İçeriğe geç

Beyaz kutu

Bölüm 2 · 13 dk okuma

Beyaz kutu

Bölüm 2

Karmaşa

Gece Melih'le ofise geçtik.Benim gizli ofisim vardı.Tüm davaları orda çözerdim.Melih ilk defa gördü."Ejderha hanım burası çok iyi.Neden daha önce söylemedin?"

''Ejderha hanım'' demene ne demeli Melih?

Ben gülerek odayı geziyordum."Burası benim gizli bölgem Melih.Seninle burdan güzel planlar yapıcağız.Bak burada şüpheli olanları işaret yap.Burda da cinayet vakaları çözüm bulduğum dosyalar var.Başıma gelen bütün mahkeme davaları, çözüm bulduğum cinayet vakalarını hepsini buraya yazdım."

Melih şaşkınlıkla dosyaları inceliyordu."Film gibi hayatın var,ejderha hanım."

Yıllardır anlamadığım karmaşık hayatımı Melih iki saniyede çözdü.

"Ben dosyayı inceliyorum.Bütün kanıtlar Ahmet Yılmaz yani babamı gösteriyor.Kızın bedenini iyirmi beş kere bıçakla mış bir cani var karşımızda.Çok dikkat etmeliyiz.Her şeyi sorgulama mız lazım.Güneş Giray'ı öldüren o cani vicdansız'ı bulmalıyız.Adalet yerini bulmalı."

Melih gözünü dosyadan çekmiyordu.''Öncellikle,dayın Emir ifadesinde evde olduğunu ve uyuduğunu ispat etmiş.Komşuları saat 9 civarı çöp atarken görmüşler.Zaten karısı da aynı şeyi söylemiş.''

Ben gözlüğü mü çıkararak dosyayı kapattım.''Yarına çok iyi planlarım var.İlk önce yarına kamera istiyorum.Bir de bir şey daha söyleyeceğim.Bir film izlemiştim.Belki sende izlemiş ola bilirsin.Telefona bir rakamlar yazıyorlar.Dinleme uygulaması yükleniyor.Dinleniyorlar ancak haberleri olmuyor.''

Melih beni dikkatle dinledikten sonra ''Ben biliyorum o filmi!Ben de bir kere merak sardım, uygulamayı nasıl yapıyorlar araştırmıştım.Bir hacker arkadaşım vardı.İşte o zamanlar polis değildim . Adamı tutukladılar.Ben de arandığını bilmiyordum.Ama yine de bana öğrettiği bilgiler kafamda.''

Ben gülerek''Harika!''diye bağırdım.

Ertesi sabah

Beyaz arabanın içinde Melih'le bekliyorduk.Emir dayım eve ekmek ve gazete alarak döndü.Hemen arabadan indim.Melih bana döndü.''Ejderha hanım,koordinatları telefonuna gönderiyorum.Dikkatli ol.''

Emirin kapısına gelmiştim.Kapıyı tüm nefretimle vurdum.Kapının ardında ''Hangi saygısız kapıya böyle vura bilir.''diye ses geliyordu.Kapıyı açtı ve beni görünce,bir an kalpten gittiğini sandım.

Geçmişte kardeşinin ölümüne sebep olduğu için,yıllarca dört duvar arasında pişmanlık yaşarken onun kızını görmek, ona ağır gelmiştir.

Her kese bana adam yiyorum gibi bakıyor.

Neyse ki, beni içeri davet etti.İçeri girince Nilüfer beni gördüğüne sevinme miş gibiydi.Duygularımız karşılıklıydı.Benim varlığımın onu huzursuz ettiğini görünce içimden sevindim.

Artık kendilerinden nefret etmem için elinden geleni misli ile yapmışlar.

Emir Nilüfer'e çay getirmesini istemişti.Ben içmek istemediğimi söylesem bile, getirmesini istemişti.

Koltukta otumuşdum.Emir yüzüme sahte ve aptal bir gülüşle bakarken benim sol tarafımda bir ağrı oluştu.Hem kolum hem de vücudumun sol tarafı tamamen ağrıyordu.

Nilüfer çayları getirdi.Sonra masada olan telefonu çaldı.Nilüfer telefonunu eline almadan önce arayanı şahsın telefonda kayıtlı olamadığını gördüm.Nilüfer tedirgin bir şekilde paltosu alarak,dışarı çıktı.Sol tarafımda birden karanlık adam belirdi.Siyah şapkası,gözlüğü,uzun paltosu,siyah eldivenleri üzerindeydi.Yüzünü şapkası dan göremiyorum,ancak sesini duya biliyorum.

''Neden ismini kayıt etmedi?''dedi o adam.

''Çünkü kendinden bile sakladığı biri var karşısında.

''Emire düşündüğün şeyi mi yapmak istiyorsunuz?''

''Geç bile kaldım.''dedim.

Emir bana garip bir şekilde baktı.''Neye geç kaldın Biricik?''

Siyah şapkalı adam kaybolmuştu.

''Benim çok işlerim vardı.Sizinle konuşu cam sonra da işlerime daha da geç kalmadan gidicektim.Şimdi saate baktım ki,geç bile kalmışım.Ama daha da geç olmadan sizinle konuşmak istiyorum.''

''Elbette ki,seni dinliyorum Biricik.''

Havalara bak ! Sanki ben bunun anasına onca kötülüğü yaptım.

''Ama ilk önce soğuk su rica ediyorum''dedim.

''Bizim evde de soğuk su olmaz.Ancak senin için bakarım.''Ayağa kalktı ve mutfağa girdi.

Telefonunu sehpanın üzerinde bırakmış aptal.

Melih bana gönderdiği koordinatları telefonuma çağrı ile Emirin telefonuna bir şekilde yükledim.

Bir dakika da uygulama telefona yüklenmişti.O son saniyeler zor geçiyordu.Emir elinde bir bardak su ile gelince,telefonu çoktan sehpanın üzerindeydi.

Emir suyu bana uzattı.Bende ayağa kalktım.''Gitmem gereken yer var benim.Hemen gitmeliyim.'' Kapının önüne geldim.Emir ''Ne konuşmak istiyordun?''dedi.Bende hızlı sesle ''Sonra konuşuruz''diyerek kapıdan çıktım.

Merdivenleri inerken Nilüfer merdiven çıkıyordu.

''Sultan hazretleri gidiyor mu?"dedi buruşmuş yüzsüz Nilüfer.

''Dilin mi açıldı Nilüfer?''dedim gülerek.

''Bana bak,uzak dur ailemizden.Huzurumuzu mahvettme.Bir daha da gelme.''Parmağını yüzüme salladı.

''Ne ailesinden bahsediyorsun aptal !Ben gelmeden önce Emir sana ayı gibi bağırıyordu.Senin yarı yaşlı gözlerinden kalbinin kırık olduğu okunuyordu.Sizin samimiyetsiz mutsuz aile tablo da beni ilgilendirmiyor.Ancak benimle konuşurken hareketlerine,tavırlarına dikkat ediceksin.Bir de seni kim aramıştı hı?Tedirgin oldun,rengin attı.Koşarak evden çıktın.''

''Sen ne yapmaya çalışıyor sun ?Hem sanane bunlardan?''korkarak söylüyordu bunları.

''Bana bak,senin pis suratını çeken biri değilim ben.Zaten pisliğin ortaya çıkar.Şimdi çekil önümden.''

Önünden sinirli bir ifade ile geçtim.Melih araba da uyumuştu.Arabaya bindim sinirli tavırla.Melih korkmuş ifade ile uyandı.''Noldu be!İnsanı böyle uyandırılmırlar mı be! ejderha mısın nesin!''

''Başlatma ejderhana şimdi.''

''Sen niye sinirli sinirli geldin?Naptın koordinatları yazdın mı?''

''Yazdım da işe yarar mı?''

''Yarar elbette ki.Kameraları nereye koyalım?''

''Onlar şimdilik dursun.Bir az bekleyeceğiz''dedim eldivenleri mi giyerek.

Nihayet ofise gelmiştim.Ablam Melek sandalyede oturmuş beni bekliyordu.Ablamı görünce hemen karşısına oturdum.Sol tarafımda yine bir şey hiss etmiştim.

Ablam sonunda konuştu.''Nasılsın güzel kardeşim?Her şey yolunda mı?''

''Yol o kadar karmaşık ki, hiç sorma ablacım.Bu gün Nilüfer ve Emirle görüştüm.''

''Şaka mı yapıyorsun?Nasıl görüştünüz?Ne için?''

Sustum.Konuşmak istemedim aslında.Ablamın söyleyecekleri den korktum.

''Ben anladım.Babamız yüzünden değil mi Biricik?Sırf gerçek katili bulmak için.Bırak ne hali varsa,görsün.Hayır canım,Biricik taktı kafasına.O katili bulamazsa hayatı kayar çünki.''Son cümlesinde bağırdı.

''Abla beni dinler misin?Bir genç kızın hayatı yok eden katili bulmam lazım.Hem sen demedin mi ?Git yardım et diye!''

''Ben dedim ve pişman oldum.Yapma kardeşim girme bu karmaşaya.Zehir olur hayatın.''

''Abla bir lafın bir lafın uymuyor.Ben seni artık bu saatten sonra dinleyemem.Benim o katili bulmam lazım.''Ayağa kalktık ikimizde.

''Gide bilirsin abla.''dedim bir anlık öfkeyle.Ablam üzülerek yanımdan ayrıldı.

Sol tarafım daha çok ağrıyordu.Otudum pencerenin yanında.Yanımda yine o siyah şapkalı adam belirdi.''Ne düşünüyorsun?''dedi şapkalı adam.

''Ablam benden bir şey saklıyor.Yoksa bir gün böyle, başka gün başka bir şey demez.''dedim avucumu bükerek.'

İçeri birden Naz girmişti.Naz benim en yakın arkadaşım hemde meslek arkadaşımdı.Naz içeri girince adam kaybolmuştu.Çokta aldırmadım bu durumu.

Nazın kahverengi gözleri ile saçları, narin yüzü ve mükemmel eğitimi vardı.Saf biri olsa da,ben onu hep korumuşumdur.Naz yanıma oturdu."Neler olmuş böyle Biricik?Neden bana söylemedin?"

"Naz benim bile çözüm bulamadığım bir karmaşanın ortasındayım."Gözlerimi sıkarak pencereye baktım.

"Neler olmuş böyle!En azından sen iyi ol"dedi Naz tüm samimiyetiyle.

"İyi olmaya çalışıyorum."

Telefonuma mesaj geldi.Yazan Melihdi.Ses kayıtlarından bir şey çıkması gerekiyordu.Hemen çantamı aldım.Naz'a işim var dedim ve Melih'in konum gönderdiği yere geldim.

Oraya vardığımda saat neredeyse akşam dokuzdu.Önümde büyük bir uçurum vardı.Deniz dalgası aşırı şiddetliydi.Melih beni gördü ve yanıma geldi.

"Ejderha, burada büyük bir karmaşa çıkar yakında!"Telaşlı ses tonu ve bembeyaz yüzü beni korkuttu.

Korkmuş sesle Melihe baktım."Nasıl?Korkutma insanı anlat!Neler oluyor Melih?"

"Şimdi bak ben bu Emirin sesini dinledim.Bu Nilüferle kavga etti.Nülifer bir adamla görüşmüş.Bu adam çok tehlikeli bir adam tamam mı?Bu adam yüzünden başlarına her şey gelmiş.Böyle anlattı sonra bu Nilüfer Emir'den habersiz adamla konuşuyor.Emir gelince de komşuyla konuştuğunu söylüyor.Emir de Lale ile konuşuyor.Lale ona Nülifer'i nasıl adamdan parayı alıp,kaçmak istediğini ve Emirden bıkmış olduğunu söylüyor.Emir de "beni o cinayete alet etmeden düşünmeliydiler "dedi .Ben paramı o haine vermem diyor.Yani bu demek oluyor ki,cinayete Emir'den başkaları da bulaşmış.Hepsi burda bir saate toplanır."Melih bana siyah eldivenler ve maskeleri uzattı.

"Lale bulaştı mı acaba?Bulaşmıştır,yoksa nerden bilsin Nilüfer nasıl parayı alıcak."

"Orasını gelince öğrenince bakarız."

"Umarım kameraları görünür yerlere koymuşsun dur."

"Şüphen bile olmasın."

"Harika iş çıkartın."

Yarım saat geçmişti.Siyah bir araba gelmişti.Bu Emirin arabasıydı.İlk önce gelip,saklanmak istemiş çakal.Melih önlem olarak telefonla bile fotoğraf çekiyordu.

"Melih çekilse ne göremiyorum." Melih önümde ağac gibi durmuştu.

"Sen fotoğraf çekiyor musun ?Çekmiyorsun.Ama ben çekiyorum sen de çekil."

"Salak zaten kamera yok mu?Sen niye çekiyorsun acaba?Şimdi yakalayacağız çekil."

"Gözlüğünü çıkar gözlüğünü.O yüzden görmüyosun.Gecenin köründe güneş gözlüğü takıyorsun."

"Bu güneş gözlüğü değil tatlım.Gece gözlüğü de var.Onu takıyoruz işte."

Emir öteki tarafta saklanmıştı.Melih ve ben kavga ederken Nilüfer de gelmişti.Geriye o gizemli adamla Lale kalmıştı.Siyah jeep bir araba geldi.Arabanın kapısı açıldı.Dilim tutulmuştu.

Çünki arabadan Murat inmişti.Canımdan çok sevdiğim kardeşim bir katilin şoförlüğünü mü yapıyor du?Ben kendi sorunlarım dan son kaç aydır Muratla konuşamadım.Kendimi çok suçlu gibi his ettim.

Diğer kapıdan da Lale inmişti.O vakit kendime çok öfkelendim.Nası olur da kardeşimi bu kurtlara yem ederdim?Sinirimden ve öfkem den delirmiştim.Lale nasıl bu kadar zengin ola bildi?Adamın sol kolumu Lale ola bilir miydi acaba?

Murat'dan ne istediler peki?Parçalar birleşiyor du .Melih olayları dikkatli izliyordu.

Murat'a ben nasıl söylerim diye düşünüyordum.Lale Nilüfer'e yakınlaştı.Bir büyük çantayı yere attı.Çanta da para olmalıydı."Alın parayı defolun"dediğini duydum.Ne oldu da böyle düşman mı olmuştular?Ben neyin içine girdim böyle!

Murat'a kıyamam ,nasıl da masum bakıyor.

Paranı yere atmasından bir saniye sonra Emir ortaya damladı."O para benim hakkım!O para benim hakkım!"diye dana gibi bağırıyordu.Nülifer bunu görünce "Ne işin var burda!"diye bağırmaya başladı.

Birden karanlığın ardından bir adam belirmişti.Siyah dalgalı saçları,güzel siyah gözleri olan o adam "Yavuz Giray"gelmişti.Olayın tam ortasına gelmişti.

Melih kaşlarını çattı."Yavuz nasıl öğrendi?"

Ben cevap olarak düşündüm.Sonra gülümseyen yüzümü bir anlık değiştirdim."Savcı ölür,Melih!Yardım edelim."

Melih olanları izliyordu.Yavuz Lalenin önüne geçti."Katil sensin!Kardeşimi sen öldürdün!

Ben ellerimi his etmedim.Çünki Murat silah çıkarmıştı.Silah savcıya dayanmıştı.

Ben korku içinde ölürken savcı Yavuz Giray baygın yerde yatıyordu.

Ben gözlüğümü çıkararak dosyanı kapattım.''Yarına çok iyi planlarım var.İlk önce yarına kamera istiyorum.Bir de bir şey daha söyleyeceğim.Bir film izlemiştim.Belki sende izlemiş ola bilirsin.Telefona bir rakamlar yazıyorlar.Dinleme uygulaması yükleniyor.Ama anlamıyorlar dinlendiklerini.''

Melih beni dikkatle dinledikten sonra ''Ben biliyorum o filmi!Ben de bir kere merak sarmıştım,uygulamanı nasıl yapıyorlar araştırmıştım.Bir hacker arkadaşım vardı.İşte o zamanlar polis değildim . Adamı tutukladılar.Ben de arandığını bilmiyordum.Ama yine de bana öğrettiği bilgiler kafamda.''

Ben gülürek''Harika!''diye bağırdım.

Ertesi sabah

Beyaz arabanın içinde Melihle bekliyorduk.Emir dayım eve ekmek ve gazate alarak döndü.Hemen arabadan indim.Melih bana döndü.''Ejderha hanım,kordinatları telefonuna gönderiyorum.Dikkatli ol.''

Emirin kapısına gelmiştim.Kapıyı tüm nifretimle vurdum.Kapının ardında ''Hangi saygısız kapıya böyle vura bilir.''diye ses geliyordu.Kapıyı açtı ve beni görünce,bir an kalpten gittiğini sandım.

Geçmişte kardeşinin ölümüne sebep olduğu için,yıllarca dört duvar arasında pişmanlık yaşarken onun kızını görmek, ona ağır gelmiştir.

Her kese bana adam yiyormuşum gibi bakıyor.

Neyse ki, beni içeri davet etti.İçeri girince Nilüfer beni gördüğüne sevinmemiş gibiydi.Duygularımız karşılıklıydı.Benim varlığımın onu huzursuz ettiğini görünce içimden sevindim.

Artık kendilerinden nefret etmem için elinden geleni misli ile yapmıştılar.

Emir Nilüfere çay getirmesini istemişti.Ben içmek istemediğimi söylesem bile, getirmesini istemişti.

Koltukta otumuşdum.Emir yüzüme sahte ve aptal bir gülüşle bakarken benim sol tarafımda bir ağrı oluştu.Hem kolum hem de vücudumun sol tarafı tamamen ağrıyordu.

Nilüfer çayları getirdi.Sonra masada olan telefonu çaldı.Nilüfer telefonunu eline almadan önce arayanı şahsın telefonda kayıtlı olamadığını gördüm.Nilüfer tedirgin bir şekilde paltosu alarak,dışarı çıktı.Sol tarafımda birden karanlık adam belirdi.Siyah şapkası,gözlüğü,uzun paltosu,siyah eldivenleri üzerindeydi.Yüzünü şapkasından göremiyordum,ancak sesini duya biliyordum.

''Neden ismini kayıt etmedi?''dedi o adam.

''Çünkü kendinden bile sakladığı biri var karşısında.

''Emire düşündüğün şeyi mi yapıcaksın ?''

''Geç bile kaldım.''dedim.

Emir bana garip bir şekilde baktı.''Neye geç kaldın Biricik?''

Siyah şapkalı adam kaybolmuştu.

''Benim çok işlerim vardı.Sizinle konuşucam sonra da işlerime daha da geç kalmadan gidicektim.Şimdi saate baktım ki,geç bile kalmışım.Ama daha da geç olmadan sizinle konuşmak istiyorum.''

''Elbette ki,seni dinliyorum Biricik.''

Havalara bak ! Sanki ben bunun anasına onca kötülüğü yaptım.

''Ama ilk önce soğuk su rica ediyorum''dedim.

''Bizim evde de soğuk su olmaz.Ancak senin için bakarım.''Ayağa kalktı ve mutfağa girdi.

Telefonunu sehpanın üzerinde bırakmış aptal.

Melih bana gönderdiği kordinatları telefonuma çağrı ile Emirin telefonuna bir şekilde yükledim.

Bir dakika da uygulama telefona yüklenmişti.O son saniyeler zor geçiyordu.Emir elinde bir bardak su ile gelince,telefonu çoktan sehpanın üzerindeydi.

Emir suyu bana uzattı.Bende ayağa kalktım.''Acalem var benim.Hemen gitmeliyim.'' Kapının önüne geldim.Emir ''Ne konuşmak istiyordun?''dedi.Bende acale ses tonuyla ''Sonra konuşuruz''diyerek kapıdan çıktım.

Medivenleri inerken Nülifer merdiven çıkıyordu.

''Sultan hazretlerimiz gidiyor mu?"dedi buruşmuş yüzsüzlüğüle.

''Dilin mi açıldı Nilüfer?''dedim gülerek.

''Bana bak,uzak dur ailemizden.Huzurumuzu mahvettme.Bir daha da gelme.''Parmağını yüzüme sallladı.

''Ne ailesinden bahsediyorsun aptal !Ben gelmeden önce Emir sana ayı gibi bağırıyordu.Senin yarı yaşlı gözlerinden kalbinin kırık olduğu okunuyordu.Sizin samimiyetsiz mutsuz aile tablonuzda beni ilgilendirmiyor.Ancak benimle konuşurken haraketlerine,tavırlarına dikkat ediceksin.Bir de seni kim aramıştı hı?Tedirgin oldun,rengin attı.Koşarak evden çıktın.''

''Sen ne yapmaya çalışıyor sun ?Hem sanane bunlardan?''korkarak söylüyordu bunları.

''Bana bak,senin pis suratını çekicek biri değilim ben.Zaten pisliğin ortaya çıkar.Şimdi çekil önümden.''

Önünden sinirli bir ifade ile geçtim.Melih araba da uyumuştu.Arabaya bindim sinirli tavırla.Melih korkmuş ifade ile uyandı.''Noldu be!İnsanı böyle uyandırmazlar be! ejderha mısın nesin!''

''Başlatma ejderhana şimdi.''

''Sen niye sinirlisin?Naptın kordinatları yazdın mı?''

''Yazdım da işe yarar mı?''

''Yarar elbette ki.Kameraları nereye koyalım?''

''Onlar şimdilik dursun.Bir az bekleyeceğiz''dedim eldivenlerimi giyerek.

Nihayet ofisime gelmiştim.Ablam Melek sandelyede oturmuş beni bekliyordu.Ablamı görünce hemen karşısına oturdum.Sol tarafımda yine bir şey hiss etmiştim.

Ablam sonunda konuştu.''Nasılsın güzel kardeşim?Her şey yolunda mı?''

''Yol o kadar karmaşık ki, hiç sorma ablacım.Bu gün Nilüfer ve Emirle görüştüm.''

''Şaka mı yapıyorsun?Nasıl görüştün?Ne için?''

Sustum.Konuşmak istemedim aslında.Ablamın söyleyeceklerinden korktum.

''Ben anladım.Babamız yüzünden değil mi Biricik?Sırf gerçek katili bulmak için.Bırak ne hali varsa,görsün.Hayır canım,Biricik taktı kafasına.O katili bulmazsa hayatı kayar çünki.''Son cümlesinde bağırdı.

''Abla beni dinler misin?Bir genc kızın hayatı yok eden katili bulmam lazım.Hem sen demedin mi ?Git yardım et diye!''

''Ben dedim ve pişman oldum.Yapma kardeşim girme bu karmaşaya.Zehir olur hayatın.''

''Abla bir lafın bir lafın uymuyor.Ben seni artık bu saatden sonra dinleyemem.Benim o katili bulmam lazım.''Ayağa kalktık ikimizde.

''Gide bilirsin abla.''dedim bir anlık öfkeyle.Ablam üzülerek yanımdan ayrıldı.

Sol tarafım daha çok ağrıyordu.Otudum pencerinin yanında.Yanımda yine o siyah şapkalı adam belirdi.''Ne düşünüyorsun?''dedi şapkalı adam.

''Ablam benden bir şey saklıyor.Yoksa bir gün böyle, başka gün başka bir şey demez.''dedim avuclarımı bükerek.'

İçeri birden Naz girmişti.Naz benim en yakın arkadaşım hemde meslek arkadaşımdı.Naz içeri girince adam kaybolmuştu.Çokta aldırmadım bu durumu.

Nazın kahverengi gözleri ile saçları, narin yüzü ve mükemmel eğtimi vardı.Saf biri olsa da,ben onu hep korumuşumdur.Naz yanıma oturdu."Neler olmuş böyle Biricik?Neden bana söylemedin?"

"Naz benim bile çözemeyeceğim bir karmaşanın ortasındayım."Gözlerimi sıkarak pencereye baktım.

"Neler olmuş böyle!En azından sen iyi ol"dedi Naz tüm samimiyyetile.

"İyi olmaya çalışıyorum."

Telefonuma mesaj geldi.Yazan Melihdi.Ses kayıtlarından bir şey çıkması gerekiyordu.Hemen çantamı aldım.Naz'a işim var dedim ve Melih'in konum gönderdiği yere geldim.

Oraya vardığımda saat neredeyse akşam dokuzdu.Önümde büyük bir uçurum vardı.Deniz dalgası aşırı şiddetliydi.Melih beni gördü ve yanıma geldi.

"Ejderha, burada büyük bir karmaşa çıkıcak yakında!"Telaşlı ses tonu ve bembeyaz yüzü beni korkutmuştu.

Korkmuş sesle Melihe baktım."Nasıl?Korkutma insanı anlat!Neler oluyor Melih?"

"Şimdi bak ben bu Emirin sesini dinledim.Bu Nüliferle kavga etti.Nülifer bir adamla görüşmüş.Bu adam çok tehlikeli bir adam tamam mı?Bu adam yüzünden başlarına her şey gelmiş.Böyle anlattı sonra bu Nülifer Emir'den habersiz adamla konuşuyor.Emir gelince de komşuyla konuştuğunu söylüyor.Emir de Lale ile konuşuyor.Lale ona Nülifer'in adamdan parayı alıp,kaçacağını ve Emirden bıktığını söylüyor.Emir de beni o cinayete alet etmeden düşünücektiler ve ben paramı o haine verdirmem diyor.Yani bu demek oluyor ki,cinayete Emir'den başkaları da bulaşmış.Hepsi burda bir saate toplanır."Melih bana siyah eldivenler ve maskeleri uzattı.

"Lale bulaşdı mı acaba?Bulaşmışdır,yoksa nerden bilsin Nüliferin parayı alacağını."

"Orasını gelince öğrenicez."

"Umarım kameraları görünür yerlere koymuşsundur."

"Şüphen bile olmasın."

"Harika iş çıkartın."

Yarım saat geçmişti.Siyah bir araba gelmişti.Bu Emirin arabasıydı.İlk önce gelip,saklanmak istemiş çakal.Melih önlem olarakntelefonla bile fotoğraf çekiyordu.

"Melih çekilsene göremiyorum." Melih önümde ağac gibi durmuştu.

"Sen fotoğraf çekiyor musun ?Çekmiyorsun.Ama ben çekiyorum sen de çekil."

"Salak zaten kamera yok mu?Sen niye çekiyorsun acaba?Şimdi yakalanacağız çekil."

"Gözlüğünü çıkar gözlüğünü.O yüzden görmüyosun.Gecenin köründe güneş gözlüğü takıyorsun."

"Bu güneş gözlüğü değil tatlım.Gece gözlüğü de var.Onu takıyoruz işte."

Emir öteki tarafta saklanmıştı.Melih ve ben kavga ederken Nülifer de gelmişti.Geriye o gizemli adamla Lale kalmıştı.Siyah cip bir araba geldi.Arabanın kapısı açıldı.Arabadan ineni görünce dilim tutulmuştu.

Çünki arabadan Murat inmişti.Canımdan çok sevdiğim kardeşim bir katilin şoförlüğünü mü yapıyor du?Ben kendi sorunlarım ve işlerimden son kaç aydır Muratla konuşamadım.Kendimi çok suçlu gibi his ettim.

Diğer kapıdan da Lale inmişti.O vakit kendime çok öfkelendim.Nası olur da kardeşimi bu kutlara yem ederdim?Sinirimden ve öfkemden delirmiştim.Lale nasıl bu kadar zengin ola bildi?Adamın sol kolumuydu acaba?

Murat'dan ne istediler peki?Parçaları birleşdirmeye çalışıyordum.Melih olayları dikkatli izliyordu.

Murat'a ben nasıl söylerim diye düşünüyordum.Lale Nülifer'e yakınlaştı.Bir büyük çantayı yere attı.Çanta da para olmalıydı."Alın parayı defolun"dediğini duydum.Ne oldu da böyle duşmn olmuştular?Ben neye bulaşmıştım böyle!

Murat'a kıyamam ,nasıl da masum bakıyor.

Paranı yere atmasından bir saniye sonra Emir ortaya damlamıştı."O para benim hakkım!O para benim hakkım!"diye dana gibi bağırıyordu.Nülifer bunu görünce "Ne işin var burda!"diye bağırmaya başladı.

Birden karanlığın ardından bir adam belirmişti.Siyah dalgalı saçları,güzel siyah gözleri olan o adam "Yavuz Giray"gelmişti.Olayın tam ortasına gelmişti.

Melih kaşlarını çattı."Yavuz nasıl öğrendi?"

Ben cevap olarak düşündüm.Sonra gülümseyen yüzümü bir anlık değiştidim."Savcı ölür,Melih!Yardım edelim."

Melih olanları izliyordu.Yavuz Lalenin önüne geçti."Katil sensin!Kardeşimi sen öldürdün!

Ben ellerimi his etmedim.Çünki Murat cibinden silah çıkarmıştı.Silah savcıya dayanmıştı.

Ben korku içinde ölürken savcı Yavuz Giray baygın yerde yatıyordu.

Bölüm sonu

9 yorum