BÖLÜM 9
Berfu ve Çınar, hemen hemen aynı saatlerde kalkmışlardı. Ellerini yüzlerini yıkamış, yataklarını toplayıp üzerlerini değiştirmişlerdi. Evi havalandırmak için camlarını açmışlardı. Telefonlarını ellerine aldıklarında Berfu’nun telefonuna bildirim düştü. Çınar’dan gelmişti.
Tam ona yazıyorken ondan mesaj gelmişti.
‘’ Kahvaltıya gidelim mi? ‘’ yazıyordu. Mesaj kısmını girip cevap yazdı.
‘’ Beş dakikaya hazırım. ‘’
Telefonunu bırakıp hemen hazırlandı. Bugün saçına biraz daha özendi. Dalgalı saçlarını iyice şekillendirip açık bıraktı.
Çınar’da şık ama sade kombinle hazırlanmıştı.
Evi kontrol edip, camlarını kapadılar. Evcil hayvanlarına mamalarını koyduktan sonra montlarını giyip çıktılar. Kapıları kapatıp önlerine döndüklerinde göz göze geldiler.
İkisi de gülümserken Berfu, Çınar ‘a doğru yürüdü. Yerler hala karla kaplıydı ama şuan bir yağış yoktu.
‘’ Günaydın! ‘’ dedi Berfu, Çınar ‘ın yanına geldiğinde.
‘’ Günaydın! ‘’ aynı şekilde karşılık verdi Çınar. Yavaş yavaş kasabanın merkezine doğru yürümeye başladılar.
Merkeze geldiklerinde tatlı, küçük bir dükkâna girdiler. Cam kenarına oturmuş, dışarıyı izliyorlardı. Onlar dükkâna girdiklerinde kar yağışı hızla yağmaya başlamıştı. Yine de dışarıda olan kimse telaşa girmemiş, yağan karın tadını çıkarmaya başlamışlardı.
Çınar ve Berfu ise, bu tabloyu gülerek izliyordu. İkisinin aklında da aynı anı vardı; tanıştıkları gün…
Sohbet ederek, dışarıyı izleyerek kahvaltılarını etmişlerdi. Kar yağışı hala etkisini sürdürse de yavaş yavaş tadını çıkararak eve kadar yürümeye başladılar. Kol kola girmişlerdi.
Etrafa bakına bakına gidiyorlardı. Berfu, kafasını dükkânların olduğu tarafa çevirdiğinde boş kiralık bir dükkân gördü. Tam da babasıyla hayal ettikleri bir kafeydi. Fazlasıyla büyük değildi ama Berfu ‘ya yeterdi. Adımları durduğunda Çınar ‘da durmak zorunda kalmıştı.
Ona merakla bakan Çınar ‘a dönmeden sordu. ‘’ Sence ben burayı işletebilir miyim? ‘’
‘’ Ben sana daha öncede söylemiştim, buraların en güzel kafesi olur seninki. ‘’ Berfu, gülümseyerek Çınar ‘a döndü. ‘’ Gerçekten mi? ‘’
Kafasını salladı Çınar. Berfu, kolundan çıkıp ona döndü. İlanı gösterdi. ‘’ Arayalım o zaman sahibini almasam da en azından içimizde kalmaz. ‘’
‘’ Olur, arayalım tabi güzelim. ‘’ son kelimeyi demeyi Çınar’da beklemiyordu. Bunları demekten çekinmemeliydi ama daha önce kimseye söylememişti. Çınar, telefonunu açıp ilanda yazılan numarayı girdi. Berfu ‘nun yanakları al al olmuştu.
Bir kısmı soğuktan, çoğu kısmı utanç ve heyecandı. Çınar adamla konuştuktan sonra telefonu kapadı. ‘’ Geliyormuş. ‘’ Berfu, kafasını sallayıp, üşümemek için ellerini ceplerine soktu.
Dediği gibi adam dakikalar sonra gelmişti. Kısa süreli tanışma faslından sonra adam dükkânı açıp gösterdi. Fiyatı ve içerisinin durumu hakkında konuştular. İçerisi sadece temizlik istiyordu.
‘’ Peki, alıyor musunuz? ‘’ diye sordu adam, Berfu’ya.
Berfu, gülümseyerek Çınar ‘a baktı ardından adama döndü. ‘’ Evet, alıyorum! ‘’ yarın tekrardan adamla dükkânda buluşmak üzere sözleşmiş, eve gitmek için tekrardan çıkmışlardı. Bütün işlemleri yarın halledeceklerdi.
Bankın oraya geldiklerinde durup birbirine döndüler. ‘’ Gel istersen, kahve içeriz. ‘’ dedi Berfu.
‘’ O zaman sözün olsun, sitede işlerim vardı onları halledeyim. Yarın da beraber gidelim dükkâna iki koldan hemen temizleriz. ‘’
‘’ Ben hallederim, küçük zaten. ‘’
‘’ Olsun, bütün iş senin üzerine kalsın istemiyorum. Sende istersen hem eşya bakımında hem de yerleştirmede de yardım etmek istiyorum. ‘’ Berfu gülümsediğinde, Çınar’da mutlu olmuştu.
‘’ Olur tabi. O zaman sabah kalkınca konuşuruz. İlk markete gider, temizlik malzemelerini alır öyle geçeriz. ‘’
‘’ Tamam, o zaman görüşürüz. ‘’ dedi Çınar.
‘’ Görüşürüz. ‘’
İkisi de evlerine dağıldıklarında Berfu, oldukça mutluydu. İçi içine sığmıyordu. Karnında kelebekler uçtuğunu hissetti.
‘’ Eğer olur da bu hayalimizi tek başına gerçekleştirmek zorunda kalırsan, yanında en sevdiğin kişi olsun. ‘’ babasının sözleri tekrar aklına geldiğinde bu kafeyi açmak istediğine daha da emin oldu.
Sanırım babasının bahsettiği kişi Çınar’dı…
Artık bundan fazlasıyla emindi.
Tam kalbinde hissettiği huzur ve mutlulukla yapılması gereken işlerini halletti.
Üzerini değiştirdi, kahve yaptı. Haberlerini girdi.
Salonun perdeleri açıktı. İşlerini bitirdikten sonra yağan karı izlemek için şöminenin önündeki minderi camın önüne çekti. Krem rengindeki minder, yuvarlak ve içe çöküktü. Bir de yastığı vardı.
Dışarıyı izlemeye dalmışken telefonuna gelen bildirim sesiyle kendine geldi. Hemen yanında duran telefonunu alıp açtı.
‘’ Buradan da bakınca oldukça güzel gözüküyorsun. ‘’ mesajı bildirim panelinden gördüğünde mesaj yazmak için mesaja girdi ama silinmişti.
Onun yerine yeni bir mesaj gelmişti. ‘’ Oldukça huzurlu gözüküyorsun. ‘’
‘’ Elbet sildiğin mesajı tekrardan atacaksın Çınar kaya! ‘’ dedi Berfu. Mesaja cevap yazdı.
‘’ Senin sayende, günüm güzel başladı teşekkür ederim. ‘’ ikisi de çevrimiçiydi. Saniyeler içinde Çınar’dan yanıt geldi.
‘’ Bende teşekkür ederim, kahvaltı teklifimi kabul ettiğin için. ‘’
Ve gülümseyerek belki de yüz yüze söylese yanaklarının kızaracağı o cümleleri yazdı Berfu.
‘’ Bir dahakine kendim kahvaltı hazırlamak isterim. ‘’
‘’ Olur, tabi. Ama bende yardım edeceğim. ‘’ dedi Çınar’da.
‘’ Yok, kabul edemem. Bu seferlik benden hem senin için yapacağım elime yapışmaz ya. ‘’
Çınar cümleyi okuduğunda ekrana bakakalmıştı.
Senin için yapacağım… Birinin onun için bir şeyler yapacak olması, garibine ama en çok da hoşuna gitmişti.
❄
Dün sabahki gibi kapının önünde buluşmuş, marketten alışverişlerini yapıyorlardı. Malzemeleri alıp, kafeye gelmişlerdi. Aynı zamanda adam ile konuşmuşlardı. Dükkân sahibi onlardan önce gelip açmıştı.
Berfu, adam ile bütün işleri hızlıca hallettikten sonra artık dükkân onundu. Adam gittiğinde rahatça temizliklerini yapmaya başladılar. Tezgâhtan başka eşya olmadığı için sadece yerleri silip, tuvaleti ve cam kapıyı sileceklerdi.
‘’ Müzik açsam olur mu? ‘’ diye sordu Berfu.
‘’ Yok, olmaz nasıl rahat ediyorsan. ‘’
Berfu, telefonundan müzik açtıktan sonra temizlik moduna girmişti. Yaptığı tatlıları yapıp koyacağı tezgâhın tozunu almaya başladı. Hem dans ediyor hem de temizliğini yapıyordu. Çınar ise, camlarını silecekti.
Berfu’nun bu mutlu halleri de onu güldürmüştü. O da gülümseyerek Berfu’yu izliyordu. Kendine gelip camların tozunu almaya başladı. Berfu şimdiden bu dükkânın içinde kendini hayal ediyordu. Neler yapacağını, kafenin nasıl dolup taştığını, yapacağı tatlıları…
Düşüncesi bile onu çok heyecanlandırmıştı. Kafenin ona iyi geleceğini düşündü. Babası için yapacaktı.
Hayalleri için…
Yarım saatte her yer bitmişti. Yerleri sildiklerinde dükkânda olan tabureleri alıp dışarıya çıktılar. Berfu, oturmadan önce kapıya astıkları poşetleri alıp Çınar’ın karşısına oturdu. Kahvaltı için evden sandviç yapıp getirmişti.
Az bir şey yapsalar da temizlik yormuştu. ‘’ Eline sağlık. ‘’ dedi Çınar. Çöpünü poşete koyarken.
‘’ Çınar. ‘’ dedi Berfu sandviçinden bir ısırık alıp, etrafa bakan Çınar’a.
‘’ Efendim. ‘’ Berfu’ya doğru döndü. ‘’ Acaba diyorum salepte mi eklesek listeye? ‘’
‘’ Ekle, tabi. Hem güzel olur. ‘’
‘’ O zaman bana senin tarifini vermen lazım. ‘’ dedi Berfu.
‘’ Benim tarifim mi? ‘’
‘’ Evet, o gün içtiğimiz çok güzeldi. ‘’
‘’ Olur, yaparız beraber. ‘’
Sildikleri yerlerde kuruduğunda akşamüzeri olmuştu. En önemli kısımlara gelmişlerdi. Alışveriş ve yerleştirme. Berfu ‘nun aklında az çok nasıl bir dekorasyon yapacağı belliydi.
Yarın Çınar ile birlikte alışveriş yapacak, kafeye yerleştirmeye başlayacaklardı. Tabi Berfu’nun bunlardan daha önemli bir iş daha vardı. Kafe için market alışverişine çıkacaktı.
Annesinden öğrendiği, internette gördüğü ve kendi aklında olan tatlıları yapmak için çok heyecanlıydı.