Lina, sabah kasabanın taş sokaklarından sahile yürürken, aklında hâlâ Emir’le geçen gün sahilde yaşadığı küçük ama anlamlı temas vardı. Kalbi hâlâ o anın sıcaklığıyla çarpıyor, ama bir yandan da geçmişten gelen temkinli duruşunu koruyordu. Kafenin önünden geçerken içeri göz attı ve Emir’i gördü. Ama bugün yalnız değildi. Masasında genç bir kadın vardı; Emir’e gülümseyerek konuşuyor, elleriyle anlatmaya çalışıyordu. Lina’nın nefesi hafifçe kesildi; istemsizce ellerini kenetledi. Kalbi hızla çarpıyor, ama zihni karışmıştı. Emir, Lina’yı fark etmeden konuşmaya devam ediyordu. Kadının gülüşü ve samimiyeti, Lina’nın içinde beklenmedik bir kıskançlık dalgası yarattı. Ama aynı zamanda aklının bir köşesinde de mantıklı bir ses: Belki sadece arkadaşça bir konuşmadır… Lina, masaya yaklaşmadan durdu. Mira yanına geldi, enerjisi ve neşesi hâlâ fark ediliyordu. “Ne oldu?” diye sordu Mira, hafifçe başını eğerek. Lina, yüzünü buruşturdu. “Sadece… bak.” Mira, durumu hemen anladı ve sessizce Lina’nın omzuna dokundu. “Ah… sanırım kıskançlık iş başında. Ama bunu hemen çözmeye çalışma. Belki de gerçekten bir yanlış anlama vardır.” Lina, Mira’ya hafifçe başını salladı. Sessizce onları izledi; Emir’in kadınla olan etkileşimi kısa ama doğal görünüyordu. Lina, kendi duygularının karmaşıklığını hissetti: çekim, kıskançlık, merak… hepsi bir aradaydı. Emir, bir süre sonra kadına bir şeyler söyleyip gülümseyerek ayağa kalktı ve kafeden dışarı çıktı. Lina, nefesini tutmuş, adımlarını geri çekmeden izledi. Emir, Lina’yı fark ettiğinde hafifçe gülümsedi, ama herhangi bir açıklama yapmadı. Bu sessizlik, Lina’nın kafasında sorular ve meraklar yarattı. Gün boyunca Lina, kasabayı gezerken aklını bu sahneye kaptırdı. Her köşe, her taş sokak, gözlerinde Emir’in ve o kadının görüntüsüyle anlam kazandı. İçsel bir çatışma yaşadı: Ona güvenmek istiyor ama kıskançlık ve belirsizlik kendi yolunu çiziyordu. Akşamüstü sahilde otururken, Lina kendi düşüncelerine dalmıştı. Dalgalara bakıyor, Emir’in gülümsemesini, bakışlarını, o küçük ama anlamlı temaslarını hatırlıyordu. Bu anlar, onun için hem bir teselli hem de karmaşa kaynağıydı. İçinden geçen düşünce nettir ama söylemeye hazır değildir: Belki de her şey göründüğü gibi değildir… ama hissettiklerim gerçek. Ve o an, Lina fark etti ki, aralarındaki bağ güçlüydü, ama şimdi bir sessiz çatlak oluşmuştu. Bu çatlak, sadece yanlış anlaşılma değil; aynı zamanda hislerini anlaması ve sabırla yaklaşması gereken bir sınavdı.
Bölüm 5
Bölüm 5: Sessiz Çatlaklar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.