İçeriğe geç

Bir Derdim Var

Bölüm 1 · 10 dk okuma

Bir Derdim Var

Bölüm 1

1.Bölüm

Merhaba, ben Açelya Karmen Lavinia vakfında Psikiyatri doktoruyum.

Hayatımı insanlara adamış biri olarak söyleyeceğim tek şey;

Kimseyi dış görünüşü,sesi,davranışları,hayatı, yüzünden, aşağılamayın.

Herkes göründüğü gibi değildir kimileri hiç aldanmaz üzülmez bile ancak kimileri üzülür kalbi kırılır bunun için insanları bilemeyiz, kimseyi aşağılamayın!

Oturduğum sitenin otogarına doğru giderken telefonumun çalan sesiyle irkiliyorum ve telefonu açıyorum.

Arayan kişi: Dr. Burak

Açelya

"Efendim Burak?"

Dr.Burak

"Açelya, çabuk gelmen lazım"

Sesi endişeyle geliyordu ne olmuş olabilirdi?

Sence bir Psikiyatrist merkezinde ne olmuş olabilir?

Açelya

"Ne oldu kötü bir durum mu var?"

Dr.Burak

"Evet var Ela kriz geçiriyor ilaçlarını 1 haftadır almıyormuş arkadaşı Nil söyledi"

Açelya

"N-ne ne demek 1 haftadır almıyormuş Burak sen ne dediğinin farkındamısın kapat geliyorum kapat"

Telefonu kapattım ve sert bir şekilde çantama atıp hızlı adımlarla arabama gittim âdeta koşuyordum.

Araca binip hızlıca boş yola girerek son hızda kliniğe vardım. Klinikten içeri girdiğimde personel Sibel ablaya yöneldim;

Açelya

"Sibel abla ela nerede?"

Personel Sibel

"Revire kaldırdılar doktor hanım"

Koşarak revire gittim ve kriz halinde olan ela'nın hızlı bir şekilde elini tuttum!

Açelya

"Ela ela sakin ol ela benim Açelya şuan bir kriz halindesin ama birazdan her şey geçecek korkma sakın"

Burak'a döndüm ve;

"ilacından ver"

Dedim.

Burak hoca elindeki ilacı ve bir bardak dolusu suyu bana verdiğinde ela'nın kafasını hafifçe kaldırdım ve ilacı su ile içmesini sağladım.

Tekrardan elini tutarak saçını okşadım.

Bir kaç dakika içerisinde krizi durmuş ellerinin titremesi geçmiş bir vaziyette yarı uyanık yarı uyur halde bana bakıyordu.

"Uyu güzelim uyu"

Dediğimde gözlerini kapatıp kendini 24 saatlik bir uykuya mahkum etmişti.

Dr.Burak hoca ile revirden çıktıktan sonra sözü devraldım;

Açelya

"Ya nasıl ilaçlarını almaz Burak!"

Dr.Burak

"Bilmiyorum Açelya gözümden kaçmış işt-"

Açelya

"Kaçamaz lütfen şahsi algılama ben buranın klinik şefiyim nasıl bunu anlamam"

Dr.Burak

"Tamam sakin ol artık gözümüz ela'nın üzerinde olacak merak etme"

Derin bir nefes aldım ve burak hoca ile Hekim Odasına birlikte gittik, içeride bizi karşılayan arkadaşlarımız bir hastanın durumunu tartışıyordu.

Uzman. Psikolog. Pelin Arslandemir

Doktor. Psikiyatrist. Semih Uyar

Uzman. Doktor. Psikiyatrist Ali Kutay

Uzman. Psikiyatrist. Burak Yılmaz

Klinikte dört Psikiyatrist bir psikolog vardı ve aralarından sadece ben doçentlik almıştım.

Pelin Arslandemir

"Hocam hoşgeldiniz buyrun"

Yerime oturdum ve ayakta olan semih hocada sandalyesine oturdu.

Açelya

"Kimi konuşuyorsunuz?"

Semih Uyar

"Ela'yı konuşuyoruz hocam ilaçlarını almadığını ve geçirdiği krizi biliyorsunuzdur"

Açelya

"Evet biliyorum arkadaşlar bizim gözümüz artık ela'da olmalı yani daha çok ela ile ilgilenmeliyiz çünkü ilacını bırakması tekrar yapabileceği anlamına gelir 1 haftadır ilacını almadığı için odasından bir süre çıkmasın ben önümüzdeki seansımızda kendine neden ilacını bıraktığını soracağım zaten"

Ali Kutay

"Tamamdır hocam ha buarada dün demiştiniz ya yarın sabah yeni bir hasta gelecek diye o gelmedi"

Açelya

"Sevgi evinden bir çocuk gelecekti doğru ben arar sorarım teşekkür ederim hatırlattığın için"

Ali hoca başını eğerek gülümsedi.

30 Dakika Sonra..

Psikiyatrist Burak Yılmaz'ın hafta değerlendirme seansı.

"Helloooo"

Diyerek seans odasına girdim.

Gençler yüzlerinde kocaman olan gülümsemeleri ile bana bakıyorlardı hızlıca Burak hocamın yanına oturdum ve devam etmesi için elimle işaret verdim ancak kendisi benim konuşmamı istediği için sözü devraldım.

Açelya

"Evet nasılsınız bakalım neler yaptınız geçen hafta?"

Işıl: Panik Atak

Ela: Bipolar Bozukluk

Nil: Delüzyonel Bozukluk

Aslı: Şizofreni

Kerem: Anksiyete

Onur: Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Deniz: Depresyon

Kimseden ses gelmemişti.

Açelya

"O zaman aslıdan başlayalım sırayla anlatalım olurmu hadi aslıcım söyle bakalım geçen hafta nasıl geçti?"

Aslı

"Yani bilmiyorum k-kötüydü sesler heryerdeydi gölgelerde heryerdeydi korktum hemde çok"

Burak hoca Aslı'nın dediklerini not alıyordu.

Açelya

"Peki ışılcım senin haftan nasıldı?"

Işıl

"Orta aslında iyi ama hiç bir sebep yokken bir anda gelen krizlerim olmasa çok iyi olacaktı ama ne yazıkki her saat devam etti"

Açelya

"Tamam Onur senin haftan nasıl geçti bakalım?"

Onur

"Açelya hocam sesler hiç susmuyor kafamın içinde dönüyor bana yaptıkları zorbalık gözümü kapattığımda gözümün önüne geliyor bu yüzden uyuyamıyorum dedikleri şeyler kulağımda çınlıyor susturamıyorum"

Burak hocanın kulağına yaklaşarak.

"Hocam onurun ilacının miligramını 75 yapalım"

Dedim.

Açelya

"Peki geldik kereme sen anlat bakalım"

Kerem

"Yerimde duramadım vallahi hocam oturuyorum beş saniye sonra ayağa kalkmak gerekiyor hareket etmeden duramıyorum bazen izleniyormuş gibi hissediyorum bu da beni endişeye sokuyor"

Açelya

"Tamamdır denizcim seni dinliyoruz"

Deniz

"Hiç bir şey yapasım yok hocam ne konuşmak istiyorum ne de başka bir şey o kadar garip hissediyorumki sanki beni kesseler hiç bir şey hissetmeyeceğim gibi geliyor hayattan artık zevk almıyorum alamıyorum"

Açelya

"Peki nilcim sen anlat hadi"

Nil

"Sürekli yanımda artık gitmiyor karşımda oturmuş beni izliyor bana sürekli 'çok çirkinsin' diyip duruyor durmaksızın ağlıyorum sanki tek duygu üzüntü başka duygu kalmamış gibi geliyor bana"

Açelya

"Peki elacım sen nasılsın nasıl hissediyorsun?"

Ela

"Çok iyiydi ya da kötüydü ya evet çok ama çok kötü berbat bir haftaydı o kadar ağladımki bir o kadarda güldüm eğlendim ama en çok ağladım"

Açelya

"Anladım Tamamdır gençler hepinize çok teşekkür ederim aslıcım yarınki seansımızda görüşmek üzere"

Aslı tedirginlikle yavaşça başını salladı, seans odasından çıkıp kendi odama gittim ve sevgi evinden gelecek olan çocuğu sormak için yurt sorumlusunu aradım.

Telefon üçüncü çalışında açıldı.

Açelya

"Merhaba Lavinia Vakfindan arıyorum ben Doçent. Doktor. Psikiyatrist. Açelya Karmen bugün kliniğe bir çocuk getireceklerdi ama henüz kimse gelmedi bende aramak istedim bir sorunmu var?"

Yurt müdürü

"Merhaba doktor hanım bir saat içerisinde gelirler"

Açelya

"Tamam o zaman teşekkür ederim iyi günler"

Yurt müdürü

"İyi günler"

Boş durmamak için dört gündür imzalanmayı bekleyen yüzlerce birikmiş raporu bir cesaretle önüme aldım ve hepsini imzalamaya başladım.

🌧️

Bir saat..

Tam olarak bir saatimi aldı..

Elim artık kalem tutmaktan ağrımaya başlamıştı, imzalanan dosyaları arşive götürmek üzere tekrar yerine koydum.

Dosyaların arasında dikkatimi çeken bir dosya olduğu için köşeye ayırmıştım, ayırdığım dosyayı önüme aldım ve kime ait olduğuna baktım.

Can Meva

Bu ismi çok duymuştum ancak son zamanlarda daha çok duymaya başlamıştım en ağır vakalar arasında 1.sıradaydı ve hiçbir doktor cesaret edip tedaviye başlamak hatta göz göze gelmek bile istemezlerdi!

Ne yaşamıştıda hastalığı bu kadar ilerlemişti?

Bir psikiyatrist hastasına bakmayacaksa neden bu mesleği seçerki?

stajiyer olduğum zamanlardan kalma bir hastaydı, kliniğe gelip hocamın yanına geçtiğimde ilk o zaman tanıştım kendisiyle!

Odaya güvenlikler tarafından zorla getirilmişti, yerinde duramıyordu sürekli hareket ediyordu teşhisi yoktu.

Nasıl teşhisi olmaz diye düşünüyor insan haklı olarak.

Ancak Can Meva'da her hastalık vardı her hastalıktan en az 10 belirtisi vardı bu yüzden profesör psikiyatristler bile teşhis koyamadılar..

Düşüncelerin arasından telefonuma gelen bildirim ile ayrıldım, kliniğimizin müdürü Filiz hocaydı yazan.

Filiz Klinik Müdürü

"Açelya hocam aslının rendevusu yarına değil haberiniz olsun bir karışıklık olmuş kusura bakmayın"

İşini iyi yapabilen biri değildi, sorumsuzdu.

.

.

.

Koridorda bağırma sesleriyle birlikte irkildim ve masamdan kalkıp 'Ne oluyor yine ya?' diyerek odamdan hızla çıktım!

Yeni bir hasta gelmişti ama bu sefer polisler tarafından arkasında ise sivil polisleri vardı.

Çocuk çok kötü durumdaydı her an bayılacak gibi duruyordu gözleri kıpkırmızıydı zapzayıftı.

Açelya

"Ne oluyor?"

Polis

"Siz kimsiniz?"

Açelya

"Ben buranın klinik şefiyim Doçent Doktor Psikiyatrist Açelya Karmen buyrun sizi dinliyorum"

Polis

"Bu çocuk hasta alın bunu tedavi edin kamuoyunun malına zarar verdi hemde kaç kez hırsızlık yaptı ve uyuşturucu bağımlısı"

Madde bağımlı birini tedavi etmek ne yazıkki çok zordur.

Açelya

"Ailesi nerede?"

Polis

"Babası yok annesi babasını öldürmüş bu yüzden cezaevinde amcalarıyla kalıyor"

Dile ne kadar kolay geliyor,

Sadece bir cümle babası yok ve annesi babasını öldürmüş halbuki bu çocuk o senaryoları yaşarken neler hissetti veya hissedemedi hissizleşti kimse bunu düşünemiyor.

Açelya

"Anladım siz çocuğu bize verin kliniğimize yatış sağlayacağız amcalarına haber verin bugün buraya gelsinler"

Polis

"Ama bu tedavi olmaz tedavi olmasına gerek yok bu rol yapıyor şuan içeri girmemek için"

Açelya

"Ona siz değil ben karar veririm hem az önce tedavi edin demiyormuydunuz?"

Arkamda duran Sibel ablaya;

Açelya

"Sibel abla gençi alalım benim odaya götürelim birazdan gelicem"

Personel Sibel

"Tamam doktor hanım"

Polislere döndüm ve;

Açelya

"Tamam siz gidebilirsiniz genç artık bizimle kalacak sizden isteğim amcalarına haber verin buraya gelsinler"

Polis

"Tamam doktor hanım biz söyleriz"

Açelya

"Teşekkür ederim kolay gelsin"

Odama gittim ve içeriye girdim, Sibel abla beni görünce odadan çıktı ve kapıyı kapattı.

Genç sandalyeye oturmuş bir vaziyette başını eğmiş ve eliyle oynuyordu.

Derince bir nefes aldım ve;

Açelya

"Merhaba adın ne?"

Bekledim ama cevap gelmedi

Açelya

"O zaman önce ben kendimi tanıtayım ben bu gördüğün yerin klinik şefiyim bir doktorum adım Açelya senin adın ne?"

Genç bana döndü ve gözleri benimle buluştu dudakları kupkuruydu masanın üzerinde duran su şişesini açtım ve uzattım, yavaş bir şekilde elimde duran şişeyi aldı ve içmeye başladı.

"B-benim a-adım b-b-berk"

Dedi genç zorlanarak.

Açelya

"Memnun oldum Berk bir süre bizimle burada kalmak istermisin"

Berk

"B-bilmem siz ne diyorsanız o"

Çok yavaş konuşuyordu ses tonu acılar içinde haykıran bir yardım çağrısı gibiydi..

Açelya

"Peki o zaman bir süre burada kalalım hem bak burada bir sürü genç var onlarla arkadaş olursun belki?"

Bilgisayarımdan yatış bilgileri için gerekli işlemleri başlattım ve kliniğe yatışını onayladım.

Telefondan görevli personel olan Murat abiyi aradım ve gelmesini söyledim.

Bir dakika sonra kapı tıklatıldı ve içeriye murat girdi.

Açelya

"Berk şimdi murat abin seni kalacağın odaya götürecek tamammı orada yat ve iyice dinlen"

Berk başını salladı ve ayağa kalkıp murat ile odadan çıktılar.

Acaba bu çocuğa iyi gelebilecekmiydim? Diye düşünüp duruyordum..

Madde bağımlısı bir genç için tedavi uzun bir süreçtir heleki hastanın Travmalarıda varsa tedavi dahada uzayabilir..

45 dakika sonra..

Telefonum çalar çalmaz hemen açtım danışmadan arıyorlardı.

Danışma

"Açelya hanım merhaba Berk Uslu'nun amcaları geldi sizinle görüşmek istiyorlar"

Açelya

"Tamam yollayın"

Ayağa kalktım ve boy aynamdan nasıl göründüğüme baktım.

Kapı tıklatıldığında 'gir' dedim.

İki takım elbiseli adam içeriye girdi oldukça ciddi duruyorlardı, elimle oturmaları için koltuğu gösterdim ve bende yerime oturdum.

Açelya

"Hoşgeldiniz ben Doçent Doktor Psikiyatrist Açelya Karmen siz?"

En büyükleri olan adam sözü devraldı;

"Rıza" Dedi tok bir sesle.

Bir küçük olan kardeşi diye düşündüğüm adam ise;

"Sefer" Dedi.

Açelya

"Memnun oldum sizi buraya çağırmamın sebebi yeğeniniz olan Berk bir süreliğine kliniğimizde yatacak kendisini bugün sivil polis ekipleri buraya getirdi bir çok suçu var ve madde bağımlısı olduğunu söylediler sizlerin bu konu hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum Berk madde kullanıyormu?"

İki adam birbirine baktıktan sonra sözü rıza devraldı;

Rıza

"Hayır bilmiyoruz zaten Berk hep başıboş köpekler gibi gezen biriydi hiç bir zaman bizim sözümüzü dinlemezdi hep kendi bildiğini yapan bir çocuktu"

Açelya

"Annesi ve babası nerede?"

En sonunda konuşan sefer oldu;

Sefer

"Sizene annesinden ve babasından ne yapacaksınız"

Açelya

"Bakın Berk daha reşit bir birey değil bu yüzden annesi ve babasına ihtiyacı var onlar nerede?"

Rıza

"Berkin annesi olacak o .. abimizi öldürdü bu yüzden cezaevinde abimde kara toprakta"

Elini sıkıyordu.

Açelya

"Peki abinizi eşi neden öldürdü?"

Sefer

"Manyağın tekiydi zaten adam hiç birşey yapmazdı işinden eve evinden işe giderdi rahat battı herhalde"

Açelya

"Bakın bu normal bir durum değil neden abinizi öldürdüğünü bilmem gerekiyor eğer bir Psikolojik hastalığı varsa bunuda bilmem gerekiyorki Berkin teşhis ve tedavi için en uygun olanını yapalım"

Rıza

"Bilmiyoruz dedik ya doktor neyi anlamak istemiyorsun biz hiç bir şey bilmiyoruz"

Açelya

"Peki öyle olsun ama ben bu işin peşini bırakmicam"

Sefer

"Biz kalkalım artık"

Ayağa kalktılar ve yüzüme bile bakmadan odadan çıktılar.

Bu işte bir şey vardı Rıza ve seferden bir iş çıkacağı yoktu benim Berkin annesi ile konuşmam lazım.

Bir şey saklıyorlar bu çok belli.

Hiç bir çocuk annesi ve babası yüzünden acı çekmemeli..

Klinik kapanma saatine gelmişti eşyalarımı topladım ve odadan çıktım.

Bugün sevgi evinden gelecek olan çocuk gelmemişti, benimle dalgamı geçiyorlardı?

Yarın gelir diye düşündüm ve klinikten çıkış yaptım.

Bugünde bol acılı bir gün oldu!

Evime vardığımda kendimi ilk olarak duşa attım ve soğuk su ile yıkandıktan sonra üzerimi giyindim ve aynanın karşına geçip saçımı taramaya başladım.

Bir yandan çocukluğumdan beri mırıldandığım bir senfoni vardı yine onu mırıldanırken gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı gözümü kapattım ve öylece durup bekledim.

Gözlerimi açtım ve elimle boğazımı tuttuğumu fark ettim nefesim kesiliyordu ayağa kalktım ve kendimi bir çırpıda balkona attım, demire tutunurken hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım kalbimde sakladığım o yara peşimi bırakmıyordu anlık olarak geliyor ve anlık olarak gidiyordu!

Bu yara ise aşktı..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.