Nehir
Kayra’nın mesajını tekrar tekrar okudum.
“Dosyanın adı Nehir’di.”
Telefonu elimden bırakamadım.
Bebek 17…
Nehir…
İki isim, aynı gece.
Sabah olur olmaz Kayra’yla buluştuk.
“Dosyayı görmemiz gerekiyor.”
“Babam izin vermez.”
“İzin vermesini beklemeyeceğiz.”
Kayra gülümsedi.
“İlk kez senden böyle bir cümle duyuyorum.”
“Ben de şaşırdım.”
Kayra’nın evine gittiğimizde babası bizi salonda bekliyordu.
“Dosyayı arıyorsunuz.”
Kayra şaşırdı.
“Nasıl bildin?”
“Çünkü dün gece odama girip eski dolabın anahtarını aldın.”
Kayra cebindeki anahtarı çıkardı.
“Bize gerçeği söyle.”
Babası bir süre sustu.
Sonra eski bir dolabı açtı.
İçinden ince, kahverengi bir dosya çıkardı.
Üzerinde tek bir kelime vardı:
NEHİR
Dosyayı masaya bıraktı.
“Bunu açmadan önce bir şeyi bilmeniz gerekiyor.”
“Ne?”
“Bu dosya, babanızın yıllardır sakladığı en tehlikeli sır.”
Dosyayı açtık.
İlk sayfada doğum tarihi vardı.
Benim doğduğum tarih.
Kayra’nın eli titredi.
“Bu aynı gece.”
Babası başını salladı.
“Evet.”
İkinci sayfada bir hastane raporu vardı.
Bebek 17 — Nehir
Ama üçüncü sayfa boştu.
Dördüncü sayfa da.
“Bütün kayıtlar neden yok?”
“Çünkü biri onları aldı.”
“Kim?”
Babası bana baktı.
“Senin baban.”
Kalbim hızlandı.
“Babam Nehir’i neden sakladı?”
“Çünkü Nehir’in kimliği ortaya çıkarsa seni de tehlikeye atacaklarını düşünüyordu.”
“Aramızdaki bağlantı ne?”
Babası cevap vermedi.
Kayra öne çıktı.
“Baba.”
“Bilmiyorum.”
“Biliyorsun.”
Uzun bir sessizlikten sonra:
“İki bebek aynı gece kayboldu.”
Donup kaldım.
“İki mi?”
“Evet.”
“Ben hastaneden çıkarıldım.”
“Doğru.”
“Lara da sonra kaçırıldı.”
“Doğru.”
“Peki ikinci bebek?”
Babası gözlerini kapattı.
“Nehir.”
“Peki Nehir nerede?”
Babası başını salladı.
“Bilmiyorum.”
Tam o sırada dosyanın arasından küçük bir fotoğraf düştü.
Fotoğrafı aldım.
Genç bir kadın.
Kucağında bir bebek.
Kadını görünce nefesim kesildi.
“Bu…”
Kayra fotoğrafa baktı.
“Kim?”
“Ben bu kadını daha önce gördüm.”
“Kim?”
“Rüyalarımda.”
Kayra kaşlarını çattı.
“Eftelya…”
Fotoğrafın arkasını çevirdim.
Tek bir cümle vardı:
“Nehir’i büyüten kadın, Eftelya’nın gerçek annesidir.”
Kalbim hızlandı.
“Demek…”
Kayra cümleyi tamamladı:
“Annen aynı zamanda Nehir’i de büyütmüş olabilir.”
Eve döndüğümüzde gerçek annem bizi kapıda karşıladı.
Fotoğrafı görünce yüzü değişti.
“Bunu nereden buldunuz?”
“Biliyorsun.”
Kadın fotoğrafa baktı.
Sonra gözlerini kapattı.
“Evet.”
“Bu bebek Nehir mi?”
Cevap vermedi.
“Anne!”
Bir süre sonra fısıldadı:
“Evet.”
“Peki nerede?”
Kadın bana baktı.
“Burada.”
“Ne?”
“Elimdeki bütün delillerle birlikte yıllardır onu saklıyorum.”
Kayra şaşkınlıkla:
“Kimden?”
Kadın cevap verdi.
“Babanızdan.”
Sonra kapının arkasını işaret etti.
“Çünkü Nehir…”
Bir an sustu.
“…aslında hiçbir zaman kaybolmadı.”
Kapı yavaşça açıldı.
İçeriden genç bir kız çıktı.
Bize baktı.
Sonra gözleri benim üzerimde durdu.
Ve fısıldadı:
“Eftelya?”