{"blocks":["n69zc1e6z"],"data":{"n69zc1e6z":{"id":"n69zc1e6z","type":"paragraph","content":{"text":"{\"blocks\":[\"m80tus10q\"],\"data\":{\"m80tus10q\":{\"id\":\"m80tus10q\",\"type\":\"paragraph\",\"content\":{\"text\":\"\\np>Ben Arya,Hayattaki tüm imkanlar önüme serilmişken imkanlarını kullanamayan Arya…Neden böyle düşündüğümü soracaksanız şuan hazırlandığım iş yemeği sevgilimin evinde olacak ve onun ailesiyle yapacağım ailesi diyorum evet maalesefki bu aileye sevgilimin eşi ve çocuguda dahil. Onların ilişkimizden haberi yok. Şu an gülüyorsunuzdur nasıl haberi olabilir zaten diye.Haklısınız, hatta suan içinizden beni “yollu” diye bile bellemişsinizdir fakat gerçekten sizin bildiginiz gibi bir olay değil.Bunu zamanla da öğrenirsiniz.Aynanın önünde durmuş kendimde bir kusur arıyordum. Önce kıyafetlerimi gözden geçirdim. Siyah dar mini bir elbise altına siyah diz kapağımı da içine alan deri bir çizme ve üstüne krem bir trençkot. Gümüş takılarım ve sade makyajımla pek de fena görünmüyordum hatta mükemmel görünüyordum. Hızlıca sarı saçlarımı elimle geriye atıp odamın kapısına doğru yürümeye baslladımki birden kapı açıldı ve içeri annem girdi. Ta ta ta Melisa Yıldız, kendisi bir moda iconu. Aynı zamanda da çok güçlü bir kadındır.Nereye gidiyorsun? dedi beni baştan aşağı süzerken.İş yemeğim var. Dedim ve kapıdan geçmeye çalıştım ama annem tabikide buna izin vermedi ve önüme geçti.Bu iş yemekleride son haftalar sıklaşmadı mı sence de? dedi imalı bakışlarını pür dikkat üzerime atarkenAnne gerçekt- diyemeden babamın sesi duyuldu Melisa 25 yaşına geldi artık kızımız, işi de var bırakta artık kafasına göre takılsın. Gençlik yılları güzel geçsin. Dedi ve annemin homurtularına aldırmadan annemi çekip bana göz kırptı, gülümseyerek koşar adımlarla merdivenlere yöneldim hızlı adımlarla basamakları çifter çifter aşağı indim. Mutfakla kapı yan yana oldugundan mutfaktaki İlayla(kardeşim) göz göze geldim. Kendisiyle beni yan yana görseniz asla kardeş olduğumuza inanamazsınız. Onun kumrala çalan kahverengi saçları ve kahverengi gözleri var benim ise sarı saçlarım, ela gözlerim, o buğday tenli benim ise sütten hallice beyaz tenim var. Bu kısa bakışmamız ardından bana gülümsedi ve önüne döndü bende ona aynı tebessümle karşılık verip, önüme döndüm. Ve evden çıktım.Barışın(sevgilimin) evine vardığımda az kalsın stresten kalp krizi geçiriyordum. Barış ve ailesi boğaza bakan bakımlı bir yalıda oturuyorlar. Diyarbakır’dan işleri nedeniyle geldiklerinden Diyarbakır özlemleri ağır basıyormuş. Barışın anlattığına göre. Bunları düşünürken aynı zamanda da evin dış kapısına doğru yürümeye başladım. Kapıda iki koruma bekliyordu, ee koskoca holding sahibiler düşmanları çok olur tabii bir zahmet olsun korumaları.Tam dış kapıya uzanıyordumki korumalardan biri elimi tutup:Buyrun. Dedi ciddiyetini bozmayarak.Bir iş yemeğim vardı da Mesude hanımla beraber yemek yiyecektik. Dedim tebessümümü bozmayarak.Biz bu numaraları çok gördük bacım hadi ikile Baran Bey bakmaz sana. Dedi pis pis sırıtarak. Münasebetsiz.Pardon! Siz beni çok yanlış anlıyorsunuz beyefendi, lütfen Barış Beyi çağırır mısınız kendisi beni tanıyor. Dedim sakinliğimi bozmayarak.Hee Baran değil Barış diyorsun bak ya şu zillilere evli adama bile yü- diyemeden kapı açıldı ve Barış çıktı.Demir ne diye dikiliyorsun da almıyorsun hanımefendiyi şu soğukta misafiri böyle ağırlamak bize yakışır mı? dedi ama ben daha kafamı kaldırıp Barış’a bile bakmamıştım, o kadar büyük bir utanç içindeydimki anlatamam. Adam az önce gerçeği bilmeden düşündüğü kişiyi yargılamıştı ve maalesefki o acınası gerçekler en soğuk haliyle bir kere daha yüzüme çarptı. Sinirden soğuk terler akıtırken Barışın açık tuttuğu kapıdan içeri doğru girdim. Hızlı adımlarla evin kapısına doğru yürümeye başlamıştımki bir kol yürümeme engel oldu ve evet Barış.. Beni kolumdan tutup kendine çevirdi:Bir sıkıntı mı var? dedi bir yandan beni tutan elini gevşetip diğer yandan da simsiyah saçlarını eliyle itelerkenBaşımı hayır anlamında iki yana sallayıp arkamı dönüp yürümeye koyuldum tam kapıya yaklaşmıştımki arkamdaki ayak sesleri hızlandı ve kolumda yine bir el hissettim ama bu el az önceki gibi yumuşak değildi, bu el kolumun neredeyse kırılmasına sebep olacak bir eldi. Ve Barış hızlıca beni kolumdan çekiştirip yürümeye başladı, ilk anlamamıştım nereye gittiğimizi sonra farkettim beni yalının garajına götürüyordu. Ama ben hala o adamın laflarına takılı kaldığımdan Barış'ın yüzüne bakmak pek istemiyordum. Kendimi çok kötü hissediyordum. Elimi çekiştirirken:Barış bırak beni! Gitmem lazım. Dedim kısık ama sinir dolu bir sesle.Yürü. dedi kendinden emin bir şekide ama ben elimi çekiştirmeye devam ettim.Yürü dedim sana! dedi kolumdaki elini daha da sıkıştırırken, garajın önüne gelmiştik kapıyı açıp beni hızlıca çekti ve dönüp etrafa baktı birinin olmadığından emin olduktan sonra kapıyı kitlediVe kapıya dönük halde yaklaşık 10 saniye durdu derin nefes aldı ve bana döndü. Ateş eden gözleri adeta yumuşamıştı.Sana bir defa sorucam. Ne oldu? dedi kapıya yaslanırkenBana bir şey olmadı, asıl sana ne olmuş böyle? Görmeyeli ahıra mı bağladılar seni! Kolumu çürüttün öküz! dedim bağırarak, o kadar hızlı konuşmuştumki ben bile inanamadım.Özür dilerim, haklısın ama seni hiç böyle görmemiştim. Kötü görünüyordun ve konuşmak için orası uygun değildi. Gel desem gelir miydinki? dedi başını bana doğru eğerek.Gelmezdim. Dedim, yaslandığım arabadan doğrulup yüzüne doğru yaklaşarak.Al işte. Dedi elerini açarak.Arya noldu güzelim, görüşmediğimiz son 3 günde ne değişti? dedi eğilip yüzüme yaklasırken. Çok uzundu boyu 195 civarlarındaydı ama bende kısa değildim hele topuklularımla hiç değil, ben 176ydım ama topuklularımla 180.p>
-Bir sey olmadı Barış gerçekten sadece kendimi kötü hissetmeye başladım neyse boşver hadi gidelim artık. Dedim hareketlenirken. Eliyle belimi tutup kendine doğru çekti, aramızdaki mesafe neredeyse sıfırlanmıştı.Ne oldu? Kim üzdü seni? Söyle bana, beraber çözeriz güzelim. Dedi buruk bir tebessümle.Her şey üst gelmişti ve ben bu adamı kaybetmek istemiyordum, gözlerim doldu. Barış hemen farketti ve beni kendine daha çok çekti ve kollarını belime bağladı. Kokusu burnuma gelince ağlamaya başladım.Barış yapamıyorum artık, olmuyor. Ne senden ayrı kalabiliyorum ne de evli olmanı gururuma yedirebiliyorum. Dedim, hıçkıra hıçkıra ağlayarakHaklısın güzelim ama merak etme bunların hepsi geçecek, Baharı sevmiyorum bunu biliyorsun. Lütfen ağlama güzelim halledeceğiz. Dedi ve beni hafifçe kendinden uzaklaştırarak yüzümü görebilecek pozisyona getirdi ve eliyle saçlarımı düzetti.Hadi gidelim annemler seni bekliyor. O kadar heyecanlandılarki, hele Dilan çok mutlu kendi istediği gelinliği tasarlayacağın için. Dedi tebessümünü büyüterek. Onun gülüşüne karşılık verdim ve yanağımdan öptükten sonra ilk o çıktı etrafa baktı sonrada beraber kapıya doğru yürümeye başladık sanki her şeyi unutmuştum.\",\"styles\":{\"bold\":{\"ranges\":[]},\"italic\":{\"ranges\":[]},\"underline\":{\"ranges\":[]},\"strikethrough\":{\"ranges\":[]}},\"alignment\":\"left\"}}}}","styles":{"bold":{"ranges":[]},"italic":{"ranges":[]},"underline":{"ranges":[]},"strikethrough":{"ranges":[]}},"alignment":"left"}}}}