İçeriğe geç

Beyaz Gül

Bölüm 6 · 6 dk okuma

Beyaz Gül

Bölüm 6

Mermi

Kalktığımda Aleyna ve Ateş hala uyuyordu. Onlara kahvalyı hazırlamaya karar verip mutfaga doğru yöneldim. Pankek yapmayı düşündüğüm için bir kap çıkartıp yumurta ve şekeri çırpmaya başladım. Aklıma bi soru takılmıştı... Neden evden çıkmıştık? Katil zaten eve ceset bırakarak bizi evden cıkartmak istiyordu! Peki ceset nasıl benim evime gelmişti? Belkide bu katil benim davasını almak istediğim katildi.. O yüzden bana bulaşmaya başlamıştı ve kazanamayacağımı göstermeye calışıyordu.

Ne olursa olsun o eve dönmeliydik. Önce Ateşin kardeşini bulup savcılığa dönmesini sağlamalı sonrasında o katili bulmalıyız.

"Bencede.. Çok zekice."

Ateşin sesiyle irkildim. Seslimi düşünmüştüm! Ne zamandan beri burdasin? Pankekleri tavadan alıp tabaklara koymaya basladı.

"Hayır sesli düşünmedin, tahmin ettim diyelim."

Ya 6. Hissi çok kuvvetliydi ya da benim bilmediğim bir şey vardı.

Sofrayı kurduktan sonra pankek alıp tezgaha yaslandı. Pankeki eliyle inceledikten sonra ağzına attı. Bi anda gözlerini sonuna ladar açıp bana baktı.

" Bunu gerçekten sen mi yaptın? "

Kaşlarımı çattım. Ellerimi belime koyup Ateşe bakmaya başladım. Beceriksiz olduğumu mu ima etmeye çalışıyordu?

"Tamam ya hemen yanlış anlama. Bu kadar iyi yapabileceğini tahmin etmemiştim sadece."

"İyi, bende bakayım öyleyse pankekime." kıkırdayarak elimi uzattığımda elimi tuttu.

"Lütfen... Bir tane bile eksilmesin! Hepsini ben yemek istiyorum."

"Ciddimisin?"

Düşünceli bir şekilde bana atarken boşta kalan elimle pankeki ağzıma attım. Pankekin güzel olduğu falan yoktu! Basbaya şeker yerine tuz atmıştım. Ateşin ellerini yüzüne koyarak yere çöktüğünü gördüğümde oyununu devam ettirmeye karar verdim.

" Gerçekten çok güzel olmuş!" dedim şaşkınlıkşa gözlerimi açmış gibi yaparak. "Tamam sen buradakileri ye ben yenisini yaparım." kıkırdayarak eklediğimde çömeldiği yerden kalkarak bana baktı. "Harika olur." dediğinde kaşlarımı çatarak ona baktım. Yüzünde ciddi durmaya calışan bir ifade vardı. Sonunda dayamayıp:

"Bu halin çok tatlı duruyor." diyerek yanağıma öpücük kondurup dışarı kaçtı.

Peşinden koşmaya başladığımda rüzgar esmeye başladı. Saçlarımız havada dans ediyor gibiydi. Birden durdu, kolunu kaldırıp mola dediğinde ben durmak için geç kalmıştım. Ateşe çarpıp ikimizde kendimizi yerde bulduğumuzda gülmeye başladım.

"Hile yaptın! Haksızlık." diye homurdanmaya başladığında tersledim.

"Düşmeseydin.."

Ayağa kalkıp yüzüme bile bakmadam elini bana uzattı. Ondan destek alıp ayağa kalktığımda sordum:

"Düşündüklerimi nasıl okuyabiliyorsun?"

"Bilmem.. Yaklaşık 10 yıldır anlayabiliyorum."

Bu bizim için harika bi avantaj olabilirdi.

"Bende öyle düşünüyorum."

Karavana yaklaştığımızda durdum. Bişey düşünmemeye çalışarak zıplayıp Ateşin kafasına vurduktan sonra içeri kaçtım. Alaycı bir ifadeyle sırıtarak içeri girdi.

"Sanırım bu sefer kahvaltıyı benim hazırlamam lazım."

Kollarımı göğsümün altında bağlayarak alaycı bi ifadeyle ona baktım.

"Menemenden başka bişey biliyorsan yaparsın."

"Yaparım." dedi tersleyerek. Oturup izlemeye başladım. Çuvaldan patatesleri çıkartıp soymaya başladı. Acaba katili yakaladığımızda bıçakla onun derilerini soysam nasıl olurdu.. Ya da.. Önce ellerinimi kesseydim. Ben bunları düşünürken Ateş kahvaltıyı hazırlamıştı.

"Bunları katili gördüğünde düşünürsün al bitane."

Diyerek tabağı bana uzattığında patatesi alıp ağzıma attım. Bu kadar çıtır ve güzel bi patates yememiştim. Yine de yüzümü buruşturup:

"Bumu yani yaptığın?" dedim.

"Beğenmene sevindim. Afiyet olsun." dedi sırıtarak.

"Patatesmi kızarttınız!" Aleyna uyanmış, beni kurtarmıştı! "Liss'e yaptırmamışdındır umarım." diye ekledi Ateşe bakarak.

"Ben yaptım hadi geç otur." dedi Ateş sandalyeyi çekerek.

Aley Ateş'e yaklaştı. İki kere sırtına vurarak "Aferin sana ısınmaya başladım." diyerek masaya oturduğunda gülmemek için dudağımı ısırdım.

"Bugün ne yapıcaz?" dedi Alena ağzına patates atarken.

"Ateşin kardeşini kaçıracağız." dedim Ateş haritayı çıkartırken. Evin haritasını açıp gösterdi.

"Siz ön tarafta güvenliklerin dikkatini dağıtırken bne içeri girip Kayayı alıp çılacağım bu kadar."

"Yapmadığımız şey değil hallederiz." dedi Aleyna tabaktaki son patatesi ağzıma sıkıştırarak.

"Tamam o zaman Aley beni bırakta hazorlanalım." Dedim ayağa kalkmaya çalışırken. "Kaçta çıkarız?"

"Hemen hazırlanıp çıkalım saat daha 6 zaten."

"Tamam" diye seslendim dolapta kıyafet seçerken.

Çok dikkat çekmemek için altıma tayt üstüme crop ve gömlek aldım. Saçımı örgü yapıp arasına hançerimi sakladım. Belime 2 tame silah botumun kenarına bi hançer daha sıkıştırdıktan sonra odadan çıktım. Aleyna düz siyah bir elbise giymiş saçını topuz yapmıştı. Ateş ise siyah ceket ve altınada siyah pantolon giymiş, başına birşey takmamıştı.

Hiç oyalanmadan hemen çıktık. Yolda Aleynayla birbirimizin makyajını tamamlıyorduk. Aleynanın makyajını bitirdiğimde Ateş:

"Geldik." diyerek arabayı villanın arkasımdaki ormana park etti. Araçtan indiğimizde Ateşe sarıldım. "Dikkatli ol."

"Sizde." dedi gülümseyerek. Aleynaya' da kafasını sallayıp uzaklaştı. Aleynayla kol kola girip sarhoş olmuşda birbirimizden destek alıylmuşuz gibi yürümeye başladık ön kapıya doğru.

"Uyan güzel aç gözünü!" diye bağırmaya başladım ön kapıya yaklaştığımızda. Güvenlikler duymuş olmalılarki dışarı çıkıp etrafa bakındıktan sonra bizi fark ettiler. Aleyna kolumu dürtüp eşlik etti.

"Dinle aşıkın sözünü!"

Kapının önüne kadar gelmiş, güvenliklerle karşı karşıyaydık artık. Bakışlarının vücudumuzda gezinmesinden Aleynanın sinirlendiğini hissediyordum.

"Vermişim sana özümü!" diye devam ederken içlerinden bi tanesi "Henüz vermedin ama verebilirsin." diye fısıldadığında tüm gözlet ona döndüğü için Aleyna bişey yapmasın diye kolunu cimcikledim. Kaşlarımı çatıp gözlerimi kısarak anlamamış gibi baktım. Birbirleriyle kavga etmeye başladıklarında: "Ne oluyor?" diye sordum anlamamış bir ifadeyle. Hepsinin gözü tekrar bize döndüğünde Ateş villanın arkasından işaret yaptığında kurtardığını anladım. "Amaan gel biz gidelim." diye Aleynanın kolundan tuttuğumda bir güvenlik de benim kolumdan tutarak "Kalsaydınız."dedi ve tabiki Aley dayamamayarak topuzundaki hançeri çıkartıp adamın beni tutan kolunu kesti.

Güvenlikler silahlarını çıkartıp bize doğrulttuğunda Güvenliklerden 3 tanesi vurulup yere yığılmıştı. Kafamı çevirip Ateşi gördüğümde gülümseyip başımı salladım. Aleyna hançerini kullanırken bende silahımı çıkarıp birkaç kisi vurdum. Etrafta kimseyi göremediğimizde kimsenin kalmadığını düşünüp silahlarımızı yerine soktuk.

"Larissa!" Aleynanın sesini duyduğumda bu ses tonu bana annemin önüme atladığı anı hatırlattı. Aleynanın önüme atladığını görünce "Hayır!" diye bağırdım ama çok geçti. Silah patlamış Aleyna kucağıma yığılmıştı. "Ateş öldürme sadece etkisiz hale getir!" diye bağırdıö Ateş'e. Dediğimi anlamış olacakki adamın yanına doğru ilerlemeye başladı. Aleynaya döndüğümde göğsünün sol tarafından vurulduğunu görüp sarıldım.

"İyi geceler.." dedi titrek bir sesle.

"Hayır Aley.. Suan susamam!"

"Seni her akşam bunun için hazırlamıştım." dedi ve şarkı sözüyle devam etti. " acıma devamı zaman?... Ölümden ötesi yalan."

Gözümden yaşlar akarken Ateş yanımıza geldi titreyen sesimle devam ettirdim. " Gel gitme her yer tuzak... Benden uzak.. Kalsın öyle. "

Gözlerimden yaşlar boşalırcasına akmaya devam ediyordu. Ateş ambulansı aramış, ambulans yola cıkmıştı. Aleyna kanlı elini yanağıma koyup şarkının birkaç yerini atlayarak devam ettirdi. "Bak... Tüm anıları yak.. Unut kenara at.. Huzur bize uzak.." Aleyna da ağlamaya başladı. Göz yaşlarımı silmeye başladığında Ateşe baktı. "Yumruklarım için özür dilerim." Ateş'e baktığımda o da ağlamaya başlamıştı. "Ayağa kalktıktan sonra istediğin kadar yumruk atabilirsin." Aleyna kafasını olumsuz anlamda sallayıp "Liss' e iyi bakıcağına söz ver." Ateş dudaklarını bastırarak kafasını olumlu anlamda salladığında bana döndü, son gücüyle "İyi geceler.." dedikten sonra yavaşça gözlerini kapattı. "Hayır!" diye bağırdım boğazım yırtılırcasına. Gözüm dönmüştü. Güçlükle ayaga kalkıp Aleynam'ı vuram adama doğru kosmaya başladım. Korkudan gözlerini kocaman açmış, bana bakıyordu. Saçından tutup kafasını arkaya doğru çektim. Örgüme taktığım hançeri çıkartıp adamın gözüne yaklaştırdım. Yavaş yavaş gözünü çıkarmaya başladığımda acıyla bağırmaya başladı. Ateş'in şaşkın gözlerini üzerimde hissettiğimde cesaretlendim. Adamın gözünü çıkarttıktan sonra üzerime kanlar fışkırmaya başladı. Gözünü bağırmaktan kapatamadığı ağzının içine attım. "Eğer çiğnemezsen hançerimi agzina sokarım!" diye bağırdığımda canı ne kadar acısada çiğnemeye başlamıştı bile. Gözünü zorla yutturduktan sonra ambulans sesini duydum. Silahımı çıkartıp adamın kalbine ateş ettiğimde yere devrilmişti. Sersem bi şekilde arkami döndüm. Ateş arkamdaydı. Daha fazla ayakta duramadığım için Ateş'in kollarına yığıldım. Bilincim kapanmadan hemen önce birkaç kelime ağzımdan döküldü. "Aleyma ölmesin ne olur.."

Bölüm sonu

6 yorum