İçeriğe geç

Bir Derdim Var

Bölüm 7 · 5 dk okuma

Bir Derdim Var

Bölüm 7

7.Bölüm

Çoktan eve gitmiştim, ıslak kıyafetlerimi makinaya attıktan sonra temiz kıyafetlerimi giyip kendimi dinlendiriyordumki aklıma bu akşam Burak ile buluşacağımız gelmişti ve ben klinikten çıkarken kendisine haber bile vermemiştim.

Masanın üzerinde duran telefonumu bir çırpıda kaptım ve hızlıca Burak hocayı aradım.

Çaldı..

Çaldı..

Açıldı..

Açelya

"Alo Burak, nasılsın?"

Dr.Burak

"İyiyim Açelya hocam evdeyim siz nasılsın?"

Açelya

"İyi diyelim iyi olsun, ya Burak hocam lütfen kusura bakmayın, ben bugün klinikten erken çıktım size bile haber veremedim aklım çok dağınıktı."

Dr.Burak

"Hayır saçmalamayın sorun değil, yarın akşam buluşuruz olurmu?"

Açelya

"Olur, söz veriyorum buluşucaz."

Dr.Burak

"Tamam o zaman iyi geceler size"

Açelya

"Sizede."

Telefonu kapattıktan sonra derin bir nefes aldım, Burak hoca çok iyi biridir ve alıngandır hemen kırılır, onu benim yüzümden kırılmasını istemiyorum.

Uzandığım yatağımda, üzerime birer pike örttüm ve uyumaya çalıştım.

Tam uykuya dalacakken telefonum çalmaya başladı.

Kim bu dengesiz! Gecenin bu saatinde beni kim arıyor olabilir?

Off diyerek yatağımdan doğrulup başucumda olan masanın üzerindeki çalan telefonumu aldım.

-GİZLİ NUMARA-

Kim olduğunu tahmin etmek zor olmuyordu, Can'dı tabiki.

Telefonu bir çırpıda açtım.

Açelya

"Ya sen manyakmısın? Bu saatte niye arıyorsun, uykumu böldün!"

Can

"Öncelikle uykunu böldüğüm için özür dilerim, önemli bir şey demem gerekiyorda."

Açelya

"Söyle dinliyorum."

Can

"Yarın buluşma şansımız var mı?"

Elimi başıma götürdüm.

Açelya

"Can, neden bu kadar buluşmak istiyorsun?"

Can

"Çünkü bir şey demem gerekiyor"

Açelya

"Söyle o zaman burada illa buluşmamız gerekmiyor!"

Can

"Gerekiyor! Açelya çok uzun zaman oldu hem birbirimizi görmüş oluruz ve sana söylemem gereken şeyi söylemiş olurum."

Ben şimdi reddetsem yine arayıp soracak..

Açelya

"Tamam kabul, buluşalım."

Gülümsediğini hissettim.

Can

"Tamam o halde sabah kahve içelim"

Açelya

"Tamam sabah 11 gibi hazır ol."

Can

"Tamamdır, birazdan sana konumu atarım. tatlı rüyalarr."

Rüyamı kaldı.

Telefonu kapattıktan sonra gelen konum bilgisini görmezden geldim.

Buluşmayı kabul etmemin doğru olup olmadığını düşündüm.

Düşüncelerimin arasından -neyse ilk ve son kez buluşup giderim- diye geçindim. Umarım son olur..

Sabah uyandığımda, soğuk duşumu alıp hazırlandıktan sonra evden çıkıp aracıma bindim.

Araca bindikten sonra Can'ın göndermiş olduğu konum'a tıkladım ve attığı kahveciye gittim.

Attığı konuma vardığımda araçtan indim ve içeriye girmeden önce biraz bekledim, derin derin nefesler alıp vermeye başladım.

Bunca yıl sonra tekrar görüşecektim ne de olsa..

Adımlarımı zorla ilerlettiğimde içeriye girdim.

İçeriye girdiğimde bütün masaların dolu olduğunu gördüm, dükkan 2 katlıydı.

Üst kattadır diye düşünerek üst kata çıktım ancak oradada durum aynıydı taki bir balkonu olduğunu öğrenedek.

Balkona çıktığımda, kimse yoktu taki o yabancı haricinde..

Sağ tarafıma döndüğümde gördüm onu. Gözleri gözlerimle buluştu bir kaç saniye öylece durup birbirimize baktık.

Yıllar sonra buluşan bir hasta ve doktor..

Ayağa kalkmıştı bana bakıyordu, ancak elinde bir şey tutuyordu.

Işıklı balonlar..

Yanına yaklaştığımda bana nasıl bir hayranlıkla baktığını gördüm.

Dolu gözlerle bakıyordu.

Can

"A-açelya, h-hoş geldin"

Açelya

"H-hoşbuldum"

Tam karşısına oturduktan sonra Can'da sandalyesine oturdu ve elinde tuttuğu balonları yanındaki sandalyeye bağladı. Çok fazla balon vardı.

Can

"Nasılsın?"

Sesi ağlamaklı çıkıyordu.

Açelya

"İyiyim, sen nasılsın?"

Can

"Bende iyiyim yani, iyi olmaya çalışıyorum. Bu arada bu balonlar senin"

Dedi, sandalyeye bağlı olan balonları göstererek.

Açelya

"Teşekkür ederim niye zahmet ettin."

Can

"Dün seni dışarıda gördüm, yağmur yağıyordu elinde balon vardı. Her çocuğun isteğidir balon, bende senin içindeki çocuk mutlu olsun istedim."

Gülümsedi.

Gülümsedim.

Açelya

"Teşekkür ederim"

Bir süre sessizlik oldu, bu sessizliği bozmak için.

Açelya

"Eee ne konuşmak istiyorsun?"

Can

"O an geldi demek"

Başımı salladım.

Can

"Açelya, seninle ilk tanıştığımız o gün, benim hayatımın değiştiği gündü. Seni ilk gördüğüm an kalp atışım hızlanmaya başlamıştı, sana ilgi duymaya başlamıştım. Yanlış anlama niyetim kötü değildi hiç bir zamanda olmadı. Ben sadece seni sevdim, sana çok aşık oldum.. seni takip ettim korumak için. Doktorum seninle görüşmeme izin vermedi. Ben onca yıl boyunca dört duvar arasında sana olan aşkımla bekledim, yaralarıma merhem olacağın o günü bekledim ama sen hiç bir zaman gelmedin..

En sonunda tedavilerim bittiğinde serbest bırakıldım, hastalığım bitti. Ancak yaralarım hala kanıyor ve merhemi sende, merhem ol yaralarıma..."

Duyduklarım tüylerimi diken diken etmişti, bakışlarım donuklaşmıştı.

Söyledikleri gerçekmiydi?

Yoksa benmi hayal görüyordum?

Cevap vermedim, yutkundum.

Boğazım düğüm düğüm olmuştu.

Can

"Cevap vermeyecek misin?"

Ağzım oynuyordu ama ses çıkmıyordu, tam konuşacakken kulağıma doğru biri eğildi ve konuşmaya başladı, Babam.

"Sakın kabul etme! Yoksa onunda hayatını mahvedersin!"

Oturduğum sandalyeden ayağa kalktım ve kalkarken;

Açelya

"B-ben ö-özür dilerim"

Dedim ve yanından hızlı adımlarla ayrıldım.

Aracıma bindiğimde, hızlıca harekete geçtim.

Boş yola girmiştim, son gazda ilerliyordum, camları açtım ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.

Ben kimseyi sevemezdim.

Sevdiğim herkes zarar gördü.

Babam, en çokta Babam gördü!

Araç son hızda ilerlerken bir anda aracı durmam nedeniyle öne doğru sendeledim.

Öylece yolun ortasına baktıktan sonra ellerimle direksiyona vurmaya başladım.

Direksiyona vurarken 'Yeter!' Diye ard arda bağırıyordum.

Dayanamıyordum artık gerçekten dayanamıyordum, içimdeki acı geçmek bilmiyordu.

Kendimi ne kadar kurtarmaya çalışsamda içinde olduğum bu bataklık beni iyicene içine çekmeye devam ediyordu!

İçinde olduğum bu durumdan kurtulmak istiyordum ama kurtulamıyordum.

Hasta olmak istemiyordum ama hasta olduğumuda biliyordum..

Destek alamazdım eğer bir teşhis konulursa mesleğimi yapamazdım!

Kalp atışlarımı duyuyordum, ellerim titremeye başlamıştı kendimi kaybediyordum, daha fazla beklememek için aracı çalıştırarak evime yol aldım.

Eve vardığımda banyoya gittim ve yüzüme defalarca soğuk su çarptım.

Kendime gelememiştim.

Salona geçtiğimde sesler duymaya başlamıştım fısır fısır sesler!

Ellerimi saçlarımın arasından geçirdikten sonra kapıya yaşlanmış bir şekilde beni izleyen babamı gördüm. Hayalini.

Açelya

"Ne istiyorsun benden, ne istiyorsun defol artık!"

Diye bağırmaya başladım.

Babamın Hayali

"Durmanı, artık insanlara zarar vermemeni!"

Açelya

"Ben kimseye zarar vermiyorum o senin saçmalaman! Defol artık git hayatımdan istemiyorum seni!"

Babamın Hayali

"Ben hiç bir yere gitmeyeceğim senle ben aynıyız bir biriz"

Açelya

"Değiliz! Biz bir felan değiliz, sen şeytansın sen kötüsün. Ben kötü değildim ben iyiyim, ben sen değilim sok bunu kafana!"

Babamın Hayali

"Annende böyle diyordu ama sonra ne oldu, öldürdün!"

Açelya

"Ben öldürmedim, ben yapmadım sen yaptın gözümüzün önünde sen yaptın!"

Babamın Hayali

"Kandırmaya devam et kendini, sen öldürdün anneni sen öldürdün!"

Açelya

"Öldürmedim!"

Masanın üzerinde duran vazoyu aldım ve babamın olduğu tarafa doğru 'Ben öldürmedim' diyerek fırlattım.

Vazo tuzla buz olmuştu, yerler cam içindeydi.

Olduğum yere çöktüm ve ellerimle başımı tuttum.

Babam yanıma yaklaştığında;

Açelya

"Gelme, yaklaşma bana"

Dedim.

Babam yanı başıma geldiğinde;

Babamın Hayali

"Sen zehirlisin Açelya, attığın her adım zehir bırakıyor peşinde. İnsanlara zarar vermekten vazgeç. Sen kötü birisin"

Açelya

"Değilim!"

Kendimi çok kötü hissediyordum, iyi değildim.

Bacaklarım titremeye başlamıştı, bir elimle kalbimi tuttum. Kalbim ağrımaya başlamıştı!

Kıvrıldığım esnada bir anda yere düştüm ve bilincimi kaybetmeye başladım, gözlerim kararıyordu, gözlerim tamamen kapanmadan önce gördüğüm son şey, babamın bana nefret dolu bakışları oldu..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.