“Günaydın Kaçakçı.”
”Günaydın Rapunzel. Bugün seni abine götüreceğim.”
”G-gerçekten mi?”
”Evet. Çünkü seni isteyen o. Saçların bahaneydi.”
Şoktaydım. Abim beni hatırlamıştı.
Ayaz’a sarıldım. Anlık bir tepkiyle şaşırdı ama bana karşılık vermedi bende hemen geri çekildim.
”Özür dilerim, hayatında biri olabilir. Doğru ya!”
”Hayır, yoktu. Ta ki sen hayatıma girene kadar.”
Soran gözlerle baktım. Boğazını temizledi.
”Sen bana ne dedin?”
”Abine gitmek istemiyor musun? O zaman konuşma da yürü!”
Bir anda sinirlenmesi hoşuma gitmedi. Olduğum yerde durdum. Yanıma gelip beni kolumdan tutup çekmeye çalıştı ancak başarısız oldu. Hiç beklemediğim bir anda ensemden ve bacaklarımdan tutup beni kucağına aldı.
Yüzünü daha iyi inceleyebilirdim şimdi. Bana bakmıyordu sadece yola bakıyordu. Bal rengi gözleri ve yeni yeni çıkmış sakalları ona çok ayrı bir hava katıyordu. Bir kaşı çizikti. Yüzünü incelerken yanağında bir çizik fark ettim. Bu bile Kaçakçı’yı kendisi yapan bir şeydi. Kendim bile farkında olmadan elim yüzüne gitti. Elimi hissedince bana baktı. “Çok sıcaksın.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
”Her şeyi de fesat anlamak zorunda mısın kadın! Ellerin sıcak.”
Ufak bir kahkaha attım. Bu tatlı isyanı beni güldürmüştü. Tekrar yola bakmaya başladı.
“Neden beni kucağına aldın?”
”Yürümek istemeyen sendin.”
”Ama çuval gibi sırtına da alabilirdin.”
”Öyle gitmekten hoşlanmadığını söylemiştin.”
Sustum çünkü haklıydı.
”Nasıl her zaman haklı çıkmayı beceriyorsun?”
Gülümsedi. “Asla haksız bir şey söylemem,”
”Beni indirebilirsin cidden yürüyeceğim. Hem sana yük oluyorum.”
”Yük olmuyorsun ama istersen inebilirsin.”
Kucağından indim ama o anda dengemi sağlayamadım ve tam düşecekken elini belimde hissettim. Beni göğsüne doğru çekti. Bu kadar yakın olmak beni garip hissettirdi ve saçlarımın parladığını fark ettim.
Saçlarımı ondan saklamaya çalışsam da gördü.
”Benim gibi birine aşık olmak hayatın boyunca yapacağın en büyük hata olur Rapunzel.” dedi sesinde bir gram duygu yoktu. Onun da beni sevdiğini düşünmüştüm oysaki.
”Beni abime götürdükten sonra bir daha beni görmeyeceksin zaten Kaçakçı.”
”Acı olan da bu.” dediğinde şok içinde ona baktım. Bana aşık olamazdı değil mi?
”Seni seviyorum, Allah kahretmesin sana aşığım kadın!”
Bunu dedikten sonra eliyle belimi sardı. Üstüme doğru eğildi ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Daha fazla eğilmemesi için bacaklarımı beline doladım. Aynı bir koalanın ağaca sarılması gibiydi. Ellerimle ensesiniz tuttum.
BEN KAÇAKÇI’MA AŞIKTIM.
O an gir bir sesin bağardığını duydum: “Ayaz! Kardeşimi nasıl öpersin!?!?!”