"Bir insana zorla sevdiremezsin kendini, bana güven diyemezsin.
O bunu hissetmiyorsa, tek bir söz söyleyebilirsin; Sen bilirsin."
-Can Yücel
Rana'nın Anlatımı İle..
Saat 06:23'tü, sabah erkenden berat ile uyandık.
Berat ile hazırlandıktan sonra, arabama bindik ve bir hastaneye gittik.
Hastaneye geldiğimizde, hasta rolu oynayıp ACİL kısmından giriş yaptık.
Doktorlar neyim olduğuna baktıklarında, 'şuram ağrıyor' diyerek doktoru oyalamaya başladım.
Berat ise kan bağışında bulunan, insanların kanlarının tutulduğu bir odaya girdi ve herhangi bir kan torbasını alıp çıktı.
Yanıma gelip bana göz kırptığında işi hallettiğini anladım ve işi uzatmadan doktora bir ilaç yazdırıp hastaneden çıktık.
Çıkar çıkmaz Alya ve kuzeyin kaldığı evin yolunu tuttuk.
Kaldıkları sitenin önüne vardığımızda, siteden içeriye girdik ve evlerinin oldukları kata çıkıp kapı daki el izlerini ince bir bant yardımıyla aldık.
Tekrardan dışarı çıktığımızda arabanın içinde, aldığımız el izini tuttuğum bıçağın üzerine yapıştırıp bastırdım.
Umarım el izi kuzeyindir.
Bantı çıkardığımda telefonumun flaşını açtım ve izi yapıştırdığım yere tuttum.
Evet iz bıçağa geçmişti!
Sıra beratı bayıltmaktaydı.
Çantamdan çıkardığım iki adet uyku ilacını berata içerdikten sonra şahdamarının olduğu bölgeye biraz baskı yapıp Beratı sonsuz uykuya uğurladım.
Biraz yol ilerledikten sonra,araçtan çıktık ve etrafı kolaçan ettikten hemen sonra beratı yere yatırdım ve karın bölgesindeki bıçak izinin olduğu bölgeye hastaneden aldığımız kanı döktüm!
İntikamın rengi!
Ardından bıçağı alıp,benim elimin değdiği yerleri kolonya yardımıyla temizledim.
Bıçakta sadece tek bir izim olduğundan emin olduktan sonra bıçağı beratın üzerine koydum ve oradan uzaklaştım!
Alya'nın Anlatımı İle..
Gözlerimi açmama sebep olan güneş ışığı yardımıyla,yatağımdan kalktım birkaç dakika öylece durdum.
Yarı uyanık yarı uyuyordum.
Ayağa kalkmaya çalıştığımda başımın dönmesiyle tekrardan yatağa oturdum, üzerimde sadece iç çamaşırlarım vardı!
Dün gece ne yaşamıştık?
Yanımda yatan kuzeye döndüm ve onunda üzerinde sadece iç çamaşırının olduğunu gördüm.
Bir kez daha deneyerek yanımda bulduğum nesnelerden yardım alarak ayağa kalktım, üzerime birseyler alarak odadan çıktım.
Çok susamıştım, mutfağa gittim ve koca bir bardak su alıp içerisine takviyelerimi damlattıktan sonra suyu içtim.
Balkona çıktım ve temiz bir hava alıp kendime gelmeye çalıştım,başımı sağa doğru çevirdikten sonra yerde yatan biri dikkatimi çekti.
Sarhoş ve sızdı.
Olarak düşündüm ancak biraz daha dikkati bir şekilde baktığımda üzerinde kan olduğunu gördüm!
Panik olmuştum çocukluğumdan beri kanlardan korkardım.
"Sana birşeyi hatırlattımı"
Dedi.
Arkami döndüğümde küçük alya karşılaştım.
Tekrardan mutfağa döndüm ve ilacımı alıp hızlıca içtim.
"O günü unutamıyorsun anneni unutamıyorsun"
Dedi üstüne basa basa küçük alya.
İlaç etkisini hızlı gösterdiği için görüntü hızlıca kayboldu.
Aklımdan çıkmıyordu az önce gördüğüm o görüntü!
Kuzeyin yanına gittim ve uyandırdım.
"Kuzey kalk acil bir durum kalk",
Dedim uyandırmaya çalışarak.
Mırıldanarak.
"N-ne oldu"
Dedi.
"Birisi,yerde, kanlar,içerisinde yatıyor"
Dedim nefesim kesile kesile.
Hızlıca doğrulup.
"Kim?"
Dedi.
"Bilmiyorum gel bak sen kendin gör"
Dedim.
Yataktan çıktı ve üzerine birşey giyip balkona yanıma geldi.
Elimle gösterdiğim adamın yanında polis ekibi ve birkaç tane insanlar vardı.
"Ne olmuş orada ya öyle"
Dedi kuzey.
"Ne zaman olmuş umarım ölmemiştir"
Dedim.
Tekrardan içeriye girdiğimizde kendime gelmek için banyoya gittim ve suratıma soğuk suyu birkaç kez çarptım.
Salona döndüm ve kuzeyi ellerinin arasına başını koymuş bir şekilde gördüm.
"İyi misin?"
Dedim.
"İyiyim başım dönüyor sadece"
Dedi kuzey.
"Benimde aynı şekilde ama dün çok güzeldi"
Dedim.
"Çok sevdin sanırım"
Dedi.
"Yani tam hatırlamıyorum açıkçası ancak güzeldi"
Dedim.
Sırıttı.
"Bugün sanat merkezine gidelim biraz kafa dağıtmam lazım"
Dedi kuzey.
"Olur hatta çok iyi olur zaten Aysel hocaya sormam gereken bazı konular var"
Dedim.
"Benimde aynı şekilde öncelikle o piş kurusu kaç yıl hapis yatacak onu sorucam elimde olsa gider onu şuan öldürürüm am-"
Dediğinde sözünü kestim.
"Hayır kuzey sakin birşey yapma bırak hak hukuk yapsın ne gerekiyorsa"
Dedim.
Eliyle başını ovmaya başladı.
"Neyse ya ben hazırlanıyorum sende hazırlan çıkalım atalım üzerimizden şu gerginliği"
Diyerek odamın yolunu tuttum.
Kuzey'in Anlatımı İle..
Oturuduğum yerden zorlukla kalktım,odama gitmeden önce banyoya gidip soğuk bir duş aldım.
Duşumu aldıktan sonra odama gittim ve rahat bir kombin seçip giyindim.
Odamdan çıktığımda,Alya makyaj yapıyordu.
"Ben hazırım"
Dedim.
"Bende hazırım hadi çıkalım şu evden"
Dedi alya.
Ayakkabılarımızı giydik ve evden dışarıya çıktık.
Siteden çıkıp aracımıza doğru yürüdüğümüzde, gözümüz olay yerine kaydı.
Yerde yatan adamı kaldırmış hastaneye götürmüşlerdi, ancak yerde kan lekeleri duruyordu!
Araca geçecekken alyanın kan lekesine odaklandığını gördüm.
"İyi misin?"
Dedim.
Beni duymamıştı tekrar sordum 'iyi misin' bu sefer dürterek sormuştum.
Kendine geldiğinde;
"Ha efendim"
Dedi.
"Sen iyi misin"
Dedim tekrar.
"İ-iyiyim birşey yok hadi gidelim"
Dedi alya, araca bindik ve Sanat merkezine yol aldık.
Yolda giderken aklım alyaya takılmıştı kan neden onu bu kadar etkiliyordu?
♥︎
Güzel Sanatlar Eğitim Merkezi;
Merkezin önünde durduk ve içeriye girdiğimizde gözüm Aysel hocayı aradı, ancak bulamadım.
Çantalarımızı ve montumuzu astıktan sonra tam enstrüman odasına girecekken Aysel Hoca seslendi;
"Aaaa kuzeycim alyacım sizi burada görmek ne güzel hoşgeldiniz"
Dedi Aysel Hoca.
"Teşekkür ederiz hocam nasılsınız"
Dedi alya.
"Ben iyiyimde asıl sen nasılsın o talihsiz kazadan sonra.."
Dedi Aysel Hoca.
"Bende size tam onu soracaktım"
Diyerek lafa girdim.
"Neyi?"
Dedi hoca.
"O suçlu cezasını çekiyor değilmi"
Dedim.
"Bizede yeni bir haber geldi aslında o adam bıçaklamamış alyayı başka biri bıçaklamış o adamda kurtarmak için sahneye çıktığında bıçaklayan kişi çoktan kaçmış ama merak etmeyin şuan içeride 2 yıl hapis yatacak"
Dedi Aysel Hoca.
"Nasıl? neyse madem içeride sıkıntı yok"
Dedim.
"Siz ders çalışmaya geldiniz değilmi"
Dedi Aysel Hoca.
Başımızı salladık.
"O zaman sizi ben serbest bırakayım siz istediğiniz gibi takılın"
Dedi Aysel Hoca ve aramızdan uzaklaştı.
Enstrüman odasına girdik, ben gitar çalacaktım,Alya ise piyano, istediğim gitarı seçtim ve odadan çıktık.
Çalışma odasına girdiğimizde alya piyanonun başına oturdu ben ise gitarı ayarlıyordum.
"Eee ne çalacaksın"
Dedi alya.
"Merhabalar diye bir şarkı ya sen?"
Dedim.
Biraz düşündü ve;
"Ben biraz efkârlı çalacağım Sezen Aksudan kaybolan yıllar"
Dedi alya.
"Zor bir parça"
Dedim.
"Zor ama imkansız değil"
Dedi.
"O zaman ilk ben başlayayım sonradan efkarlanırız aslında benim çalacağım parçada efkarlı ama tonu öyle olmadığı için.."
Dedim.
"Hadi bakalım mikrofon sende"
Dedi alya.
Parmak uçlarım ile tellere hafifçe vurarak parçaya giriş yaptım.
Bir zamanlar eski bir köy evinde
Bir ana bir kız yaşar güzellik içinde
Ben vurgunum o zamanlar bu yâre
Kıvranıp dururum yâr bana bi çare
Yol sonunda bir lamba dibinden
İzlerim nazlı yâri, gizli bir biçimde
Günler geçer bir haber yollarım
Bir dost var işin içinde ama gönlüm biçâre
Bilemezler
Merhabalar ben bu yerlerden biriyim
Uzunca zamandır bizim haneden firariyim
Ve yolun yolum oldu ben deliyim divaneyim
İzin var nazlı yâr sana kendimi eyleyim
Birşey ister kalbim senden dilim varmaz diyemiyorum
Dedi hayır olmaz benden birşey bir başka yâr sevemiyorum
Çekti gitti ben arkasından bakardım
Tutulmuştu dilim ve sadece bakakaldım
Zor günlere aldırmadan yol aldım
Bilemezdim nazlı yâr istemez alamazdım
Çaresizlik içinde geri döndüm
Bana yol gözüktü ev yoluna koyuldum
Çok geçmedi bir ses duydum duruldum
Güne döndüm yüzümü döner dönmez vuruldum
Silemezler
Merhabalar ben bu yerlerden biriyim
Çocuk yaşımda gelin oldum göçüp gittim
Ama çok zaman oldu, yolu ayırdım, eve döndüm
Bu sevda işinden her zaman korkar oldum
Uzun zaman önce bir sokak lambasının
Dibinde parlayan bir çift göz görüverdim
Sanma bir sensin gönlü olan bu sevdaya
Ben bu sevdaya çok önceden gönül verdim
Birşey ister kalbim senden nasıl desem bilemiyorum
Dedi annem bekler, gel gör beni
Ben sen gibi göremiyorum
Göremiyorum
Göremiyorum
Göremiyorum
-Emre Fel-
"Eskiler geldi aklıma ne güzel bir parçaymış bu"
Dedi alya.
"Öyle bende ilk keşfettiğimde aynı senin gibi hissetmiştim."
Dedim.
"O zaman biraz daha efkarlanıyoruz başlıyorum.."
Dedi alya.
"Dinliyirorum sahne sizindir"
Dedim.
Alya'nın Anlatımı İle..
Parmak uçlarım piyanonun tuşlarına hafifçe değerken,parçaya giriş yaptım.
Üvey yok beraberce karar verdik ayrılmaya
Alışmalı arkadaşça yollar ayırmaya
artık artık artık gereksiz akmamalı
Alışmalı kendi yaramızı kendimiz sarmaya
Şimdi artık kelimeler yetersiz anlamı yok
Yitirmişiz anlılarla beraberlik yok
Gel bunları bırakalım bir noktalarda
Gerçeği görmeliyiz başka bakımısi yok
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
Şimdi bana Şimdi bir ömür vadetseler
Şimdi bana yeniden ister misin deseler
Tek bir söz bile hakkım yok
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler Şimdi bana
sana bir ömür vadetseler
Şimdi bana yeniden ister yanlış deseler
Tek bir söz bile söz hakkım yok
Şimdi kelimeler yetersiz anlamı yok
Yitirmişiz anlılarla beraberlik iyilik yok
Gel bunları bırakalım artık bir noktalar
Gerçeği görmeliyiz dostum başka bakımı yok
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
Şimdi bana senin bir ömür vadetseler
Şimdi bana yeniden ister misin deseler
Tek bir söz bile ayrılıkları hakkım yok
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
Şimdi bana bir ömür vadetseler
Şimdi bana yeniden ister misin deseler
Tek bir söz bile şekillerim hakkım yok
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
Şimdi bana sana bir ömür vadetseler
Şimdi bana yeniden ister misin deseler
Tek bir söz bile şekillerim hakkım yok
-Sezen Aksu-
Son notalar ile parçayı bitirdikten sonra,kapanış için son kez tuşlara vurdum ve bitirdim.
Yanağımdan kayan damlalar dikkatimi çekmişti, parçayı söylerken istemsizce ağlamıştım..
Kuzeye baktığımda onunda gözleri dolu dolu olmuştu.
"Güzelim seni her dinlediğimde huzur buluyorum seni tebrik ederim"
Dedi kuzey.
"Teşekkürler beyaz çiçek"
Dedim.
.
.
.
.
Merkezden çıktıktan sonra dışarıda yağmur yağdığını gördük.
"Biraz yürüyelimmi"
Dedim.
"Olur bana fark etmez"
Dedi kuzey.
Aracı valeye verdikten sonra, Yağmurun altında durduk ve yürümeye başladık.
Yağmur şiddetini artırırken;
"İnsanlar bize garip gözlerle bakarken bir anda hayran dolu gözlerle bakması nasıl bir his"
Dedim ortamın sessizliğini bozarak.
"Tarif edilemez o kadar garipki önceden şarkı söylemeden önce herkes bana ön yargı ile yaklaşıyordu Şimdi ise herkes imzamı almak istiyor ya sende?"
Dedi alya.
"Garip bir durum açıkçası bir insanın sevilmesi için illaki tanınmasımı gerekir?"
Dedim.
Sessizlik.
Bunun tek bir cevabı vardı o da -?-
♥︎
Hareketli bir sokağa girmiştik heryerde gençler vardı, kimileri sigara içiyor kimileri muhabbet ediyor kimileri ise şarkı söylüyordu.
Bir banka oturduk ve biraz dinlendikten sonra yanımıza bir genç yaklaştı;
"Siz Alya Demir Ve Kuzey Varan mısınız?"
Dedi genç.
"Evet?"
Dedim.
"Allahım şuan çok şanslıyım, biz sokak şarkıcısıyız acaba bize eşlik edermisiniz?"
Dedi.
Kuzey ile birbirimize baktık ve;
"Neden olmasın"
Dedi kuzey.
Ayağa kalktık ve karşımızda duran gençlerin arasına girdik.
"Hangi şarkıyı çalıyorsunuz?"
Dedim.
"Sevme zamanı"
Dedi gitarı çalan genç.
Başımı salladım.
" O zaman hep birlikte söyleyelim"
Dedim.
"Çok güzel olur bizim için çok büyük bir şeref"
Dedi aralarından genç kız.
"Sen çalmaya başla sonra hepimiz söyleyeceğiz"
Dedim.
Herkes onayladıktan sonra genç gitarı çalmaya başladığında bizde hep birlikte söylemeye başladık.
Al aşkım beni yanına dalmışım sarhoşluğuna
Bir ömrü senle aşalım al uçur beni sonsuza
Kaybetmek varsa ne çıkar aşkta yer yok hiç korkuya
Öyle günler var ki baştan sonu gelmiş
Böyle istenmiş sen yaşamalısın
Ayrılık beter ölümden Tanrı yazmasın
Aşkımı benden kimse ayırmasın
Biz dünyayı çok sevdik ölüm bizden uzak olsun
Aşık olduk yüreklendik kader bizden yana dursun
Hasretliği çektirme Tanrım gözümüz yollarda kalmasın
Ne istersen al götür ama sevda bize aşk bize kalsın
Al canım beni yanına sevgiye çoktan acıktım
Sen miydin kaderden yana işte ben de sana düştüm
Kaybetmek varsa ne çıkar aşkta yer yok hiç korkuya
Öyle günler var ki baştan sonu gelmiş
Böyle istenmiş sen yaşamalısın
Ayrılık beter ölümden Tanrı yazmasın
Aşkımı benden kimse ayırmasın
Biz dünyayı çok sevdik ölüm bizden uzak olsun
Aşık olduk yüreklendik kader bizden yana dursun
Hasretliği çektirme Tanrım gözümüz yollarda kalmasın
Ne istersen al götür ama sevda bize aşk bize kalsın
Oya&Bora
İnsanlar başımıza toplanmış videoya çekiyorlardı,önümüzde duran kutu ise ağzına kadar para dolmuştu.
Şarkı bittikten sonra izleyenler alkışlamaya başladı.
"Çok teşekkür ederiz"
Dedi bizi çağıran genç.
"Rica ederiz umarım çok iyi yerlere gelirsiniz size güveniyoruz"
Dedim.
"Aynen öyle çok güzel bir ekipsiniz"
Diye onay verdi kuzey.
♣︎
Gençlerin arasından ayrıldıktan sonra arabayı bıraktığımız valeyi aradık ve olduğumuz yere getirmesini söyledik, araba geldikten sonra vale bize teslim etti ve gitti.
Araca bindiğimizde acıkmış olduğumuzu fark ettik bir restoranda yol aldık..
Restoranda vardığımızda, ben bir adet sebzeli pizza, kuzey ise sadece bir şarap istemişti.
"Alya sana birşey söylemem lazım.."
Dedi kuzey.
"Söyle"
Dedim ağzımdaki son lokmayı yatarken.
"B-benim rusyaya gitmem gerekiyor"
Dedi.
"E-efendim?"
Dedim.
"Benim rusyaya gitmem gerekiyor"
Dedi tekrar.
"Ne oldu bir sorunmu var"
Dedim elini tutup.
"Kız kardeşim k-kansermiş"
Dedi boğazı düğümlenerek.
Gözleri dolu dolu olmuştu, ağlamamak için kendini zor tutuyordu, kuzeyi izlerken benimde gözlerim istemsizce doldu.
"Bende gelirim elimden geldiği kadarıyla yardımcı olurum"
Dedim.
"Ç-çok sağol iyiki varsın"
Dedi göz yaşlarının arasından.
"Sen sağol kuzey sende iyiki varsın"
Dedim.
"Pekiya ne zaman gidiyoruz rusyaya?"
Dedim.
"Yarın sabaha bilet alıcaz mümkün olduğunca kısa bir sürede orada olmamız lazım"
Dedi kuzey.
"Tamamdır, hastalığın durumu neymiş yani ağırmı yoksa normal düzeydemi"
Dedim.
"Babam ağır olduğunu söyledi"
Dediğinde tekrar ağlamaya başladı.
Kardeş çok farklıdır insanın aileden sonra ikinci dayanağıdır..
"Çok zor bir durum ama yenebilir unutma kuzey her olumsuzluğun altında bir umut yatar"
Dedim.
Kuzey sandalyesinden kalkıp,yanımdaki boş sandalyeye oturup bana sarıldı..
Karşılıksız bırakmadan bende ona sarıldım sımsıkı sarıldım asla bırakmayacakmışcasına sarıldım..
♣︎
E
ve vardığımızda kuzey kendini direkt yatağına attı, onu bu halde görmek beni çok üzüyordu.
Kardeşini iyileştirmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya hazırdım.
Kuzeyin yattığı yatağın yanına gittim ve üzerine örttüğü battaniyeyi kaldırıp içine girdim ve üzerimizi örttüp kuzeye sarıldım.
Bir el tutmak istersin ya bazen, ya da birine sarılmak. Maalesef izin vermez buna hayat. Kendine sarılmalısın sen de zalim hayata inat.
Rana'nın Anlatımı İle..
Plan tamda istediğim gibi gidiyordu!
Polisler el izini incelemeye almışlardı beratı ise, morga onu biran önce oradan çıkarmalıydım ancak uyuduğu için şuan bir şey hissetmiyordu kuzeyi içeri atınca onu oradan çıkaracaktım ve yerine gerçek bir ölüyü koyacaktım!
Tahminimce iz tarama işlemi sabaha bitmiş olurdu ve sabah olduğunda emniyet kuzeyi aramaya koyulacaktı!