İçeriğe geç

Bir Gün Batımı 🌅

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Bir Gün Batımı 🌅

Bölüm 3

3.BÖLÜM-Gizli Kapı

Arya bütün gün boyunca Aren’in söylediklerini düşünmüştü. Elindeki eski anahtar artık sıradan bir eşya gibi görünmüyordu. Üzerindeki sembolün babasının çalışma odasındaki kutuda da bulunması, kafasındaki soruları daha da artırıyordu.

Dersler bittikten sonra Lina ve Duru ile birlikte kampüsün bahçesinde oturdular. Lina Arya’nın yüzüne baktı.

— Sen sabahtan beri düşünüyorsun. Ne oldu?

Arya çantasından anahtarı çıkardı.

— Bu anahtar hakkında daha fazla şey öğrenmemiz gerekiyor.

Duru anahtara dikkatlice baktı.

— Önce sembolün ne anlama geldiğini bulmalıyız.

Lina telefonunu çıkarıp gülümsedi.

— O zaman araştırmaya başlıyoruz.

Üçü birlikte sembol hakkında araştırma yapmaya başladılar. Fakat internette hiçbir sonuç bulamadılar. Sembol sanki hiç var olmamış gibiydi.

Arya telefonunu kapattı.

— Hiçbir şey yok.

Duru düşündü.

— Belki de bu sembol internette bulunabilecek bir şey değildir.

Lina Arya’ya baktı.

— Babanın çalışma odasındaki kutu?

Arya bir an sustu.

— Evet.

Akşam olduğunda Arya eve döndü. Herkes salondaydı. Mert bir şeyler okuyordu. Arya babasına bakıp birkaç saniye düşündü.

— Baba, çalışma odandaki eski kutuyu görebilir miyim?

Mert’in eli bir anda durdu.

Arya bunu fark etti.

— Neden?

— Sadece merak ettim.

Mert birkaç saniye Arya’ya baktı.

— O kutuyu açma.

Arya şaşırdı.

— Neden?

— Çünkü bazı şeylerin geçmişte kalması gerekir.

Mert ayağa kalkıp çalışma odasına gitti.

Arya onun ardından baktı.

Baran da Arya’nın yanına geldi.

— Ne oldu?

— Hiçbir şey.

Baran kardeşinin yüzüne baktı.

— Arya, seni tanıyorum. Bir şey var.

Arya cevap vermedi.

O gece herkes uyuduktan sonra Arya sessizce odasından çıktı. Çalışma odasının kapısına geldi. Birkaç saniye tereddüt etti. Sonra kapıyı açtı.

Masanın üzerinde eski kutuyu gördü.

Kutunun üzerinde aynı sembol vardı.

Arya anahtarı çıkardı.

Anahtar kutunun kilidine tam uyuyordu.

Klik.

Kutu açıldı.

İçinden eski bir fotoğraf, birkaç belge ve küçük bir kolye çıktı.

Arya fotoğrafı eline aldığında gözleri büyüdü.

Fotoğrafta genç bir Mert vardı.

Yanında ise tanımadığı bir adam duruyordu.

Fotoğrafın arkasında tek bir cümle yazıyordu:

“Bu sırrı kimse öğrenmemeli.”

Arya’nın kalbi hızlandı.

Tam o sırada arkasından bir ses geldi.

— Arya?

Arya hızla döndü.

Baran kapıda duruyordu.

— Burada ne yapıyorsun?

Arya cevap veremedi.

Baran masaya yaklaştı ve fotoğrafa baktı.

Yüzündeki ifade bir anda değişti.

— Bu adamı nereden buldun?

— Kutunun içindeydi.

Baran fotoğrafı eline aldı.

— Babam bunu neden saklıyor?

Arya başını salladı.

— Bilmiyorum.

Tam o sırada Arya’nın telefonu çaldı.

Arayan Aren’di.

Arya şaşkınlıkla ekrana baktı.

Baran kaşlarını çattı.

— Aren mi?

Arya telefonu açtı.

— Alo?

Aren’in sesi ciddi geliyordu.

— Arya, o sembolü gördüğün anda bana haber vermeliydin.

Arya’nın yüzü değişti.

— Neden?

Aren birkaç saniye sustu.

— Çünkü o sembolü taşıyan insanların geçmişinde büyük bir sır var.

— Sen ne biliyorsun?

Aren cevap vermeden önce derin bir nefes aldı.

— Yarın sabah eski tren istasyonuna gel.

Arya şaşkınlıkla sordu.

— Neden?

— Sana her şeyi anlatacağım.

Telefon kapandı.

Arya Baran’a baktı.

Baran ciddi bir ifadeyle konuştu.

— Tek başına gitmeyeceksin.

Arya başını salladı.

— Zaten yalnız gitmeyeceğim.

Baran kaşlarını kaldırdı.

— Kiminle?

Arya elindeki fotoğrafa baktı.

— Lina ve Duru’yla.

Baran bir süre sustu.

Sonra fotoğrafı tekrar masaya bıraktı.

— O zaman ben de geleceğim.

Arya itiraz edecek gibi oldu ama Baran’ın yüzündeki ifadeyi görünce sustu.

O gece Arya yatağına uzandığında gözlerini kapatamıyordu.

Babası ne saklıyordu?

Fotoğraftaki adam kimdi?

Aren bu sembolü neden biliyordu?

Ve en önemlisi…

Neden herkes bu sırrı Arya’dan saklamaya çalışıyordu?

Sabah olduğunda bütün sorularının cevaplarını bulacağını düşünüyordu.

Ama Arya’nın bilmediği bir şey vardı.

Eski tren istasyonunda sadece Aren onları beklemeyecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.