İki gün sonra...Sessizlik, şehrin üzerine çökmüştü. Layla Misilin fotorafının önünde hareketsiz duruyordu. Elleri titriyordu ama bu soğuktan değildi. Gözleri boşluğa dalmıştı - Misil'in gidişini izlediği o yola... her sabah, her gece tekrar tekrar baktığı o yola.12 gündür yoktu.Ve 12 gündür, kalbindeki bir parça onunla beraber gitmişti.Savaş başlamıştı.Tüm şehir tedirgindi. Anneler çocuklarını, sevgililer birbirini kaybetme korkusuyla yaşıyordu. Ama Layla'nın korkusu, artık sadece bir his değildi - o, kalbinin bir yanının çatladığını hissediyordu. Misil gitmişti. Silahıyla, üniformasıyla... Gözlerinde umutla, ama sessiz bir veda ile.Savaş hattında - MisilKarlı tepelerin arasında, yorgun düşmüş bir beden diz çökmüştü. Tüfeği yanında, elleri toprağa gömülüydü. Bu Misil'di. Yüzü kirliydi, gözleri uykusuzluktan kızarmıştı. Ama kalbi - hâlâ Layla için atıyordu.Her gecenin sessizliğinde onun sesi yankılanıyordu kulaklarında:"Beni bırakma Misil... Ne olursa olsun, dön bana."Komutan bağırdı:- Misil! Düşman ilerliyor! Hazırlan!Misil başını kaldırdı. Gözlerinde kararlı bir parıltı vardı. Tüfeğini aldı, arkadaşlarının önüne geçti. Çünkü onun savaşı sadece toprak için değil, Layla içindi.Layla'nın yanında - EvdeLayla artık haber izlemiyordu. Her patlama sesi, her acil gelişme onun kalbini parçalıyordu. "Acaba o da orada mıydı?" diye soruyordu kendine. Annesi onu avutmaya çalışıyordu:- Kızım, Misil güçlüdür. Döner elbet.Ama Layla sadece pencereye bakıyordu.Konuşmuyordu. Gülmüyordu.Sanki savaş çoktan onu da alıp götürmüştü... sessizce.Bir gün bir mektup geldi. Asker postasıyla. Layla'nın kalbi hızla atmaya başladı. Ellerinin titrediğini hissetti. Zarfı açtığında tanıdığı o yazıyla karşılaştı. Misil'in el yazısıydı.> "Laylam,Siperin içinde her gece adını fısıldıyorum.Her patlamada seni düşünüyorum.Eğer dönemezsem... bil ki, seni sevdiğim için savaştım.Ama ben döneceğim.Çünkü sen beni bekliyorsun."Layla mektubu kalbine bastı. Ağladı. Sessizce, içten.Ama bu gözyaşları umutsuzluktan değil... içindeki korkunun şekil değiştirmiş haliydi.Savaşta - GeceMisil, arkadaşlarının arasından ileri fırladı. Düşman beklenmedik bir hamle yapmıştı. Her yerden kurşun sesleri yükseliyordu. Dizinden vurulmuştu ama devam etti. Layla'yı düşünüyordu. Onun gülüşünü, gözlerini... Ellerini."Dönmeliyim," diye fısıldadı.O an bir patlama oldu. Toprak sarsıldı. Vücut havaya savruldu.Her şey bir anda karardı...---Layla - Gece yarısıBir anda uykusundan sıçradı.Kalbi sanki yerinden çıkacak gibi atıyordu. Nefes alamıyordu.Bir şey olmuştu... Kalbinin derinliklerinde hissetmişti bunu.Oturdu ve günlerdir yazdığı günlük defterini açtı."Sen dönene kadar yazacağım Misil. Her sabah, her gece."Ama bu gece yazamadı. Kalemi tutamadı.İlk kez o gece, Misil'in adını yazmak zor geldi.Çünkü o gece... içinden bir şey fısıldadı: ya asla dönemezse?Savaş sonrası - Hastane odasıGöz kapakları ağırdı. Misil'in kulağına uzak sesler geliyordu -Asker, adını söyle. -Misil. Tıbbi personel başını salladı. - İyi ki, hayattasın. Şanslısın. Misil dudaklarını araladı, zorla konuştu: - Layla'ya... dönmem lazım... - Dinlen, iyileşeceksin. - O beni bekliyor.. layla hâlâ habersizdi.Ama Misil, o karanlık geceden bir umutla çıkmıştı.Yaralıydı. Parçalanmıştı. Ama içindeki sevgi, onu hâlâ hayatta tutuyordu.
Bölüm 2
Bölüm iki
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.