"İLKE" diye bagardı ama kim oldugunu bilmiyorum hava soguk yağmurlu uzerımde ayak bileyime kadar gelen krem renkli paltom ve boynumda kırmızı atkım var suratımın yarısını kapatıyor ama olsun mavinin en göz alıcı renkli gözlerlerımı ortaya çıkarıyor etrafa bakınıyorum ama gorunen otobüse yetismak isteyen iki insan var ben ise bu soğuk ama sokakları güzelleştıren yağmurlu havada yurumeyı tercih ediyorum "ilke" omzuma dokunulmasıylan irkilip arkamı döndüm karşımda yeşil renge sahip iki çift göz karşıladı kıvırcık saçları yağmurdan ıslanmış saçından yüzüne yağmur damlaları akıyodu saçı dağılmış burnu soğuktan kızarmıs ama koyu olan ten rengi yanaklarındaki kızarıklılığın ustunu kapatıyodu ama ona rağmen biraz olsun gözüküyodu okadar soğuktuki hasta bile olunurdu bu havada "hey" sesi düşüncelerimden ayrılmamı sağladı umut'a baktım evet umut okuldan arkadaşım aynı sınıftayız ben ünüversitede hukuk fakultesi okuyorum "merhaba. umut"
"merhaba nasılsın"
"aynı işte sen nasılsın"
"bende iyiyim kütüphaneye bügün gidiyomusun"
"evet neğoldu ki"
"bende-" araba hızlı bir şekilde yanımızdan geçti o kaldırımın yol kenarının orda ben ise onun yanındaydım ve oyüzden umut ıslandı araba yavaşlamıstı bana göre on adım ilerimizdeydi camını açtı gözünde siyah gözlük gözlüğü gözlerini görebileceğim şekilde aynadan buraya bakıp göz kırpıp son hızla burdan uzaklaştı umut bunu görmemiştü bişeyler zırvalıyodu ben donup kalmış gitmiş arabanın arkasından baka kalmıştım umut omzuma dokununca kendime geldim ve umut sırıl sıklamdı
"ilke sen iyisin dimi"
"ben iyiyimde sen iyi durmuyosun otobüs geldi istersen hemen yetiş üşüme "
"tamam yarın görüşürüz" koşarak otobuse bindi arkasından "görüşürüz " dedim tek benim duyabileceğim bir sesle o arabadaki adamı düşünerek kütüphanenin yolunu tutum.
kütüphaneye gelmiş sıcak çayımı almış herzamanki yerime oturmuş bilgisayarımdan yapılıcakları yapmaya koyulmustum taki dikkatimi bişey çekti tek benim değil bütün kütüphanedeki kızların içeri buz mavisi renginde bol pantolon üstünde siyah polo yaka tişört üstünde deri ceket elinde şemsiye gözünde gözlük vardı ve sacları bıraz olsun dağalmıştı aa bi dk gözündeki gözlük. bir an düşüncelerimden ayrıldım çünkü butarafa geliyodu ben cam kenarında oturuyodum duvar dibi ve önümde iki masa vardi kapının dibinde olan da bitane erkek oturuyodu benim hemen önümdekindede bi tane kız oturuyodu ona gelmiştir diye yüzüm düşmedi değil ben aslında öyle şeylerle uğraşan bir insan değilim ama adamın görüntüsü çok hoş,çok karizma kim olsa üzülür çocuk masaları es geçti ve benim karşıma oturdu baka kaldım "selam"
"ne" diyebildim azımdan başka bişey çıkmadı etrafa baktım hemen karşımdaki kız bana bakıp gülüp önüne döndü öbür insanlara baktım kızların gözlerinden resmen kıskançlık ve ateş fışkırıyodu hemen önüme dönüp adama baktım gözlüğünü çıkartmış bana bakıyodu göz kırptı ve sırıttı araba camında gördüğüm gözler.. "ee öğlece banamı bakıcaksın"
"sen o arabadaki çocuk değilmisin"
"evet" dedi net bir şekilde.masaya eğilerek
"niye arkadaşımı ıslattın" dedim kısık bir sesle adam resmen kahkahattı herkes buraya baktı ben dikleştim busefer adam masaya eğilerek
"canım istedi" dedi otuz iki dişiyle gülümseyip göz kırptı iğrenir bakışlar atıp hemen eşağalarımı toplayıp hızlı adımlarla kütüphaneden çıktım arkamdaki ses bir duvara çarpmış gibi durmamı sağladı.
"İLKE"
.
.
.
.
ilk bölüm kısa oldu ama olsun s
onraki bölümlerde görüşmek dileğiyle...
İlke karakterimiz


