İçeriğe geç

Bilinmeyene yolculuk

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Bilinmeyene yolculuk

Bölüm 5

Korku dolu anlar

Uçak bir adanın hemen kıyı bölgesinde bir yere inmişti. Oraya gitmeye karar verdik. Herkes elden ele uçaktaki tüm valiz, çanta, battaniyesi, yastığı, yiyecek ne var ne yoksa hepsini adaya taşımaya başladı.

Hepsi taşındıktan sonra herkes adaya geldi.

Ryan’a baktım, o da bana baktı. Ada çok güzel görünüyor. Rengarenk ağaçlar, beyaz bir kum ve adanın bulunduğu denizin suyu çok berraktı.

Sonra adanın üstünde uçan bir şeyler gördük. Ne oldukları belli olmuyordu, boyutları ufaktı. Bu şeyler uçarken bir çeşit parlak toz saçıyorlardı. Herkes ne yapmaları gerektiğini tartışıyordu. Adaya öylece bakarak tartışıyorlardı. Ben ve Ryan aramızda fikir alışverişi yapmaya başladık. Ben ona o havada içinden geçtiğimiz o karanlık şeyin ne olduğunu bilmediğimizi söyledim. O evet haklısın ama etrafına bir bak, sence hala bizim dünyamızda mıyız? Dedi. Bilmiyorum. Bu tartışma süreci bir on-on beş dakika kadar sürdü. Hepimiz çok şaşırmıştık.

Londra’nın üstünde uçarken bir anda kendimizi denizin ortasındaki bu adaya düşerken bulduk. Buradan ne zaman kurtulabileceğimiz de belli değil.

Önce herkese bir plan yapmamız gerektiğini söyleyelim. O tamam dedi ve bağırarak: herkes dinlesin nerede olduğumuzu bilmiyoruz ama sakin olup düzgünce bir plan yapmalıyız, temel ihtiyaçlara öncelik verip onları sağlayabilmek için çözüm bulmalıyız. Herkes bir anda evet adam doğru söylüyor, düzgün bir plana ihtiyacımız var. Pekâlâ seni dinliyoruz dediler. Ryan bana planımız nedir? Diye sordu. Ben ona baka kaldım.

Herkes şaşırdı ve bir anda bana bakmaya başladılar. Çok utanmıştım, sessizce Ryan’a ne yapmamız gerektiğini söylemeye başladım. O bana daha yüksek sesle söyle dedi. Herkes duysun. Bunu yapabilirsin. Ben utanarak da olsa cesaretimi toplayıp şunları

söyledim: Temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için herkes için belli bir iş bölümü planı yapmalıyız. Barınma yeri yapmamız için bir grup, yiyecek sağlamak için bir grup, tuvalet için bir kısım…Önce en temel bunları sağlamalıyız.

Aranızda bahçıvanlık yapmayı bilen ya da daha önce bir şeyler yetiştirmiş insanlar varsa onlar bir tarafa ayrılsın, aranızda marangozluk ya da bir şeyler tamir etme, inşa yapabilen varsa bir tarafa ayrılsın, çocuklu kadınlar bir tarafa ayrılsın, yemek yapabilecek olan herkes bir tarafa ayrılsın son olarak hayvanlar, bitkiler ile ilgili bilgi sahibi olanlar ve geri kalanlar bir tarafa ayrılsın ve her grup kendi içinde iş sırası tarzında görevini, zamanını, yapması gereken işi unutmasın. Bu çok önemli.

Ben ilk konuşacağımda herkes beni dikkate almadığını çok belli ediyordu ama sonra herkes pür dikkat bana odaklandı ve dediklerim yapılmaya başladı. Herkes gruplara ayrıldı ve düzenlemelere başlandı. Sonra ben, bide herkes dinlesin nöbet tutmak da gerekecek gönüllü olanlar bir tarafa grup kursunlar. Sonra bu iş de halloldu.

Ryan’da etkilenmişe benziyordu.

Bana vay be bu kadar zekiyken bide utanıyorsun, hadi keşif grubuna geçelim dedi.

Tamam dedim. Biz bitki, hayvan bilgisi grubuna geçtik ve adayı keşfe çıktık. Ada adeta insanı büyülüyordu. Herkes meyveye ya da yenecek bir şeye benzeyen her şeyden numune alıyordu ya da daha önce görmedikleri bitkilerden. Bir hayvan gördük. Sincaba benziyordu ama daha farklıydı. Onun yediği şeyden de birkaç tane numune aldık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.