İçeriğe geç

BERCESTE

Bölüm 7 · 8 dk okuma

BERCESTE

Bölüm 7

7

~"Sonra çekildim bir kenara ,

Seyrettim bütün olup biteni.

Baktım kimde ben ne kadarım ,

Kim bende ne kadar kalmış diye."

-Özdemir Asaf

•

Akşam için Elis odama uğramıştı. Sanırım ruh halimin iyi olup olmadığını tespit etmek istiyordu.

-"Elis senden bir şey isteyeceğim." dedim odamdan çıkmak üzereyken.

Ondan ilk defa bir şey istiyor ve hatta konuşuyor olmama o kadar şaşırmıştı ki saf bir halde görebildim.

-"Elbette ! Nedir ?" dedi hemen.

Derin bir iç çekip dudaklarımı araladım.

-"Annemin akşamki davete...Meyra Soysal ve ailesini davet etmesini istiyorum. Söyler misin ?" diye rica ettim.

Defne'yi görüp ondan güç almak istiyordum.

Abisiyle kesinlikle bir ilgisi yok !

-"Neden ? Kim ki onlar ?" diye sordu kaşını kaldırıp.

-"Sadece söyle...lütfen." dedim gereksiz ayrıntılara girmeden.

Başını salladı.

-"Hemen söylerim." dedikten sonra hızlıca odadan ayrıldı.

Ardından zaman daha hızlı geçmişti. Bu gece için sebepsiz yere karnıma sancılar giriyordu.

Beni görecek olan insanlardan dolayı mıydı yoksa farklı bir şey mi olacaktı sezemiyordum ama nefesim kesiliyordu.

Uzun zamanın sonrasında duştan çıkıp aynaya bakmak her şeyden daha iyi hissettiriyordu. Saçlarımı taramak en sevdiğim kokulu kremlerimi sürmek sanki kötülükler siliniyor gibiydi.

Saçma sapan bir tebessümle son kez taradığım saçlarımdan ellerimi çektim.

Yüzüm zayıflamıştı. En pahalı bakım malzemeleriyle baktığım saçlarımın rengi bile solmuştu.

Ancak ben hala ayaktaydım. Ayakta durmaya devam edecektim.

Kimsenin artık beni küçümsemesine ve ezmesine izin vermeyecektim. Buna Hanzade ailesi de dahildi.

Saçlarımı özenle yaparken iç yaşantımı sorgulayıp acaba delirdim mi diye yokluyordum. Galiba delirmekten ziyade o klinik beni güçlendirmişti. Kim olduğumu bana göstermişti.

Dümdüz çiçek kokusuyla harmanlanmış saçlarımı geriye iterek makyaj yapmaya başladım. Yalnızca para için yaşayan insanların karşısına en iyi halimde dimdik çıkacaktım.

Ne de olsa içimi kimse görmüyordu değil mi ?

Fazla abartmadan dudağımı rujla belirginleştirip sandalyeden kalktım. Giysi odama ilerlerken içimden kendi kendimle konuşup iyi olacağıma inandırıyordum.

Elbiselerimin olduğu dolaptan annemin en sevmediği türden bir elbise seçtim.

Sade , abartısız ve açık.

Evet bu üçlüden hiç hoşlanmaz ucuz gösterdiğini söylerdi. Şimdi tam olarak sade ve dekolteli bir elbise giyecektim.

Askıdan aldım. Bornozumu yere bırakıp ince ipli bir külot giyindikten sonra elbiseyi giyindim. Vücuduma yakıştığı aşikardı.

Aynada kendimi izlerken saçlarımı toplama kararı aldım. Hızlıca toplayıp üç bantlı yüksek siyah bir topuklu giyindim.

Üstlerine çıktığımda dengemi bulmam biraz zor olmuştu. Çünkü aylardır ya ayakkabısız yada terlikle geziyordum. Bu yüzden odamın içinde ileri geri yürüyerek daha iyi bir denge kazandım.

Bundan sonra her şeyi kendi başıma başaracaktım. Belki de kendime yeni bir hayat bile kurabilirdim.

Bir hayatım vardı.

Elimden gitmesine izin veremezdim.

Derin derin sakinleştirici nefeslerle dolaptan elbisemin boyuna gelen bir kürk aldım ve giyindim. Dışarısı epey soğuktu.

Aralık ayının başlangıcında hava en az ruhum kadar ürpertiyordu.

Yavaş yavaş odamdan çıktım. Merdivenlerden indiğimde herkes girişteydi. Beni gördüklerine annem konuşacak gibi ağzını açmıştı ki babamın kolunu tutmasıyla sessiz kaldı.

-"Çok güzel görünüyorsun." dedi Elis yanıma yaklaşıp.

-"Teşekkür ederim." diye mırıldandım.

Sesimi bile duysunlar istemiyordum.

-"Meyra hanımla ne gibi bir ilgin var ?!" Annemin çıkışı üzerine başımı ona çevirdim.

-"Neden sordun ?" diye sordum umursamazca.

İçimdeki ürkek kız çocuğunu onlara göstermemekte kararlıydım. Hala onun varlığını görürlerse beni yeniden bastırırlardı.

-"Gidelim mi ?" Amcam dedemin gelişiyle kapıyı işaret etti.

Davet bir otelde olacaktı. Bir önemi varmış gibi.

Yolda yanımda Elis otururken dedem ve amcam karşımızdaydı. Annemle babam ise ayrı bir arabada.

-"Yok açmıyor."

Gözlerini bana değdirmekten kaçınan amcama baktım. Elinden telefonu düşmüyordu.

-"Vardır bir açıklaması." dedi dedem.

-"Bilmiyorum Egemen hiç bu kadar habersiz bırakmamıştı."

Sertçe yutkundum. Nefretim olan o isimi duymak istemiyordum.

Yol sonuna kadar kulaklarımı tıkamış konuştuklarını dinlememiştim. Otelin önünde görevlinin kapıyı açmasıyla ilk inen ben oldum. Yüzüme patlayan flaşlardan bir süredir uzak olduğum için rahatsız olmuştum.

Girdiğimiz balo salonu çoktan insanlarla dolup taşmıştı. Daha içine girmeden nefesim daralıyordu.

Kürkümü bırakıp çantamla ilerledim. Daha çok benimle değil Hanzade ailesinin üyeleriyle ilgileniyorlardı.

-"Loya !"

Bayılacakmış gibi kesik kesik solurken arkamdan işittiğim ses beni kurtardı.

-"Defne ?" diyerek döndüm.

Daha bir şey demeye kalmadan boynuma sarıldı. Gelmesi beni mutlu etmişti. Sarılmasına karşılık verirken omuz hizasından gördüğüm adam ilk kez nutkumun tutulmasına neden oldu.

İki kere görmüştüm ancak hiç böyle değildi.

(Sırayla eriyip okumaya devam edelim sjdk)

Dövmeleri ile zıt olan takımın içerisinde tuhaf bir ahenkle kusursuz görünüyordu.

Düşüncelerimden utanıp gözlerimi ondan çektim ve Defne'den ayrıldım.

-"Böyle bir yerde karşılaşmayı beklemiyordum. Annem sizin ailenizden gelen bir davet olduğunu söyleyince hiç kaçırmak istemedim." dediğinde hızlı hızlı konuşuyordu.

-"Annemin işleri." dedim kısık sesle.

Şuan kalabalıkta olmak beni ciddi anlamda kötüleştirmişti. Kendimi hiç ama hiç iyi hissetmiyordum.

Çok geçmeden annesi bu tarafa gelince annemle konuşmuş ve Defne'yi tanıştırmıştı.

Yarım saat geçtiğinde sanki insanlar üstüme üstüme geliyordu. Bu kalabalığı aylardır çekmeden bir odanın içinde yaşamış insan olarak kötüydüm. Ayrıca bozuk bir ruh sağlığıyla iyi görünmeye çalışıyordum.

Elimi boynuma götürüp nefes almaya çalıştım. Annemin bakışları bana kaymıştı.

-"Hava almam gerekiyor." diyerek konuşmasını beklemeden kalabalıktan sıyrıldım. Biraz önce yanımdan ayrılmış olan Defne uzak bir konumdaydı.

Seri adımlarla ulaştığım merdivenleri çıkarak üst kata geldim. Burdan salonu gören kısım camlarla kaplıydı. Balkon gibiydi fakat aşağısı görünüyordu.

Üzerime bir şey almadan çıktığım terasta korkuluklara yaklaşıp tutundum. Rüzgarı hissettikçe üşüyor kendime geliyordum.

İyisin

İyi olacaksın

Sakin ol

Derin derin nefes al ver

-"İyiyim." diye fısıldadım göğsüm inip kalkarken.

-"Bir sorun mu var ?"

Korkup yerimde sıçradım. Kalbimin üstünde olan elimi indirirken önüme dönmüştüm.

İsmini hala bilmediğim yabancı adam geldi önümde durdu.

Başımı iki yana salladım. Nefeslerim düzene girmediği için göğsüm inip kalkmaya devam ediyordu.

-"Hayır...sadece...neyse." dedim kısık tonda.

Ona bakmaktan çekiniyor yerleri inceliyordum. Aldığı sesli nefesleri dinlerken bir anda omuzlarıma ağırlık çöktü.

İkinci defa.

-"Eğlenceyi izleyeceğiz. Üşüyüp gitmeni istemem."

Parmak uçlarım yoğun kokuya sahip ceketine tutunurken gözlerimi yavaşça gözlerine çıkarttım.

Eğlence ?

-"Nasıl yani ?" diye sordum.

Omuz silkip eliyle camları işaret etti. Onun yönlendirmesiyle camlara yaklaşıp alt katta olan balo salonuna baktım. Uzanıp sürgülü camları kenara itikledi. Şimdi gürültü daha net geliyordu.

-"Bekle küçük kız bekle..."

Kaçamak bakışlarla yüzünü inceledim. Hiçbir mimik yoktu.

Güzel yüzlü bir adamdı.

Saçmaladığımı fark ederek yeniden salona baktım. Ardından titreyen bedenimin ceketiyle nasıl böyle çabuk ısındığını düşündüm.

Bir anda salonun kesilen sesi dikkatimi çekti.

Boş duvara bir görüntü yansıyordu. Ve herkes susmuş oraya dönmüştü.

Egemen elleri yukarıya bağlanmış yüzü üstü başı kan içinde.

-"Ne ? Nasıl ?" Hayret içerisinde döndüm.

O ise hiç bana bakmıyordu.

Yeniden görüntüye baktım. Egemen kanlı yüzünü kaldırıp bağırmaya başladı.

-"Yeter ! Yeter Allah'ın belası beni öldürecek misin ?! Evet evet yaptım ! Çünkü onu istiyorum !!"

Kanım çekilmişti. Tepeden tırnağa titredim.

Ruh hastası.

Asıl deli buydu !

O esnada başka bir adamın sesi duyuldu.

-"O videolar iftira mıydı ?! Ona taciz etmiyor muydun ?!"

Sırtı dönük gelen adam yüzüne yumruğunu geçirdi ve yüzünü göstermeden kamera açısından çıktı.

Egemen kan tükürüp öksürdüğünde içimden bir gram acıma duygusu geçmedi.

-"Bu da ne ?! Benim oğluma ne yapıyorlar ?! " Amcamın yankılanan sesiyle onlara doğru baktım. Dedem eli kalbinde amcam delirmişti.

-"Ettim ! Allah kahretsin ! Her bulduğum yerde onu sıkıştırdım oldu mu ?! Zorla da olda ona sahip olacağım !"

Göz pınarlarım iğrençliği karşısında yaşlarla doldu.

Pis bir kahkaha attı.

-"Hatta zor olmayacak ! Amcamın aptallığı yüzünden ona daha kolay sahip olacağım. Tam bir aptallar ! Kızına değil bana inandı. Onu isteyeceğime inanamazdı ya ?" diyordu Egemen dalga geçercesine. Halbuki somut bir gerçekti.

Utanmıştım. Çok utanmıştım.

Bu iğrençliği yaşadığımı öğrenen herkesten değil kendimden utanmıştım. Bunu bana nasıl yapmasına karşı gelememiştim bundan utanmıştım.

-"Şerefsiz piç !" Ona vuran adamın başından aşağı buz dolu kovayı dökmesi ile salonu Egemen'in haykırma sesi doldurdu.

-"O sen misin ?" diye güçsüzlükle fısıldadım.

Gözünü kırpmadı. Sadece izliyordu.

-"Hayır. O pisliğe vurmak için bile dokunmam. Ama ben olsaydım ölmek için yalvarırdı."

Sesinin duygusuzluğu tıpkı acımasız bir katil gibi çıkmıştı. Değişik ve tuhaftı.

İzlediğim görüntülerin etkisiyle daha kötü olmam gerekirken kendimi ona bakarken buluyordum.

Uzun bir solukla başımı çevirdim. Artık Egemen görünmüyordu. Yüzünde maske olan adam onun önüne geçip durdu.

-"Evet Hanzade ailesi gösterinin sonuna geldik. Sazanlığınızla gurur duymanız gerekiyor çünkü bu ibne hepinizi parmağında oynattı. Eğer yanlış yapmaya devam ederseniz...insan içine çıkacak yüz bulamazsınız. Sizi batıracak ve göklere çıkartacak her şey yapacaklarınıza bağlı. Artık söz tüm bunların acısını haksız yere çıkarttığınız Loya Hanzade'nin iki dudağı arasında. Anlaştık mı ?" Adam nefesimi kesen cümleleriyle alay ederek görüntüyü bitirdi.

Ben dahil kimseden bir çıt çıkmadı. En son kargaşa çıktığında dedemin babamın kollarında kendinden geçtiğini gördüm. Kılımı kıpırdatmadım.

Herkes bir çırpıda çekilmiş olacakları bekliyordu. Fısıltılar gürültüye dönüşmüştü.

Ama benim parmağım oynamıyordu.

Ben çırpınırken onlar kıpırdamış mıydı ?

Hayır.

-"Bitti."

Ayakta durmak güç gelince sendeledim. Elini sırtımda hissettiğimde ise inanılmaz güçlü hissettim.

Bitmiş miydi sahi ?

Ne kadar hızlı gelişmişti ?

Kalbimin kaynayan damarlarında soğuma yaşandı. Çektikleri acıyı yaşadıkları utancı görmek beni bir anda iyileştirmişti. Daha fazlası olduklarını biliyordum. Annemin babamın ne hale geldiklerini biliyor olmak güzeldi.

Umarım hiç geçmeyen bir vicdan azabı duyarlardı.

-"İyi misin ?"

Dağınık ruhum diğer elini yüzüme sabitlemesi ile ışık hızıyla düzeldi. Aralık dudaklarımdan nefes alıp vermeyi bıraktım.

Bir eli sırtımda diğer eli yüzümde beni izliyordu.

Başımı aşağı yukarı belirsizlik halinde salladım. Uyuşmuş gibiydim. Ne diyeceğimi bilemiyordum.

-"Teşekkürler. " Fısıltım ona ulaştığında gözlerini açıp kapattı.

-"Benim için bir zevkti. Ama tamamlanmayan bir kısım var." derken sıcak avucu buz tutmuş yüzümden ayrıldı. Sırtımdaki elinin varlığını hissetmek güzeldi. İtiraf etmeliydim çok güzeldi.

Neler oluyordu ?

-"Nedir ?" diye sorarken dikkat dağınıklığımı toplamaya uğraşıyordum.

Yüzünün ayrıntılarını incelemekten dediklerine odaklanamıyordum. Utanç verici.

-"Galiba Korhan ilk kez işe yarayacak. Onu hem hak etmediği mesleğinden alacağız. Hemde içeri tıkacağız. Cüzi bir miktar parayla canım isteyene kadar da içeride kalmasını sağlayacağım."

Bu adam bana nasıl bir iyilik yaptığının farkında mıydı ?

Başımı eğdim. Yüzüne bakmaktan kaçındım. Hıçkırıklarımı serbest bırakırken gözlerimden oluk oluk yaşlar akıyordu.

Mutluluktan böyle ağlanır mıydı ?

-"Ne ? Ne oldu ? Oturmak ister misin ?"

Ağlıyor olmam onu böylesine şaşırtıp endişelendirirken yüzümü tuttu ve kaldırdı.

Kendime engel olmadım. İçimden geleni yaptım.

Topuklu ayakkabıma rağmen ona yetişmeyen boyumdan dolayı parmak ucumda yükselip boynuna sarıldım.

Belki çok utanacaktım ama şuan bunu yapmaya ihtiyacım vardı.

-"Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Bana bir hayat verdin...teşekkür ederim."

Yaşlarım gömleğiyle buluşurken gülümsedim. Uzun bir zaman üstüne ilk gerçek gülümsemem adını dahi bilmediğim adamın omzunda ağlarken olmuştu.

•••

Merhabaaa 🌸

Dün gece yine bir aksaklık olmuş ve yorumlarınız gelemedi. Bu beni üzdü. Bu bölümde daha güzel yorumlarla motive edeceğinizi düşünüyorum 🙄

Sürpriz ama birazcık kısa bölüm oldu. Yazıp yayınlamak istedim.

Düşüncelerinizi merak ediyorum. Bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Aralarında ki gelişmeler sizce nasıl yürümeli ?

Bölüm sonu

9 yorum