Ela
Bipolar Bozukluk
Klinikte odamda not defterimden Ela'nın sayfasını arıyordum, bugünkü seansım onunlaydı.
Sayfayı bulduğumda not aldığım kısma baktım.
Amcanın tecavüz etmesi
Anne ve babanın terk etmesi
Halasının yükseğe çıkarması
Sıkıntılı bir nefes veriyorum kapım açılırken.
İçeriye Sibel abla ve Ela giriyor, Ela karşımdaki koltuğa otururken Sibel abla odadan ayrılıyor.
Ela ile göz göze geliyoruz aramız iyi, ona kocam gülümsüyorum.
Açelya
"Hoşgeldin Ela nasılsın?"
Ela
"İyiyim sağol sen nasılsın"
Açelya
"Bende iyiyim senide iyi gördü-"
Ela
"Ya da dur değilim iyi felan değilim, nasıl iyi olabilirim burada? Söylesene bana bir"
Bende ataklar nerede kaldı diyordum.
Açelya
"Peki seni burada kötü hissetmene sebep olan şey ne?"
Ela
"Hastaların arasında olmak"
Durak sadıktan sonra devam etti.
"V-ve benimde hasta olmam!"
Biliyordu hasta olduğun farkındaydı ve bu çok önemliydi!
Bir hasta, hasta olduğunun farkında değilse tedavi ızdırap gibi gelir yahut hasta olduğun farkındaysa tedavi merhem etkisi gösterir.
Açelya
"Gerçekten bu mu seni rahatsız eden şey Ela? Yoksa amcanın her an gelebilecek olmasımı?"
Kaşları havaya kalktı, kalbinin üzerindeki kabuğu soymuştum, tekrardan kanamaya başlamıştı..
Ela
"Gelicek dimi siz o yüzden bunu dediniz ama kendime elletmem unutsun bunu -ben kendime elletmem-"
Korkmuyordu! adeta baş çıkıyordu, gerçeklerle yüzleşmek istiyordu ama cesaret edemiyordu, çünkü kendiside biliyordu amcasını görür görmez ne olacağını..
Onu öldüreceğini.
Açelya
"Hayır buraya asla ama asla amcan giremez duydunmu beni sen isteyene kadar amcanı buraya sokmicam korkma tamammı"
Ela
"Korkmuyorum! Ondan korkmuyorum!"
Öfke duyuyordu hemde çok, kendisine ufacık bir temasta hemen kendini korumaya çalışıyordu çokta haklıydıda.
Açelya
"Tamam korkmuyorsun sen güçlüsün, ondan daha güçlüsün"
Ela
"Güçlüyüm çok güçlüyüm ancak.."
Dediklerimi tekrar etti fakat son dediği şey?
Amcası sık sık arardı kliniği, sürekli olarak 'Ela iyimi? Benimle ilgili bir şeyler diyormu?' diye sorardı.
Amcada farkındaydı suçlu olduğunun veya korktuğunun.
Amcası için bir soruşturmada bulunduk ancak henüz cevap gelmemişti bu yüzden beklemedeydik. Genç kızların hayatlarını mahveden şerefsizler, hiç bir şey olmamış gibi dışarıda gezerken yaptıkları o şeyin genç kızda bıraktığı etkiyi bilmeden özgürce yaşamaları en büyük adaletsizliktir.
Hiç kimsenin birine dokunma hakkı yok bunu yapan insanların, tedavi olması şart.
Ela'da mağdurlardan sadece birisi.
Gözleri gözlerimle buluştuğunda, boş bakıyordu.
Gözünü kırpmıyor sadece bakıyordu, dikkatimi çekmişti bu davranışı.
Açelya
"Ela, İyimisin?"
Ela
"Kendine çok iyi bak Açelya, sana çok teşekkür ederim ancak ben artık umutsuz vakayım, senin hakkını ödeyemem, elveda.."
Oturduğu koltuktan yere yığılıp titremeye başladı, dengesini kaybedir kaybetmez hızlıca ayağa kalktım ve yanına yaklaşıp başını elimle tuttum, bir yandanda 'Ela, duyuyormusun beni? Ela' diyordum.
Gözlerini kapatmış vaziyette yerde yatıyordu, eğildiğim yerden kalkıp kapıyı açtım ve;
Açelya
"Sediri getirin acilen çabuk!"
Sediri getiren çalışanlar Ela'yı sedire kaldırıp hızlı bir şekilde götürdüler.
Ne oldu birden bire?
İlacını düzenli alıyordu ne olmuş olabilirdiki?
Odamdan çıkıp revire gittim.
Elayı gördüğümde, başında duran doktorun yanına gittim.
Açelya
"Ne olmuş, nesi varmış?"
Doktor
"Hocam ilaçlarını almamış, vücudundaki fonksiyonlar çalışmayı durdurmuş bu nedenle kalp atışı durmuş.."
Açelya
"Tamam ne gerekiyorsa yapalım"
Doktor
"Hocam maalesef artık bir şey yapamayız"
Açelya
"Ne demek yapamayız ilaç takviyesi yapalım"
Doktor
"Açelya, Ela'yı kaybettik!"
Ela'yı kaybettik..
Ne demekti bu?
Nasıl olurdu?
Açelya
"N-ne demek kaybettik o-olmaz öyle şey"
Göz yaşlarımı durduramazken Ela'nın yanına yaklaşıp elimle yüzünü kavradım.
Açelya
"Uyan güzelim, Açelya ben, Ela duyuyormusun beni Ela"
Ses yoktu..
Ölmüştü..
Ela yaşadıklarını kaldıramamıştı..
Açelya
"Hayır olmaz Hayır"
Sesim titriyordu.
Doktor elimi tutup;
Doktor
"Açelya yapacak bir şey yok, ne yazıkki yok, bugün ben cenaze işlemlerini başlatırım yarında nakil ederiz"
Nefesim kesiliyordu, ben ilk defa bir hastamı kurtaramamıştım..
Bana güvenmişti ona söz vermiştim 'seni iyileştireceğim' demiştim ama..
Başımı sallayıp revirden çıktım.
Duvarlardan tutunarak kliniğe yürümeye başladım, zihnim bu olanları kabul etmiyordu! Nasıl olur Ela nasıl ölür..
B
eynimde yankılanan cevapsız soruların yanıtını düşünüyordum, hangi soruya yanıt verecektimki hiç bir şey bilmiyorum..
Bana yaptığı son konuşması yankılanıyor beynimde, bu konuşmayı bir daha unutmayacağımı biliyorum çünkü benim için hastalarım her zaman en önde gelir, onlar benim çocuklarım, belkide annelik duygusunu onlarda tatmak istemiştim.
Anne olamayacağımı bildiğim için..
Ve şimdi bir çocuğumu kaybetmiştim..
Kliniğe vardığımda Burak hoca yanıma koştu.
Dr.Burak
"Açelya haberler doğrumu Ela.."
Başımı sallayıp gözümü kapattım.
Konuşmaya devam etmeden Ela'nın odasına gittim.
Odaya vardığımda tekrardan ağlamaya başladım.
Nefesim kesiliyordu.
Bu odada olan anıları gözümün önüne geliyordu, kliniğe ilk geldiği zamanlar, buraya uyum sağlamaya çalıştığı anlar, geceleri krize girdiğinde evimden buraya gelip onu sakinleştirmem, ve Ela'nın her şeye rağmen çabalaması..
Ela bu hayattan elenmişti, ne yazıkki dayanamamıştı.
Yatağının yanındaki sandalyeyi çektim ve oturdum, birazda olsa sakin kalabilmek için nefes egzersizleri yaptım.
Yatağın üzerinde bulunan yastığın altındaki zarf dikkatimi çekti, elimle alıp zarfı açtım ve bir notla karşı karşıya kaldım.
Ela arkasından bir mektup bırakmıştı notu hızla açıp okumaya başladım!
Sevgili Doktorum Açelya Karmen;
Biliyorum bu notu okuyacaksınız, bende sizin için bu notu yazıyorum.
Verdiğiniz ilaçları içmiyordum hepsini kusuyordum, bana kızacaksınız ancak o ilaçlar beni daha kötü yapıyordu, eminim.
Uzun zamandır intihar etmek istiyordum ancak bir türlü emin değildim, tâki gerçekten düzelmeyeceğimi anlayana kadar!
En sonunda kararımı netleştirdim ve ilaçlarımı içememeye başladım.
Biliyorum ilacımı bırakırsam vücudumun ters tepki vereceğini bende o yüzden almadım.
Amcamın bana yaptıkları yüzünden geceleri gözüme uyku girmedi, hep sabahladım gözümü bile kırpmadım çünkü gözümü kapattığım an o görüntüler gözümün önüne geliyordu..
Size anlatamadığım daha çok şey var!
Mesela, Babamın her akşam annemin kollarını ve bacaklarını bağlayarak zincirle işkence etmesi..
Babamın her sabah başka kadınlarla yatması..
Amcamın mahallede oynayan kız çocuklarını taciz etmesi..
Dedemin sırf ben yere oturdum diye beni dövmesi ve babamında dedeme eşlik edip beni sopayla dövmesi..
Annemin beni kaç kez korumaya çalışıp dayak yemesi..
Babamın kaynar suları annemin üzerine dökmesi..
Annemin çığlıkları o feryadı kulağımda yankılanıyor ve asla beni terk etmiyor..
Annem öldü doktor..
Annemi babam öldürdü..
Annem işkencelere dayanamayarak acılar içinde öldü..
Babamda hapishaneye girmekten korktuğu için kendini vurdu..
Size çok teşekkür ederim bana ev oldunuz, bana yuva oldunuz, bana Anne oldunuz.
Sizin sayenizde azda olsa bir umudum vardı içimde ancak artık dayanamıyorum.
Siz beni amcamdan kurtardınız, bana hayatımın en büyük iyiliğini yaptınız.
Hakkım size helal olsun.
Sizi çok seviyorum,
İsterdimki size klinikten iyikeşmiş bir şekilde çıkıp veda etmek ancak böyle veda etmem gerekiyormuş..
Kendinize dikkat edin ve lütfen amcamı serbest bırakmayın.
Ela
Notu alıp cebime koydum ve karşımda duran duvara bakıp daldım.
Canım benim, güzeller güzeli kızım..
Bir insan nasıl bu kadar acımasız olabilir?
Bir insana karısına nasıl böyle davranır, nasıl kızına böyle davranır?
Annesinin durumu nasıldı acaba, yine bir kadın mağduru!
Kim bilir o zamanlar nasıl bir çaresizliğin içindeydi, kadın intihar etmemiş acılar içinde ölüme mahkum bırakılmıştı..
Oturduğum sandalyeden ayağa kalktım, artık gözyaşlarımı serbest bırakmıştım kendileri akıyordu, odadan çıktım ve kendi odama geçtim.
Bilgisayarımın başına geçip Ela'nın dosyasını açıp amcası ile ilgili olan kısımları başka bir dosyaya aktarıp Ela'nın dosyasını sildim.
Amcasının dosyasını çıkartırıp yanıma aldım.
Masamın yanında olan çekmecemi açtım, karışmış dosyaların arasında Ela'nın dosyasını buldum ve onu Arşive götürüp -Eski Hastalar- adlı rafa koydum.
Arşivden çıkıp Filiz Hocanın yanına gittim.
Kapıyı tıklatıp içeri girmek için izin alarak içeriye girdim.
Filiz Klinik Müdürü
"Açelya hocam, Ela.."
Açelya
"Evet hocam, kaybettik"
Gözünü kapatıp bir kaç saniye durduktan sonra;
Filiz Klinik Müdürü
"Nasıl bu kadar sorumsuz olabilirsiniz?"
Afalladım.
Açelya
"Anlamadım"
Filiz Klinik Müdürü
"Açelya hocam Ela'nın ölümü nasıl gerçekleşti biliyormusunuz?"
Açelya
"Revirdeki Hocamız ilaçlarını almadığı için vücudundaki hücreler çalışmayı durdurmuş bu nedenle kalp atışı durmuş ve.."
Filiz Klinik Müdürü
"Ne demek ilaçlarını almıyormuş dikkatlice vermedinizmi, kontrol etmedinizmi?"
Açelya
"Verdiğimiz ilaçları almamış kusmuş hocam bizim haberimiz yoktu her neyse olan oldu artık yapacak bir şey yok ben buraya Ela'nın amcası için geldim."
Filiz Klinik Müdürü
"Amcasımı?"
Açelya
"Evet, amcası Ela'ya tecavüz bir çok kız çocuğuna taciz etmiş Ela kendisi mektubunda söyledi"
Cebimdeki notu çıkarıp Filiz hoca'ya uzattım, elimden notu aldı ve okumaya başladı.
Bakışları gözlerimle buluştuğunda benimle aynı fikirde olduğunu anladım.
Açelya
"Ev adresi lazım bugün polisler ile baskın düzenlemem gerek"
Bilgisayarından bir kaç şeye tıkladıktan sonra bir kağıda ev adresini yazdı ve bana uzattı.
Kağıdı aldım ve odadan çıktım.
Kendi odama gidip çantamı ve masanın üzerinde duran amcasının belgesini alıp klinikten çıktım. Aracıma bindim en yakın polis karakoluna gittim.
Karakola girdiğimde polis memurunun yanında oturup elimde tuttuğum belgeyi uzattım ve kendimi tanıttım.
Açelya
"Merhaba ben Doçent Psikiyatrist Açelya Karmen, Lavinia vakfında doktorum. Bu sabah Ela adlı hastam intihar etti ve bize bıraktığı mektubunda amcası ile ilgili çok önemli hususlara değinmiş. Bu zamana kadar görüşmelerimizde amcası ile ilgili aldığım notlar ve kendisinin bana anlattığı konular bu dosyanın içerisinde"
Memur bir süre inceledikten sonra;
Polis Memuru
"Siz neden bu zamana kadar beklediniz?"
Açelya
"Hastamın Bipolar Bozukluk teşhisi var yani bir dediği bir dediğini tutmuyordu bu yüzden emin olamadım ancak mektubundada amcası ile ilgili konuyu yer edinince emin oldum, zaten amcası kliniğimize gelip 'benim hakkımda bir şeyler söyledimi?' Diyordu"
Polis Memuru
"Amcası şuan nerede?"
Elimde tuttuğum ev adresi notunu memura uzattım.
Polis Memuru
"Tamam biz şimdi bir ekip yollayalım"
Açelya
"Bende geleceğim"
Birlikte ayağa kalktık ve beni bir polis aracının yanına götürdü.
Aracın içerisine polisler girdikten sonra bende kendi aracıma bindim ve polis aracını takip ettim.
Adrese gelmiştik büyük ihtimalle, araç durmuştu, karşımda müstakil bir ev duruyordu bakımlı güzel bir evdi.
Araçtan polisler ile birlikte indik ve kapının önüne kadar sessizce ilerledik, kapının önüne vardığımızda aralarından en heybetlisi kapıya sert bir tekme attı! Kapı açıldığında polisler hızlı bir şekilde içeriye girdi ve evin kapısınada tekme atıp içeriye girdiler ben ise bahçede bekliyordum.
Çok kısa bir süre sonra elleri kelepçeli olarak amcası göründü, beni görür görmez âdeta gözlerinin içi parladı onu kurtaracağımı sanıyordu her halde.
Tipinde olduğu gibi ismindede meymenet yoktu. Selahaddin.
Selahaddin
"Açelya hocam hoş geldiniz ne olur beni kurtarın yalvarırım"
Yanına yaklaştım ve;
Açelya
"Selahaddin, çocukları ve yeğenine tecavüz eden Selahaddin!"
Göz bebekleri kocaman olmuştu farkına varmıştı işin nereye geldiğinin.
Açelya
"Hiçmi utanmadın yeğenine dokunurken sapık herif ama artık yolun sonuna geldin, yakalandın"
Selahaddin
"Hocam vallahi ben bir şey-"
Açelya
"Kes sesini, seni içeride çok güzel ağarlayacaklar merak etme"
Cümlemi bitirdikten sonra suratına sert bir tokat geçirdim.
Polisler Selahaddin'i araçlarına soktuktan sonra kapının önünde olanları donmuş bir şekilde izleyen kadının yanına gittim.
Açelya
"Kocanın nasıl biri olduğunu gördün değilmi, artık kurtuldun merak etme"
Kadının yanında ayrıldım ve bahçe kapısından çıkacakken;
Kadın
"Doktor hanım Allah sizden razı olsun"
Yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu, bu özgürlüğün simesiydi.
Tebessüm ederek aracıma bindim ve evimin yolunu tuttum.
Eve vardığımda üzerimdeki negatif enerjiden kurtulmak için üzerimdeki kıyafetlerimi çıkarıp kendimi duşa attım.
Duştan çıktıktan üzerime rahat ve kısa bir şeyler giydikten sonra salona gittim.
Masamın üzerinde duran lavinia kokusunu etrafa sıktıktan sonra plağımın yanına gidip kasetlerin arasından aklımda olan şarkıyı aramaya koyuldum.
En altta duran Sezen Aksu-Ünzile kasetini elime aldım ve plağa yerleştirdim, şarkı yavaştan yükseldiğinde sesini açtım ve yere oturdum.
Başımı dizime yaslayıp kendimi müziğin vermiş olduğu huzurun içine hapsettim...
Müzikte huzur arayanlar, doğru yoldasınız, huzur tam olarak orada.