İçeriğe geç

Beyaz Gül

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Beyaz Gül

Bölüm 7

Kalp

Gözlerimi açtığımda beyaz bir odadaydım. Kolumda serum vardı. En son ne olmuştu.

"Uyandı!" dediğini duydum Ateş 'in heyecanla.

"İyimisin güzelim?" bir şey eksikti sanki. Aleyna yoktu! Aleyna.. Aleyna önüme atlamıştı.

"Aleyna.. Öldümü?"

"Ameliyatta.." başımın ağrımasını hiçe sayıp doğruldum. Kolumdaki serumu çıkartıp ayağa kalkarken Ateş koluma girdi. "Birlikte gidiyoruz." dediğinde kafamı sallayıp Ateşe yaslandım. Ameliyathane kapısının önüne geldiğimizde oturduk. Kuvvetli bir sakinleştirici vermişlerdi sanırım çünkü ağlayamıyor, sadece boş boş yere bakıyordum.

"Kardeşin nerde?" diye sorduğumda iç çekti.

"Buluğumda baygındı." kafamı salladım. Ameliyathanenin kapısı açıldığında ayaklandık. Doktor bizi gördüğünde "Yakınları siz misiniz?" diye sordu. Dudaklarımı birbirine bastırarak evet anlamında başımı salladım.

"Kendinizi hazırlayın o halde.. Ölebilme riski çok yüksek, mermi ile kalp arasında 1 cm mesafe vardı."

"Ölmeyecek!" dedim heyecanla. Küçücük bi umut bile olsa Aley beni yalnız bırakmamak için ona tutunurdu. Ama eğer ölürse.. Bu doktorların sorunuydu. "Siz yanlış bişey yapmadığınız sürece yaşar." diye ekledim doktora bakarak. Beni duymazdan gelip ilerlemeye başladığında Ateş doktorun kolunu tutup "Eğer bişey olursa." gözüyle beni işaret ederek ekledi "Duymak istemezsiniz." diye sırıttığında doktor Ateş'ten kolunu kurtarıp uzaklaştı. Yanına giderek Ateşe sarıldım.

"Teşekkür ederim!" o da bana sarılıp kulağıma yaklaştı. "Yaşayacak."

Biliyorum anlamında başımı salladığımda ameliyathanenin kapısı tekrar açıldı. Ateşten ayrılıp arkamı döndüğümde Aleynayı sedyeyle yoğun bakıma götürüldüğünü gördüm. Baygın gibi değil, uyuyor gibiydi. Ağlayamazdım, hissederdi. Ağlamamak için elimi cimcikleyerek yanına doğru ilerledim. Saçını okşamaya başladım. Her zamankinden daha yumuşak, parlaktı. Eğilip alnını öptüm. "Yaşayacaksın."

Aleynayı odaya doğru sürüklerlerken peşlerinden gittik. Odaya vardığımızda bizim odaya girmemize müsaade etmemişlerdi. Ellerimi cama yaslayıp Aleynaya bakmaya başladım. Uyanıcaktı, uyanmalıydı. Beni bırakamazdı. Sırtımda bi sıcaklık hissettiğimde irkildim.

"Rüyasında bile sen varsın." demeye başladı gözlerinden yaşlar akarken ve ekledi. "Bizimle vedalasmaya çalışıyor."Hayır pes edemezdi. Bırakamazdı." O-Olamaz Ateş bişey yap! " diye yalvarmaya başladım Ateşe dönüp.

"Lütfen.." diye ekledim gözlerimden yaşlar akarken. Gözleri çaresiz bi şekilde bana bakıyordu. Dudaklarını birbirine bastırarak "Yapamam.." dedi. Defibrilatörün düz ve tiz sesini duyduğumda tekrar cama döndüm. "Hayır!" kalbi durmuştu. Doktorlar koşuşturmaya, şok cihazını çalıştırmaya başladı.

"Yüz!"

"Aleyna hayır!"

"iki yüz elli!" hala kalbi atmıyordu. Beni bırakıp gidemezdi.

"CANIM ÇOK ACIYOR ALEYNA, AMA SEN YARDIM ETMİTORSUN!"

Bağırabileceğim kadar yüksek sesle bağırdığım için boğazım acımaya başlamıştı. Doktorlar Aleyna'nın üstünü örterken Ateş "YAŞIYOR!" diye bağırdı. O sırada defibrilatörün sesi düzelmeye başlamıştı. Kalbi atıyordu.

"Seni duydu Liss! Doktorlar değil sen kurtardın Aleynayı!"

Yaşıyordu. Aleyna yaşıyordu. Ölmemişti! Ateş şokumu atlatmam için bana sarılıcakken önce davranıp ilk ben sarıldım.

"Yaşıyor!"

"Evet Liss, senin sayende!"

"Artık ölmez dimi, uyanmaya çalışacak."

"Evet, artık sadece uyanmasını bekleyeceğiz."

O sırada doktorlar içeriden çıktı. "Görebilirsiniz. Kalbi tekrar durarsa eğer bizi çağırırsınız." devamını dinlemeden içeri daldım. Aleynanın yanına eğilerek elini tutup öpmeye başladım.

"Teşekkür ederim Aleyna." gözleri kapalıydı ama sanki dinliyormuş gibiydi "Uyanırsan daha çok mutlu olacağım" diye ekledim.

"Olacağız." dedi Ateş yanıma gelirken. "Uyanmazsan Liss'in güvende olacağını sanmıyorum." diye ekledi.

Ateş bana yaklaştı, kulağıma eğilip fısıldadı. "Duyuyor." sırıtmaya başladım. Bu çok iyi bişeydi.

"Eğer uyanmazsan senin yanına gelme kararı aldık."

Aleynanın asla izin vermeyeceği bişeydi bu. Kaşlarını çatıp elini hareket ettirdiğinde sevincimi içimde tutamıyordum. Nefes alış verişlerinden sinirlendiği belliydi.

"Uyanık olsa seni çoktan yumruklardı." dedim Ateşe dönerek. Ama o bana bakmıyordu. Kaşlarını kaldırmış Aleynaya bakıyordu. Birden saçımın çekildiğini hissettim. Arkamı döndüğümde Aleyna uyanmıştı! Kaşlarını çatmış bana bakıyordu, elini saçıma dolamıştı. Saçımdaki elini alıp tekrar öptüm, tekrar ve tekrar. Elini elimden ayırıp yanağımı sıktı.

Ateş gülmemek için zor duruyordu.

"Ölmek üzereydin ve Liss'in senin yanına gelmek istemesine mi kızıyorsun?" diyip gülmeye başladı. Aleyna gülmesini bitirene kadar dik dik Ateş'e baktı. Bunun için sinirlimiydi.

"Sen uyan diye söylemiştim, gerçekten özür dilerim." dediğimde bakışları yumuşadı. Öksürerek boğazını temizledi. Hava maskesini çıkarttı.

"Senin hiç bi zaman bi suçun olmadı Liss, özür dileme." konuşmuştu. Henüz sesi düzelmemişti ama konuşmuştu. "Sesini ve seni çok özledim Aley! Bana baygın kaldığın her saat için şarkı söyleyeceksin."

Sesi gerçekten güzeldi ama kendi sesini sevmiyordu. İstese şarkıcı bile olabilirdi. Kaşlarını çattı "O halde hiç konuşmam." dedi. Dudağımı büzdüm o sırada doktorlar gelip bizi zorla dışarı çıkarttılar. Ateş mi haber vermişti?

"Evet, vermem lazımdı." kafamı salladım. Bi anda Ateşin telefonuna kardeşinin uyandığını bildiren bir mesaj geldi.

"Birliekts gidelim!" diyerek koluna girdim ve kardeşinin odasına doğru yürümeye başladık. Kapının önüne geldiğimizde derin bir nefes alıp kapıyı açtı. Ateş'e az çok benzeyen bir çocukla karşılaştım. Kollarını açmış Ateş' e bakıyordu. Ateş kardeşinin yanına girerek sarıldı. Aralarında fazla yaş yoktu sanırım ya da... İkizler miydi? Ateş evet anlamında başını salladığında emin oldum. Saçı ve gözleri kahverengi, saçı Ateş gibi dagınıktı. Aç kalmış olmalıydı muhtemelen çünkü zayıflamıştı.

"Teşekkür ederim." dedi bi bana bi Ateş'e bakarak. Gülümseyerek gözümü kırptığımda ekledi. "Beni kurtarmaya gelen bi kişi daha varmış sanırım o nerde?" dedi Ateş' ten ayrılırken.

"Görmek ister misin?" dediğimde kafasını salladı. Ateş ikizinin ayağa kalkmasına yardım ederken

"Söylediklerine çok dikkat et ve asla Larissa ilgili kötü birsey söyleme." diyerek sırıttığında ellerimi birleştirerek Ateş' e baktım. Onun da bana baktığını fark ettim. Mutluydu. Aleyna iyileşmiş ve kardeşini bulmuştu. Bir de... Sanki bana bişey olmadığı için de mıtluydu. İkizi sessizliği bozarak ayağa kalktı.

"Böldüğüm için özür dilerim ama ben Toprak." diye sırıtarak bana elini uzattı.

"Larissa ama Liss desende olur." diyerek elini sıktım "Hadi gidelim." diye eklediğimde Aleyin odasına ilerlemeye başladık. Kapıya geldiğimizde Ateş'e bişey yapmaması için uyardıktan sonra içeri girdik.

Toprak hiç beklemeden atıldı.

"Merhaba ben Toprak. Ateş' in ikizi."

Bidahaki bölümü yakında atarımmmm

Bölüm sonu

3 yorum