Ben sizleri kırmak istemedim üzgünüm bu konuda. Biraz yalnız kalmak istiyorum. Ben yukardayım sonra görüşürüz ve hepinizi seviyorum ama bu benim hayatım.
Tuna merdivenleri çıkarken tüm günün gerilimi ile yeniden ağlamaya başladı. Noyan müsade isteyip yukarı çıktı. Teselli edip sevmesi gereken bir bebeği vardı.
_______________________________________

Noyan odanın kapısını tıklatıp öyle girdi içeri. Yatakta cenin pozisyonu almış iç çeke çeke ağlayan sevdiğine usulca yaklaştı.
Bende incittim seni bitanem özür dilerim. Heyecanlandım düşüncesizce tavrımı açıklamaz bu ama sen affet sevgilim.
Noyannnn... Çok kötü mü konuştum aşağıda, kırdım dimi herkesi kötü biri oldum ben.
Gel bakalım ait olduğunu yere, ha şöyle.
Göğsüne sokulan kedisinin sırtını okşayarak seviyordu adam.
Kimseyi kırmadın, aksine çok doğru bir harekette bulundun. Bu ikimizi ilgilendiren bir karar. Sadece hepsi okadar çok seviyorki seni farkında olmadan sınır ihlali yaptılar.
Boncuk boncuk akan yaşları, kızarmış kırmızı burnu ile minik bebeği yenilesi duruyordu.
Bende hepsini çok seviyorum. Senin ailende ailem o kadar çok seviyorum. Benim için bugün olanlar biraz ağır geldi. Yoksa bu gece gidelim evlenelim hiç, hiç sorun değil.
Ohhh ne yalan söyliyim bir an vazgeçtin diye çok korktum. Bir ömür ve sonsuzluk bunu çok istiyorum.
Seni seviyorum canımın içi.
Kapı çalınca Tuna rahat kucaktan yatağın yan tarafına kaydı. Gel komutu ile çekinerek içeri Harun girdi.
Harun: Rahatsız ediyorum birkaç dakika Tunamla konuşsam olur mu?
Noyan Tuna'dan sessiz onay alınca ikiliyi yalnız bıraktı. Tuna da yana kayıp eli ile yatağı pat patladı. Harun küçük bir çocuk gibi koşup oturdu yatağa. Tunada babasının göğsüne sığındı.
Harun: Gökalp ve Hayri küçükken çok severlerdi bana sokulup uyumayı, hele kışın kar yağmışsa sıcak şömine önünde en büyük keyfim, çocuklar ve eşime sımsıkı sarılmaktı.
Hayri ile yakın mıydın baba?
Harun: 7 yaşına kadar küçük bebeğimdi o bana bende ona çok düşkündüm. Sonradan ufak ufak hastalığı belirdi, doktorlar tedavi aramıza uçurumlar açılmaya başladı. Gökalp abine en büyük haksızlığımdır.
Niye öyle dedin, abim seni çok seviyor. Hep çok mutlu bir çocukluk yaşadığını anlatıyor.
Harun: Abini Hayri nin olmadığı zamanlarda gizli gizli sevdim hep. Benim gönlü büyük oğlum kabullendi kardeşi için. Ona yettimi bilmem bana yetmedi sana kavuşunca daha iyi anladım.
Sen çok iyi bir babasın bunu kendine yapma babacım.
Harun akan burnunu, düşen yaşını silip öptü oğlunun bal yanaklarını.
Harun: Her şeyinde olmak, yanında olmak arasında çizgiyi aştık, aştım affet babanı oğlum.
Kırgın mısın, kırmak istemedim ben hiç birinizi.
Harun: Değilim kırgınlık varsada sana değil. Yaşıyamadıklarımıza Doğu abi çok şanslı, bir meleği büyütme mutluluğunu yaşadı.
Baba Gökalp abimde çok şanslı. Tıpkı benim gibi gerçi ben iki kere şanslıyım iki şahane adam benim babam. Bunu unutma olur mu? Doğu babam neyse sende osun benim için. Ne eksik ne fazla.
İkili sarılırken Gökalp Doğu beyin göğsüne sığınmıştı. İkisinin de bu yakınlaşmaya ihtiyaçları vardı.
.
.
.
Alt kata inip herkesle kucaklaşıp düğün işini ikiliye bırakmayı kabul eden ailelerini yolcu ettikten sonra Noyan bebeğine doğru çapkınca bakıp onu kucakladı.
Yukarı çıkıp sevişmemiz gereken konular vardı sanki.
Immmm tadına bakmadan olmaz, ne yiyceğimi bilmeliyim dimi?
Tuna seni öyle bir.... Doyurucam ki böyle arsız arsız konuşurken iki kez düşünüceksin.
Hadi kocam çok açım, çooookkk.
.
.
.

Noyan tekli koltukta gömleğinin tüm düğmeleri çözülmüş, bacakları ikiye ayrılmış bir şekilde otururken, önünde sadece minik iç çamaşırı ile ona baygın baygın bakakıp dudağını dişleyen çocuğa bakıyordu.
Gel ve istediğin gibi tadına bak bebeğim.
Pantolonuna ellerini atıp çıkartmak için hamle yaptığında Noyan yardımcı olup hepsini çıkartmıştı.
İki eli ile tuttup, ucuna dil darbeleri atarken Noyan hırlıyor gibi sesler çıkartıyordu.
Immmm.... Çok lezizmiş.
Al onu ağzına ımmm dişler bebeğim, dişlerin değmesin.
Tuna ağzına sığdıramadığı erkekliğin kalanını elleri ile çekiyordu. Noyan hangisine daha fazla deliricekti? Bebeğinin tatlı görüntüsüne mi? Ağzının içinde olmanın hissine mi?
Noyan için ipler kopmuştu. Sıcacık ağızdan aniden çıkıp Tuna'yı sırına ordanda yatağa attı. Yüz üstü yatağa düşen çocuğun iç çamaşını parçalarcasına çıkartıp dizlerinin üstüne çöküp pembe deliğe yumuldu.
Ahhhh.... Immmmm sevgilim.
Dili ile dar deliği becerirken kendi ıslaklığını parmaklarına, oradanda minik delikle buluşturdu.
Bir, iki derken Tuna'yı hazırlayıp parmaklarının yerini sert penisinin almasını sağladı.
Ahmmmm acıyor...
Şşşttt madem ön giriş bebek ihtimali ile kapalı, bizde bebeğimi uçurmanın başka yollarına bakıcaz.
Sırtında hissettiği ıslaklık boynuna kadar düz bir çizgi aldığında rahatladığını anladı ve hafif bir tempoda başlattı sevişmelerini.
Tuna'nın tatlı noktasını bulması uzun sürmemişti. Noyan oraya öyle sert vuruşlar yapıyordu ki Tuna çoktan boşalmıştı. Bedenini güçlükle tutan çocuğa Destek oldu eşi belinden kavrayarak.
Göğsüne yasladığı Tuna'nın kulak memesini emip dişleri ile ezerken, içini sert penisi ile talan ediyordu.
İlk sevişmeleri ne kadar naifse, bu okadar sert bi ve tahrik ediciydi.
Evde, arabada, iş yerinde ceketlerimin ohhh... Her cebinde prezervatif olucak artık. Seni böyle her yerde ineletmek tek hobim.
Hı hı ohhh daha sert!
Sikerler yarın işi unut. Sabaha kadar sadece benimsin bebeğim. Yarın ıhhhhmmmm gidip evlenelim.
Evettt....
Umarım zevkten bilincin gitmedi yavrum, çünkü seninle sevişmeden durabilecek gibi değilim. Bağımlılık yapıyorsun bir ömür seni kendime rezerve ettim.
Ahhh... Noyannnnn... Sonsuz... Sonsuza kadar içimde kalabilirsin.
Hahahaha arsız sevgilim, isteklerin bir emirdir.
Bölüm Sonu......
Ortalık hep alev aldı hep🔥
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
