Yazardan (1 hafta sonra )
Yejun o günden sonra jeaminin evinde kalmaya başlamıştı. Artık öncesinden daha fazla ölmeyi düşünüyordu. En acısız şekilde ölmek istiyordu. Ölmek için en acısız yolu istiyordu .
Zaten bu hayatta yeterince acı çekmişken birde ölürken acı çekmek istemiyordu . Boğularak ölüncede acı çekiyordu daha önce de denediğinde bile o acıyı iliklerine kadar hissetmişti.
İçse miydi?
İçerse acısını anlamazdı . Kendi kanını görmekten korkan biriydi Yejun kesemezdi kendini.
Boğulacaktı. Odasından aşağı indiğinde Jeaminin yine evde olmadığını gördü. Hastanedeki o günden sonra bir daha evdeyken de dahil Jeamini görmemişti. Aslında bu biraz onun sınırını bozuyordu . Evdeki bu sessizlik Jeaminin yokluğu...
Korumlara eski evden eşya alması gerektiğini ve tek başına gideceğini kimsenin yanına gelmesini istemediğini belirtti.
Takip edilirse planı suya düşerdi .
Taksiye bindiği gibi rastgele bir bara girdi . (Gay bar diyeceğimi mi sandınız osuruklar!) Bara girdiğinde yüksek ses başını ağrıtmaya yetmişti. Tek istediği kocaman bir şişeydi.
Şişeyi aldığı gibi o günde intihar etmek için gittiği ama Jeaminin kurtardığı o yere gitti. Oturup elindeki içki şişesini kafasına diktiğinde yüzünü ekşitti.
Tadından nefret ediyordu ancak verdiği hisse bayılıyordu. Tadı ne kadar acıysa verdiği histe bir o kadar tatlıydı.Asla bir şey hissetmemek acı duygusu olmadığında ...
Şişe yarısına gelmeden çoktan sarhoş olmuştu. Yejun gulumseyerek yıldızları izlerken bu sefer beklediği bir saat yoktu. Sadece son dakikalarında ona acıdan başka bir şey vermeyen tanrıya ve hayata bakıyordu.
O yıldızlar onun için neyi temsil ediyordu bilmiyordu. Etrafında aydınlık bir kısım olduğunu düşünmüyordu. Acılarını unuttuğu bir yer , Jeamin dışında...
Ancak o şuan bunu anlamak istemiyordu .
Jeamin den nefret edemiyordu .
Ancak ondan iğreniyor ,ona güvenmiyordu . Kızgındı Jeamine ve nedenini anlamasada kırgın...
En sonunda ayağa kalktı sendeleyerek gülümseyerek aya baktı. "Bu sefer gerçekten gidiyoruz " deyip kendini denizin dalgalarına bırakıyordu ki kolundan ve belinden tutup onu kendine çeken vücutla vücutları birleşti.
Şaşkınlık ve korkuyla karşısındaki kişiye bakarken Jeamin olduğunu gördü . Yüzü soğuktan ve sarhoş olmasından kaynaklı kızarmışken kalbi nedensiz bir şekilde rotasından şaşmış gibi hızlı atıyordu. Kalbinin bu kadar hızlı atması Yejunu biraz daha kızarttı. Ancak Jeamin , yejunun tüm yüzünü incelerken ona endişeyle "Yine ne yapmaya çalışıyordun sen ?" Demişti . Onu durdurmak için koştuğunu anlıyordu bu sefer Yejun .
Gülümseyerek bir eliyle sert çehreye çevdirdi işaret parmağını . " Ben... Ben... Bir şey yapacaktım ama hatırlamıyorum" dediğinde bir suya bir Jeamine bakıyordu. Sonra tekrar Jeamine döndü. "Siz kimsiniz bu arada ? Yakışıklı bey"
Jeamin duyduğu cümle ile vücudu sertçe dona kaldı. Ne diyordu Yejun?
Gerçekten sarhoş olunca ayrı bir tatlı olmuştu.
Telefonunu alıp ekranı Yejunun yüzünün yan kısmı görünecek şekilde koydu. Gulumserken " Bana ne dedin sen bakalım ?" Dediğinde yejun güldü bu sefer diğer işaret parmağını da diğer yanağa koymuştu. "Yakışıklı bey, çok yakışıklısınız kesin sevgiliyizdir " dediğinde Jeamin kendini tutamayıp kahkaha attı. Ancak sonra Yejun birden durdu . Yere oturdu yavaşça gözleri dolduğunda Jeamin de Yejunun yanına oturmuştu. Yejun birden ağlamaya başladı. "Ya hayat ne iğrenç ! Herkes zengin , zorbalık görmüyor, dovulmuyor, eve para getirme sıkıntısı yok çünkü... Babaları onların yerine çalışıyor " yanındaki vücuda dönerek burnunu çekerken elleriyle kendisini işaret etti. "Benimkisi benim paramı istiyor" sonra tekrar Deniz baktı. "İntihar edecektim ben niye etmedim?" Sonra tekrar kafasını kaldırdığında karsindkai kişiyi hatırlamıştı. Gözlerindeki dolmanın arkasındaki kırgınlığı gördüğünde Jeaminin icinde bir şeyler parçalandı . "Senin yüzünden bugün iğrenç bir şey yaptım biliyor musun? Niye ısırdınki beni? Ben sana guvenmistim o gece ..." Gözünden bir yaş aktı. Jeamin , yejunun ellerini tuttu. "Söz veriyorum bir daha öyle bir şey olmayacak , eğer bir yolu varsa o müdürden kurtulmanın bu yol benim ölmemse bile ölürüm yeterki sen ölme, ben senin yerine ölürüm ." Yejun gulumsedi . Gökyüzündeki yıldızlara baktı. "İlk defa biri benim için ölmekten bahsediyor, babam bile kendisini kurtarıyorsa beni öldürür" o an jeamin yanındaki bu çocuğu dahada çok merak etti . Ne yaşadığını, hayatını, ona bunları yapanları gebertmek istedi. "Boşver seni üzen şeyleri artık gel bakalım " deyip tam Yejunu kucağına alacaktı ki bir an durdu . Yejundan izin ister gibi ona baktı yejun kollarını kaldırıp ellerini kapatıp açınca gülümsedi ve onu kucağına aldı. Yejun bundan memnun bir şekilde dahada çok sokuldu. Arabaya bindiklerinde dahi inmedi Jeaminin kucağından .
Aklındaki tek bir cümle ise onu herşeyden çok mutlu ediyordu.
Ben senin yerine ölürüm yeterki sen ölme...
Onun yerine birisi ölürdü...
O kişi ise iğrendigi Jeamindi...