İçeriğe geç

Bilinmeyen numara

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Bilinmeyen numara

Bölüm 1

Yanlış mesaj

Gece, şehrin üzerine sessizce çökmüştü. Yağmur, pencereye düzenli aralıklarla vuruyor; sokak lambalarının sarı ışıkları ıslak kaldırımlarda yansıyordu. Odasının loş ışığında yatağına uzanan Ela, telefonunu eline aldı. Günün yorgunluğu omuzlarına çökmüş, tek istediği biraz müzik dinleyip uyumaktı.

Tam o sırada ekran aydınlandı.

Bilinmeyen Numara

"Yarın saat üçte aynı yerde buluşuyoruz. Bu sefer geç kalma."

Ela kaşlarını çattı.

Numarayı tanımıyordu.

Parmakları klavyeye gitti.

"Sanırım yanlış kişiye yazdınız."

Mesajı gönderdi ve telefonu kenara bırakacakken birkaç saniye sonra cevap geldi.

"Gerçekten yanlış numara mı?"

Ela gülümsedi.

"Evet. Ben sizi tanımıyorum."

Karşı taraftan birkaç saniye ses çıkmadı. Sonra yeni bir mesaj geldi.

"O zaman bugün tanışmış olduk."

Ela istemsizce gülümsedi.

"İlginç bir tanışma şekli."

"Hayatın en güzel hikâyeleri tesadüflerle başlar."

Ela, bu cümleyi birkaç kez okudu. Normalde tanımadığı insanlarla konuşmayı sevmezdi. Ama bu yabancının yazış şekli farklıydı. Ne kaba ne de gereksiz samimiydi.

"Adını söylemeyecek misin?" diye yazdı.

"Henüz değil."

"Neden?"

"İnsanlar isimlerden önce kelimeleri tanımalı."

Ela hafifçe başını salladı.

"Biraz gizemlisin."

"Belki de sadece sıkıcı biri değilimdir."

Ela kahkaha attı.

Uzun zamandır telefon ekranına bakarak bu kadar içten gülmemişti.

O gece konuşmaları saatlerce sürdü.

Sevdikleri şarkıları anlattılar.

En nefret ettikleri yemekleri söylediler.

Çocukken kurdukları hayalleri paylaştılar.

Ama ikisi de isimlerini söylemedi.

Ne fotoğraf gönderdiler ne de sosyal medya hesaplarını paylaştılar.

Sanki birbirlerini yalnızca cümleleriyle tanımaya karar vermişlerdi.

Aradan haftalar geçti.

Yanlış mesaj, artık her gün beklenen bir mesaja dönüşmüştü.

Sabah günaydın mesajları…

Geceleri uzun sohbetler…

Birbirlerinin en kötü günlerini dinlemeler…

Birlikte hiç aynı masada oturmamışlardı ama birbirlerinin en büyük sırlarını biliyorlardı.

Ela bazen kendi kendine düşünüyordu.

"Bir insanı hiç görmeden bu kadar tanımak mümkün mü?"

Ona göre mümkündü.

Çünkü bazı insanlar gözleriyle değil, cümleleriyle dokunurdu.

Aynı gün, şehrin başka bir köşesinde Aras telefonuna baktı.

Ekranda yine Ela'nın mesajı vardı.

"Bugün moralim çok bozuk."

Aras hiç düşünmeden yazdı.

"Anlat."

Dakikalar boyunca Ela içini döktü.

Aras tek kelime bile bölmeden okudu.

Sonunda yalnızca şu cümleyi yazdı.

"Sen sandığından çok daha güçlüsün."

Ela'nın gözleri doldu.

Gerçek hayatta yanında olduğunu söyleyen onlarca insan vardı.

Ama en çok, yüzünü bile bilmediği bu yabancının sözleri iyi geliyordu.

Aylar geçti.

Artık birbirlerinin hayatının vazgeçilmez bir parçası olmuşlardı.

Ama hâlâ tek bir kural vardı.

Kimlik yok.

Fotoğraf yok.

İsim yok.

Bir gün…

Aras mesaj attı.

"Sence insanlar birbirine hiç görmeden âşık olabilir mi?"

Ela uzun süre yazamadı.

Kalbi ilk defa bu kadar hızlı atıyordu.

Parmakları titreyerek cevap verdi.

"Olabilir."

"Nereden biliyorsun?"

Ela derin bir nefes aldı.

Ekrana uzun uzun baktı.

Sonunda yalnızca iki kelime yazdı.

"Çünkü oldum."

Mesaj gönderildi.

Dakikalar geçti.

Bir dakika…

İki dakika…

Beş dakika…

Aras'tan cevap gelmedi.

Ela'nın içini tarifsiz bir endişe kapladı.

Tam telefonu bırakacakken ekran yeniden aydınlandı.

"O zaman artık saklanmanın anlamı kalmadı."

Ela nefesini tuttu.

Arkasından gelen mesajı görünce gözleri büyüdü.

"Yarın seni ilk kez görmek istiyorum."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.