İçeriğe geç

BİR GARİP GELİN

Bölüm 2 · 6 dk okuma

BİR GARİP GELİN

Bölüm 2

Yeni Hayatıma Merhaba

"Senin bu ağlum dediğin allahın cezası kumar borcu yapmış"

Sözleri sanki evin içinde rüzgâr misali dönüp dönüp kulaklarıma geliyordu.

Biz şimdi ne yapıcaz?

Babamdelirmiş gibi saçlarıyla oynuyor bir aşşağı bir yukarı salonda mekik çekiyor. Babam herşeye pısırıklığından dolayı gözünü yumar ama konu para olunca ağzından köpük çıkartan kuduz köpeklere döner kimseyi dinlemezdi. Eve para getirmez ama para boşa gidince hesap sormaktan çekinmezdi. Annem zaten donmuş gibi abime bakıyor belki bir umut babamın para tırtıklamak için söylediği yalanlardan biri olduğunu abimden duymayı ümit ediyordu ama abim anneme hiç bakmiyor yerdeki halıya odaklanmış boş gözlerle ayakta sallanıyordu.

Dayanamadım böyle durmasına ama içimdeki öfke daha büyüktü benim için bağırmadan ama öfke dolu sesimle "Bizden para dilenmeye mi geldin" dedim. Evde çalışan bir ben birde annem vardık. Lise bitince 2 yıl bir mağazada çalıştım, annemde terzilik yapardı.

Abim sesimi duymasıyla bana hınzır bir gülüş attı ya da ben öyle sandım çünkü anlık bir bakışmaydı.

Sonra kimseye birşey demeden bahçeye çıkıp bütün gece orda kaldı

~******~******~******~

Uzun bir süre annem babamla uğraştı sonra yorulmuş olucakki babam küfür ede ede uyuya kaldı. Bizde yatıp sabah aklıselim bir şekilde konuşuruz diye ümit ettik.

Akşam bir ara uyandım pencereden gelne sesle fısır fısır konuşuyorlardı babamla abim. Ne konuştuklarını duymak için doğrulup pencereye yanaşırken elin yatağın yanındaki komodine çarptı, gelen sesi duymuş olacaklar ki dışardaki sesler kesildi. Kapı kapanma sesi duydum galiba uçeri girip yattılar bende uyku mahmuruydum zaten hemen yattım.

Sabah uyandığımda saat 12.30'du normalde annemin kahvaltı sesiyle uyanırdım ama nasıl derin yatmışsam onu bile duymamışım. Kalkıp üstümü değiştirdim ve tam mutfağa gidecektim ki salondan annemin ağlama seslerini duydum. Kapıdan salona bakınca annemin ağzını kapatıp ağladığını gördüm, dah da içeri girince gözüme sağa sola gidip duram birşeyler düşündüğü belli olan abim göründü, yanındaki babam saate gözünü dikmiş duruyor, bir yandan da annemi ağlamaması açin azarliyordu.

Ben içeri girince abim durdu, babam sustu annemin gözleri bana sabitlendi. Abim anneme sessizce birşeyler söyleyince annem yanıma geldi ve beni odama çekiştirdi.

"Anne ne oluyor?" Diyebildim kolumu öyle bir sıkıyodu ki neye oğradığımı şaşırdım.

"İçeri geç burda olmaz" dedi ve odama girip kapıyı kitledi. Ban gözleri dolu dolu bakıyordu sanki her an ağlaya bilir gibiydi o yüzden konuya hızlıca girdi. Annem anlattıkça benim ağzın sanki mümkünmüş gibi dah da açıldı, açıldıkça açıldı ama annemin sözleri bitmedi..

sonunda sözlerini bitiren annem bana bakıp tuttuğu o göz yaşlarını bıraktı , bana öyle bir sarıldı ki normalde olsa nefes alamadığımı söyler annemden kurtulmaya çalışırdım ama şimdi annemin söylediklerinden sonra zaten nefes alamazken bunu söylememe gerek bile yoktu.

Gözümden bir yaş aktı, ben daha düne kadar gideceğim üniversite için hayaller kurarken bugün annemden bunu duyuyordum. Ben tam bu hayattan kurtuldum kendime bir düzen sağliyacağım derken annem söyledikleriyle elimdeki hayatı da benden aldı. Cansız bir kukla gibi bedenim benden ayrı hareket ediyor benden habersiz ağzım açılıp kapanıyordu, annemle olan sarılmamızı kestim ve annemin omuzlarından tutup beni görebilecek hizzada tuttum. Ve ağzım istemsizce açılıp annemin sözlerini tekrarladı.

"Abim kumar borcunu ödeyemediği için gidip Âgah ağadan yardım istemiş, oda kabul etmiş doğru muyum?" Annemin ağzı açılıp kapandı ama birşey söylemek yerine başını sallayarak onayladı benim. Ağzımı tekrardan açtım ve istemsizce konuşmaya devam ettim.

"Sonra âgah ağaya olan borcunu ödeyemeyince ona bir kız kardeşi olduğunu söylemiş.." nefesin kesildi devamını getiremedim. Annemin zar zor durdurduğu ağlaması tekrardan başladı kapının arkasından gıcırmada sesleri geliyordu, abimle babam bizi dinliyor olmalıydılar.

Öfkeden deli dönmüştüm ama olanlardan dolayı da bir o kadar şaşkındım en sonunda anneme beni bile hayrete düşürecek kadar sakin bir tonla "Ya ben kabul etmezsem?" Dedim. "Ya o allahın cezasına ağanın sana ne yapacağı umrumda bile değil deyip siktiri çekersem?" Dedim. Ama bu son söylediğimi onlar duysunlar diye sesli söyledim.

Annemin gözleri fal taşı gibi açıldı sonra ellerini hayır dercesine sallamaya başladı "hayır hayır esra sakın böyle şeyler söyleme! bu konu artık sadece abinin konusu değil" söyledikleri beni afallattı doğrusu, ne demek istediğini açıklasın diye anneme uzun uzun baktım. Konuşmaya başladığında öfkem iki katına çıktı birden

" eyer sadece tefeciye borcu olsaydı belki dediğin olurdu ama Âgah ağa bizim itibarımızı köyde iki paralık eder, biliyorsun terzi dükkânımı ağanın ninesinin yardımı sayesinde büyüttüm."dedi ve biraz soluklandı

"Ayrıca bununlada kalmaz, bizi bu köyde barındırırlar mı sanıyorsun sen? Arkamızdan dedikodu yaparlar sonra yüzümüze vururlar kimse bir daha bize iş vermez. Sen git âgah ağadan borç al sonra söz ver ödeyeceğim diyo ve sonra sözünü tutma!?"

Her zaman annemin bizim iyiliğimiz için kararlar verdiğini düşünürdüm herkese karşı bizi koruduğunu ama bugün annemin de o "ahali ne der" diye kızlarına yaşattıkları zorluklar yüzündem yargıladığım kadınlardan hiçbir farkının olmadığını anladım.

Çıldırmış gibiydim ne dediğimi bile bilmiyordum sadece bağırıyordum. Dışarda beklemekten sıkılmış olucaklar ki kapıyı vurmaya başladılar, annemin kapıyı açmasıyla babam içeri girdi, bana bağıracağı sırada annem önüme geçip babama ters ters baktı babam her zamanki gibi bir köşeye sinip olanları izlemeyi tercih etti. Abim annemin babamla uğraşmasından fırsat bilip yanıma geldi, piç gibi sırıtıp konuşmaya başladı.

"Ağlamayı kes! Bak , sayemde karaman'lara gelin gidiyosu-"

Cünlesini bitiremeden o iğrenç ağzına bir tane yapıştırdım dudağından kan aktığını fark edince diliyle yalayıp sırıtmaya devam etti, siyah gözlerinde gördüğüm parıltı beni bir adım geri çekilmeye zorladı ve hiç beklemediğim bir anda ban öyle bir vurdu ki başım komodine çarpıp oradan da yere devrildim. Kanamadı ama şiştiğine eminim.

Hayatım boyunca kimse bana vurmamıştı, vuramazdı çünkü annem buna müsahade etmezdi.Ama bu sefer annem de yanımda değildi

beni yanlız bırakmıştı..

Abim tekrardan konuşunca yanlızlığın getirdiği hisle içim ürperdi, kalbim daha hızlı atmaya başladı.

"SESİNİ KES VE O ELİNE HAKİM OL SENİ APTAL KIZ!"

Düştüğüm yerde ağlamaya başladım, annem yanıma gelmek istese de abim herkesi odadan çıkarıp kapıyı üstüme kitledi.

"İki saate araba gelip seni alıcak, yanına birşey almana gerek yok orda sana daha pahalılarını alırlar zaten" deyip kapının ardından kısık bir gülüş sesi geldi.

Ne kadar zaman orda durdum bilmiyorum, ayağa kalktığımda heryerim ağrıyordu. Çalışma masamın sandalyesini çektim ve oturup doğruldum.

Bir zaman sonra dışarıdan bir haeketlenme duydum. Hemen ardından bir arabanın fren sesini duymamla kalbim atmaya başladı hiçbiri hayal değildi, şu an yaşadığım şeylerin hepsi gerçekti..

Ben tek dostu kitaplar olan bir kızım, benim için hiçbirşey tamamen gerçek ya da hiçbirşey çok ciddi değildir, herşeyi günün sonunda kapağını kapatacağım bir kitap gibi görür ve kafama hiçbirşeyi takmam, elimden geldiğince soğuk kanlı davranır ve okuduğum kitaplardaki gibi bir sayfa çevirdikten sonra bu sorunların biticeğini düşünürdüm hep,

taki şimdiye kadar.

Bu yaşadıklarım hiç olmadığı kadar gerçekti ve gerçeklerin hüznünden kaçıp hayallerle mutlu olan bir kızın bu gerçekleri ruhu taşımazdı taşıyamazdı.

İlk önce kapının kilidi açıldı,"esracım seni bekliyorlar canım kardeşim hazırlandıysan gel, ağamızı bekletmek olmaz" bu sözlerden sonra içeride başkalarının da olduğunu anladım. Yanaklarımdaki yaşları sildim, bu kadar yalancı ve oyuncu bir ailede olduğunuzda herkes gerçek yüzünü saklamak mecburiyetinde kalır, çünkü babam ya da abim birnin zaafını görünce onu kullanmaktan çekinmezler. Üstümü değiştirme gereği duymadan okul çantama yeni aldığım ama daha okumaya fırsatımın olmadığı kitaplarımı koydum ve odadan çıkıp salona geçtim.

Başımı yukarı kaldırdım ve duygusuz bir ifadeyle adamın eliyle gösterdiği dışarıdaki arabaya doğru döndüm

Ben esra,köyümüzdeki tek katlı müstakil evimizin salonunda, elimde kitaplarla dolu bir çantayla bekliyorum. Ama daha fazla burda duramayacağım ne yazık ki.

kapıda beni bekliyolardı, son kez anneme baktım,

yan tarafımda duran babama ve abime bakma istesem de güçlükle kendimi tuttum.

onlara bakamzdım

onlara bakmamalıydım.

Başımı dik tutarak salondan koridora ordan da bahçedeki arabaya gözümü biryere değdirmeden bindim. Anlaşılan kader benden habersiz bana bir yol çizmişti ve ben bu yola ilk adımımı attım

|Bölüm sonu

Bölüm sonu

11 yorum