İçeriğe geç

Bilinmeyen

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Bilinmeyen

Bölüm 5

Uzun Bir Süre Sonra

Tam üç aydır bilinmeyenden bir mektup, bir hediye almıyordum. Sanırım kendisi birinci mektupta söylediği gibi göz korkutuyordu. Kendisini gizemli sanıyor olmalıydı. Hakkını vereyim, öyleydi.

Bir anda kapı çaldı, açmaya gittim. Giderken dua etmeyide ihmal etmedim.

Umarım ailemdir, bilinmeyenden kurtulmuşumdur.

Gittiğimde iki kutu, -biri diğerinden daha büyük- bir mektup vardı. Kutuları üst üste koyup yavaşça içeriye koydum. O mektubu da alıp kutuların üzerine koydum ve kapıyı kapattım. İlk önce büyük olan kutuyu açtım. Birden içinden pembe kalpli bir balon çıktı, bir sürü çikolata birde mektup. Tahminim doğru çıkmıştı.

Babam.

Heyecan ve mutluluk içinde mektubu açtım.

Canım kızım,

Şu sıralar annenle ben çok meşgulüz. Umarım zamanında gelmiştir hediyemiz.

Annen sana ayrı bir mektup göndermek istedi, seni biraz bile yalnız hissettirdiysek kusurumuza bakma.

Her zaman yanında olduğumuzu hissettireceğiz, hissettirmek istiyoruz.

Unutma ki, seni seviyoruz.

Hemen tek başına gelen mektubu açtım.

Şansım,

Benim en büyük şansım. Nasılsın iyi misin? Seni çok özledik, en yakın zamanda gelmeyi düşünüyoruz. Sen bizim biricik kızımızsın. Seni kocaman öpüyoruz, seni seviyoruz.

Annemle babam, hiçbir zaman yokluğunu hissettirmediler, gerçek annem babam gibi davrandılar. Öz ailem olmasada ben öyle görmek istiyorum. Asla öz kızları olmadığım için üzülmedim, onları böyle sevdim. Onların mektubuna cevap vermek için kağıt kalem aldım ve yazmaya başladım.

Canım ailem,

Bende sizi çok özledim, hiçbir zaman yokluğunuzu hissettirmediniz. En kısa zamanda dönmenizi ve tekrar beraber olmamızı istiyorum.

Sizleri çok seviyorum, iyiki sizin gibi bir ailem var. İkinizide çok özledim.

Biricik kızınız Ay.

Bunu bir zarfın içine koyup yanıma bıraktım.

Sıra küçük kutuya geldi, bunu tahmin edebiliyordum.

Bilinmeyen.

Şaşırmadım.

Kutuyu açtım, yine siyah bir bez.

Siyah bezi çıkardım.

Yine bir fotoğraf, mektup, bir de fotoğraf makinesi.

Ne?

İlk önce mektubu açtım.

Sevgili Kurbanım,

Beni özledin mi? Tam üç aydır hiçbir mektup, kutu yollamıyordum sana.

Biricik anne ve baban, hediye yollamış. Çikolataların tadını çıkar. Ama ben babandan daha güzel bir hediye yolladım.

Onu görünce çok sevineceksin.

Bu adam gerçekten bir sapıktı ya da eşek şakasına maruz kalıyordum.

Kutudaki fotoğrafa baktım, yine arkası dönüktü. Alıp kendime çevirdim ve fotoğrafa baktım.

Karanlık sokakta, maskeli bir adam bir evin önünde duruyordu, evin ışıkları açıktı. Bazı perdeleri açık bazıları kapalıydı. Maskeli adam eliyle zafer işareti yapıyordu.

Arkadaki ev çok tanıdıktı.

Sanki o ev, benim evimdi.

Bilinmeyen izlendiğimi kanıtladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.