•
-"Hoşgeldiniz !"
Bütün herkes sus pus kesilirken karşımıza Elis dikildi. Gülümseyen yüzüyle kendimi toparlayıp gayet rahat şekilde gülümsedim.
-"Hoş bulduk." diyerek yanaklarımızı değdirdik.
-"Nasılsın ?" diye Kuvars'a döndü.
Kuvars hafifçe başını eğdi.
-"İyiyim seni sormalı ?" diyince Elis kıkırdamıştı.
-"Siz gelince çok iyi oldum !" dedi kısık tonda. Sonra salona doğru döndü.
-"Hoşgeldiniz. Nasılsınız ? " Sessizliği bölen en büyük halam oldu. Fazlasıyla ağır başlı ciddi bir kişilikti. Açıkçası kötü de davranmazdı samimi de olmazdı ve bu hoşuma giderdi. Önceden.
Rujlu dudaklarımı kıpırdatıp kaçamak bakışlarla Kuvars'a baktım. Sertçe yutkundum.
-"Teşekkür ederiz hala. Tanıştırayım...Kuvars Soysal-"
-"Tanıyorum Loya'cım. Daha doğrusu çok duydum yüz yüze gelmemiştik. Ben Züleyha Hanzade." Halam evlenmemiş bütün yaşamını bu çiftlikte sürdürüyordu.
-"Memnun oldum." dedi Kuvars ve bir tepki göstermeden halamla el sıkıştı. Sesi pürüzsüz ve her zamanki gibi hayranlık bırakan güzellikteydi.
Herkesin dikkati Kuvars'a kaymıştı.
-"Ayrıca evimize hoşgeldin. Buyrun geçin." dedi halam elini uzatıp.
Gözlerim sonra gösterişli koltuklara kaydı. Annem dimdik oturuyor arkasında babam ayakta amcamla birlikteydi.
Yutkunmadan gözlerimi kaçırmadan bakışlarına karşılık verdim. Kuvars'ın ceketi koluma değdiğinde tüylerim ürperdi ve omuzlarımı dikleştirdim.
-"Loya...canım. " Hızlı adımlarla yanıma ulaşan amcama baktığımda kaşımı kaldıracakken kendimi tuttum.
-"Merhaba amca." dedim ifadesiz tutum sergileyerek.
Gerginlikle gülümsedi.
-"Gelmene çok sevindik. Ve tabii Kuvars beyin gelmesine de öyle. Hoşgeldiniz. Ben Kadem Hanzade." diyerek elini uzattı.
Kuvars hafifçe kıpırdanıp uzattığı elini sıktı.
İçten içe titriyordum. Parçalanarak koptuğum bu hapishane görünümlü aileye bile isteye geri girmiştim. Kanım donmuş gibi hissediyordum.
Kuvars'la tanışmasının ardından kenara çekilip ailenin geri kalan kalabalığına tanıttı. Herkesin gayet iyi tanıdığına emin olsam bile bekledim.
-"Evet herkes geldiğine göre bahçeye geçelim."
Kalabalığın birer birer kapıdan geçmesini izlerken Elis yanımda durmuş benimle bekliyordu. Sona kalan annem ve babam irite olmuş hissiz yüzleriyle yan yana durdular. Diğerleri bilerek hızlıca geçmiş çıkmışlardı.
-"Gelmeyeceğini düşünmüştük." dedi babam elini ceketinden çekip nereye koyacağını şaşırırken.
Gerçekten onları şaşırtmış olmam eğlenceliydi.
Dudağımın kenarı hafifçe yukarı kıvrıldı.
-"Neden ? Mutlu olursunuz sanmıştım." dedim.
Kalbim ağzımda atıyordu ve belli etmemek için kendimi sıkıyordum.
Bir enkaz olarak ancak bu kadar mükemmel durabilirdim.
-"Elbette olduk. Sen hala ailemize aitsin ve bizim kızımızsın. Her ne kadar şartlar değişmiş olsa dahi." Annem biçimli kaşını kaldırıp mimik bile oynatmadan konuşmuştu.
Görüşmeyeli o kadar uzun zaman olmuştu ki gördüğümde bir şey hissedemedim. İnsan ailesini özlemez miydi ? Özlememiştim.
-"Yemekten sonra kütüphane konuşalım. Olur mu ?" dedi babam.
Dişlerimi sıkıp Kuvars'a yandan bir bakış attım. Bana bütünüyle güven verircesine bakıyordu.
-"Buraya tartışmak için gelmedim." diyip bocalamış yüzümü toparladım.
-"Bizde yalnızca konuşmak istiyoruz. Bulunduğumuz durum fazlasıyla can sıkıcı ve artık konuşmamızın zamanı geldi." dedi babam kesin ve net şekilde.
Ancak mı akıllarına gelmişti bilmiyorum ama söyleyeceklerini merak ediyordum.
Sesli bir nefesle başımı Kuvars'a çevirdim. Sonra anne ve babama baktım.
-"Kuvars'la sizi tanıştırmak istiyorum." dedim. Adını dudaklarımdan geçirmek bile gülümsememe neden oluyordu.
Kuvars elinin içiyle arkadan belime destek oldu. İkisinin gözü bu temasa kaymıştı.
-"Duyumunu aldık. Bir...birlikteliğiniz varmış." Babam zorlanarak cümlesini tamamladı sonra göğsünü şişirdi. Elini yavaşça kaldırıp uzattı.
-"Kürşat Hanzade." dedi kısaca.
Kuvars rüzgar estirir gibi hissettiren soğuk yüzüyle babamın elini sıktı.
-"Memnun oldum." dedi.
-"Eşim , Narin." diyerek annemi tanıştırdı.
Annem çekinmeden Kuvars'ı dikkatle inceleyip parmaklarının ucuyla el sıkıştı.
-"Daha önce karşılaşmıştık." dedi annem.
Kuvars elini çekip yanında bıraktı.
-"Hatırlayamadım kusura bakmayın." dediğinde içten içe kahkaha atıyordum.
Annem bozulmuş yüzünü çevirip babama baktı. Sessiz anlaşmalarıyla kenardan bahçeye doğru yol aldılar.
Elis ile aynı anda nefesimizi verince hafifçe tebessüm ettik. Üçümüz birlikte bahçeye çıktık. Neredeyse 50 60 kişilik kocaman uzun bir masa kurulmuştu.
Şaşaalı şamdanlar , etrafı aydınlatan ışıklar ve altın sarısı yemek takımlarıyla masa gösterişliyim diye bağırıyordu.
Her zaman olduğu gibi.
Herkesin kendi yeri daima vardır. Önceden oturduğum masanın orta kısmında şimdi bir sandalye daha vardı. Boş sandalyelere Kuvars'la birlikte oturduk.
Bütün kuzenlerim , halalarım ve diğer amcalarım eşleriyle birlikte çaktırmadan Kuvars'a bakıyordu. Ailemize dahil olmadan gelen yabancı misafir onları germişti.
Başlayan yemek servisiyle bile dikkat dağılmadı. Elis yanımda diziyle dizime hafifçe vurdu.
-"Gülmemek için zor duruyorum." diye fısıldadı.
Başımı eğip tebessüm ettim.
-"Bende öyle." diyerek gülmemi gizlemek için meşrubat bardağımı aldım.
Genelde yemek masalarımız sessiz olurdu fakat böyle bir araya gelinince ufak ufak sohbetler dönerdi.
-"Sizi aramızda görmek güzel. Daha önce tanışmak kısmet olmamıştı." Diğer fertlere nazaran daha sohbet etmeyi seven ortanca halamın eşi sormuştu.
Kuvars hemen karşısında oturan halamın eşine doğru baktı.
-"Teşekkür ederim. Ortak bir alanda denk gelememişizdir." diye yanıtladı.
-"Başarılarınızı çok takdir ediyorum. Ben avukatım ondan fazla ortak noktalarda değiliz. "
Kuvars anladığını ifade ederek başını eğdi.
Rahatsız olduklarını düşündüğüm erkek kısmının çoğunluğu Kuvars'a işle ilgili sorular sormaya başlamışlardı. Buna bir hayli şaşırmıştım çünkü tıpkı imrenir gibiydiler.
Halbuki ailede herkes bir mevkii sahibiydi. Ancak Kuvars da ülke çapını aşmış başarıları vardı. İş dünyasında adı daima zirvede anılıyordu.
Bir tek babam hiç konuşmamıştı. Annem de ilgisiz kalarak yalnızca yemeğine odaklıydı.
Kuvars'a yaklaşımlarından hoşlanmadıkları aşikardı.
-"Ben farklı bir konudan söz etmek istiyorum." Büyük halam Züleyha şarap kadehini indirip boğazını nazikçe temizledi.
Masa uçtan uca göz ucuyla halama baktı.
Halam ise bana baktı. Keskin bakışları altında tedirgin kaldım. Eğer yanımda Kuvars olmasaydı burada çok dayanamazdım.
-"Ailemizde...daha önce bu tip bir mesele söz konusu dahi olmamıştı. Utanç vericiydi. Ancak bu bizim ailemizin de utancıdır. Başta Kürşat ve Narin olmak üzere bu utanca Kadem de dahil."
-"Hala lütfen. " dedim ilk defa sözünü keserek. Konunun nereye gittiğini anladığım an buz gibi olmuştum.
Hayır o eskiyi hatırlamak istemiyordum.
-"İzin ver." dedi halam.
-"Abla burada bunu konuşmasan daha uygun olur." diyerek babam girdi araya.
Ah ne baba ama !
-"Sözümü kesip durmayın ! Ben ne diyeceğimi biliyorum. Görmediniz bakmadınız ! Hiç birimiz görmedik ve soyumuzu rezil eden o adamı haklı gördünüz. Ben doğru neyse onu konuşuyorum Kadem. Senin başını eğmene gerek yok." Züleyha halam amcamın omuzlarını düşürmesiyle ona dönmüştü.
Elis de tıpkı babası gibi soyutlanmıştı.
Masanın altından dizine elimi koydum. Onun hiçbir suçu yoktu ki.
Titrek nefesimle gözlerimi masaya diktiğimde belime değen parmaklarla gözlerim dolar gibi oldu. Yeterince yara almıştım. Bunların deşilmesi üst üste gelmesi beni daha kötü ediyordu.
-"Loya'nın ailemizden kendini ayırma kararı beni en başından beri rahatsız ediyor. Babam böyle olsun istemezdi. Evet belki o da görmedi ama artık geçmişi düzeltemiyoruz. Bu yüzden ben şunu istiyorum." Halam çökmüş gözlerini masada gezdirdi. En son bende durdu.
Kuvars'ın eliyle zar zor dik durabiliyordum.
-"Yaşadıklarını göremediğimiz için hepimizi affetmelisin. Bu toplanma amacımızın büyük bir nedeni sendin. Yüzyıllardır bir bütün içinde kopmadan soyumuzu yaşattık. Sende hala bir parçamızsın. Etrafta ahmakça konuşup yargılayan insanların diline daha fazla dolanmayalım. Başta olmak üzere senden özür diliyorum. Yaşadıklarını hafifletmez ama gerçekten üzgünüm."
Yaşlarla parıldayan gözlerimle birlikte dudağımın ucunu ısırdım ve başımı iki yana salladım.
-"Buna gerek yok...lütfen." dedim kısık titreyen sesimle.
Ağlamamalıydım. Ben buraya güçlü gelmiştim. Böyle olmamalıydı.
-"Ablam doğru söylüyor. Senden doğru düzgün özür dileyemedim. Hiçbirini hak etmedin. Bizim suçumuzdu." diyen Kadem amcamdı.
Görmeyeli daha fazla yaşlanmış gibiydi.
Konuşamadım. Ne diyebilirdim ki ? Bir özürle o klinikte geçirdiğim günleri geceleri unutabilir miydim ?
Masada oturan başkalarından da benzer cümleler yükselmeye başlayınca gözümden süzülen bir damlayı hızlıca sildim ve derin bir nefes aldım.
-"Sizden böyle bir şey istemiyorum. Geçen zamanı da hatırlamak istemiyorum. Söylediklerinizle ne ben yaşadıklarımı unutacağım ne de eski benliğime geri döneceğim. Şuan hayatımdan çok mutluyum." diyerek Kuvars'a baktım sonra büyük halama döndüm.
-"Yine de bir araya gelebiliriz. Dediğin gibi hala aynı kanı taşıyoruz ne yaşanırsa yaşansın bir aileyiz. İmkansız olan tek bir şey var. O da anne ve babamı affetmek. Beni malikaneden gönderdikleri an...bitti."
Çok mu acımasızdım ? Ah asla. Onlar bana acımamıştı.
Derin bir sessizlik çöktü. Söylediklerim herkese ağır gelmişti çünkü daha önce bu masa hiç böyle sözler duymamıştı.
Ve annemle babam çıtını çıkarmadılar. Haksız olunca cümle kurmak zor gelirdi.
-"Bu konuda ne dersen de haklısın." dedi Züleyha halam.
-"Beni mutlu eden şey kendi başına çok güzel bir hayat kurmuş olman. Ne yalan söyleyeyim beklemezdim."
Gözlerimdeki yaşlar geri giderken istemsizce gülümsedim.
-"Kuvars olmasaydı bende kendimden beklemezdim." dediğimde Kuvars bana ters bir bakış attı 'neden öyle söylüyorsun' der gibi.
-"Onunla gurur duymalıyız çünkü gerçekten çok güçlü. Ve bence Kuvars'a da teşekkür etmeliyiz. Loya'yı böyle mutlu bir kadına dönüştürdüğü için." diyen Elis'in sözleriyle yine duygusala bağlamıştım.
Kuvars yanımda rahatsız olarak kıpırdanmış bana attığı bakıştan Elis'e de atmıştı.
Gülümsemeye devam ettim. Elis de kıkırdamıştı.
-"Kesinlikle katılıyorum." dedi diğer amcam.
-"Evet söylemeliyim ki çok yakışıyorsunuz." diyen küçük halamdı.
Birer birer içlerinde tuttuklarını döktüklerinde sebepsizce mutlu oldum. Halbuki onay almak gibi bir ihtiyacım yoktu. Yine de iyi gelmişti.
-"Bizim de aslında yemeğe katılma sebebimiz vardı. " dedim övgüleri sonlandığında.
Gerginlik bombası olarak yanımda oturan sevgilimle bir anlaşmamız vardı değil mi ?
Ah tanrım. Bir heves cümleye atılmıştım ama çok mu heyecanlı ne ?!
Dilim damağım kurumuştu.
-"Dinliyoruz. " dedi Züleyha halam.
Titreyen dizlerimi birbirine bastırıp sırtımı dikleştirdim.
-"Henüz ayrıntıları konuşmadık fakat...biz evlenme kararı aldık. Size bunu kendim söylemek istedim." dediğim an bütün masada nefes sesleri kesildi.
Ne yani benim evlenmem bu kadar şok etkisi mi yaratıyor ?
-"Ne ?" diyen babamdı. İlk ses ondan çıkmıştı.
Gülümsemeye devam ettim.
-"Duydun baba." dedim sinir bozar halde.
Anında suyuna sarılıp dikledi.
Annem kıpkırmızı kesilmişti. Elini yelleyip hafifçe öksürdü ve babam gibi büyük bir yudum su aldı.
-"Tebrik ederim. Çok sevindim. Çok güzel bir haber."
-"Umarım çok mutlu olursunuz."
Farklı tepkiler gelirken bundan haberi olmayan Elis dakikalarca şokta kalmıştı.
Buradan ayrılır ayrılmaz hakkımdan geleceği belliydi.
Daha sonra yemek herkesin sindirmesiyle sonlanmıştı. Sanırım bize ihtiyaç kalmadı öyle değil mi ?
-"Konuşacak bir şeyimiz kalmadıysa izninizi isteyelim."
Oturma odasında yerlerini almış anne ve babama baktığımda yüzlerindeki ifade görülmeye değerdi.
Rahatlamıştım.
Fazlasıyla.
Sadece biraz başım dönüyordu ve halsizdim. Fazla stres iyi gelmemişti.
-"Kalmadı." derken babam boğazına bir şey takılmış gibi konuşmuştu.
-"Yemek için teşekkür ederiz. " dedi Kuvars büyük eliyle elimi sıkıca kavrarken.
Herkesin içinde bunu yapması yüreğimi sıkıştırmıştı.
-"Tekrar bekliyorum. Ve tekrar tebrik ediyorum." Ev sahipliği yapan halam bizi geçirirken Elis beni arayacağını belli eder şekilde kaş göz yapmıştı.
Çiftlikten ayrılıp arabaya bindiğimizde başımı geri attım ve gözlerimi kapattım. Elimi alnıma koyarken bayılacağımı düşünüyordum. O kadar uzun zamandır kendimi sıkmıştım ki.
-"Güzelim. İyi misin ?" Bir elini elime diğerini yanağıma koydu.
Gözlerimi aralayıp baktım.
-"İyiyim biraz başım döndü."
Derin bir iç çekti ve beni göğsüne yaslayıp saçlarımı öptü.
-"Pekala önümüzdeki bir kaç gün yine yatakta olacaksın."
'
Kararımızı bir tek Elis ve Defne bilirken bu sabah kahvaltı yaptığımız Cihangir'e de söylemiştim. Benim için mutlu olmuştu. Ama süresi belli olmayan ayrılışımız onu üzmüştü.
Bu yüzden bol bol sohbet etmiştik. Defne ile aralarında yaşanan gelişmeden dolayı onu mutlu edeceğine emin olarak rahat gidecektim.
Bağış gecesi hala ertelenme kararını koruyordu. Galiba döndüğümüzde yaparız diye düşünüyordum.
Ve gideceğimizi kızlara söylemek bir hafta boyunca onların göz yaşlarıyla uğraşmama neden olmuştu. Hem benimle eşyalarımı topluyorlar hem de bir yandan ağlıyorlardı. Onlar öyle yaptıkça bende üzülüyordum.
Çok özleyecektim.
-"Buna ihtiyacım vardı biliyorsunuz. " dedim son kez sarıldığımda.
-"Ona iyi bak olur mu ?" Elis iki gözü iki çeşme Kuvars'a döndü.
Kuvars hafifçe tebessüm etti ve başını sallayıp omzuma sarıldı.
Yine ailesiyle vedalaşmamıştı. Bu sefer sadece Defne vardı.
-"Sizi seviyorum !" diye seslendim geri dönmeden.
Arkamdan el sallayarak birbirlerine sarıldılar.
Kuvars'ın yeni aldığını öğrendiğim özel uçağına bindiğimizde geride bıraktığımız acılı günlere kendi içimde veda ediyordum.
Hala çok buruktuk. İkimizde aklımıza geldikçe bazen dalıp gidiyorduk.
Zordu. Çok zordu. Ancak şöyle bir gerçekte vardı ki , biz bir olduğumuz sürece her şeyi atlatabilirdik.
'
Kıbrıs'a yaklaşık bir buçuk saat gibi bir sürede vardığımız an hava nefesimi haşlayacak türden sıcaktı. Hemen içi buzdolabına benzeyen bir arabaya binmiş rahat nefes almıştık.
-"Nerede kalacağız ?" diye sordum sessizce.
Arabayı Orhan'dan başka bir yabancı sürdüğü için rahat hissetmiyordum.
Giydiği ince beyaz gömleğinin kollarını kıvırırken bana baktı.
-"Evimiz hazır güzelim." dedi.
Islattığım dudaklarımı serbest bırakıp kaşımı havaya kaldırdım.
-"Ne zaman ayarladın ki ?" diye sorduğumda bana alayla baktı.
-"Zor olacağını düşünmüyorsundur umarım."
Havalı ve kibirli davrandığında bile yakışıklı oluyor. Tanrım eriyorum ve dayanamıyorum !
-"Benim hatam kusura bakma." dedim gülerek.
Devamında ise ilk kez geldiğim bu ülkenin yollarını izleyerek geçirdim. Araba nihayet durduğunda midem alt üst haldeydi.
Çok ama çok güzel bir evin önünde durmuştuk.
Kuvars elimi bırakmadan benimle birlikte eve baktı.
-"Beğendin mi ?"
Sanki beğenmedim desem hemen gidecekmişiz gibi bakıyordu. Eminim yapardı.
-"Evet." dedim. Dışı böyle güzelse kim bilir içi nasıldır dedim kendi kendime.
-"Eşyalarınız birazdan burada olur. Haber verdiğinizde çalışanlarınız hemen gelecekler efendim." dedi şoför arabadan inerken.
-"Tamam." dedi Kuvars sadece.
Sonra kapıya doğru yürüdük. Cebinden çıkarttı anahtarla kapıyı açtı.
Çok heyecanlıydım. Geçici de olsa ortak bir evimiz oluyordu.
Adımımı atar atmaz çok güzel çiçek kokusu burnuma doldu. Parlak mermerlere basıp başımı kaldırdım. Kocaman bir giriş bizi karşılamıştı.
Kapının hemen karşısında ufak oturma alanları vardı. Tasarımı inanılmaz güzeldi.
Karşıda mermer merdivenler devam ederken sağ tarafa başımı çevirdim. Açık bir mutfak olağanüstü güzellikte duruyordu.
Evin her ayrıntısı beni şimdiden büyülemişti ve buradan nasıl ayrılacağımı düşünüyordum.
Neyse ki Kuvars olduktan sonra bir odalı evde dahi yaşayabilirdim.
-"Bayıldım !" dedim gözlerimi geri açarak.
Elimi elinden çektim ve mutfakta gezindim. Ufacık toz tanesi bile olmamasının yanı sıra her yer mis gibi kokuyordu.
-"Beğenmene sevindim. Yaman'dan ayarlamasını istemiştim. Herhalde o iyi birilerine emanet etti." dedi Kuvars.
Sanırım en az benim kadar beğenmişti.
-"Kesinlikle ! Çok güzel." dedim gülerek.
Elini uzatınca beklemeden yanına gittim. Dönen merdivenlerden üst kata çıktık. Kapısı açık olan odaların bir çoğu boş duruyordu ve ev baya büyüktü.
Kapalı olandan birini açtığımızda burada banyo vardı.
Alt kata göre daha sade denecek seviyedeydi.
Ancak büyüklüğü ferahlık vermişti.
-"Hava fazla sıcak. Küveti denemeye ne dersin ?"
Kuvars arkamdan sarılınca kıkırdayarak ellerini tuttum ve başımı geri yasladım
-"Belki de soğuk bir duş almalısın ?" dediğim gibi çıplak omzumu ısırdı.
-"Demek öyle ufaklık ?"
Kıkırdamam küçük bir kahkahaya dönüşürken banyoda yankılanmıştı. Yanaklarımı sırayla öpüp bizi banyodan çıkarttı.
Girdiğimiz ikinci oda bir giysi odasıydı. Burası resmen mağaza gibiydi. Işıl ışıl ve dolap doluydu. Büyük camın önündeyse bembeyaz bir makyaj masası ve siyah beyaz tabure vardı.
Giysi odasının diğer duvarında bir kapı görünce oraya ilerledik. Yatak odasına açılıyordu.
Girer girmez kaşlarım havaya kalktı. Evin tasarımı git gide büyüleyici bir hal almıştı.
Yatağın büyüklüğü tam Kuvars'a göreydi. Benim için aşırı büyük kaçardı.
Koynunda uyuyacağım geceleri düşündükçe içim yumuşacık oluyordu.
-"En azından her pozisyona uygun." demesiyle yanaklarım kıpkırmızı kesildi.
Evin içi buz gibi olmasına rağmen yandığımı hissettim.
Kuvars yarım ağız gülümseyip başını eğdi. Bu haliyle inanılmaz seksi olmuştu.
-"Uyku için. Evet uyku...evet." dedi benimle dalga geçerek.
Göğsüne vurup kaşlarımı çattım.
-"Edepsiz."
Aldığı uzun solukla kollarını vücuduma doladı. Toplu saçlarımı öperken sırtımı okşuyordu. Bende otomatik olarak gözlerimi kapatmış mayışmıştım.
-"Loya'm. Umarım yeni başlangıçlar bize yeni mutluluklar getirir. Yüzünü güldürdükçe dünyalar benim oluyor."
Durgunlaştım. Ek olarak biraz duygusala bağlayıp dudaklarımı ısırdım. Kollarımı uzattığım boynuna sarılmam imkansız olduğu için belimi sıkarak ayaklarımı yerden kesti.
Sakalların çevrelediği yanağını uzun uzun öptüm.
-"Senin olduğun her yer benim için çok değerli. Seni çok seviyorum Kuvars." diye mırıldandım.
Umuyordum ki ağladığım kadar gülerdim. Üzüldüğümüz kadar sevinçler yaşardık.
•••
Herkese mutlu yıllar 🍻
Dilerim yeni yıl bize sağlık mutluluk ve hayallerimizin gerçek olduğu bir yıl olarak gelir.
Yorucu bir yıl olurken biraz olsun yüzünüzü yazılarımla güldürmek beni çok mutlu ediyor.
Biten bir yılı aramamak dileğiyle mutlu seneler ❤
Bölüme gelecek olursam yeni yaşam alanlarının her odasına iç geçirerek baktım ve paranın gözü kör olsun demeyi unutmadım shsjjs
Bölümü nasıl buldunuz ?
Uğraşarak yılbaşına yetişsin diye hızlıca yazdım umarım kötü olmamış beklentiyi karşılamıştır.
Bu arada buraya yazdıklarımı okuyor musunuz bilmiyorum ama ısrarla yazıyorum ajsj
Sizi seviyorum sevgiyle yaşadığınız bir yıl olsun ❤🌸