Ara hepsini ara, benim hissetmeye ihtiyacım var. Yalan olduğunu duymaya ihtiyacım var.
Yalan bebeğim yalan sevdiğim. Tek gerçek var oda senin hepimizin kıymetlisi olduğun ve seni sevdiğimiz.
Bugün çok sev beni çok çok sev Noyan. Sana sevgine muhtacım.
Bir ömür çok sevicem seni hep sevicem bitanem.
_______________________________________

Necati ve Hatice aramış Tuna'nın ailesi ile özeline müdahil olmamak adına şimdilik evlerinde kalmaya karar vermişlerdi.
Zorla bir bardak sütü yudum yudum bile içemeyen sevdiğine zorla o sütü içirmekle meşkuldü Noyan. Onu böyle üzgün görmek yüreğini acıtıyordu.
Kapı çaldığında Tuna yerinden zıplamıştıki beline dolanan kollarla durmak zorunda kalmıştı.
Sevgilim basın kapıda bekle önce ben açarım hadi güzeliğim.
Tamam düşünemedim ben onu.
Noyan bebeğini öpüp kapıyı açtığında Sacide ve Doğan en az Tuna kadar çökmüş karşısında duruyordu.
Sacide: Noyan oğlum nerde? Lütfen onu görmeme izin ver.
O nasıl söz Sacide annem içerde seni bekliyor oda.
Doğan: Görmek istemiyor beni diye ağlıyor sabahtan beri. Çok sağol evladım.
Ne demek buyrun size sarılmak ona da iyi gelicek.
Sacide salonun girişinde gözyaşları sel olmuş, ağlayan oğluna bakıyordu ne adım atıyor ne konuşa biliyordu.
Annem yalan de. Anne o oğlunsa sende oğlumsun de anne.
Sacide: Yalan bebeğim vallahi yalan billahi yalan. Sen benim canımdan ötesin Tunam.
Tuna için yeteliydi, bunu duymaya şefkatli kollara ihtiyacı vardı onun.
Annem... Çok ağladım ben çok beni sevmezsen ben bilmiyorum sen hep seversin annem.
Sacide: Aptal çocuğum ahhh ahhh. Ne demek sevmemek ölürüm senin için sıpam benim.
Salona giren Doğu yeterince üzgün gördüğü ikiliye doğru yürüdü.
Doğu: Yerlerde ne bu hal Türk filmi küçük Emrah mı çekiyorsunuz? Yeni versiyon birde.
Sacide: Sus da kaldır bizi dizim dizim. Oğluşum koltukta seveyim ha menisküsüm oyyy anam anam.
İşte benim canım ailem. İyiki size karışmışım ben iyiki.
Doğu: Aslanoğlum haydi el at kaldıralım ananı.
O sırada kapı çalınca Noyan tekrar açtı kapıyı onu bile gözü görmeyen Gökmen yerde Sacide ve Tuna'yı görünce bağırdı.
Gökmen: Birinize bişi mi oldu? Tunam oğlum, Sacide kardeşim neyiniz var? Harun oğlum iyi dedin bu çocuk niye yerlerde perişan ha damat?
Doğu: Oğlum el atında kaldıralım paspas gibi serildi kadın yere!
Gökalp: Yettim Doğu amca. Ufaklık niye gülüyor yok gülsün de bir farklı gülüyor.
Bebeğimmmm doktor çağıragım fazla geldi tabi yaşananlar.
Harun: Hep o büyüttüğüm piç yüzünden oğlum bu halde. Affet Doğu abi.
Doğu: Anası babası çift olan piç oğlu piç ağzın bal yesin.
İşte bak gelde depresyona gir hahahaha ay sinirim bozuldu Noyan kaldır benide ayyyy..... Hahahaha....
Yavrum valla Kemal gelsin bari bir sakinleştirici filan vursun, bu ne Tuna harbi harbi gülüyor bu Gökmen anne.
Gökmen: Ağlasın mı oğlum aaa. İyice delirdik. Noyan kalk bir kahve yap kendimize gelelim.
Olmaz Tuna hiç bişi yemedi bugün.
Gökmen: Oğlum! Kahveyi bize yapıcan damat bu huysuz yemek yiycek önce.
Sacide: Tam dayaklık tam. Mutfak nerde oğlum hazırlayalımda yesin.
Gökmen sarıldığı oğlunun poposuna iki tane patlattı. Akşam hor kullanıldığını bilmeden.
Gökmen: Çok üzüyorsun bizi Tunam. Ne demek yemek yememek.
Ağladım ben hatırlatırım. Çok kötü şeyler gördü bu gözlerim unutmadan, teessüf ederim.
Harun: Sende kendine mi ceza verdin parlak zekam? Bize trip atıcan inandın ha o pisliğe. Oğlum yemin ederim sahte o fotoğraflar.
Yok ya ne inanıcam, abişimle Noyanıma dedim dün bu bişiler çevircek ama yinede çok üzüldüm. Kimse niye beni öpüp koklamıyor?
Aşkım ben yaparımda iki babam bir abin pis bakıyorlar.
Heee fark ettim. Yazık bakmayın kocama öyle.
Doğu: Kocam kocam derken?
Harun: Tuna niye paytak yürüyorsun güzel oğlum? Kocam deme kocam değildir değil de! Gökmen bu pis damat dün gece damadımız olmuş.
Mutfağa doğu ağlak tonda konuşuyordu koskoca adam. Doğu şoktan çıkamamıştı henüz.
Gökalp: Bari korunduk de oğlum korundunuz mu?
Üşümedik, kalın giyindik gibi bişi diye umuyorum. Prezervatifse yok o yoktu. Abiiiiii....
Aşkım tut tut abini. Lan saldırma basın kapıda basın. Gidelim bugün kıyalım nikahı Gökalp deli deli bakma.
Doğu: Harun damada alışamadan torun geliyor torun Allah!
Harun: Bırak lan damadımı bu hafta yurtdışında kıyalım nikahıda. Gökmen hayatım ilk seferde olmuştu dimi Gökalp?
Yuh ama yuh bu ne genişlik? Otoban mübarek otoban! Abi sen sanki Veliyi.... Upsss
Gökalp: Öhööö canım kardeşim ve eniştem hayırlı uğurlu olsun.
Gökmen: Harun torunu çift alıcaz gibi duruyor kucağa. Hadi bebeğim sofra hazır kocan kucaklasın şimdi canın acıyorsa aman.
Sacide: Hadi benim canımın içi. Daha damatlık seçicez Gökmen vardır sizin anlaştığınız bir yerler he kardeşim.
Gökmen: Haticeyi arayayım gelsinler. Var var olmaz mı Sacidem.
Tunam niye şaşkın ördek gibi baktın?
Noyan olanlar bir sitkom sahnesi gibi değil mi? Yani anca Ferrari bizim hızımıza yetişir. Ayrıca öküz niye korunmadın?
Kocaya ne ayıp öküz cık cık... Onu boşverde bebeğim inşallah hamilesin yani ilkte tutmadıysa ikinci, üçüncüde mutlaka tutar. Odaya çıksak çok göze batarız dimi?
Yok aşkım hiç anlamazlar nerden şüphelensinler ev senin ya, kapıda ordu gazateci, haftaya düğün, karnımda belkide bebek!
Tamam ağır saçmaladım. Şişttt nefes al bebeğim seni çok seviyorum ve açsın bunlar hep açlıktan. Hem doğru dedin gece bizim bebeğim. Gece yaparız bebeğimizi.
Sen böyle çukura düşkün dedeler gibi oldun ben bir tırsmadım değil sevgilim.
Var bir müşkülümüz çözümü sende olan. Muahhh....
Ben ağlıyordum ne ara gelin oldum gidiyorum ya.
Gökalp: Hadi hadi hem ağlarsın hem gidersin kardeşim. Tuna Veli'yi ikna etmeme yardım etsene.
Neye abicim.
Gökalp: Çifte nikaha işte. Neyse annemler bekliyor.
Deli bir değil ki Rabbim bize rahmet gibi yapdırdıkça yağdırıyor!
Bölüm Sonu.....
Ya bizimkiler bildiğiniz gibi 🤭
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋