İçeriğe geç

Bilinmeyen Numara -texting-

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Bilinmeyen Numara -texting-

Bölüm 3

3. Bölüm

Telefonun ekranı bir kez daha titredi. Bu defa mesajı okumak, sanki bir tuzağa düşmek gibiydi. Ne kadar temkinli olmaya çalışsam da içimdeki kaygıdan kaçamıyordum. "Beni Bekle" isminde bir numara, iletişim listemde tek bir seçenek olarak kalmıştı. O kadar garip, o kadar tehditkar... Ama yine de, bir türlü silmemiştim. Belki de silmeyi kabullenmek, kaybetmek demekti.Bir kez daha telefonuma baktım. Numarayı aramak istedim ama yapamadım. O kadar fazla korku vardı ki içinde... Belki de gerçekten biri beni izliyordu. Ama bir yandan da aklımda, "Bu sadece bir oyun, değil mi?" düşüncesi vardı.Bir an, odada bir şeylerin değiştiğini fark ettim. Sanki hava ağırlaştı. Kalbim yavaşça çarpmaya başladı. Çevremdeki sesler boğulmuş gibiydi. Telefonumu yeniden elime aldım.Bilinmeyen Numara: "Ne kadar bekleyeceksin? Ya da daha fazla zaman kaybetmek istemezsin, değil mi?"Ekranı titrerken, bir an gözlerim masadaki aynaya kaydı. Kafamda bir anda bir soru belirdi: "Hangi adımlar geri dönülmezdi?" Kafamda yankılanan bu düşünceyle birlikte, telefonum bir kez daha vibre etti.Bilinmeyen Numara: "Çok geç olmadan, benimle buluşmalısın. Ama yalnızca bir şartla."Söyledikleri, sesinden bağımsız olarak içimdeki korkuyu daha da büyütüyordu. Şart neydi? Ne yapmam gerekiyordu?Telefonu masaya bırakıp odayı taradım. Gölgeler daha karanlık görünüyordu. Perdeleri iyice çekmiştim, kapıyı kontrol etmiştim, ama hala dışarıdaki o garip huzursuzluk beni terk etmiyordu. Telefonun ekranında bir kez daha beliren üç noktayı gördüm.Bilinmeyen Numara: "Kendini mi koruyorsun? Ama senin korumak istediğin bir şey yok."Bir an için mesajın içeriğini sindirmeye çalıştım. Bu kişi beni tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda benimle ilgili çok fazla şey biliyordu. Bunu anlamam, beni tam anlamıyla felç etmişti.O anda, dışarıdaki kapı sesini duydum.Yavaşça, ağır adımlarla kapıya yaklaştım. Ellerim titriyordu. Birkaç saniye boyunca bekledim, ama hiçbir şey olmadı. Sadece karanlık vardı.Telefonuma dönüp tekrar mesajı açtım.Bilinmeyen Numara: "Beni bekle... ya da seni bulurum."Kapının dışındaki sessizlik her geçen saniye daha da yoğunlaşıyor gibiydi. Nefesimi tutarak kulaklarımı kapıya verdim, ama duyduğum tek şey içimdeki çırpınan kalbimin sesi oldu. Bir şey yoktu, ama her şey vardı. Sanki görünmeyen bir güç, her an bir adım uzaklıkta, beni izliyor gibiydi.Bir an için geri adım attım. Bütün mantığım, polisi aramam gerektiğini söylüyordu. Ama bir şey beni durduruyordu. Sanki o numara, o mesaj, bu korkunun tam ortasında bir ipucu taşıyordu. Ama neydi bu ipucu? Ne yapılmalıydı?Telefonum yeniden titredi. Bu defa kalbim aniden hızlandı. Ekranda yazanları görmek istemedim, ama bir şekilde gözlerim kaydı.Bilinmeyen Numara: "Beklemekten bıktın, değil mi? O zaman çık ve beni bul."Bir an için her şey dondu. Bir yere gitmek mi? Şimdi, tam şu an? Dışarıda beni bekleyen bir şey mi vardı?Yavaşça telefonumu yerleştirdim, tekrar kapıya yaklaştım. Tüylerim diken diken olmuştu, ama bir şeyler beni dışarı çekiyordu. Ne vardı? Hangi güdüydü bu beni dışarıya iten? Cevaplar mı? Korku mu?Sadece bir an durdum, düşünmek için. Kapıyı tekrar kontrol ettim, tekrar kilitledim. Ama her şeyin tamamen güvenli olduğunu bilsem de, bir şey bana daha dikkatli olmam gerektiğini söylüyordu.Ve sonra... ses geldi.Dışarıdan... adımlar.Adımlarım hızla yükseldi. İçimden bir şey, her bir adımı saymamı istiyordu. Birisi dışarıda yürüyordu, her adımı duyuyordum. Çıktı mı? Yoksa ben mi duyuyordum? Gerçekti, ama yine de bir hayal gibi hissettiriyordu.Bir adım daha... ve sonra kapının önünde bir duraklama. Tam tamına, yavaşça...Telefonum titredi.Bilinmeyen Numara: "Bir şeyin peşindesin. Ama bu sefer, kaçmak yok."Bir saniye için bile nefes almak imkansızdı. Bir korku dalgası tüm bedenimi sardı. Bu, bir tehditten öteydi. Bu, artık bir oyun değildi. Gerçekti, çok gerçekti.Bir kapı sesi, çok yakın bir yerden geldi. Bu ses, evin içinden duyulmuyordu. Tam dışarıdan... O kadar netti ki, kalbim o kadar hızla atıyordu ki, ses bile bana göre çok uzaktan geliyordu.Kendimi zorlayarak, dışarıya doğru bir adım attım. Ama her şey bu kadar korkutucuysa, belki de bu numaranın gerisinde başka bir şey vardı.Beni bulmaya çalışan biri, ya da daha da korkunç olan, beni izleyen biri.Adımlarım, her geçen saniyede daha yakın geliyordu. Her biri, sanki beni daha çok köşeye sıkıştırıyordu. Bir taraftan kapıyı hızla çevirip, koşarak dışarı çıkmak istiyordum; ama diğer taraftan, bir tür içsel dürtüyle, hâlâ duruyordum. Eğer biri beni dışarıda bekliyorsa... Eğer o kişi gerçekten aradığım kadar tehlikeliyse?Bir adım daha attım. O kadar yavaş, o kadar dikkatli... Sanki bir tuzak kurmuş gibiydim. Kapı aralığından, dışarıdaki geceye bakarken, karanlık her şeyin içine sızıyordu. Sokak lambasının zayıf ışığında, sadece gri ve siyah tonları arasındaki ince farkları görebiliyordum.Sonra bir ses... Son derece belirgin.Bir tıkırtı, uzaktan geliyordu. Ama ne taraftan?Telefonumda tekrar bir mesaj belirdi.Bilinmeyen Numara: "Çıkmıyorsun, değil mi? Korku seni buralarda tutuyor. Ama senin korkun, bir hatadır."Telefonu yerden alırken, kalbim bir kez daha atmaya başladı. Gözlerim ekranda, satırları hızla tararken, bir anlık bir şüphe beni yakaladı. "Bir hatadır." Bu cümlede bir şey vardı. Sadece bir mesaj değildi. Bu bir şifre gibiydi. Beni bir yere çekiyordu. Dışarı çıkmalı mıydım, yoksa sadece beklemeli mi?Bir şey fark ettim. Yalnızca bir numara vardı ve bu numara, içimdeki korkunun tam olarak ne olduğunu biliyordu. O kadar derin bir şekilde, beni açığa çıkarıyordu ki, bu oyun aslında ne kadar uzun zamandır oynanıyordu? Belki de bu kişi, sadece bir yabancı değil, beni uzun zamandır izleyen biriydi.Kapının önünde durdum, gözlerim karanlıkta bir şeyler arıyordu. Sadece bir figür yoktu, sadece soğuk bir esinti vardı. Ama bir şey eksikti. Yavaşça geri adım atmaya başladım, dışarıdaki sesleri yine duydum ama bu kez daha dikkatli olmalıydım. Beni bulmaya çalışan kişi, sadece korkutmaya çalışan biri değildi. O kadar netti ki, bir şeyler hala eksikti.Telefonum yine titredi. Bu sefer birkaç saniye bekledim, derin bir nefes aldım ve ekranı açtım.Bilinmeyen Numara: "Bekledim. Ama artık beklemek istemiyorum."Bir şey oldu... Gözlerim bir anda ekrandan kaydı. Hızla, dikkatle, karanlıkta bir şeyler hareket ediyordu. Adımlar. Kesinlikle birisi vardı.Ama biri... Kimdi o?O anda, pencerenin önüne bir gölge yansıdı.Gözlerim büyüdü. Kapıyı hızla kontrol ettim. İçeri girmeye mi çalışıyordu? Beni mi bulmuştu?Korku ve merak arasında sıkışmışken, telefonum tekrar titredi. Ekranda son bir mesaj vardı. Bu, her şeyi değiştirecekti.Bilinmeyen Numara: "Saklanma. Kapıyı açmanı istiyorum."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.