Boran Ağa babamın dediğine epey bir şaşırmıştı. Ondan böyle sözler beklemediği belliydi. Gerçi buralarda genelde kimse böyle sözlere alışık değildi. Babamın farkı diyelim.
"Oğlunun yaptığı hadsizlikten sonra hala onu mu savunuyorsun Devran Ağa, belli ki bu namussuzluğun arkasında sende varsın."
"Seni tekrar uyarmam Boran Ağa, oğluma her dediğin lafı tartarak konuş. Haberim yoktu ama olaydı da arkasında dururdum. Ben oğlumu sevdiklerini yarı yolda bırakacak bir korkak gibi yetiştirmedim. Benim oğlum her ne yaptıysa bir bildiği olduğundan yapmıştır."
Babam bunları söylerken silahını çekmişti. Bunun anlamı oğlum hakkında bir kötü söz daha konuşma demekti. Tabi ki herkes anlamıştı. Boran Ağa yutkunmaya başlamıştı. Haklı olarak geldiği konağımızdan neredeyse haksız ve biraz delinmiş olarak çıkma ihtimali vardı. Aslan sinirden kıpkırmızı kesilmişti. Kolay değildi babası ağzının payını alıyordu fakat babasının üstüne söz söylemek haddine olmadığı için susmak zorunda kalıyordu. Yiğidim be yazık sana.
Her ne kadar abime kötü laf etmiş olsa da gelecekteki kayın babamın delik deşik olmasını istemem. Bu kadar da gaddar değlim canım yani bu sebepten babamın onu vurmaması için dualar etmeye başlamıştım.
ÖNCE BU KADAR HALT YE SONRA DUA ET EVİNCİĞİM
"Tövbe tövbee"
Herkesin dönüp bana baktığını farkettim. Demek ki yine sesli konuşmuşum. Tüh hiç olmadık yerde, ulan iç ses.
"Afedersin baba"
"Sorun değil kızım hayır olsun yine ne oldu."
"Hiç yine abim aklıma geldi de"
YA KESİN ÖYLEDİR EVİNCİĞİM
"Korkma kızım bulacağız Allah'ın izniyle abini"
Bunları söylerken silahını indirip yanıma gelmişti.
Ohh be kayınbabamın postunu kurtardık. Babam beni sakinleştirmek için sarılınca gözüm Aslan'a kaydı kaşları çatık bana bakıyordu. Ayy iki gözümün çiçeği. Keşke konuşsa da sesini duysam yıllar oldu sesini duymayalı onu görmeyeli. Olsun şimdilik bu da yeterdi.
Sonra babamın fısıltısını duydum." Ne yaptığını biliyorum küçük hanım merak etme bende dünürümü vurmayacaktım zaten"
Hafif bir kıkırdayınca yine gözler bana döndü babamda gülüşünü saklamak için kendini epey bir sıkıyordu. Arslan'ın kaşları çatılmaktan bir bütün haline gelecekti sanki. Belli ki daha çok sinirlenmişti. Bende ona dil çıkardım tamamen refleksti aslında ama gözleri öyle bir açıldı ki haklı çocuk şok üstüne şok yaşıyor. Birden bağırdı.
"Baba ihtiyar meclisi toplanmış bizi bekliyorlar"
Sese bak ne olmuş bu adama böyle.
EN SON GÖRDÜNDE ERGENDİ TABİ Kİ DEĞİŞECEKTİ EVİNCİĞİM
Gözlerim dolmuştu işte, ne çok yıllardır bekliyordum onu görmeyi onunla konuşmayı ona sarılmayı...
HOP HOP YAVAŞ GEL HEMEN DE SARILMALAR FALAN NOLUYOR EVİNCİĞİM
Ayy iki dakika duygu yüklendik şurada onu da batırdın iç ses sus ta bir hasret giderelim bee
Gözüm Aslan'da iç sesime söverken çocuğun yüzü şekilden şekle giriyordu. Çünkü muhtemelen tam ağlayacakken kaşlarını çatıp çık çıklayan beni görmek onu şaşırtmıştır. Hayır yani yıllar sonra adamda bıraktığım ilk izlenime bak.
Buna da olsun bee nihayet ihtiyar meclisi toplandı, bundan sonra çıkan karar bizim için çok önemli olacak Aslan parçası.
"Bana diklenirken iyi Devran ağa bir de ihtiyar meclisine anlat derdini, yürü Aslan gidiyoruz"
Aslan son kez bana sinirli bir bakış fırlatıp gidecekken elimi kaldırıp parmaklarımı öne bükerek bay bay yaptım. Önce şaşırdı sonra da burnundan bir soluk vererek la havle diyip gitti. İçimde düğünler davullar zurnalar, duyun eyy ahali bana dedi bana, la havle dedi. Yıllar sonra ilk defa benimle konuştu.
AAA SEN İYİCE GİTTİN EVİNCİĞİM OYSA SENİN IQ SEVİYEN BAYAĞI YÜKSEKTİ EN SON, BU ÇOCUK SANA İYİ GELMEDİ
"Sen ne bilirsin oğlum, ya varsın ıQ um deniz seviyesine insin ama yanımda o olsun bee "
Babam onlar gidince avluda volta atmaya başladı.
"Nerede bu çocuk, keşke konağa gelseydi en azından burada onlara bir şey yapamazlardı. Bu Aslan denen çocuğu gözüm tutmadı. Bizimkileri bulursa sonu iyi olmaz."
Dur baba ne yaptın ya damadın o senin aşk olsun.
"Kızım heyetin ne diyeceği belli sen toparlan akşama seni buradan göndereceğim, ben gelene kadar sakın konağın dışına çıkma ben abini bulup konağa getirene kadar bizimle görüşmemen gerek Mustafa'ya seni nereye alacağını soyleyeceğim ben gelmesem bile Mustafa gelince onunla git kızım"
Ahh canım babam ya hemen de her şeyi düşünmüş, ama üzgünüm baba bu sefer benim istediğim olmak zorunda.
"Baba karar belli ben Aslan'a talibim bunu onlara ilet lütfen"
"Evin kızım sen ne dediğinin farkında mısın. Abinin kefaretini üstlenmek de neyin nesi ben bu kadar malı mülkü gücü ne diye elimde tutuyorum sanıyorsun evlatlarımı koruyamayacaksam bütün bu varlığın anlamı ne"
"Öyle değil baba biliyorum istersem beni kendi gözünün gördüğünden bile saklayabilirsin. Bundan hiç bir zaman şüphem olmadı. Ama ben Aslan'la evlenmek istiyorum."
"Evin kızım Aslan'ı nereden tanıyorsun"
Babam anlamıştı işte gözlerim dolu dolu ona baktığımda biraz yıkılmış bir bakış attı bana, üzülmüştü halime belli ki. İki çocuğuda kan davalı ailenin çocuklarına vurgun olmuştu.
"Peki o biliyor mu onunda sende gönlü var mı Evin"
Öğrenmeye çalışıyordu bu bir intikam oyunu olabilirdi, babam akıllı adamdı.
"Hayır haberi yok ama olacak baba merak etme ben ne istediğimi iyi biliyorum"
Babam düşünceli bir şekilde yüzüme bakmaya devam etti.
"Kim biliyor başka"
"Hiç kimse sadece ben ve artık sen baba"
"Ahh be kızım hiç kolay olamayacak bilirsin aramızdakileri"
"Biliyorum baba bende hazır olana kadar bekledim zaten bu da benim hayalim baba"
Babam bana sarıldı ayrıldığında yüzünü silmişti ağlamıştı, belki de benim çok ağlayacağımı düşündüğü içindi. Haklı olabilirdi. İkimiz bir olmadık ve bir tek ben olacağımıza inandığım için herşey çok zor olacaktı. Ama olacaktı önemli olan buydu.
Babam hazırlanıp aşağı indi.
"Sende hazırsan kızım haydi gidiyoruz"
"Nasıl!!! bende mi geleceğim"
"Evet talip olan sen değilmisin kızım. Sen benim kızım olduğuna göre oğluna talip olduğumuzu söylediğimde Devran Ağa'nın suratını seninde görmen gerek"
Anlamıştım amacı Aslan'ın suratını görmemi sağlamaktı. Eğer vazgeçeceksem şimdi vazgeçmemi istiyordu. Tabi ki de bu kadar kolay vazgeçecek değildim. Gidelim bakalım.
"O zaman ben hazırım zaten, çıkalım baba. Sende az değilsin şimdiden dünürleri kudurtma peşindesin"
Babam yüksek sesli bir kahkaha attı ve konaktan çıktık.
İhtiyar meclisi Boran ağaların evinde toplanmıştı. Oraya vardığımızda herkesin gözü bana döndü çünkü kadınlar çağırılmadığı sürece bu tür toplantılara katılmazdı. Ama tabi ki babam Devran ağa, kuralları bozan ağa olarak tarih yazmak niyetindeydi.
Canım babam aynı ben.
Bizi gören Boran ağa önce kaşlarını çattı sonra sırıtarak babama döndü.
"Hayırdır Devran ağa kızını getirdiğine göre kararını vermişsin herhalde."
"Size söyleyeceklerimiz var kızım o yüzden burada"
Herkes tabi bende de dahil babama şaşkınca bakıyorduk. Benim de mi söyleyeceklerim varmış bak bak benim niye haberim yok acep.
Babam bana dönüp bakınca ne istediğini anlamıştım. Kendi işimi kendim görmem gerekiyordu. Babam kendi isteğiyle beni onlara veremezdi ama ben istediğimi kendim alabilirdim.
" Selamın aleyküm amcalarım sıhhatiniz yerindedir İNŞAALLAH"
"Saolasin kızım elhamdülillah iyiyiz. De bakalım hele diyeceğini bilirsin mesele biraz tatsız." Dedi camil amca.
Cemil amca heyetin başında gelirdi. Onun sözünün üstüne kolay kolay söz söylenmezdi.
"Tabi Cemil amca söyleyeyim." Dönüp Aslan'ın gözlerinin içine bakarak bağırdım.
"Ben Evin Şahmaran siz büyüklerimin önünde Aslan Zemherioğluna talibim"
Bir bölümün daha sonuna geldik umarım eğleniyorsunuzdur
Bot ve yorumları unutmayalım ❤️ 🙆 🤓