrin ne kadar saçma olduğuna kendini ikna etmekti.

Ceketini kapıp evden çıktı. Soğuk sokakları hızlı adımlarla geçip Burakların kapısına vardı. Derin bir nefes alıp zile bastı. Kapıyı açan kişi, üzerinde bol bir kazakla Bahar oldu.

"Tuna abi?" dedi Bahar, hafif bir şaşkınlıkla. "Bir şey mi oldu? Abim hâlâ okulda, gelmedi daha."

Tuna içeri adım attı. "Biliyorum," dedi sesindeki gerginliği gizlemeye çalışarak. "Burak’ı bekleyeyim dedim. Geçebilir miyim?"

"Tabii, geç lütfen."

Salona geçtiklerinde Tuna koltuğa oturmadı. Ayakta durup ellerini cebine soktu ve bakışlarını Bahar’a dikti. Bahar ise aralarındaki bu gerilimden tamamen habersizmiş gibi masanın üzerindeki ders notlarını toplamaya başladı.

"Bahar," dedi Tuna aniden.

Bahar elindeki kağıtları bırakıp Tuna’ya döndü. Yüzünde son derece duru, samimi ve masum bir tebessüm vardı. "Efendim Tuna abi?"

"Dün gece..." dedi Tuna, adımlarını yavaşça Bahar’a doğru atarak. "Dün gece ben çıkarken bana bir şey söyleyecek gibiydin. Bir gariptin."

Bahar kaşlarını hafifçe çattı, yüzünde tamamen doğal bir merak belirdi. "Aksine, sen gariptin Tuna abi. Çok yorgun ve gergindin, ben de tek kelime etmeden gitmene izin verdim sadece. Bir sorun mu var?"

Tuna kızın gözlerinin içine baktı. En ufak bir mimik oynaması, bir panik ya da gizli bir ima aradı ama karşısında sadece abisinin arkadaşını merak eden masum bir kız duruyordu. Tuna kendi kendine kızdı; uykusuzluktan ve o anonim kadının zihin oyunlarından iyice paranojak bir adama dönüşmüştü.

"Yok... Bir sorun yok," dedi Tuna geriye bir adım atarak. "Uykusuzluk işte, kafam dağıldı biraz."

Bahar yumuşak bir ifadeyle gülümsedi. "İstersen sana bir bitki çayı yapayım, abim gelene kadar dinlenirsin."

"Çok iyi olur, sağ ol," dedi Tuna ve koltuğa oturdu.

Bahar mutfağa geçtiğinde Tuna derin bir nefes verdi. İçindeki o saçma şüphe tamamen dağılmıştı. Tam o sırada cebindeki telefon titredi. Tuna telefonu çıkardı.

Anonim: Saydığın isimlerin arasında beni bulamayınca komik teoriler üretmeye başladın değil mi?

Anonim: Etrafındaki masum insanlara şüpheyle bakıp kendini rezil etme Tuna.

Anonim: Oyunumuz benimle senin aranda... Başkalarını bu işe karıştırma.

Tuna mesajı okuduğunda rahatlayarak arkasına yaslandı. Anonim kız onun bu bocalayışıyla dalga geçiyordu. Artık emin olmuştu; Bahar’ın bu kirli ve kışkırtıcı oyunla en ufak bir ilgisi yoktu.

Tuna klavyeye dokundu.

Tuna: Teorilerim seni korkuttu sanıyordum.

Tuna: Ama rahat ol, kim olursan ol o maskeyi kendi ellerimle çıkaracağım.

Mutfakta suyun kaynamasını bekleyen Bahar ise ekranındaki mesajı okurken tezgaha yaslandı. Yüzündeki o masum ifade tamamen kaybolmuş, yerini zafer kazanmış soğukkanlı bir tebessüme bırakmıştı. Tuna’nın şüphesini tek bir hamlede silmiş, onu en güvendiği alanda yine kapana kıstırmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.