Son ders tarihti ve tarih Ange'nin en sevdiği derstir. Buna rağmen dersi hiç dinlemiyordu. Bir sıkıntısı vardı sanki. Okul çıkışı telefonla konuşuyordu. Resim kursuna gelemeyecek gibi görünüyor. Alan cuma günü resim kursum olduğunu bildiği için zil çalar çalmaz gitmiş. Tek başıma kalmışım gibi görünüyor.
Jason bütün gün o deftere ne karalıyorki bir anket defteri bu kadar uzun sürmemeli. Arkamdan baktığını hissettim. Yada sadece benmi kuruluyorum. Bu çocuğu fazla kafaya taktım. Sinir bozucu biri.
Bunları düşünürken kursa varmıştım. Bayan Halen beni karşıladı.
O iyi bir öğretmendir. 37 yaşındaydı. Stresli bir yaşamı olduğu için saçları beyazlamışti. Her ay düzenli olarak saçını boyatiyor. Bunun saçları yıprattığini oda biliyor ama hala bekar ve şansını demekte kararlı. Evet bencede saçma ama aşkın yaşı olmaz diyor. Bayan Halen ile birlikte birkaç fincan çizdik. Bunu seviyorum. Fincan çizmeyi deil, bayan Halen ile bireyler çizmeyi. Her hafta kurs sadece 2 saat sürüyor. Ve bu havanın kararması için yeterli bir süre.
İlk başladığımda eve tek başıma gitmeye korkuyordum. Ama Mary halam bana bir çakı ve parfüm şişesi şeklinde bir bibergazı verdi. İhtiyaç halinde kullanmam için.. Ve hic kullanmadım. Bu iyi birsey. Çakıyı kullanabileceğimmi sanmıyorum. Çünkü beni kan tutuyor. Evet buda genetik.
Ve şuan her cuma gidip geldiğim sokakların birindeyim. Sokak lambası hala bozuk son 2 haftadır. Umarım düzeltirler. Yoluma devam ediyordum ve biri benim sandalyemi ittirdi. AHHHH! ÇENEM! Ç-ÇENEM KANIYORDU! KAN KA K..


