"Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret.."
-LAO TZU
Alya'nın Anlatımı İle..
İmdat!
Yardım edin..
Bırak peşimi, lütfen bana zarar verme!
Koşuyordum,bir çıkmaz sokağın içinde son sürat koşuyordum. Elinde bıçak olan, bir adamdan kaçıyordum!
Koştuğum sokaktan başka bir sokağa geçiş yaptığımda, ayağıma takılan taş sebebiyle yere düştüm.
Adam sokaktan dönerek yanıma geldi ve durdu!
Ayağa kalkmaya çalıştım ancak kalkamadım, sanırım ayağım burkulmuştu.
"Lütfen bana zarar verme"
Dedim.
"Artık çok geç"
Dedi yabancı.
Ve elinde tuttuğu bıçağı bedenime sapladı!!
♣︎
Gördüğüm kabustan ayrılmak için, gözlerimi ani bir refleksle açtım.
Nefes nefese elimi boynuma götürdüm.
Terlemiştim.
Yataktan çıktığım gibi kendimi balkona attım, kendime gelmem gerekiyordu daral gelmişti.
Kendime geldikten sonra antidepresan ilacımı aldım ve mutfakta bulunan masanın yanındaki sandalyeye oturdum, rüyalara hep inanırdım hepsini bir işaret olarak görüyordum.
Derin nefesler aldıktan sonra kuzeyin yanına gittim.
Kuzeyi uyandırdım;
"Bebeğim ne oldu sana yüzün bembeyaz olmuş"
Dedi kuzey.
"Kabus gördüm iyiyim merak etme neyse hadi bak saat 11 kalk istersen?"
Dedim.
"11 mi?"
Dedi şaşırarak.
"Evet ne olduki bir işinmi var?"
Dedim.
"Y-yok'ta normalde daha erken uyanırdım ya o yüzden şaşırdım"
Dedi kuzey.
Bir işler çeviriyordu!
Kuzey yataktan çıktıktan sonra;
"Bugün dışarıda kahvaltı yapalımmı?"
Dedi.
"Olur değişiklik olur"
Dedim.
"Hadi o zaman hazırlan çıkalım"
Dedi.
.
.
Duşumu aldıktan sonra kıyafetlerimi giydim, kuzey çoktan hazırlanmıştı.
Üzerinde siyah bir t-shirt,altında siyah bol pantolon,takı olarak; bir elinde iki yüzük olmak üzere iki elinde yüzük,boynunda olan gümüş kolye ve beyaz ayakkabısı ile beni bekliyordu.
Çok yakışıklı ve karizmatikti.
"Nerede kaldın ya ağaç oldum resmen"
Dedi kuzey sitem ederek.
"Geldim işte anca hazırlanabildim ne yapayım hadi çıkalım"
Dedim.
Evden çıktık ve kahvaltı yapacağımız restorana gittik.
.
.
.
.
Rana'nın Anlatımı İle..
"Berat ne diyor adam söyle"
Dedim.
"Abla yok diyor inadı inat"
Dedi berat.
"Şerefsiz ya, tamam ben geliyorum"
Dedim.
Telefonu kapattım ve hazırlanıp evden çıktım, motoruma binip karakola gittim.
Karakola geldiğimde içeriye girdim ve görevlilerden birine;
"Seyhun Aktaş ile görüşebilirmiyim?"
Dedim.
"Tabi zaten şuan görüşme odasında kim diyelim"
Dedi görevli.
"Arkadaşı deyin Rana!"
Dedim.
"Tamamdır sizi biraz beketeceğim"
Dedi ve gitti görevli.
5 dakika sonra görevli geldi ve;
"Buyurun geçebilirsiniz"
Dedi ve yolu gösterdi.
Görüşme odasına girdiğimde içeride berat ile göz göze geldim, beratın yanına oturduğumda görevli çoktan odadan çıkmıştı.
Seyhun'a döndüm, sert ve rahatsız edici bakışlarımı üzerine dikip konuşmaya başladım.
"Evet seyhun seni bir plana ortak tuttum ancak sen planın dışında hareket ediyorsun şimdi sana bir şans tanıyacağım,sen kimseye birşey söylemeyeceksin bende seni buradan çıkarıcam anlaştıkmı"
Dedim.
Biraz durdu ve düşündü..
"Diyelimki kabul ettim benim kazancım ne olacak"
Dedi.
Göz devirerek;
"Dört duvar arasından kurtulacaksın başka ne istiyorsun"
Dedim.
"Para istiyorum"
Dedi.
"Ne kadar?"
Dedim.
"2 milyon dolar"
Dedi.
Bir an durup kaldım.
2 milyon dolar istiyordu!
"Kabul"
Dedim.
"Ciddimisin"
Dedi.
"Bir daha sorarsan bırak parayı seni şuan burada öldürürüm"
Dedim ciddiyetimi bozmadan.
"Tamam tamam çıkar beni, paramı ver ve bende kimseye birşey söylemeyeyim"
Dedi.
Ayağa kalktım ve;
"Kalk hadi gidiyoruz"
Dedim.
"Nasıl yani nasıl çıkaracaksınki beni"
Dedi.
"Orasını karıştırma ve düş önüme"
Dedim.
Odadan dışarı çıktım ve bir adam yazıp bulunduğum konumu attım. polis memurunun yanına gidip karşısındaki sandalyeye oturdum.
"Merhaba tutuklandığınız Seyhun Aktaş suçlu değil gerçek suçlu bu adam"
Dedim ve telefonumdan açtığım adamın resmini gösterdim.
Herzaman bu tür durumlar için bir adam tutardım -hapishaneye girmeye alışık olan adamları-
"Nasıl yani bu adam bıçakladı ama"
Diyerek eliyle seyhunu gösterdi.
"Hayır bu adam degildi bu adamdı"
Dedim fotoğrafı tekrar göstererek.
"Seyhun Aktaş sadece korumaya çalışan biriydi,bu adam bıçaklayıp kaçtıktan sonra ortada seyhun kaldı ve suç onun üstüne atıldı"
Dedim.
Memur ikna olmuş gibiydi.
"Pekiya şuan bu adam nerede"
Dedi memur.
"Arkadaşlarım yakalamışlar şuan dışarıda olmalı buraya getireceklerdi"
Dedim.
Ve kapı tıklatıldı..
İçeriye tuttuğum adam girdi.
Ayağa kalktım ve;
"Evet memur bey bu adam!"
Dedim panikle.
İyi bir oyuncuyumdur.
Polis memuru belindeki silahı adama doğrultarak, masasının altında duran kırmızı butona bastığında kırmızı ışık ve anons sesleri karakolu doldurdu!
Polisler memur odasına geldiler ve ortada duran tuttuğum adamın kollarından tutup kelepçe taktılar ve götürdüler.
"Teşekkür ederiz hanımefendi"
Dedi bana bakarak memur.
Seyhuna döndü ve;
"Sizde kusura bakmayın beyefendi bazı yanlış anlaşmalar olmuş"
Dedi.
"Biz teşekkür ederiz sizlere iyi görevler"
Dedim ve odadan çıktık.
.
.
Karakoldan çıktıktan sonra motoruma bindim, beratta motoruna binip arkasına seyhunu aldığında yola çıktık.
Oradan uzaklaştığımızda motorumu durdurdum ve motordan indim, berat ve seyhunda motordan indiler ve;
"Neden burada durduk"
Dedi seyhun.
Hızla seyhunun boynundan tuttum ve yanımda duran duvara suratını yapıştırıp hareketsiz bırakıp belimdeki silahımı aldım ve tetiğini çektim.
"Ne yapıyorsun lan"
Dedi seyhun.
"Kapa çeneni eğer dediklerimi yapmazsan seni burada öldürürüm"
Dedim.
"Ne istiyorsun yine"
Dedi seyhun.
"2 milyon doları rüyanda görürsün o parayı sana vermeyeceğim ve sen kimseye birsey söylemeyip beni unutacaksın tamammı?"
Dedim.
Seyhun gülmeye başladı.
Bacak arasına bir tekme attım ve tekrardan;
"Tamammı?"
Dedim.
Acı dolu inlemelerinin arasından;
"Tamam ulan tamam"
Dedi.
Bedenini serbest bıraktım ve kulağına;
"Beni unut yoksa ben unutururum"
Dedim
Berat ile motorlarımıza bindik ve oradan uzaklaştık.
.
.
.
3 saat sonra..
Berat ile bir Restoranda yemek yiyorduk.
"Çok iyi bir planım var"
Dedim.
"Ne planı?"
Dedi berat.
"Birini öldü olarak göstereceğiz ve o ölecek olan kişiyi bir yerde tutacağız, herkes öldürenin kuzey olduğunu bilecek ve onu içeri artıracağız"
Dedim.
"Senden korkulur vallahi ama ölecek rolünü oynayacak kişi kim?"
Dedi berat.
"Seni düşündüm nasıl fikir"
Dedim.
"Saçmalama istersen nerede kalırım ben"
Dedi berat.
"Amerikada"
Dedim.
"Ya şimdi bana planı tam anlat ona göre yapalım planı"
Dedi berat.
"Amerika deyince nasıl hemen fikrin değişti ama"
Dedim.
"Hadi hadi anlat planı"
Dedi.
"Bak şimdi sana önce uyku ilacı vericem sonrada seni bayıltıcam ondan sonra seni bir yolun kenarına koyucam ve üzerine hastaneden aldığımız birinin kanını dökücem, sonra bir bıçağı kuzeyin parmak izini yapıştırıcaz ve o bıçağı kana buluyup senin üzerine koyacağız tamam?"
Dedim.
"Beynim yandı sen nasıl planlar düşünüyorsun öyle vallahi korkulur senden"
Dedi berat ürkmüş bir çocuk gibi.
"Ne zaman plana başlıyoruz?"
Dedi.
"Yarın"
Dedim.
"Harika bol kaoslu bir ortam biliyorsun kaos severim"
Dedi berat.
"Ama maalesef sen o zaman uyuyor olacaksın"
Dedim gülerek.
"Off Evet ya"
Dedi morali bozulmuştu.
"Bak emin ol kuzey hapise girdiğinde daha çok eğleneceğiz"
Dedim.
"Orasını biliyorum acaba Alya nasıl tepki verecek"
Dedi berat.
"Onu da zamanı gelince görücez"
Dedim.
Yemeğimizi yemeye devam ettik ve yarınki uygulayacağımız planda neler olacağını konuştuk..
♣︎
Alya'nın Anlatımı İle..
Kuzey ile uzun zamandır gitmediğimiz Kitapçıda kitap okuyorduk birçok hayranımız bizi orada bulmuştu, hepsi bizden adına özel imza istiyordu, sanki bir imza günü yapıyordum tabiki sevenlerim geçmiş olsun dileklerini'de es geçmiyordu.
Küçük imza günümüz bittikten sonra bir değişiklik olsun diye kuzey ile bir gece kulübüne gittik.
Gece kulübünden içeriye girdiğimizde, ışıklar gözlerimi almıştı çok fazla renkli ışıklar vardı.
Yerinde duramayıp dans eden insanlar, kusanlar, bağıranlar, şarkı söyleyenler ortam çok güzeldi.
Boş bir masaya gittik ve iki adet kokteyl söyledik, kokteylerimiz geldiğinde konuşmaya başladım;
"Severmisin kulüpleri"
Dedim.
"Hemde çok severim tam çoşmalık alan"
Dedi ve dans etmeye başladı.
Kendimi tutamayıp gülmeye başladım.
"Hadi sende gel"
Dedi ve elimden tutup beni dansına davet etti.
Birlikte dans ediyorduk, kuzey bir anda masanın üzerinde duran kokteylini aldı ve tek yudumda içip garsona bir tane daha getirmesi için işaret yaptı.
Hayranlıkla ona bakarken;
"Çok hızlısın"
Dedim.
"Her zaman"
Diye yanıtladı.
Bende gaza geldim ve kokteylimi alıp bir yudumda kafama diktim.
Daha doğrusu dikmeye çalıştım.
Yuttuğum kokteylin arasından öksürmeye başladım, genzime kaçmıştı!
Kuzey bir yandan gülüyor bir yandan ise 'yavaş yavaş' diyordu.
Garson getirdiği kokteyli masaya koymadan önce alıp onuda kafama diktim ve yüzümü buruşturdum.
"Hoop sakin ol şampiyon"
Dedi kuzey.
"Bize iki tane daha getirmisin"
Dedi garsona kuzey.
Garson başını sallayıp iki kokteyl daha almaya gitti.
Garson kokteyleri getirdiğinde kuzey ile birlikte tekrardan kafamıza diktik ve dans etmeye devam ettik.
Yavaş yavaş sarhoş oluyorduk!
Kokteyler biter bitmez yenilerini söylüyorduk.
Ve artık sarhoştuk.
"Prensimmm"
Dedim.
"Beyaz çiçeek"
Dedi kuzey.
"Sen neden beyazsın"
Dedim.
"Çünkü ben.. neydim ben yaa"
Dedi kuzey.
"Sen çoook ama çook beyazsın kar gibi"
Dedim.
"Sendeeeee beyazsın"
Dedi.
"No no no ben gaaayet güzelim hemde çooook güzel"
Dedim.
"Neyseee yaaa eve gidelimmi"
Dedi kuzey.
"Evet gidelim eve gidelim hatta gitmeyelim uçalımm"
Dedim.
Tamamen saçmalıyorduk.
Kuzey garsonu çağırıp hesabı ödedikten sonra belimden tuttu ve birlikte düşe kalka kulüpten çıktık ve bir taksi çevirip içine girdik.
"Evet abi nereye"
Dedi şoför.
"Bilmemm"
Dedim.
Kuzey hemen el atarak yavaş yavaş evin adresini verdi.
Zar zor eve geldiğimizde kendimizi içeriye attık ve oturduk.
"Beyaz Çiçek"
Dedi kuzey.
"He"
Dedim.
"Çok güzelsin ama öyle böyle değil baya baya güzelsin"
Dedi kuzey.
"Sende"
Dedim ve elimle yüzünü okşamaya başladım.
Birkaç saniye öylece birbirimizin suratının en ince detayına kadar inceledikten sonra ilk önceliği kuzey atarak dudağıma yapıştığında karşılıksız bırakmadım.
Dişleri alt dudağımı kemirirken kendimden geçmiştim, dünyayı bir yana bırakıp bu anın tadını çıkarmaya koyuldum..