İçeriğe geç

Beyaz Kuğu

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Beyaz Kuğu

Bölüm 5

4.Bölüm

𝘈𝘳𝘦𝘭 𝘌𝘨𝘦 𝘊𝘢𝘯𝘥𝘢𝘯 Onun arkasından bakarken durmam gerektiğini biliyordum.Ama bazı anlar vardır, kaçırılmaz.Adımlarını saymadım.Gerek yoktu.Zaten hızlanmayacağını biliyordum.Kalabalık caddeden ara sokağa sapacağını da.İnsanlar farkında olmadan, en az direniş gösterdikleri yolu seçerler.O da öyle yaptı.Sokak lambasının altında omzu açıldığında dövme netleşti.Beyaz kuğu.Aynı çizgi.Aynı duruş.Bir sembol, ancak bu kadar doğru bir bedene oturabilirdi.Tesadüf değildi.Ama onun bunu bilmesine gerek yoktu.İnsanlar tesadüf sandıkları şeylerin içine daha rahat girerler.Sorgulamazlar.Direnmezler.Sadece yürürler.Ben de tam olarak bunu istiyordum.Durduğumda duracağını biliyordum.Bazı insanlar takip ettiklerini sanır.Oysa sadece çağrılmışlardır.Sesimde hiçbir şey belli etmedim.Ne tanıdığımı.Ne ne zamandır izlediğimi.Ne de bu karşılaşmanın kaç farklı ihtimalle planlandığını.Adımı sorması erken geldi.Ama normaldi.Merak, korkudan önce gelir.Söylemedim.Henüz değil.Bazı isimler vardır, erken söylendiğinde gücünü kaybeder.Bazılarıysa hiç söylenmez.Ama onun adını söyledim.Çünkü insanlar, tanındıklarını fark ettikleri an savunmasızlaşır.Bakışlarındaki o anlık boşluğu gördüm.Bunu inkâr etmeye çalıştı.Ama beden, zihinden önce tepki verir.Bunu sevmedim.Ama gerekliydi.Arkamı döndüm.Yürüdüm.Onu orada bırakmak zordu.Ama kalmak daha büyük bir hataydı.Henüz zamanı değildi.Her karşılaşma bir başlangıç değildir.Bazıları sadeceyerini belli etmek içindir.Ve ben,yerimi çoktan almıştım.Şimdi sıra,onun bana doğru atacağı ilk bilinçsiz adımı beklemekteydi.Onun arkasından bakarken durmam gerektiğini biliyordum.Ama durmadım.Sokak lambasının altına girdiğinde adımlarımı yavaşlattım.Omzu açıldı.Dövme netleşti.Durduğumda duracağını biliyordum.“Beni takip ettiğini mi sanıyorsun?” dedi, başını çevirmeden.Ses tonu sakindi.Ama soru değildi bu.Bir tespitti.“Hayır,” dedim.“Yürüyordum.”“Ben de,” dedi.“Demek ki yolumuz aynı.”Döndü.Gözleri, geceye rağmen netti.“Tesadüfleri sever misin?” diye sordu.Omuz silktim.“Başıma sık gelmez.”“Güzel,” dedi.“İnsan nadir şeyleri daha iyi hatırlar.”Bakışlarım istemsizce dövmeye kaydı.“Bakmana gerek yok,” dedi.“Zaten baktığını biliyorum.”“Dikkat çekiyor,” dedim.“Pek gizleme zahmetine girmemişsin.”“Bazı şeyler saklanmaz,” dedi.“Görmesi gereken görür.”Bir adım yaklaştı.Aramızda hâlâ mesafe vardı.Ama hava değişti.“Barda,” dedi.“Kalabalığın içindeydin ama yalnız duruyordun.”Kaşlarımı çattım.“Beni izlediniz.”“Hayır,” dedi.“Fark ettim.”Bu cevap, inkâr kadar rahatsız ediciydi.“Adımı nereden biliyorsun?” diye sordum.Bir an sustu.Sonra başını hafifçe yana eğdi.“Yanlış soru,” dedi.“Doğrusu şu olmalı:Adını neden söylememi istemedin?”Bir anlık boşluk oldu.“İstemediğimi nereden çıkardın?” dedim.“Bakışından,” dedi.“İnsan, adını söylemeden tanınmak istemez.”Sessizlik çöktü.“Peki,” dedim.“Senin adın ne?”Gülümsedi.Bu kez gerçek değildi.“Şimdilik önemli değil.”“Benim adım önemliydi ama.”“Evet,” dedi.“Çünkü sen gittin.”Bu cümleyle geri çekildi.“Bu cadde uzun,” dedi.“Bir daha karşılaşırsak, o zaman sor.”Arkasını döndü.Yürüdü.Ben kaldım.Ama artık emindim:Bu, yürüyüp geçilecek bir karşılaşma değildi.𝘐̇𝘻𝘦𝘮 𝘚𝘰𝘺𝘬𝘢𝘳𝘦𝘯Caddenin sonuna geldiğimde nefesimin hızlandığını fark ettim.Durmam gerekiyordu.Ama durmadım.Telefonum titredi.Saate baktım.00.43.Tam o anda, kaldırımın karşısında bir kapı açıldı.Işık sokağa taştı.Sigara dumanı havaya karıştı.Onu gördüm.Duvara yaslanmıştı.Sanki az önce gelmiş gibiydi.Sanki beni beklememişti.Bakışlarımız yine çarpıştı.Bu kez kaçmadı.“Bu kadar kısa sürede mi?” dedi.Sesinde şaşkınlık yoktu.“Ne?” dedim.“Aynı caddede,” dedi.“İkinci kez.”“Şehir küçük,” dedim.“Olabilir.”Başını salladı.“Olabilir,” dedi.“Olmaması da.”Sigaranın ucunu yere bastırdı.Ayağıyla söndürdü.“Yolun buradan mı geçiyor?” diye sordu.“Evet.”“Yalan söylemiyorsun,” dedi.“İyi.”Bu cümle beni rahatsız etti.Ama nedenini sorgulamadım.Yanımdan geçerken durdu.Bu kez mesafe yoktu.Göğüs çatalımdan dövmem net görünüyordu.Bakışları sadece bir an kaydı.Bir anlık fazla uzun bir an.Hiçbir şey söylemedi.Ama o bakışta bir tanıma vardı.“İyi geceler, İzem,” dedi sakinlikle.Bu kez dönmedim.Yürüdüm.Ama içimde bir şey netleşti:Bu adam beni ikinci kez görmemişti.Sadece ikinci kez karşıma çıkmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.