İçeriğe geç

Benim günlüğüm

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Benim günlüğüm

Bölüm 5

Bölüm 4 :BABA

Sevgili günlük,

Ben kendi kişiliğimi öyle bir kaybetmişim ki bulmakta nasıl zorlandığımı bilemessin, sanki hafızamı kaybetmişim gibi kim olduğumu hatırlayamıyorum. Bana böyle davrandığı için babamı mı yoksa her seferinde onu dinleyip memnun etmek için bu kadar çabaladığımdan dolayı kendimi mi suçlamalı yoksa ortada bir suçlu aramayı bırakıp daha önemli şeylere mi odaklanmalıyım bilmiyorum.

Daha önemli şeylere odaklanmam gerekiyorsa ilk hangisinden başlamalıyım, daha önemli konular ne, neye odaklanmalıyım bilmiyorum.

En üzücü kısmı da kendi benliğimi, düşüncelerimi, fikirlerimi, hayallerimi bile babamı memnun edebilmek adına kaybetmemin karşılığında babamın ödülü ağır hakaretlerine devam edişi olması.

Bende sürekli sorgulardım, durduk yere, ortada hiçbir sebep yokken bu içime düşen hüzün neyin nesi diye. Meğersem kalbim hatırladıkça gizli gizli ağlarmış…

Evlat olmak böyle bir şey mi? Kendi benliğini unutup ailenin senin yerine hayatına, geleceğine, planlarına, hayallerine senin yerine kar vermesine izin verip, otur dendiğinde oturmalı kalk dendiğinde kalkmalı özgürlüğe hasret kalıp karşılığında kalbimizin parçalanması mı? Eğer böyleyse biz nasıl öğreneceğiz onlar olmadığında kararlar almayı, fikrimizi söylemeyi, derdimizi anlatmayı zaten en çok onlara anlatmak istiyor bir evlat ama onarda dinlemeyip anlamaya bile çalışmadığında bir daha cesaret edemiyor, ne onlara ne de başkasına anlatmayı, gömüyor içine.

Bize verdikleri bu ceza niye, doğduğumuz için mi? Bu bizim seçimimiz değildi ki.

Gerçekten bizi sevdikleri ve korktukları için mi? Sevgiyi bilmedikleri gibi öğrenmeyi de kabul etmiyorlar ne yazık ki?

Gerçekleştiremedikleri hayallerini biz gerçekleştirelim diye mi? Bu bizim hayalimiz değil ama.

Elalemin ne der korkusu mu ? Belki de en büyük sebebi bu ama elalemden çok kendi ve evladının düşünceleri daha önemli değil mi huzur ve mutluluk için?

Belki de kendi hatalarına olan sinirlerini bizden çıkarmaya çalışıyorlar. Ama biz sitres topu değiliz.

Fark ettiniz mi bilmem yaşayanlar kesin fark etmiştir ama bizim için yaptıklarından bahsedilirken en çok maddi konulardan bahsediliyor, buna da saygım var hem de fazlasıyla ama bir evlat manevi yardıma da muhtaç ve bu evladı dünyaya getirmeyi istediniz onun için harcadığınız paralara neden bu kadar isyan edersiniz?

Sever misin sevmez misin hatta dinleme gereği bile duyar mısın bilmem ama senin için bir şiir yazdım baba…

Baba,

İnan bana çabalıyorum,

Çok uğraşıyorum,

Bana olan bu tavırlarını anlamak için.

Sözünden çıkmıyorum baba,

Lakin kendi kararlarımı veremiyorum artık.

Senin için,

Kendi kararlarımı sildim baba.

Çabalıyorum baba,

İsteklerini gerçekleştirmek için.

Bu yüzdendir kendi isteğimi bilmeyişim,

Senin, benim yerime kurduğun hayalleri de unutmadım baba,

Onları gerçekleştirmek içinde çok uğraşıyorum.

Belki de bundandır başarısızlığım.

Kızma baba,

Kendi hayalim olmadığından zorlanıyorum sadece.

Ama benim hayallerim senin için kayboldu baba.

Bitmiyor baba,

Memnuniyetsizliğin bitmiyor,

Kusurlarımı araman bitmiyor baba.

Her geçen gün daha da uzaklaşıyorum kendimden,

Bulmayı başaramıyorum,

Senin için,

Kendimi kaybettim ben,

Ama yine de memnun olmuyorsun baba.

Birazda sen çabalasan,

Kızını bulmak için,

Hayallerini,iseklerini öğrenmek için,

İçindekileri anlamak için…

Tek başıma yoruldum baba.

Sana karşı belki kırgınım belki sinirliyim ama herşeye rağmen seni çok seviyorum baba benim çabalarım sonuçsuz kalmadı bu yüzden azda olsa anlıyorum seni. Belki sen böyle gördün böyle öğrendin, belki senin de aklın da içinde karışık anlarım baba ama yine de dilerim ki bu durumun değişmesi için kalan son umut kırıntılarımı da parçalamazsın baba.

Beni her zaman mutsuz ettin diyemem baba çok mutlu ettiğin, içimi ısıttığın günlerde oldu ama ruhumda bıraktığın travma izleri ne yazık ki farklı baba.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.