İçeriğe geç

Bir çilli Meselesi (berdel)

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Bir çilli Meselesi (berdel)

Bölüm 5

Benim Olmana Çeyrek Kala

Arabaya bindiğimde nefes nefese kapıları kilitlemiştim. Aslan kapının dışından ağıza alınmayacak küfürlerini sıralayıp cama vuruyordu. Ona dil çıkardım ve ellerimle yüzümü yelpazelemeye başladım. Yaz sıcağı ayrıydı buranın hele birde koşunca iyice terlemiştim.

Aslan ben sana gösteririm der gibi parmağını bana sallayıp bizimkilere doğru dönünce kalakaldı.

Merak edip arka aynadan baktım. Bizim iki yaşlı bıyık altı gülüyorlardı. Vay yaşlı çakallar vay sözde bir de kan davalı olacak bunlar. Hey babam hey ölmüş dedemin kemikleri sızlamıştır şimdi.

KOR ATEŞLERDE YANSIN EVİNCİĞİM

Amin lan tövbe

Babasını da sevmediğim dedem şirret herifin tekiydi. Babamla annem adalet irfan sahibi oldukları için onun elinden çook çekmişlerdi. Beni de gözüne kestirmesin diye İstanbul'a okumaya göndermişlerdi. Yoksa kefeni giymeden evermişti beni kemikleri fosil olasıca.

Babam sonunda arabaya bindiğinde Aslan hala dışarda böğürüyordu. Tabi ki bu sefer babasına, babasıda hala gülmek ve gülmemek arası kalmış garibim Aslan'ın omzunu sıvazlayarak kafa sallıyordu. Adam haklı bu koca ayıyı başka türlü sakinleştirmek belli ki imkânsız.

HAYIR YANİ BULA BULA BUNU MU BULDUN EVİNCİĞİM HEM AYI HEM KABADAYI BİRŞEY BU

Sana bugün ikinci hak verişim tövbelerin tövbesi ama işte gönül bu nereye konacağını bana sormuyor ki yelloz.

Bizim konağa vardıktan sonra iner inmez odama koştum. Şu anda babamla veya annemle konuşacak gücü kendimde bulamıyordum. Uçimde ki heyecan neredeyse ete kemiğe bürünecekti. Bir yanımda biraz hüzünlüydü sanki. Aslan'ın bana karşı duyguları olmadığını biliyordum ama bu kadar kin dolu olacağını tahmin etmemiştim.

Ben genç kızlık çağlarıma ayak basae basmaz saçlarımı örüp diş telleri takıp birde gözlük kullanmaya başlamıştım.

Bunu annemle planlamıştık dedem evdeyken görücü gelirse kimse dedemi engelleyemezdi. Benim küçük kalbimin kimse olduğu belliydi. Bu nedenle anneme hak verip olmadığım biri gibi görünmekte sakınca bulmadım. Üniversite için gecemi gündüzüme katıp çalışmışrım. Tıp kazanıp okumaya başladığımda dedem böyle meslek mi olur deyip beni okulda almak istemişti. Doktor olup gece nöbetine kalınca herifime nasıl kadınlık yapacakmışım. Bak bak sanane lan. Beni evlendiremediği için hayallerime göz koymuştu. Abim gibi reklamcılık okumamı bu sırayla en azından abimin dibinde çalışmam gerektiğini buyurmuştu paşa hazretleri. Babamla bunu da kabul ettiğimizi söyleyip reklamcılık için başvurmuştuk. Tabi ki biz öyle kolay boyun eğecek değildik. Aynı zamanda tıp okumaya devam etmiştim. Siz sormadan söyleyeyim hayır dedemin haberi yok. İstanbul benim için harika bir başlangıçtı. Aslan'ı unutabileceğimi düşünerek kendimi derslerime ve yeni arkadaşlarıma vermiştim. İstanbul'da kılık değistirmek zorunda değildim rahattım. Babamın her adimımdan haberi olurdu fajat bana karışmazdı. Sen benim. Boynumu eğmezsin ben seni bilirim kızım derdi her zaman kendine iyi baktığın sürece benim için sorun yok derdi. Çünkü bir ara abimle feci araba yarışlarına katılırdık. Tabi ki abim sürerdi ben onun yan koltuğunda çığıp ıslık çalmakla meşgul olurdum.

Dedemin ölüm haberi gelince yazın Mardin'e döndüğümde yine bir görücü faciasına karşı önlem olarak eski paspal halime bürünmüştüm. Bana bakarlarken böyle yakışıklı bir babadan ve güzel bir anneden nasıl benim gibi bir evlat çıktığını düşünen surat ifadeleri beni hep güldürüyordu. Beni asıl görmesini istediğim kişi burada değildi. O yüzden önemli değildi.

O gün Aslan'ın kız kardeşini mezarlığın kıyısında abime bakarak ağladığını fark etmiştim. O gün onunda abime yanık olduğunu anladım ve planıma başladım. O gün benim için umut dolu bir gündü. Aslan'ın beni kaçırması imkansızdı çünkü beni tanımıyordu ama abim Şirin'i kaçırabilirdi. Sonucunu hepimiz biliyorduk.

İnce ince işlediğim planlarım hem Şirin ve abim hemde benim için pek hayırlı olmuştu.

Aslan'ın en azından daha nezaketli olacağını düşünmüştüm. Beni görür görmez kaşlarını çatması ve her fırsatta beni yermesi zoruma gidiyordu. İçimdeki mutluluk hala gölgedeydi. Yarın karşısına asıl halimle çıkıp çirkin aslında güzel kloşesi yapmak istemiyordum. Beni bir anda sevmesini de beklemiyordum ama evlilik fikrine bu kadar karşı çıkması ve benden nefret etmesi beklemediğim tepkilerdi. Sevgime sahip çıkmam onu benim yapmak istemem suçmuydu. Kalbi belki bir gün beni kabul ederdi.

TABİ KALBİ DOLU DEĞİLSE EVİNCİĞİM BELKİ DE BU KADAR SİNİRLİ OLMASININ SEBEBİ BUDUR.

Tövbe de tövbeee

Ama öyle olsa Şirin bana söylerdi ki

Söylerdi herhalde ayy dur şimdi emin olamadım abimle evlenmek için saklamış olabilir yelloz ne de olsa huylarımız benziyordu. Ben olsam saklardım.

Ama onun adını biriyle hiç duymamıştım. Bence de kalbi boştur. Paraya da beni bir zahmet sıkıştırıverse ne olurdu sanki. Çok bir şey istemiyorum ki hâkim bey bir kalp yani çok mu.

Off ya düşün düşün bir yere varamıyorum ki.

Kapı çalınca açtım annem karşımdaydı. Sessizce içeri girdi. Pencereye doğru ilerledi. Bir süre sessizce avluyu izledi. Sonra bir hışımla bana döndü ve bağırmaya başladı.

"AA benim aklı göklerde dolanan aptal kızım hayır yani madem seviyorsun insan annesine demez mi kız, en son anneler mi ögrenirmiş nerede görülmüş hı. En azından annesiyle bir arayı yapardım bir şeyler ayarlardık, damdan düşer gibi düşmüşsün çocuğun tepesine bu çocuk yarın sana el de kaldırır bak vallahi yıkarım konağı başlarına Evin.

AYY ANNEN HAKLI EVİNCİĞİM HARBİDEN DAMDAN DÜŞTÜN ADAMIN TEPESİNE YANİ HANİ KIZ EVİ NAZ EVİ ADAM HAKLI SİNİRLİ OLMAKTA BENCE GENÇLİĞİNİN BAHARINDA DAHA HOVARDALIK YAPACAK BELKİ

"Tövbe tövbeeeeeeeee başlarım onun hovardalığına"

"Kızım ben sana el kaldırır diyorum sen hovardalık diyorsun yine kaç mil uçtu aklın acabaa."

"Tamam Sultan hatun ya merak etme kırarım bana kalkan elleri hem o öyle biri değil ki öyle olsa severmiydim."

Annemin gözleri dolmuştu.

"Çok mu seviyorsun güzelim vazgeçsen benim yüreğim sende kalacak kızım biliyorsun onu baba annedi hala hayatta dedenin kadın halı diyorlardı geçenlerde."

"Aman anne ya o moruk anca kendi hanesine kök söktürür ben onun kökünü kuruturum asshhass. Bir bakmışsın sinirden küt diye gitmiş asshass."

"Sus kız ağızından yel alsın ne biçim laflar ediyorsun."

"Aman anne ya sanki dedem ölünce çok üzüldün sende"

"Kızım deden eceliyle öldü gitti mendeburun tekiydi ama hiç bir zaman babanla onun adına ölüm dilemedik ağzından çıkana dikkat et"

"Tamamdır Sultan hanım emrin başım üstüne"

Elimi asker selamı vermek için kaldırdım bir tane şaplak yedim yaranamıyoruz bu kadına canım.

Babam aşağıdan seslenince avluya indik. Kahve yaptırmıştı.

"Yarın isteme olacakmış kızım Boran ağa az önce aradı. Sonra da bütün Mardin'e nişanınızı duyuracağız yoksa bu abinlerin ortaya çıkacağı yok"

"Haklısın baba"

AA AA VALLAHİ PES İSTEDİĞİN OLDU İŞTE NE DİYE BABANA YERLERİNİ SÖYLEMİYORSUN EVİNCİĞİM

Sen sus sen anlamazsın

Benim olmana çeyrak kaldı ciğerimin köşesi...

Bir bölümün daha sonuna geldik arkadaşlar ❤️ 🙆 vote ve yorumlarınızı bekliyorum...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.