Bu sincaba benzeyen şeyin kuyruk tüylerinin ucunda renk değiştiren kısımlar vardı.
Ben bir dala bastım ve beni fark etti. Benden korktu ve sonra bir anda rengi değişti. Ben de ona yediği meyvelerden uzattım. Elime yaklaştı ve beni kokladı. Sonra meyveleri elimde yemeye başladı. Meyveleri yerken rengi tekrar değişti.
Sanırım duygularına göre renk değiştiriyordu. Meyvelerini yemeyi bitirdikten sonra bir kez gözlerimin içine baktı ve hızla uzaklaştı.
Yaklaşık muhtemelen iki saat sonra geri döndük. Barınak çalışmalarına başlanmıştı. Bir sürü küçük evin yapımına başlanmıştı ve grubunda görevi biten herkes yapıma yardıma gidiyordu. Adadaki bu ilk gecede insan sesleri dışında kalan dalga sesleri, rüzgârın ve rüzgârın yaprakları sallayarak çıktığı ses adeta huzur verici bir melodi gibi geliyor ve içimi ısıtıyor. Sanki hiçbir şey yaşanmamışta. Kumsal da tatil yapmaya gelmişim gibi geliyor. Dinlenmek için ateşin yanına oturdum ve bu güzel melodiye kulak vererek, içimi ısıtmasına izin verdim.
Gözlerimi kapattım, dinlemeye devam ettim. Gözümü tekrar açtım. Ryan’ın yanıma geldiğini gördüm. Otursana dedim. Yanıma oturdu ve ona gözlerini kapat ve insan sesleri dışında her sese odaklanmasını söyledim. Dediğimi yapmaya başladı. Bana dalga sesleri çok rahatlatıcı dedi. Ben haklısın dedim.
Sonra ben bugün iyi iş çıkardık. Topladığımız bilgiler işimize çok yarayacak. Evet haklısın dedim. Ryan kalktı ve birazdan yemek yiyeceğiz geliyor musun? Dedi. Birazdan. Tamam görüşürüz. Görüşürüz. Ben otururken bir kadın tam karşıma oturdu. Merhaba dedi. Merhaba dedim. Adın ne? Diye sordum. Almira seninki? Dedi. Catherine adını çok beğendim anlamını seviyorum asil kadın demekti değil mi? Evet bende keşif için gelmek isterim ama bebeğimi bırakamıyorum dedi. Bende istersen gelebilirsin isteyen herkes istediği gruba katılabilir. Çocuklarınızı diğer annelere bırakın ve dönüşümlü olarak katılın dedim. Çok sevindi ve öyle yapacağım isteyen herkese söyleyeceğim sağ ol Catherine dedi. Rica ederim. Sana bir şey soracağım neyse boş ver dedi.
Sor niye sormuyorsun dedim. Önemi yok dedi. Sanırım bana arkadaşlık teklif edecekti. Onun yerine ben arkadaş olalım istersen dedim. Mutlu olduğunu anlayınca tahminim doğru çıktı ve olur sevinirim dedi. Giderken yüzü gülüyordu, sonra onun mutluluğu bana da bulaştı ve oda benim yüzümü güldürdü.
Sonra hep beraber sıraya girerek yemek almaya başladık. Şu an mecburen uçaktaki stoklardan aldıklarımızı yiyoruz çünkü adada ne yenir bilmiyoruz. Almira’yı gördüm yemeğini almıştı.
El salladım ve yanıma geldi. Ona bebeğini sordum ve uyuduğunu söyledi. Kocan nerede? Dedim ve duyduklarım karşısında şoka girdim. Tecavüze uğramış. İstemeden de hamile kalmıştı. Ailesi durumu öğrenince babası onu zorla evlenmeye zorlamış ve oda evde kaçmış.
Bu olaylar tam iki sene önce yaşanmıştı. Hikayesini dinledikten sonra ona hayran kalmıştım çünkü: yaşadığı tüm zorluklara rağmen ayakta durabilmiş ve kendine ve kızına bir hayat kurmaya başlamıştı.Onunla konuştukça dahada yakınlaşıyorduk, sonra birden bir bağırış sesi duyduk ve ne olduğuna bakmak için sesin geldiği yere doğru gittik.
Ryan yanıma geldi. Ne oluyor? diye sordu. Bağıran kişi bir şey gördüğünü söyledi. Bu gördüğü şeyin gözleri turuncuymuş ve korkutucu görünüyormuş. İşte orada dedi. Herkes sahile doğru baktı. Bu bir attı ama bildiğimiz atlardan değil.
Gözleri kristale benzer turuncu bir taştı, vücudu dallardan oluşuyor, yelesi sarmaşık gibi bir bitkiden ve vücudundaki dalların arasında parlak turuncu bir şey vardı, tüm dalların arası boydan boya bu şeyle kaplıydı. Büyüleyici ve çok güzeldi ama evcil değildi. At koşmaya başlayınca hepimiz bir tarafa doğru kaçıştık. At bana doğru koşmaya başladı. Ben orada ata bakakaldım. Ne yapacağımı bilemeyip dona kaldım. Herkes bana koooş! Diye bağırıyordu. Ryan kitlendiğimi fark edince bana doğru koşmaya başladı. Ben bir anda istemsizce elimi uzattım sanki bunu yapmam gerekiyormuş gibi.
At tam elimin önünde durdu ve elimi koklayıp, başını dayadı. Ryan durdu, herkes şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. Atı okşadım. Ata ateşle saldırmaya çalıştılar onlara bağırarak: duruuuun! Korkmayın o kötü değil dedim. At ile içimde bir şey hissettim bir bağ, bir duygu o korkuyordu. Herkes dağıldı ve Ryan yanıma geldi. At tedirgin oldu ve kişnedi.