Bu müzisyenlik aşkımı uyandıran o kitap artık baş ucu kitabım olmuştu ve arkadaşım Azra'dan daha çok böyle kitap önerileri istemiştim. O da bana "Lülü'nün Şarkısı" adlı kitap, set olduktan sonra bana alıp armağan etmişti. Ne kadar sevinmiştim anlatamam. O güne kadar en sevdiğim kitap o olmuştu artık. Azra'nın bu hediyesi geleceğim için çok önemli bir adım olmuştu elbette ki. Yaz tatiline tam 4 hafta kala, kitapları okuyup, ufak notlar halinde notlar almıştım. Bir gün Azra bana;
"Sana hediye verdiğim kitaplar nerede? Bitirdin mi?" Diye sordu. Bende ona hafif bir tebessümle; "Evet, hatta notlar dahilinde okudum." dedim. O da bana sevindiğini söyledi ve onun da benden bir hediye beklediğini ima edercesine bir bakış attı ve oradan uzaklaştı. Hazır yaz tatiline girecekken ona bir karne hediyesi almayı düşündüm ama daha yeni yeni aklıma sadece "müzik konusunda kendimi geliştirmek'i" koyduğum için Azra'yı ne kadar boş vermeye çalışsam da vicdanım buna hiç razı değildi. Ama başka çarem yoktu. Çünkü eğer ki ona bir hediye alırsam, müzisyenlik için harcayacak paramın gitgide azalacağını hatta yetmeyeceği riski vardı. Bu yüzden Azra'yı şimdilik aklımın bir köşesine koydum. Bu gibi para durumların da genellikle ailemi katmadan sadece onların ayın başında verdikleri parayla idare etmeye çalışırım. Çünkü ben onlardan uzak, kendime yeni bir hayat kurmaya odaklıyımdır ve bu yüzden her aileme para veya kişisel gelişimim konusunda danışacak olsam kendi iç dünyamı düşünüp yüreğimi bir azap sarardı. Bu yüzden genellikle bu konularda onlardan hep uzaklaşırdım. Ve ay başı harçlığımla bir ay boyu başbaşa kalırdık. Annemgil ise bana hiç sormazdı çünkü hiç ihtiyacım yokmuş gibi güçlü gözükürdüm.
