...kapıyı açtığımda karşımda namjoon hyungumu görmeyi beklemiyordum.
jk:HYUNG NE İSİN VAR SENİN BURDAAA
nj:küçük tavsanimi ziyarete geldim gel buraya
direk boynuna atladım ve sıkı sıkı sarıldım hyunguma. uzun zamandir görüşmuyorduk çünkü işi için başka ülkeye gitmesi gerekiyordu. karşımda görünce şok olmuştum haliyle.
jk:seni çok özledim hyung ve çok şaşırdım gördüğüme
nj:yoksa sevinmedin mi ?
jk:öyle şey olur mu çok sevindim içeri gel hadi
jm:hoşgeldin hyung
nj:nasılsın baş belası
jimin ve namjoon sarılırken bende onları izliyordum. bu görüntüleri görmek bana iyi geldi.
jm:hey ben mi baş belasiyim!
jk:nasılsın hyung iyi misin? buraya ne icin geldin? yoksa artık burda mı işine devam edeceksin?
nj:sakin ol Jungkook sakin ol sırayla hepsi, önce sana gelelim
jk:nolmus bana?
nj:birileri bana birkaç olaydan bahsetti, başına gelenler...
gözlerimi kısarak jimine döndüm ve
jk:kim acaba o "birileri" ?
nj: Jungkook
elleriyle yanaklarımı iki taraftan sıkarak konuştu
nj: iyi misin? ciddi bir şey yok değil mi?
jk:öyöyöm hyöng mörök ötmö
nj: bana baştan anlat bakim noldugunu
arkasına yaslanıp beni dinlemeye baslamaya hazırlandı fakat ben anlatmak istemiyordum öncelik isim jimine azar cekmekti
jk:ya hyung sen sırf benim için gelmemissindir umarım, jimin neden böyle bir şey söylüyorsun? önemli işleri olabilir o kadar iş içinden benim için gelmes-
nj:seni dinliyorum Jungkook
jk:hyung sadece... bu sıralar bir şeylerden şupheleniyordum ve... ve o gün de öyle şeyler olunca çok fazla ağladım... bayılmisim işte
nj: Taehyung'un seni gerçekten aldatmis olması beni çok şaşırttı doğrusu
jk: aslında onu çok fazla dinlemedim sinirle hep yüzüne kapattım telefonu ama-
jm:ne ama? ne ama Jungkook? Taehyung seni sevmiyor demek ki artık. neden buna inanmıyorsun?
jk: hey öyle söyleme
nj: onunla benim konuşmamı ister misin? belki başka bir şey vardır
jk: hyung boy-
jm: kökünden bitirseler daha iyi değil mi?
jk: *göz devirip* hyung böyle bir şey yapmana gerek yok zaten yeterince mesgulsun benimle uğraşma bir de
nj: merak etme Jungkook bir süre burdayım yani bu işi çözecek kadar vaktim var.
jk: cidden gerek yoktu hyung, yeterince üzüldüm
nj: sen sınavlarına bak olur mu ? kafana takma biz hallederiz baş belasıyla değil mi jimin?
jm: tabi tabi ne demezsin
nj: güzel, eee hyungunuzu ozlemediniz mi bakalım anlatın başka neler yapıyorsunuz?
(2 saat sonra)
jk:.. işte ondan sonra bana yazdı ama nerden buldu bilmiyorum
jm: öğreniriz bir ara
nj: nasil bulmuş öyle ya ise bak
jk: inan bilmiyorum hyung
jm: saat geç oldu yatsak iyi olacak
jk: cidden ama sen de kalacaksın değil mi hyung?
nj: aslında kalmayı düşünmüyorum çocuklar
jm: olmaz hyung göndermem
jk:bende göndermem
nj: çok isterdim gerçekten ama... biliyorsunuz gönlünü almam gereken bir kim seokjin var
jk: aaaaa unutmuşum ben onuuu
jm: bu saatte mi hyung sabah gidersin
nj: özel islerimiz vardır belki jimincim
namjoon hyung kaş göz yaparak beni gösterdi jimine ama sanki ben anlamayacaktim. çok kırıcı..
jk:hey ben çocuk değilim
nj:neyse ben kaçayım yarın tekrar uğrarim çocuklar tamam mi?
jk: sarılmadan göndermem
koşarak hyunguma sarıldım ve o da saçlarımi karıştırdi. jimine de sarildiktan sonra evden gittiğinde baş başa kalmıştık yine.
jm:ben cikiyorum bir şey lazım mı Jungkook
jk:hayir, iyi geceler chimchim
jk:iyi geceler tavşancık
Küçük sakalasmalardan sonra odamiza çıktık ikimizde. ama benim hiç uykum yoktu. ne var ne yok diye telefonuma bakayım dedim. o çocuğu tamamen unutmusum. birkaç kez mesaj yazmis bana ve ben müsait olmadığından görmedim.
pjihoon: Jungkook? (11.10pm)
pjihoon: müsait misin? (11.35pm)
pjihoon: uyudun mu yoksa? (00.00am)
pjihoon: belki uyumamissindir diye bekleyeceğim. (00.24am)
bu çocuğun benimle derdi neydi acaba? bu kadar merak fazlaydi ama Taehyung'dan fazla merak ettiği kesindi.
jk:bu saate kadar beklemen şaşırttı
pjihoon: ah uyanık misin? napiyorsun?
jk: hiç, oturuyorum öyle sen ?
pjihoon: seni bekledim
jk: saat gecenin 1'i jihoon neden bekledin ki?
pjihoon: seninle konuşmayı seviyorum çünkü
jk: beni tanımıyorsun bile
pjihoon: o zaman tanıt kendini
jk: çok yorgunum zaten
pjihoon: buluşalım mi? nolur
jk: ne buluşması? tanımadığım biriyle bulusmam
pjihoon: sana bir şey yapmam ki
jk: nerden bilicem? sapik gibi davranıyorsun biraz
pjihoon: sapik degilim sadece cok... işte dikkatimi çektin
jk: bunu bir dusunurum söz veremem şimdi yaticam iyi geceler sana
pjihoon: cidden mi? tamam tamam bana haber ver lütfen iyi geceler 🤍
(görüldü)
beyaz kalp de nesi oluyor şimdi? umarım pesime takılmaz bu çocuk.
.....
jm: kookiee uyansana hadii yaa
gözlerimi açmaya çalışırken yatağımda zıplayan bir jimin beklemiyordum. resmen zipliyordu lan!
jimin: koookkiee kooookiee kooookiee
jk: ji-jimin napiyorsun?!
jimin: sonunda uyandın hadi bir şeyler yiyelim çok acıktım
jk: yatağımda neden zıpliyorsun jimin
jimin: çok canım sıkıldı sende uyanmasın
jk: aishhh tamam kalk yatağımdan duş alıp gelicem
jm: namjoon hyung kahvaltıya gelecek ben mutfaktayim sende acele et
kafamı sallayıp onay verdikten sonra odamdan gönderdigim jimin bağıra bağıra şarkı soylerek mutfağa gidiyordu. bu çocuk ne kadar mutluydu böyle.
duşa girip ciktiktan sonra saçımı kuruturken odamda duran not dolu kutu gözüme carpti. ne ara bu kadar dolmuştu bu? yazdıklarımi daha sonra hiç okumazdim ben , öyle alışkanlığım yoktu. okusam ağlardım herhalde. bu kutudan benden başka kimsenin haberi yok. nasıl daldiysam kapının çalmasıyla irkildim.
nj:Jungkook?
jk:sen mi geldin hyung girebilirsin.
nj:ah, üstünü giydin sandım kusura bakma
jk: sorun değil hyung yabancı misin sanki
nj: elimde büyüdün zaten
jk: beni büyüttün.
nj: ve biri gelip de üzüyor beni büyüttüğüm çocuğu
jk: hyung lütfen
nj:sana bir sarılayım Jungkook
namjoon hyung neden bu kadar duygulandi anlamamıştım. ama ona sarılmak bana çok iyi hissettiriyordu.
nj:iyisin değil mi?
jk: iyiyim hyung sen merak etme
nj: tamam, ben iniyorum şimdi üstünü giyip gel hemen saçlarını da kurut
jk: tamam namu-hyungie
üstümü giyip hemen aşağı indim. karnım çok acikmisti gerçekten. Jimin'in her ne yaptıysa şu an bütün evi sarmıştı kokusu.
jk:ahh çok güzel kokuyor jimin
jm: otur hadi soğutma
......
jk:jihoon benimle buluşmak istiyor
jm: e buluş sende
nj: daha çok tanımıyorsun başına bişey gelmesin
jk:bende ondan korktum biraz hyung ama bir şey yapabilecek birine benzemiyor
jm:bunu bilemezsin
jk:1 saat durur gelirim ya
nj: geleyim mi ?
jk: hayır hyung gerek yok gerçekten yeterince yoruldun benim için
nj:olur mu öyle tabi ki senin yorulcam başka kim için yorulcam?
jk: olsun siz durun burda hemen ben gelirim zaten
jm: bir şey olursa ara he
jihoona yazıp hemen buluşup geri dönmeyi planlıyordum.
jk: yıldız kafeyi biliyor musun
pjihoon: evet biliyorum
jk: tamam yarım saate orda ol bir saat durup kalkicam yanında sirf merakın sönsün diye
pjihoon:çok teşekkür ederim Jungkook beni çok mutlu ettin hemen geliyorum
(1saat sonra)
*Taehyung*
Jungkook gittiginden beri her şeyim alt üstü oldu. Kendime bir türlü gelemiyorum onu tekrar kazanmam lazım. Acaba Namjoon konusmus mudur onunla?
Kafamdaki deli deli sorularla şirkete doğru giderken önünden geçtiğim kafede Jungkook'u gorneyi beklemiyordum. Arabayı uygun bir yere park ettikten sonra tam inecekken bir cocukla oturduğunu gördüm.
Tanrım cidden birisini mi bulmuştu hemen? Benim Jungkook'um başkasını mı seviyordu? Neyin nesiydi bu şimdi?
Uzaktan izledgim kadarıyla sesleri duyulmasa da guldukleri çok belli ortadaydı. O kadar kötü hissediyordum ki şu an bunu bana nasıl yapardı?
Arabada oturup yarım saat onları izledikten sonra daha fazla dayanamayıp ordan ayrıldım. Benden başkasıyl
a oturup guluyordu resmen. Kıskançlık damarıma bastıkça basıyor ve sinirden nereye gittiğimi bilmeden sürüyordum.
O çocuğun kim olduğunu öğrenmem gerekiyordu.
☆☆☆

ask çocuk ya✨
yorumlarinizi bekliyorum>




