İçeriğe geç

BEYAZ İNCİ

Bölüm 8 · 2 dk okuma

BEYAZ İNCİ

Bölüm 8

LEYSA

Kendime geldiğim anda kapıyı kapattım ve anahtarı cebime atıp aşağıya doğru inmeye başladım. Yemekhane neredeydi bilmiyordum. Bir kat indikten sonra herkesin bir yere gittiğini gördüm. Oraya doğru ilerlemeye başladım. Etrafı incelediğimde herkesin bir yere oturduğunu gördüm. Ben nereye otursam diye etrafa bakınırken Omuzumda bir şey hissettim. Kafamı çevirip arkaya doğru baktığım anda sarı saçlı, yeşil gözlü, zayıf bir kızın elini omuzuma koyduğunu fark ettim. Kaşlarımı hafif çatıp kıza baktığımda, onun yüzünde ise hafif bir tebessüm vardı.

-"Selam."

Anlam verememiş bir ifadeyle,

-"Merhaba."

-"Gel, şuraya oturalım."

Sanki beni daha önceden tanıyormuş gibi konuşuyordu.

-"Peki."

Kahverengi bir sandalye çekip karşısına oturdum.

-"Sen yenisin galiba."

-"Evet, maalesef öyle oldu."

Başını hafif yana çevirerek şöyle dedi.

-"Anlamadım. Maalesef öyle oldu derken, bir dakika bir dakika, sen zorla mı geldin buraya."

-"Yani zorla değil de, istemeden geldim. Ya şöyle, yanlışlıkla oldu" derken bir anda bir kadın,

-"Sıraya" diye seslendi. Sanırım yemekhane görevlisiydi. Herkes teker teker yemek almak için sıraya girdiler. Endişeli bir şekilde etrafa bakındım. Sarı saçlı kız ayağa kalkıp gidecekti ki benim oturduğumu görünce geri adım atıp şöyle dedi.

-"E hadi."

Bir etrafa baktım, bir o kızın gözlerine. Yutkundum.

Aynısını oda yaptı. Bir etrafa baktı, sonrasında gözünü bana çevirip derin bir nefes aldı. Eğilip elimi tuttu ve şöyle dedi.

-"Bak gözlerindeki endişeyi anlıya biliyorum, yani görebiliyorum. Aynılarını bende yaşadım. Sonra alıştım. Buraya, bu ortama, bu kişilere, bu okula alışmak zorundaydım. Sende öylesin, alışmak zorundasın. Bunun farkında olacaksın. Ben oldum. Sende olacaksın. Buraya girdiğin an bir çıkış bulamazsın. O yüzden hadi."

Kızın söyledikleri resmen kafama oturmuştu. Çaresiz bir şekilde kızın gözlerine bakıp, kafamı salladım. Ayağa kalkıp o lanet sıraya doğru ilerledim. Bir an önce odama çıkmak istiyordum. Sıra sonunda bana geldi ve yemeğimi alıp aynı masaya doğru ilerledim. Sarı saçlı kızda karşıma geçip, sandalyeyi çekti ve oturdu. Yemekte mantar ve bir kaç şey daha vardı. Resmen o mantarın kokusundan ölecektim. Midem bulanmaya başladığı anda elimle ağzımı kapattım. Yemeği masanın altındaki çöp kovasının içine döktüm. Masanın altından kafamı kaldırdığım anda sarı saçlı kız bana bakıyordu. Elimle,

-"Şşş" dedim ve kafamı hafif öne eğdim. Oda anlayış gösterip gözlerini kırptı. Kıza şöyle dedim.

-"Yemeğini bitiren odasına çıkabiliyor mu."

-"Evet de" dediği anda masadan kalktım. Kolumu tutup şöyle dedi.

-"Tanışamadık, adın ne."

-"Elena. Sen."

-"Leysa."

Elimi uzattım ve tuttuğu an şöyle dedim.

-"Sonra görüşürüz Leysa, hoş çakal."

-"Hoş çakal ışık saçan kız."

İşte o an yüzüme uzun zamandır gelmeyen bir gülümsemenin geldiğini fark ettim. Bu mutluluğu veren asıl oydu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.