Bugün yurttan çıkacağım gün .Bugün babamı öldureceğim gün .Bugün katil olacağım gün. Bugün annemin katilinin canını alicagim gün .
Yurttan çıkmama son 2 saat kalmıştı bende yurtta en sevdigim arkadasim gökçe ile eşyalarımı topluyordum.
Gökçe benden 2 ay küçük olduğu için o benden sonra çıcaktı yurttan ve söz verdiğimiz gibi o çıktıktan sonra kendimize güzel bir ev alıp orda ikimiz birlikte mutlu mesut yasiyacaktik.
Ben eşyalarimi toplamaya koyulmuşken gökçe hem ağlıyor hem de bana yardım ediyordu .Benim gideceğim için üzüldüğünü biliyorum ama zaten 2 ay sonra birlikte hiç ayrilmicaktik.
Daha fazla dayanamayıp eşyaları tolamayi bıraktım ve gökce ye döndüm .ellerinden tutup yatağa oturttum ve bende yanına oturdum.
"Gökçe ağlama artık hem zaten 2 ay sonra birlikte yaşicaz . Ve hiç ayrilmicaz sana söz veriyorum." dedim ellerimle göz yaşlarını silerek.
Gökçe hemen bana döndü ve konuşmaua başladı
" Ne yapabilirim ki bu zamana kadar yedimiz ictimiz ayrı gitmezdi şimdi sen gidiyorsun beni tek başıma bırakıyorsun ben ne yapacam burda tek basıma sensiz bengi yaa"
Aslinda bı taraftan haklıydı bizim gökçeyle yedimiz içtimiz ayrı gitmezdi, buraya ilk geldigim zaman tanismistim gökçeyle onunda anne babası bir trafik kazasında vefat etmiş.
Gökçe ben buraya ilk geldigim zaman bana sahip çıktı ilk günler çok agladigim için gökçe gelirdi hep benim yanıma beni güldürmeye çalışırdı.hasta olduğum zaman başımda o beklerdi aynı bir anne gibi sahip çıkardı bana .
Şimdi ondan ayrılacağım için bende çok üzülüyorum ama gökçenin aksine ben hislerimi hep içimde tuutarim ve dışa vurmam . Bu yüzden insanlar beni hep bir canavar gibi görüyor ya ...
Daha fazla dayanamayıp bir kolumu gökcenin omzuna attım ve onu kendime çektim oda bu anı bekliyormuş gibi hemen kafasını boynuma gömdü ve daha içli ağlamaya başladı.Bende ellerimi sırtına koydum ve sırtını sıvazladım.
Daha fazla ağlamasına müsade etmeyip kafasini kaldırdım avuç içimi yanaklarina koydum ve gözyaslarini sildim o ağlayınca benimde ağlamam geliyordu ve en nefret ettiğim şey ise birinin karşısında aglamakti .
"Tmm yeter artık hem ben seni görmeye gelirim ki merak etme bırakmam seni burda tek başına"
Benim konuşmamlarimla adeta gözlerinin içi parladı elinin tersiyle gözündeki yaşları sildi ve gülümsemeye çalışarak konuştu.
"Gelirsin demi bırakmazsin sen beni çünkü sen benim kardeşimsin .kardeşler birbirlerini bırakmaz."
Bunları söylerken beni değilde adeta kendi inandırmaya çalışıyordu .Ama haklıydı da biz kardestik bı birbirimizi asla bırakmayız.
Ortamin havaai iyice duygusallastiğı için ve ağlamak istemediğim için hemen gökçeyi güldürecek şeyler düşünmeye karar verdim .
"Bırakmam tabi zilli artık eve tasinincada sen kovarsin artik beni git artık hep senin yüzünü görmek zorunda mıyım diye"dedim güldürmeye çalışarak.
Gökçe nin ise yüzünde hafif bir sırıtma belli oldu.
Ve ardından yavaşça omzuma vurdu. Kaşlarını çatıp hafif kızgınlıkla konuşmaya başladı.
"Saçmalama ya ben hiç bıkarmıyım senden . Ben seni bir gün görmezsem kahroluyorum . bir de bıkacakmıyım."
Daha fazla konuyu uzatmamak adına ve ağlamak için yataktan kalktım .Benim kalkmamla gökçede ayağa kalktı.
"Tmm artık yeter lafa tuttun zaten beni müdur gelcek şimdi daha kıyafetleri topliyamadim geç kalcam simdi ." dedim gardırop un yanına gidip kıyafetlerimi çıkarmaya basliyarak.
Ben kıyafetlerimi çıkarıp bavula yerleştirirken gökçe odadan cıktı .Ne olduki birden çıktı acaba?
Ben tam sesleneceğim sırada elinde bir kutuyla odaya gelen gökçeye şaşkınlıkla bakıyordum.
Sahi bugün benim doğum günüm dü degilmi.Tamamen aklımdan çıkmış.Ama ben nezaman unutursam unutim gökçe hiç bir zaman unutmuyordu.hep ilk ve son kişi olarak o kutlar ne kadar hediye alma desemde alır.
Elinde hediye kutusuyla yanıma geldi ve bana kocaman sarıldı bende hemen sarilisina karşılık verdim . Geri çekilip yanağimdanda öptüğü zaman hediye kutusunu uzattı.
"Doğum günün kutlu olsun canım kardeşim.Artık bir dahaki doğum gününü kendi evimizde kutlicaz .Bu yüzden çok mutluyum seni çok seviyorum kardeşim iyi ki doğdun."
Elimdeki kıyafetleri bıraktım ve kocaman sarıldım kokusunu derince içine çektim çok güzel kokuyordu tıpkı lavanta kokusu gibi .
"Teşekkür ederim mis kokulum benim ama ne gerek vardı hediyeye.ben sana herzaman alma demiyormuyum."
Biz tam konuşurken odaya diğer odalrdan bir kız girdi esmer minyon tipli bir kızdı bıiz daha ne olduğunu sormadan kız konuşmaya başladı .
"Bengi müdüre hanım diyorki yarım saat içinde dışarıda olmuş olsun.Yoksa ben gelip kulaklarından tutarak atarım onu dışarı."
Kızın konuşmasiyla birlikte hemen son kalan eşyalarıda bavullara koyup dısariya cıktim iki bavul bende bir tanede bavul gökçede giderken güvenlikçi Ayhan amca gelip elimizdeki bavulları alıp dışarı çıkartmamıza yardım etti.
Son olarak tekrardan gökçeyle ve yurttakilerle vedalaşıp çıktım . Artık özgürdüm.Artik18 yaşındaydım . Artık hayatın ne demek olduğunu anlamıştım. Ve bugün yeni hayatima ilk adımı atmıştım.Bekle beni aşksız hayat ben geldim BENGİ AZRA KARACA.
🌊
Selam sevgili okurlar mükemmel bir bölümle daha
karşınızdayım bol bol yorum yapmayı ve oy bırakmayı unutmayalım hepinizi çok seviyorum bol bol öpüyorum hoşçakalın 💋 💋 ♥️ ♥️