İçeriğe geç

Bilinmeyen Numara -texting-

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Bilinmeyen Numara -texting-

Bölüm 4

4. Bölüm

Ellerim titredi. Telefonu sıkı sıkı kavradım, ama parmaklarım ekrana basmaya cesaret edemedi. Kalbim, göğsümden çıkacak gibi atıyordu. Kapıyı açmalı mıydım? Bu bir oyun muydu? Yoksa, gerçek bir tehlike miydi? Kafamın içindeki sesler birbiriyle savaşırken, dışarıdaki sessizlik daha da büyüdü. Ayak sesleri durmuştu. Bir gölge hâlâ pencerenin önündeydi. Hareket etmiyor, sadece orada bekliyordu. Yutkundum. Eğer bu bir tuzaksa, içeri girmeye neden uğraşmıyordu? Eğer beni korkutmak istiyorsa, neden hâlâ burada duruyordu? Derin bir nefes aldım ve telefonumun ekranına tekrar baktım. Bilinmeyen Numara: "Kararsızsın. Seni izliyorum." İçimde bir ürperti dolaştı. Pencereden mi? Yoksa başka bir yerden mi? Ayaklarımı geri çekerek odanın ortasına doğru ilerledim. Perdeleri biraz araladım, gözlerimi kısarak dışarıyı taradım. Ama kimse yoktu. Gölge kaybolmuştu. Kapının önündeki varlık nereye gitmişti? Bu mümkün müydü? Telefon tekrar titredi. Bilinmeyen Numara: "Artık beklemeyeceğim." Bir anda kapı tıklatıldı. Küçük, zar zor duyulabilen bir ses. Ama yine de oradaydı. Midem kasıldı. Bir karar vermeliydim. Ya kaçacaktım... Ya da kapıyı açacaktım. Titreyen ellerim kapının tokmağına uzandı. Derin bir nefes alarak tokmağı yavaşça çevirdim. Kapı gıcırdayarak aralandı. Karşımda kimse yoktu. Ama yerde... bir zarf vardı. Yavaşça eğilip zarfı aldım. Üzerinde adım yazılıydı. İçini açarken ellerim titriyordu. Zarfın içinden tek bir not çıktı. "Beni bul. Süre doluyor." İçimdeki korku, meraka dönüşmeye başlamıştı. Artık bu oyunu oynamaktan başka şansım yoktu. Notu elimde sıkarak içeriye döndüm. Kafam karmakarışıktı. Bu kişi kimdi? Beni neden takip ediyordu? Ve en önemlisi, onu bulmamı neden istiyordu? Masanın başına oturdum, zarfı ve notu dikkatlice inceledim. Hiçbir ek bilgi yoktu. Ne bir adres, ne de bir ipucu... Ama içimde bir his vardı. Beni bir yere yönlendirmeye çalışıyordu. Telefonumu elime aldım ve bilinmeyen numaraya bir mesaj yazdım: "Nereye gelmem gerekiyor?" Birkaç saniye içinde ekran tekrar titredi. Bilinmeyen Numara: "Beni takip et." Takip etmek mi? Nasıl? Telefonuma bir konum gönderileceğini düşündüm, ama hiçbir şey gelmedi. Ayağa kalkıp odanın içinde volta attım. Beni test mi ediyordu? Yoksa gerçekten bir yol göstermeye mi çalışıyordu? Tam o sırada dış kapının altından bir şeyin kaydırıldığını fark ettim. Yavaşça yaklaştım ve eğilip aldım. Bu bir haritaydı. Üzerinde kırmızı bir işaret vardı. Gözlerimi kısmış, işareti anlamaya çalışıyordum. Bu yer... tanıdıktı. Şehrin eski sanayi bölgesi. Neredeyse terk edilmiş bir alan. Neden oraya gitmeliydim? Derin bir nefes aldım. Gitmek güvenli miydi? Hayır. Ama burada kalmak daha mı iyiydi? O da hayır. Ceketimi giydim, telefonumu cebime koydum ve kapıyı dikkatlice açarak dışarı çıktım. Sokak sessizdi. Rüzgar hafifçe esiyor, yapraklar kaldırım boyunca sürükleniyordu. Gece boyunca bir gölge gibi hareket etmeye çalışarak adımlarımı hızlandırdım. Sanayi bölgesine vardığımda, terk edilmiş fabrikaların arasından ilerledim. İşaretli nokta, büyük bir depo binasının yakınlarındaydı. Binanın önüne geldiğimde içeri girmek için bir kapı aradım. Birkaç adım attım, gözlerimle binayı tararken bir hareket fark ettim. Gölge... oradaydı. Tam önümde, binanın içinde biri vardı. Telefonum tekrar titredi. Bilinmeyen Numara: "Gelmene sevindim. Ama hala çok vaktin yok." Yutkundum. Artık geri dönüş yoktu. Derin bir nefes alarak kapıyı araladım ve içeri adım attım. İçerisi karanlık ve soğuktu. Havadaki toz, boğazımı yakıyordu. Adımlarımı dikkatlice atarak ilerledim. Hiçbir şey görünmüyordu, ama birinin beni izlediğini hissediyordum. Arkamdan gelen hafif bir tıkırtı duyduğumda, tüm vücudum irkildi. Birisi vardı. Kesinlikle... "Kim var orada?" diye fısıldadım. Cevap yoktu. Ama bir şey biliyordum. Burada yalnız değildim. Bir adım daha attım ve aniden telefonum çaldı. Ekrana baktım. Arayan... bilinmeyen numaraydı.

Bölüm sonu

1 yorum