Bu benim ilk kurgum umarım beğenirsiniz.
Alarmın o kulak tırmalayıcı şok etkisi yaratan sesi ile uyandım yine. Alarmı kapatıp yatağıma oturdum, Pencereden dışarıya göz atarken, hava çok karanlık ve kasveti görünüyordu. Mevsim sonbahar olduğu için yere dökülmüş turunculu, kırmızılı yapraklar kasvetli havaya bir canlılık katıyordu.
Aceleyle ayağa kalktım, dolabımdan kıyafet seçmeye başladım. Kıyafetlerim içinde göz gezdirirken bunu giysem olmaz şunu giysem uymaz diye düşünürken; mor uzun bir İspanyol paça pantolon ve üstüne gri güzel bir gömlek ilişti gözüme. İşte bu! Tamam hazırım. Ben bir iş kadınıyım. Her sabah erken kalkar, hazırlanır ve yola koyulurum. Yine bir hazırlanma aşaması. Şunları almayı unutmayayım: Dosyaları, belgeleri ve tabi ki anahtarı. Tamam hazırım işte. Benim bir kedim var, adı Moto .
Moto bir İsveç kedisi. Gri renkli pofuduk tüylü ve biraz tembel. Ben ise adım gibiyim. Lider bir kişiliğe sahibim, asla pes etmem. Artık çıkabilirim. Montumu giyip, bisikletimle yola koyuldum.
Bugün benim için önemliydi çünkü sonunda emeklerimin karşılığını alacaktım. Çok zeki bir kadın ve aynı zamanda bir o kadar da çekiciyim. Aman tanrım! Çok heyecanlıyım.
Yol bugün ayrı bir güzel; kırmızının açıklı koyulu tonlarına bürünmüş yapraklar, havada yağmur kokusu ve işte şirketim görünüyor.
Öksüzlüğüm. Annemin beni doğurduktan hemen sonrası ölmüş olması ve babamın annemin ölümünden yaklaşık dört ay sonra üzüntüden kendini arabanın önüne atmasıyla babama araba çarpması. O da ölmüştü. O zamandan sonra 18 yaşına gelene kadar yetimhanede yaşadım ve işte buradayım.
İş yerine vardım. Bisikletimi diğer bisikletlerin yanına bırakıp içeri girdim
-Patronumun asistanına: “Geldiğimi haber verebilir misin?” dedim.
-O da bana: “Tabi hemen söylüyorum.” dedi.
Toplantıya hazırlandım ve tam içeri girecekken beni almadılar.
1950 yılının sonuna doğru benim bulunduğum devirde ataerkilliğin baskın olduğu bu dönemde önemli işlerde, görevlerde ve en ufak eğitimlerde kadınlara yer verilmezdi. Buna rağmen çok yol aşmış kendimi okutmuş ve belli bir statüye gelmiştim ama söz geçiremiyor, gerektiği önemi görmüyordum ve şimdi de bu durumdayım. İş arkadaşım benim projemi çaldı demiş ve bir yalan uydurmuştu.
Tabi ki ben açıklamamı yapamadan bunun doğru olduğuna kanaat verilmişti. Hem de oy çokluğuyla.
🍁🍂🍁🍂
bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Lütfen fikirlerinizi yorumlarda belirtin