İçeriğe geç

Bir Adın Vardı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Bir Adın Vardı

Bölüm 1

1. Bölüm | Yanan Ev

Gece üç. Kasabanın üstüne bir ağırlık çökmüş gibiydi. Uzaklarda, dağların arkasında yankılanan gök gürültüsü, yıllardır kimsenin adını duymak istemediği hatıraları uyandıracak kadar derindi. Yağmur henüz başlamamıştı ama hava sanki her an kırılacak gibiydi. Almila, otobüs terminalinden indiğinde, yüzüne çarpan soğuk hava tüm uyku sersemliğini silip süpürdü. İnce montunun yakasını kaldırdı, omzundaki valizi düzeltti. Terminal binasının ışıkları sönmek üzereydi. Taksi yoktu. İnsan yoktu. Sessizlik vardı, ama o sessizliğin içinde bir şey kıpırdanıyordu. Beklentisiz, ama huzursuz… “Eğer bir gün geçmişim seni yakarsa, Fatih’i bul.” Hiçbir açıklama yok. Soyadı bile yok. Yalnızca bu cümle. Sokak lambalarının solgun ışığı altında yürürken, Almila’nın ayak sesleri kaldırım taşlarında yankılanıyordu. Çevresindeki evlerin çoğu bakımsızdı. Bazılarının pencereleri tahtalarla kapalıydı, bazıları terk edilmiş gibiydi. Karanlığın içinde tek tük yanan ışıklar, Almila’ya yabancı gözler gibi bakıyordu. Derken bir bina dikkatini çekti. Yıkık, kül rengi taş duvarlarla çevrili, çökmüş çatısı göğe karşı açılmış bir yara gibiydi.Bir şey… içinden bir şey onu oraya doğru çekti. Rüyaları… Son üç haftadır her gece aynı rüyayı görüyordu. Bu bina, bu sokak… Hepsi birebir aynıydı. Ama en çok o ses…Yangının içinden yükselen bir çığlık. Ve sonra… bir çift göz. Gölgenin içinden onu izleyen, hiç kıpırdamayan bir çift göz. Almila bir adım attı, sonra bir adım daha. Ev harabeye dönmüştü, ama temeller yerindeydi. Parmak uçlarında ilerledi. Elleriyle duvara dokunduğunda, taşlardan birinin üzerindeki siyahlığı fark etti. Yanık izi. Gerçekti. İçinden bir ürperti geçti. Ve o anda, arkasından bir ses duydu. Soğuk, sert ve kararlı bir ses. “Oraya yaklaşma.” Almila irkildi. Kalbi göğsüne sığmayacak kadar hızlandı. Yavaşça döndü. Bir adam duruyordu orada. Gölgelerin içinde. Uzun boylu, siyah bir kaban giymişti. Kumral saçları dağınıktı, yeşil gözleri karanlığın içinde bile belirgindi. Gözleri, Almila’nın üzerine bir yük gibi çöktü. Adam sessiz kaldı. Gözleri Almila’nın eline, sonra duvara, sonra tekrar yüzüne kaydı. “Sen… Fatih misin?” diye sordu Almila, sesi titreyerek. Adamın kaşları hafifçe çatıldı. Sanki bu soruya hazırmış gibi ama cevaplamak istemiyormuş gibi. Sonra başını hafifçe eğdi. Yüzünde belirginleşen çizgiler, onun bu kasabada yıllar boyu sessizce var olduğunu anlatıyordu. “Fatih olduğumu nereden biliyorsun?” dedi. Almila cevap veremedi. Çünkü mektup cebindeydi ama elleri cebine gitmiyordu. Çünkü bu adam, kelimelerden önce gözleriyle konuşuyordu. Ve Almila, o gözleri… Rüyasında görmüştü.

Bölüm sonu

3 yorum

  • Anlatım çok başarılı okumaya başladığınızda sanki olayı siz yaşıyormuşçasına bir his veriyor betimlemeler çok açık kafanızda direkt karakteri canlandırabiliyorsunuz, çok beğendim.

  • Güzel bir anlatım olmuş betimleme öğeler insanın zihinde canlanmasına yol açıyor ellerinize sağlık