İçeriğe geç

Bir Adın Vardı

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Bir Adın Vardı

Bölüm 2

2. Bölüm | Rüyadaki Gözler

Çünkü bu adam, kelimelerden önce gözleriyle konuşuyordu. Ve Almila, o gözleri… Rüyasında görmüştü. Ama bu, uyanıkken bambaşka hissettiriyordu. İçinde bir ürperti gezindi Almila’nın. Gözlerinin önünde duran adam sadece bir yabancı değil gibiydi. Onu tanımıyordu, tanıyamazdı. Ama aynı zamanda… her detayında bir tanıdıklık gizliydi. Sanki hayatının bir köşesinde hep var olmuş ama sessizce beklemişti. Fatih, soğuk bakışlarını onun üzerinde sabitlerken, sanki bir şey söylemek üzereydi ama sonra vazgeçti. Ardından başını hafifçe eğdi, “Geleceğini biliyordum,” dedi. “Bu kasaba seni çağırdı.” Almila’nın dudakları aralandı ama bir şey diyemedi. İçinde karmaşık bir his dolaşıyordu; annesinin kaybı, bu eski kasaba, yanan ev ve şimdi karşısında duran bu adam… “Sen… annemi tanıyor muydun?” dedi sonunda, sesi kısık ama netti. Fatih gözlerini kaçırmadan başını salladı. “Onu yalnızca tanımadım. Ona inandım. Ama sonunda onu koruyamadım. ”Bu cümle, Almila’nın kalbine ağır bir taş gibi oturdu. “Yangında… sen de var mıydın?”Fatih’in çenesi sıkıldı. Bir an için gözlerinde beliren acı öyle gerçekti ki, Almila o acıya dokunabileceğini sandı. “Ben o gece her şeyi gördüm. Ama elimden hiçbir şey gelmedi.” Almila, bastığı tahtaların hafifçe inlediği evin içini süzdü. Her yer kül kokuyordu. Duvarlardaki is izleri hâlâ silinmemişti. Yıkıntılar arasında hâlâ geçmişten fısıltılar yükseliyor gibiydi. “Bu ev… hâlâ annemin hatırasını taşıyor,” dedi sessizce. “Sanki her köşesi onunla konuşuyor. ”Fatih bir adım attı ve yavaşça cebinden bir zarf çıkardı. Kenarları yanmış, eski bir kâğıttı bu. “Bu sana ait. Ama sadece zamanı geldiğinde açmanı söylemişti.” Almila zarfı aldı. Üzerinde titrek bir el yazısıyla kendi adı yazılıydı: Almila. “Ne zaman yazdı bunu?” diye sordu, sesi titreyerek. “Yangından bir gün önce,” dedi Fatih. “Annen o gece çok huzursuzdu. Sürekli bir şeylerden bahsediyordu. ’K.’ harfini tekrar tekrar sayıklıyordu. ”Almila gözlerini kısarak baktı. “K?” Fatih başını salladı. “Bir isim mi, bir tehdit mi… bilmiyorum. Ama annenin geçmişinde bu harf çok şey anlatıyor olabilir.” Almila, zarfı yavaşça açtı. İçinden sararmış bir mektup çıktı. El yazısıyla yazılmıştı, ama bazı kelimeler neredeyse silinmişti. Okumaya başladı: Sevgili Almila, Eğer bu mektubu okuyorsan, artık yanımda değilsin demektir. Ama bu bir veda değil. Sana anlatamadığım şeyleri bir gün kendi gözlerinle görmen gerekiyordu. Gerçek, her zaman kelimelerden daha çok yakar. Bu yüzden sustum.Fatih’e güvenebilirsin. Ama ona sorularını sormadan önce gözlerine bak. Eğer bakabildiysen… hazır olduğunu anlarsın.Ve lütfen… eğer o defteri bulursan, K.’nin adını yüksek sesle okuma. Almila mektubu okudukça yüreği sıkıştı. “Defter?” diye sordu. Fatih başını çevirdi. “Eski kitaplığın arkasında bir boşluk var. Oraya bir şey saklandığını duymuştum ama hiç dokunmadım.” İkisi birlikte salonun köşesine yöneldi. Kitaplığın arkasındaki tahta gevşekti. Almila parmaklarını araya sokup dikkatlice çıkardı. İçeride, kalın, siyah bir defter vardı. Üzerinde hiçbir başlık yoktu. Yalnızca köşesinde, solmuş altın yaldızla bir harf: “K.” Almila titreyen elleriyle defteri aldı. “Annem bu harften neden korkuyordu?” Fatih yanıt vermedi. Ama yüzündeki ifade her şeyi anlatıyordu. K. yalnızca bir harf değildi. Geçmişin ilk kapısıydı. Ve Almila artık onu açmak üzereydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.